DEVA Partisi Tarım Politikalarını Eleştirdi

Son Güncelleme:

İdris Şahin, kırmızı et ve çiğ süt üretimindeki gerilemenin iktidarın yönetim zafiyeti olduğunu söyledi.

(ANKARA) - DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, TÜİK'in verileri üzerinden iktidarın tarım politikalarını eleştirdi. Kırmızı et ve çiğ süt üretiminde gerileme yaşandığını belirten Şahin, "Bu tablo; evladının bardağından eksilen sütün, vatandaşın sofrasından kalkan etin ve yem maliyetleri altında ezilip ahırını kapatmak zorunda kalan üreticimizin sessiz feryadıdır." dedi.

DEVA Partisi Ankara Milletvekili Şahin, TÜİK'in açıkladığı kırmızı et ve çiğ süt üretimine ilişkin verileri değerlendirdi.

Kırmızı et ve çiğ süt üretimindeki gerilemenin açık bir yönetim zafiyeti olduğunu ifade eden Şahin, "Bir yanda Sayın Cumhurbaşkanı'nın '2026 için tarıma doğrudan ve dolaylı 939 milyar lira ayırdık, çiğ sütte Avrupa'da üçüncü, sığır etinde birinciyiz' diyerek çizdiği pembe tablolar; diğer yanda ise iktidarın kendi kurumu olan TÜİK'in açıkladığı son verilerde acı gerçekler durmaktadır. Resmi verilere göre kırmızı et üretiminde yüzde 10,5, çiğ süt üretiminde ise yüzde 4,9 oranında bir gerileme yaşanmıştır. Bu çelişki, akılla ve matematikle izah edilemeyecek bir yönetim zafiyetinin, liyakatsizliğin ve öngörüsüzlüğün resmi belgesidir." ifadelerini kullandı.

"YEM ATEŞİ AHIRI YAKTI, DUMANI VATANDAŞIN MUTFAĞINI SARDI"

Açıklamasında üreticinin artan maliyetler karşısında ayakta kalmakta zorlandığını vurgulayan Şahin, açıklanan verilerin yalnızca kağıt üzerindeki istatistiklerden ibaret olmadığını belirtti.

Şahin, "Bu tablo; evladının bardağından eksilen sütün, vatandaşın sofrasından kalkan etin ve yem maliyetleri altında ezilip ahırını kapatmak zorunda kalan üreticimizin sessiz feryadıdır. Yem ateşi ahırı yaktı, dumanı vatandaşın mutfağını sardı. İktidar mensupları yıllardır 'üreticimizin yanındayız', 'gıda arz güvenliğimiz teminat altındadır' diyerek milletimize masal anlatmaktadır." dedi.

"BAKANIN SÖZLERİ BAŞARISIZLIĞIN ÖRTÜLÜ İTİRAFIDIR"

Tarım ve Orman Bakanı'nın "2026'da tarımsal kayıplarımızı geri alacağız" yönündeki açıklamasına da tepki gösteren Şahin, bu sözlerin mevcut başarısızlığın örtülü bir itirafı olduğunu dile getirdi.

Şahin, iktidara şu soruları yöneltti:

"Madem bu kadar büyük kaynaklar ayırdınız, madem Avrupa birincisisiniz; neden kırmızı et üretimi böylesine dramatik bir şekilde, yüzde 10,5 düştü? Üretici neden hayvanını besleyemez, vatandaş neden kasabın ve marketin önünden geçemez hale geldi? Devlet yönetimi, kürsülerden rakamlarla övünmekle değil, o rakamların milletin cüzdanına ve mutfağına nasıl yansıdığıyla ölçülür."

"TARIM POLİTİKASI İTHALAT LOBİLERİNİ BESLEYEN PANSUMANA DÖNÜŞTÜ"

İktidarın tarım politikasının üreticiyi koruyan, akla ve bilime dayalı bir planlama olmaktan çıktığını savunan Şahin, mevcut politikanın günü kurtarmaya çalışan geçici bir pansumana dönüştüğünü ifade etti.

Şahin, "Kredi borcu sarmalındaki çiftçinin, artan maliyetler altında nefes alamayan besicinin hali ortadayken başarı hikayeleri yazmak gerçeklikten tamamen kopmaktır. İktidarın tarım politikası, alın teri döken üreticiyi koruyan, akla ve bilime dayalı bir planlama olmaktan çıkmış; günü kurtarmaya çalışan, ithalat lobilerini besleyen geçici bir pansuman sürecine dönüşmüştür." diye konuştu.

"SÜT ÜRETİCİSİNİ KORUYAMAZSANIZ ET KRİZİNİ BÜYÜTÜRSÜNÜZ"

Süt üreticisinin zarar etmesi halinde damızlık hayvanların kesime gönderildiğine dikkat çeken Şahin, bu durumun orta vadede daha büyük bir et krizine yol açacağını belirtti.

Şahin, "Her fırsatta 'tarım milli güvenlik meselesidir' diyen iktidar, bizzat bu ciddiyetsiz ve günübirlik politikalarla milli güvenliğimizi tehlikeye atmaktadır. Süt üreticisi zarar ettiği için damızlık hayvanlarını kesime gönderirse, yarın daha büyük bir et krizine ve ithalata mahkum olacağımız temel bir ekonomi kuralıdır. Hayvancılık yapan aile işletmeleri birer birer kapanırken, gençlerimiz umutsuzlukla köylerini terk ederken 'gıda arz güvenliğinde sorun yok' demek, milletin aklıyla alay etmektir." değerlendirmesinde bulundu.

"ET VE SÜT KRİZİNİN SORUMLUSU YANLIŞ POLİTİKALARDIR"

Yaşanan düşüşün kasap, zincir market ya da aracı üzerinden açıklanamayacağını belirten Şahin, asıl sorumluluğun üretimi zayıflatan ekonomi ve tarım politikalarında olduğunu kaydetti.

Şahin, "Karşı karşıya olduğumuz bu et ve süt krizi; iktidarın hedef şaşırtmak için iddia ettiği gibi kasabın, zincir marketin veya aracının değil, bizzat ekonomiyi iflasa sürükleyen yanlış politikaların eseridir. Üretimi bitiren bu sistemin yegane siyasi sorumlusu da iktidarın ta kendisidir." dedi.

"ÜRETİCİ SADAKA DEĞİL, EMEĞİNİN KARŞILIĞINI İSTİYOR"

Türkiye'nin ihtiyacının kameralar önünde dile getirilen milyarlık destek vaatleri değil; üreticiye öngörülebilirlik sağlayan adil, hakkaniyetli ve sürdürülebilir bir tarım politikası olduğunu vurgulayan Şahin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"Üreticimiz sadaka değil, emeğinin karşılığını istiyor. Tarımı nutuklarla değil, liyakatli kadrolarla ve üreticimizle omuz omuza vererek yönetin. Aksi takdirde aklın yolu birdir; sütün değerini üreticide koruyamazsanız, etin fiyatını tüketicide asla düşüremezsiniz. Milletimiz müsterih olsun; Türkiye bu liyakatsizliğe ve üretim krizine asla mahküm değildir."

Kaynak: ANKA