Dha Yurt Bülteni-2

Son Güncelleme:

1 - 15 Temmuz şehidi Cennet komiserin anısı baba ocağındaki anı evinde yaşatılıyor DARBE girişimi sırasında 2 yıl önce Ankara Gölbaşı'ndaki Polis Özel Harekat Merkezi'nin bombalanması sırasında şehit düşen Komiser Yardımcısı Cennet Yiğit'in adı, memleketi Kayseri'nin Bünyan ilçesinde...

1 - 15 Temmuz şehidi Cennet komiserin anısı baba ocağındaki anı evinde yaşatılıyor



DARBE girişimi sırasında 2 yıl önce Ankara Gölbaşı'ndaki Polis Özel Harekat Merkezi'nin bombalanması sırasında şehit düşen Komiser Yardımcısı Cennet Yiğit'in adı, memleketi Kayseri'nin Bünyan ilçesinde ailesinin yaptırdığı anı evinde yaşatılıyor. Pazar günü kızının şehit oluşunun 2.yıldönümünde mevlid okutturmaya hazırlanan baba Yahya Yiğit "Bunların yaptığını hayvan yapmaz" derken, anne Huriye ise, "2 yıl oldu içimiz acımız dolu. Darbecilerin gerekli cezaları aldığını düşünmüyorum" şeklinde konuşuyor


Şehit düşen Komiser Yardımcısı 23 yaşındaki Cennet Bünyan ilçesinde ailesinin yaptırdığı 2 katlı evin bodrum katında 80 metrekarelik alanda mini bir müzeyi andıran anı evinde Cennet ve silah arkadaşlarını şehit eden misket bombasından, paramparça olan cep telefonuna, üzerindeki kıyafetlere kadar birçok obje ve eşya 2 yıldan beni ziyaretçilere sergileniyor.


FETÖPDY'nin darbe girişiminde Ankara Gölbaşı'ndaki Özel Harekat Eğitim Merkezi'nde  darbeci pilotlar tarafından F-16 uçaklarıyla 2 kez bombalanarak savaş alanına dönen kampusta 51 arkadaşı ile şehit olan Kayserili  Komiser Yardımcısı Cennet Yiğit'in acısını henüz içlerinden atamayan annesi 51 yaşındaki Huriye ile inşaat taşeronu babası, 57 yaşındaki Yahya Kemal henüz hayatının baharında ve nişanlıyken şehit düşen kızlarının anısını yaşatmak, 15 Temmuz hain darbe girişimini unutturmamak için bir anı evi yapmayı planladılar. Bünyan ilçesindeki 2 katlı bahçeli evinin  bodrumundaki  'Anı Evi'ndeki c amlı vitrinlerde, yaşamının baharında ülkesi için şehit olan Cennet Yiğit'in küçükken giydiği giysiler, oyuncakları, şahit olduğu sırada üzerindeki kıyafetleri, parçalanan cep telefonu, cebinden çıkan paralar, çeyizindeki eşyalar, canını alan hain pilotların F-16 uçağından attıkları misket bombası parçaları bulunuyor. Bunun yanı sıra şehit polis Cennet Yiğit'in ilkokul, ortaokul ve lise yıllarında yaptığı kara kalem, suluboya ve yağlı boya resimler, Diyarbakır'ın merkez Sur ilçesindeki operasyonda giydiği botlar, özel harekat üniforması, nişanlandığında kesilen kurdele, tuvalleri boyamakta kullandığı fırçalar, çok sayıda çerçevelenmiş fotoğraf ve birlikte şehitlik mertebesine ulaştığı 51 silah arkadaşının vesikalık fotoğrafları, bombalanan Gölbaşı Kampusu'na ait fotoğraflar mini müzeye dönüşen anı evinin duvarlarında yer alıyor


Şehit Babası Yahya Kemal Yiğit, 2 yıl önceki darbe girişimini ve sonrasında aldıkları şehadet haberini asla unutmayacaklarını belirterek " Cennetimizi, yiğit kızımızı asla unutmayacak ve unutturmayacağız. Bu konuda kimsenin şüphesi olmasın. Ülkemiz, asırlardır olduğu gibi bugün de, şehitlerimizin, gazilerimizin fedakarlıkları sayesinde ayaktadır, inşallah ayakta kalmaya devam edecektir. Cennet kızımız bu ülkenin geleceği için gözünü kırpmadan bedenini hainlere siper etti. Allah o günleri bu millete bir daha yaşatmasın. Bizim çocuğumuz şehit oldu. Adı Cennet'ti, Allah'ın cennetinde şu anda. Kızımız bu vatan için şehit oldu. İçimi en çok acıtan eşya ise, kızımın ölümüne neden olan misket bombasıdır. Bu bomba dünya da yasak olan bombadır.  Cennet ve arkadaşları bu bomba ile şehit oldu. Gölbaşı kampusunda 51 vatan evladı şehit oldu. Bunu yapanlar insan olamaz. İnsanı bırakın bunu hayvan yapmaz. Vallahi hayvana hakaret olur. Anıeviyle kızımızın anılarını yaşatmak, gençlere, gelecek nesillere yaşantısını ve yaşadıklarını aktarmak istedik" dedi


'ALDIKLARI CEZALAR ASLA YETERLİ DEĞİL'


Anı Evi'nde  15  Temmuz darbe girişiminin 2.yılını bu yıl Bünyan ilçesinde  mevlid okutturarak anmak istediklerini ve Ankara'da çağrılı oldukları törenlere bu yüzden katılamayacaklarını belirten  şehit Cennet Yiğit'in annesi Huriye Yiğit Cennet ile ilgili bir şeylerin anı olarak kalması her zaman istediğimiz şeylerdi. Kızımdan bir şey kalsın, hiç unutulmasın. Bu anı evininin oluşmasını en çok babası istedi. Evin altında anı evi gibi bir şeyler yapalım istedik. Bunları, yani eşyalarını dağıtsaydık, kendisinden bize bir hatıra kalmayacaktı. Küçüklüğüne dair fotoğraflar,  babasının 20 sene önce aldığı oyuncaklar, kitaplar, Cumhurbaşkanından gelen bayrak, tablo,  kuranı kerim de var. Onu yitireli 2 yıl oldu ama bizim için her bir gün bir yıl gibi geçti. Çok acılar çektik. Kızımı ve arkadaşlarını şehit eden o hainler yargılanıyor ama aldıkları ve alacakları cezaların yeterli olduğunu düşünmüyorum. Bizim yerimize kendilerini koysunlar." şeklinde konuştu


Şehidin anıevinin bulunduğu Bünyan ilçesi Belediye Başkanı Şinasi Gülcüoğlu'da, Cennet Yiğit adına oluşturulan anıevinin ilçcenin en önemli ziyaret yerlerinden biri haline geldiğini belirterek " Cennet'e giden Cennet Yiğit adına ailesinin oluşturduğu Anıevi, dogal güzellikleri ve bir çok ürünüyle anılan ilçemize bir başka anlam kattı. Şehidimizi ne ülkemiz ne ilçemiz asla unutmayacak "diye göüşlerini ifade etti


Görüntü Dökümü


--------------


-Anıevinden genel görünüm


-Şehit babası Yahya Kemal Yiğit'le röportaj


-Şehit annesi Huriye Yiğit ile röportaj


-Bünyan Belediye başkanı ile röportaj


-Şehitin vurulduğu sırada hasar gören telefonu


-Şehit Cennet'in yaptığı yağglıboya ve karakalem çalışmalar


-Genel detay


Haber Oktay ENSARİ -Kamera Olcay DÜZGÜN KAYSERİ,DHA)


505 MB


GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ


===============


2 - Kargo aracının çarptığı genç hayatını kaybetti


Tezcan SOLMAZ/DÜZCE, – DÜZCE'de, yolun karşısına geçmeye çalışan 16 yaşındaki Batuhan Namlıtürk kargo aracının çarpması sonucu hayatını kaybetti. Olay yerine gelen yakınları sinir krizleri geçirdi.


Kaza saat 08.00 sıralarında, D-100 Karayolu Kervan kavşağı mevkiinde meydana geldi. İstanbul istikametine gitmekte olan Alper Özdemir idaresindeki 34 BT 2857 plakalı kargo aracı yolun karşısına geçmeye çalışan Batuhan Namlıtürk'e çarptı. Batuhan Namlıtürk çarpmanın etkisiyle yol kenarına fırladı. Olay yerine gelen sağlık ekibi Batuhan Namlıtürk'ün hayatını kaybettiğini belirledi. Namlıtürk'e çarpan araç sürücüsü ise linç edilme korkusu ile olay yerinden kaçarak Şehit Polis Osman Çatana Polis Merkezi'ne gitti. Olay yerine gelen Namlıtürk'ün yakınları sinir krizleri geçirdi. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


Olay yerinden görüntü


Batuhan Namlıtürk'ün yakınlarından görüntü


Kargo aracının görüntüsü


Ambulansın görüntüsü


Polis ekiplerinin görüntüsü ve detaylar


==============


3 - Tarihi Kayseri kalesinin restorasyon çalışmaları sürüyor


Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından 2013 yılında çalışmalarına başlanılan 'Kale İçi Kültür Merkezi' projesinde restorasyon çalışmaları devam ediyor.


2013 yılında kale içinde bulunan dükkanların tamamen boşaltılmasıyla 'Kale İçi Kültür Merkezi' projesine başlandı. Bu kapsamda geçen 5 yıllık sürede restorasyon çalışmaları sürüyor. İnşaat işçileri kalenin dış kısmına kurulan iskelelerde çalışmalarını sürdürdü. İşçilerin kale taşlarını titizlikle onardıkları görüldü. Kale içinde zeminden 3 metre aşağıda Arkeoloji Müzesi'nin yer alacağı merkezde, çeşitli sanat etkinliklerinin yapılabileceği, Türk- İslam el sanatları, modern sanatların icra edilebileceği sanatçı sokakları, yeme içme, müzik dinleti alanları bulunacak.


TARİHİ KAYSERİ KALESİ


Kayseri Kalesi, iç ve dış kale olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Yamuk bir dikdörtgen biçimindeki iç kale, dış kalenin kuzey surlarına bitişik olarak inşa edilmiştir.


Dış kale ise, tarihi şehri güney ve batıdan kuşatarak çevrelemektedir. İç kalenin kuzeyinde yer alan surlar günümüze ulaşamamıştır. Tarihte Kayseri halkı, tehlike zamanlarında dış kale surlarını kapatıp savunmaya geçer, zor durumda kalınca da bugün sağlam olarak şehrin ortasında yer alan iç kaleye çekilirlerdi.


Türk fethi öncesinde bir kale şehri görünümündeki Kayseri, ilk savunma hattı olan dış surların içinde kalan bölgede yer almaktaydı. Kale duvarlarının bazı bölümlerinde, İslami dönem yapılarından alınmış bezemeli malzeme görülmektedir. Altın kapıdaki aslan heykelleri de bezemeli öğeler arasındadır. Kalenin tamamında kesme taş kullanılmıştır.


Dış kale: Kayseri'nin tarihi dış kalesi büyük ölçüde yok olmuş, ancak bugün bazı parçalar ayakta kalmıştır. Dış kalenin Cumhuriyet Meydanı karşısından batıya, Düvenönü'ne doğru uzanan bir kolundan bazı surları ile burç kısımları hala ayaktadır. Tarihi dış kale surları, iç kaleyi merkez alarak güney ve batı yöne doğru uzanmaktaydı. İç kaleden batıya doğru yönelen kuzey surları Kapalı Çarşı'nın girişinden başlar, Roma mezarını içine alır, Düvenönü semtine ulaşır ve buradan güneye dönüş yapardı. Surların batı duvarında iki kapı bulunmaktaydı. Hatıroğlu Camisinin doğusundaki bölümünde Boyacı Kapısı, Kayseri Lisesi'nin doğusundaki bölümünde de Kiçikapı (Aya Vasil kapısı) bulunmaktaydı. Buradan doğuya dönen surlar, şehrin güney tarafını çevreleyerek güney doğu köşedeki Yoğunburç'a ulaşmaktaydı.


Surlar üzerinde bugün iki burç bulunmaktadır. Bunlardan biri İzzeddin Keykavus tarafından inşa ettirilen Yoğunburç, diğeri Alaeddin Keykubad tarafından yaptırılan Ok Burcu'dur.


İç kale: Selçuklular, Karamanoğulları, Dulkadiroğulları ve Osmanlılar tarafından tamir edilerek günümüze kadar ulaşmıştır. 1916 yılına kadar yerleşim yeri olarak kullanılan iç kale, bugün şehir merkezinde dimdik ayakta durmaktadır. İç kalede 18 burç bulunmaktadır. İç kale surlarında Selçuklu yapılarından alınmış devşirme parçalar dikkati çeker. İç kalenin iki kapısı vardır Doğuda Dizdar Kapısı, güneyde ise Altın Kapı bulunmaktadır.


Görüntü Dökümü:


----------------------


-Kalenin görüntüsü


-İşçilerin çalışması


-Genel detay


Haber-Kamera: Olcay DÜZGÜN KAYSERİ,


3 Dk 18 Sn


==============


4 - Engelli oğlu için yardım istedi


İZMİR'in Karşıyaka ilçesinde yaşayan Günay Karakoç, kas hastalığı olan 24 yaşındaki oğlu Ender Doğanay Karakoç'un tamamen yatağa bağımlı hale geldiğini söyleyerek, hasta karyolası almak için yardımseverlerden destek istedi.


Doğuştan sinir sisteminde hasara neden olan ilerleyici bir hastalık olan Friedreich Ataksisi hastası Ender Doğanay Karakoç, 9'uncu sınıfa kadar okuduktan sonra hastalığı nedeniyle öğrenimine devam edemedi. İki hafta öncesine kadar kendi ihtiyaçlarını karşılayabilen Karakoç, kalp atışlarının hızlanması nedeniyle ambulansla en yakın özel hastaneye kaldırıldı. Oğlunun geçirdiği operasyonun ardından durumunun giderek kötüleştiğini belirten anne Günay Karakoç (41) "Hastanede kalp atış hızını yavaşlatmak için kasıklarından girip kapalı bir girişim yapacaklarını söylediler. İki saatlik operasyon başarısız geçmiş ve bildiğimiz kadarıyla omurgaları yamuk olduğu için damardan çıkamamışlar. Bu müdahalenin ardından Ender'in durumu çok ağırlaştı. Daha önce bacaklarını hissediyordu ama kaslarındaki erime nedeniyle destek alarak yürüyordu. Şuan ise ne boynu ne beli tutmuyor" dedi.


Eşini 15 yıl önce kaybettiğini söyleyen Karakoç, 3 çocuğuna dul maaşı ve evde bakım aylığı ile baktığını belirterek, "Ender daha önce bütün ihtiyaçlarını kendi karşılardı. Banyosunu yapar, tuvalet ihtiyacını giderir, kendi yemeğini kendi yerdi. Şimdi sadece tek kolunu hareket ettiriyor. İki hafta önce yapılan operasyon başarısız oldu. Konuyla ilgili hukuki yollardan hakkımı arayacağım. Ama çocuğumun bakıma ihtiyacı var. Bütçem yetmiyor. Islak mendili, bezi, herşeyi para. Hiçbir şeye gücüm yetmiyor. Ona yaklaşık 1500 lira tutarındaki hasta karyolası almak için hayırseverlerden destek bekliyorum. Yardım etmek isteyenler bana 0 534 625 19 95 numaralı telefondan ulaşabilir" diye konuştu.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:


-Hasta Ender Doğanay Karakoç'un yatarken detay görüntüsü,


-Anne Günay Karakoç ve oğlunun birlikte görüntüsü,


-Anne Günay Karakoç ile röp.


Haber: Nevra UÇKAÇ - Kamera: Tekin GÜRBULAK/ İZMİR,


=============


5 - Hırsızlık yaptığı ortaya çıkan muavine verdiği bahşişi geri aldı


ADANA'da seyahat ettiği yolcu otobüsünde çantasındaki 420 Euro parası çalınan Möhteber Yılmaz (56), parası bulununca, yersiz yere kendisinden şüphelendiğini düşündüğü otobüs muavini Oktay Ü.'ye (30) 200 lira bahşiş verdi. Ancak polis sorgusunda parayı Oktay Ü.'nün çaldığının belirlenmesi üzerine Yılmaz, bahşişi geri alıp, hem muavinden hem de firmadan şikayetçi oldu.


Almanya'da çalışan Möhteber Yılmaz, yaz tatili için İzmir üzerinden Adana'ya akrabalarının yanına gitmek için yolcu otobüsüyle yola çıktı. Yol üzerinde mola veren otobüsten inen Yılmaz, geri döndüğünde çantasında bulunan 420 Euro'nun çalındığını fark etti. Yılmaz, otobüsün muavini Oktay Ü.'den yardım istedi. Yılmaz'ın oturduğu koltuğun yakınlarına göz gezdiren Oktay Ü., "Biz burda neler gördük. İnsanlar neler kaybediyor, keşke çantanı yanına alsaydın" dedi. Parasını bulamayan Yılmaz, otobüs Adana'ya yaklaştığında polisi arayarak yardım istedi.


200 LİRA BAHŞİŞ ALDI


Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri, ihbar üzerine şehirlerarası otobüs terminaline gitti. Polis ekipleri, bir süre sonra perona yanaşan otobüste Möhteber Yılmaz'ın ifadesini aldı. Yılmaz, firma çalışanı Oktay Ü.'den şüphelendiğini söyledi. Bu sırada Oktay Ü., "Ben 10 yıldır bu firmada çalışıyorum. Bizde öyle şeyler olmaz" dedi. Hırsızlık olayına tepki gösteren diğer yolcular ise seyahatleri boyunca tedirgin bir şekilde yolculuk yaptıklarını, suçlunun bulunmasını istedi.


Ekipler, otobüse girip arama yaptı. Aramada otobüsün içindeki bir bölmede battaniyelerin arasındaki 420 Euro bulundu. Bunun üzerine Oktay Ü. gözaltına alındı. Möhterem Yılmaz ile Oktay Ü. polis merkezine götürüldü.


Parasına kavuşan, ancak otobüsteki özel bölmede battaniyenin arasında bulunduğundan habersiz Yılmaz, Oktay Ü.'ye 200 lira bahşiş verip, kendisini suçladığı için özür diledi.


Ancak polisler, Oktay Ü,'nün endişeli tavırlarından kuşkulandı. Çapraz sorguya alınan Oktay Ü. parayı kendisinin aldığını itiraf etti. İkinci bir şok yaşayan Yılmaz, 200 lirasını geri alıp Oktay Ü., ve otobüs firmasından şikayetçi oldu.


Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Oktay Ü., çıkarıldığı mahkemece adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.


Görüntü Dökümü


----------------------------


Kadının görevlilerle ve polisle konuşması


Otobüsün ve polis ekibinin görüntüsü


Bir yolcunun konuşması


Polis araçlarının görüntüsü


Otobüsün içinde arama yapılması


Kadın beklerken görüntüsü


Polis aracının gidişi


Emniyet Müdürlüğü tabelası


Zanlının Emniyet Müdürlüğünden çıkarılması


Polis aracına bindirilmesi


SÜRE: 01'45" BOYUT: 107 mb


Haber: Çağlar ÖZTÜRK-Kamera: ADANA,


===========


6 - 12 yıldır su bekliyorlar


AYDIN'ın Koçarlı ilçesinin kırsal Çulhalar Mahallesi'nin Pınarcık Mevkisi'ndeki 60 hane, 12 yıldır suya hasret. Mahallede bugüne kadar açılan 2 kuyudan birinin suyu arsenikli çıkarken, diğer kuyuda ise hiç su bulunamadı. Aydın Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) üçüncü kuyu için etüt çalışmalarını sürdürürken, yöre halkı tankerlerle ya da yöredeki kaynaklardan bidonlarla taşıdıkları suları kullanıyor. Yıllardır çile çeken vatandaşları, Aydın'da siyasiler arasında bir süredir devam eden 'su ücretsiz olsun' tartışmalarına göndermede bulunarak, "Yeter ki suyumuz olsun biz parasını vermeye razıyız" dedi.


Koçarlı'ya 10 kilometre mesafedeki kırsal Çulhalar Mahallesi'nin Pınarcık Mevkii'ndeki 60 hane yaklaşık 12 yıldır su sıkıntısı yaşıyor. Mahalleye 1 kilometre mesafedeki dağınık bir yerleşimin olduğu yaklaşık 240 kişinin yaşadığı Pınarcık Mevkisi'nin su sorunun çözmek için ilk olarak 2016 yılında Aydın Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından kuyu açıldı. Ancak, çıkan suyun yapılan tahlilinde arsenik oranı yüksek çıktı. Bunun üzerine kuyudan çıkan su kullanılamadı. ASKİ tarafından 1 yıl sonra başka bir sondaj vuruldu. Ancak, buradan da su çıkmadı. ASKİ, mahalleyi suya kavuşturmak için yeni bir sondaj kuyusu açmak için etüt çalışmalarına başlarken, bölgede yaşayanların sıcak yaz günlerinde susuzluğa tahammülleri kalmadı. Çullahalar Mahallesi'nin suyunun da ancak kendilerine yetmesi nedeniyle de oradan da bölgeye su getirilemediği için Pınarcık Mevkii'nde yaşayanlar ne yapacaklarını şaşırdı. 12 yıldır tankerlerle getirttikleri ve yakındaki dere ve diğer su kaynaklarından bidonlarla taşıdıkları suyu kullanan Pınarcık Mevkii sakinleri, artık bu soruna bir çözüm bulunmasını istedi. Aydın'da son günlerde halka su ve elektriğin ücretsiz olarak verilmesi yönünde siyasiler arasında tartışma ve polemikler sürerken, Pınarcık Mevkiii'nde yaşayanlar, "Bedava olmasından geçtik. Yeter ki suyumuz olsun biz parasını vermeye razıyız" diyerek, tepkilerini dile getirdi.


Pınarcık Mevkisi'ndeki 60 hane adına konuşan 59 yaşındaki İsmail Özen, "12 yıldır Pınarcık Mevkii'nde yaşıyorum. Bir kere bile çeşmelerimizden su aktığını görmedim. Evde kullanmak için yöredeki kaynaklardan bidonlarla su taşıyoruz. 8 Ağustos 2016 tarihinde ASKİ'ye bu konuyla ilgili 51 aile olarak dilekçe verdik. Bunun üzerine bize verilen cevapta 2017 yılı çalışma programı dahilinde olduğunu ve suyun bağlanacağını söylediler. 2018 yılının Temmuz ayında olmamıza rağmen henüz hiçbir sonuç alamadık. Mağdur durumdayız. Her derdimizi anlatmaya gittiğimiz de 'Yapacağız' diyorlar ama hiçbir şey yapılmadı. Yaz günündeyiz, susuzluk çekiyoruz. Eve gelen misafirlere karşı da mahcup duruma düşüyoruz" dedi.


"SUYU BEDAVA VERMELERİNİ İSTEMİYORUZ"


"Bizler bazılarının konuştuğu gibi suyun ücretsiz olmasını istemiyoruz" diyen Özen şöyle devam etti:


"Bizim derdimiz su. Suyumuz gelsin, biz parasını ödemeye de razıyız. Su temin ettiğimiz kaynaklar da yetersiz. Bu nedenle bidonlarla su almaya gittiğimiz kaynakların başında çoğu zaman kavgalar bile yaşanıyor. Zaten su kaynakları da evlerimeze ortalama 500 ila 700 metre arasında mesafelerde. Bu nedenle taşıma suyla ihtiyaçlarımızı karşılamamız oldukça güç oluyor. Bir an önce bu çilenin sona ermesini istiyoruz."


"TAŞIMA SUYLA KENDİ SİSTEMİNİ KURDU"


Yöredeki pınarlardan taşıdığı suyu evin üstünde yaptığı depoda biriktirerek hortum ve motor kanalıyla evde çeşmelerin akmasını sağlayan İsmail Maytalma (50) ise, "Ya otomobilimle ya da pınarlardan sırtımızda bidonlarla su taşıyoruz. Bulunduğumuz mevkii, Koçarlı'nın en küçük mahallesi olan Taşköy'den bile büyük. Ancak, buna rağmen hiçbir şekilde hizmet alamıyoruz. Yetkililer diyor ki 'Aydın'da ücretsiz su verelim.' Yıl olmuş 2018 bizim daha suyumuz yok. Suyu getirsinler biz iki kat su parası ödemeye razıyız. Evimin çatısına tank yaptım. Pınardan getirdiğim suyu süzerek depoya aktarıyorum. Buradan da motorla evin şebekesine pompalayarak çeşmelerden akan suyu temizlikte kullanıyoruz" diye konuştu.


ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR


ASKİ yetkilileri ise Pınarcık Mevkii'ne yeni bir kuyu için etüt çalışmalarının sürdüğünü belirtip, 1 ay içerisinde buradaki su sıkıntısını çözeceklerini söyledi.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:


-Su kaynaklarından bidonlarla mahalelinin su taşınmasından görüntü


-İsmail Maytalma'nın kurduğu düzenenekle evinin çeşmelerinden taşıma suyla su akıtması


-Pınarcık Mevkii'nden genel görüntü


-İsmail Özen ile röp.


-İsmail Maytalma ile röp.


-Genel ve detay görüntüler


(KJ Haber-Kamera: Burhan CEYHAN/ AYDIN,


===========


7 - TIR'a çarpan kamyonet sürücüsü yaralandı


BURDUR'da çimento yüklü TIR'a arkadan çarpan kamyonetin sürücüsü ağır yaralandı.


Antalya- Burdur karayolunun Çeltikçi Beli mevkisinde dün meydana gelen kazada Mehmet Türkan'ın (49) kullandığı 64 BK 708 plakalı kapalı kasa kamyonet, Bucak'tan yüklediği çimentoyu Ankara'ya götüren Cuma Varlık'ın (53) kullandığı 06 FM 0774 Plakalı TIR'a arkadan çarptı. Kazada kamyonet sürücüsü Mehmet Türkan ağır yaralandı. İhbar üzerine gelen sağlık ekipleri tarafından ambulansla Bucak Devlet Hastanesi'ne götürülen Mehmet Türkan, tedaviye alındı.


TIR sürücüsü Cuma Varlık, "Kendi şeridimde gidiyordum. Uyudu mu, ne yaptı bilmiyorum, geldi arka tekerden vurdu" dedi.


Kaza nedeniyle Antalya- Burdur karayolunda trafik bir süre durdu. Yaklaşık 3 kilometre araç kuyruğu oluştu. Kamyonetin kaldırılmasıyla trafik normale döndü.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


--------------


Kazaya karışan kamyonet


Kazaya karışan TIR


Jandarma ve polis ekipleri


Yoldaki trafik


Cuma Varlık'ın anlatımı


Bekleyen araçlar


149 MB/// 02.30"


HABER- KAMERA: Mesut MADAN/BURDUR,


===============


8 - Marmaris'te turistlerin vazgeçilmezi su sporları


MUĞLA'nın Marmaris ilçesinde, yaz aylarında plajlara akın eden tatilci ile turistlerin en çok tercih ettiği eğlence, su sporları oluyor.


Marmaris şehir merkezinden turistik İçmeler Mahallesi'ne kadar sahil şeridindeki mavi bayraklı plajlarda denizin ve güneşin tadını çıkartan turistler, bunun yanı sıra su sporları da yapıyor. Plajlarda kurulu toplam 34 su sporu istasyonunda her türlü aktiviteye kolayca ulaşabilen turistler, paraşüt (parasailing), muz (banana), uçan balık (flyfish) ve sürat teknesine binerek heyecan dolu, keyifli anlar yaşıyor. Turistler, ayrıca sertifikalı eğitmenler aracılığıyla kısa bir kurs alarak jet-ski ve sürat teknesi de kulanıyor. Tatilcilerin yoğun ilgi gösterdiği su sporları istasyonlarında, bireysel veya grup halinde yapılabilen etkinlikler de keyifli anlar yaşanıyor.


"250 BİN TURİST SU SPORLARI YAPTI"


Marmaris'te ilk su sporları istasyonunu açan işadamı Salih Tunç, "Marmaris ve kırsal mahallelerindeki sahillerde bulunan 34 su sporu istasyonunda nisan- haziran ayları arası yaklaşık 250 bin tatilci ve yabancı turist su sporları yaptı. İlçemizde günübirlik gezi tekneleri ile mavi tur, ardından da su sporlarına her yıl daha çok ilgi gösteriliyor. Bizler birer turizm elçisiyiz. Şehrimize tatile gelen Avrupalı, Ortadoğulu ve Rus misafirlerimizi en iyi şekilde ağırlamaktayız" dedi.


Dünyanın önde gelen tatil cennetlerinde olduğu gibi Türkiye'de de son yıllarda su sporlarına büyük ilgi olduğunu vurgulayan Tunç, "5 yıldır Temmuz-Eylül ayları arasında su sporu istasyonlarının büyük bölümünde tatilciler için indirimlerimiz oluyor. Bu yıl da yüzde 25 ila 30 arasında indirimlere başladık. Ayrıca kredi kartlarına sıfır komisyon uyguluyoruz. İsteyen tatilcilere ücret almadan çeşitli su sporları araçlarında eğitmenler eşliğinde kurs veriyoruz" dedi.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:


-Su sporları istasyonlarından görüntü


-Su sporlarından görüntü


-Su sporları istasyonu sahibi Salih Tunç ile röp.


-Su sporları istasyonunda müzik eşliğinde turistleri eğlenceli vakit geçirmesi


-Su sporları aktiviteleri ile ilgili dorene görüntüsü


(Drone görüntüsa, 3 dakika 32 saniye-355MB Görüntü


Video ile kamera çekimi: 4 dakika 45 saniye-343 MB.


Haber-Kamera: Ali GÜNDOĞAN/ MARMARİS (Muğla), DHA)


=============


9 - Nesli tükenen böceklere otel yaptılar


İZMİR'in Bornova ilçesindeki Reşat Turhan Ortaokulu'nda öğrenim gören yaklaşık 30 öğrenci, nesli tükenmekte olan böcek türlerine sahip çıkmak için böcek oteli kurdu. Doğadan topladıkları malzemeleri kesip parçalayan öğrenciler, okullarının bahçesinde birçok canlı türüne doğal bir yaşam alanı hazırladı.


Bornova ilçesinde 760 öğrencinin eğitim gördüğü Reşat Turhan Ortaokulu'nda nesli tükenmekte olan böceklere sahip çıkmak için böcek oteli kuruldu. Daha önce de Almanya'nın koordinatörlüğünde 2016-2018 yıllarında sürdürelecek Erasmus kapsamında tarih, ekoloji, sanat, ekonomi ve gelecek başlıkları altında çeşitli projeler hazırlayan öğrenciler, renkli hayvan barınaklarının ardından yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan böcek türleri için otel projesini geliştirdi. Okul Müdürü İbrahim Ergen ve Proje Koordinatörü Gülsüm Akkaya'nın öncülüğünde doğadan saman ve tahta parçaları toplayan yaklaşık 30 öğrenci, sayıları giderek azalan böcek türlerinin yaşamını devam ettirmesi için onlara doğal koruma alanı hazırladı. Okulun bahçesinde hazırlanan böcek otelinin öğrencilerin yaratıcılığına ve kişisel gelişimine katkı sunduğunu anlatan Okul Müdürü İbrahim Ergen, projenin saman, tahta, ahşap ve taş gibi doğal malzemelerden hazırlandığını belirtti. Yaklaşık 30 öğrencinin projeye katkı sağladığını dile getiren Ergen, "Öğrencilerimize her canlının doğal yaşam alanlarının önemini kavratırken bunu yaşayarak öğrenmelerini istedik. Bu bilinci geleceğe taşımayı hedefliyoruz. Proje öğrencilerimize öncelikli bir bakış açısı sunuyor. Böceklerin de besin zinciri içerisinde çok önemli yeri var. Çocuklarımız bunu içselleştirdi. Önemli kazanımlar elde ettiklerini düşünüyorum. Bundan sonraki yıllarda da okulumuzun bahçesinde belirli bir alan ayırarak birçok farklı canlıya yaşam alanı oluşturmak istiyoruz. Önümüzdeki öğretim yılında bu etkinliklere devam edeceğiz" dedi.


BÖCEKLERLE EMPATİ KURDULAR


Projede yer alan 8'inci sınıf öğrencisi Pelin Sarıkaya (13) günümüzde insanlar tarafından yoğun olarak böcek ilacı kullanıldığını söyleyerek "Tarım ilacı kullanımı böceklerin doğal ortamını bozuyor. Biz de onları doğal ortamında yaşatmak için böcek oteli yaptık" dedi. Oteli tasarlarken onların konforunu ön planda tuttuklarını ve doğal malzeme kullandıklarını belirten 8'inci sınıf öğrencisi Aleyna Doğan (13) çevreden topladıkları dal, saman, taş gibi doğal malzemeleri tercih ettiklerini anlattı. 7'nci sınıf öğrencisi Sudenaz Özkan (11) da şunları söyledi:


"Böceklerle bir empati kurdum. Biz insanlar nasıl rahat etmek istiyorsak böceklerin de otellerinde rahat etmelerini istedim. Gelecekte bu otellerin daha çok olmasını umuyorum. Tarım işçileri de bu otellerden yapmalı."


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:


-Böcek otelinden detay görüntü,


-Öğrencilerin oteli incelemesinden görüntü,


-Müdür İbrahim Ergen ile öğrencilerin okula girip çıkışından görüntü,


-Müdür İbrahim Ergen ile röp,


-Öğrencilerle röp.


KJ: Haber: Nevra UÇKAÇ - Kamera: Tekin GÜRBULAK/ İZMİR,


===============


10 - Havuz dans pistine dönüştürüldü


ANTALYA'nın Alanya ilçesinde sıcaktan bunalan müşterilerini serinletmek isteyen eğlence mekanı havuzu dans pistine dönüştürdü. Bar ve DJ kabininin havuz içine kurulduğu 'Ice Cupe- Buz Küpü' adı verilen konseptte su içinde eğlenen tatilciler, zaman zaman suya dökülen buz küpleriyle de serinledi.


Alanya'da hizmet veren bir işletme artan hava sıcaklığından bunalan müşterilerini serinletmek için eğlenceyi havuza taşıdı. İşletmedeki bar ve DJ kabini havuzun içine yerleştirilirken, 'Ice Cupe- Buz Küpü' adlı bir konsept oluşturuldu. Havuz içinde içeceklerini alıp hem yüzen hem de dans edebilen müşterileri serinletebilmek için de zaman zaman havuza buz küpleri atıldı. Müşterilerin eğlencesine havuz kenarından dansçılar da eşlik etti.


'ÇOK BEĞENDİM'


Alanya'da tatilde olan Radyo D programcısı 'Sarı Şeker' lakaplı Sema Eryiğit Emek de havuzda eğlenenler arasında yer aldı. Partinin değişik bir konsepte sahip olduğunu belirten Emek, "Alanya'ya yıllardır geliyorum. Alanya'nın eğlence konusunda bazı eksiklikleri vardı. Bunlardan biri havuz partilerinin yapıldığı, dans, müzik, eğlence, havuz, güneşlenme gibi şeylerin hepsinin bir arada olduğu mekanlara ihtiyaç vardı. Burası da bunlardan birisi ve bu açığı kapatan bir eğlence olmuş. Beni buraya arkadaşlarım getirdi. Çok beğendim. Özellikle havuzun 'sonsuz havuz' gibi görsel olarak denizle birleşmesi çok hoşuma gitti" dedi.


YAZ BOYU DEVAM EDECEK


Eğlence mekanının işletmecisi Ödül Ufuk Gürbüz, her hafta yaptıkları havuz partisiyle ilçede yeni bir eğlence şekli oluşturduklarını, tatilcilerin buz ve çeşitli temalarla yaptıkları havuz partilerinin büyük ilgiyle karşılandığını belirterek, yaz boyunca partilere devam edeceklerini söyledi.


GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ


--------------


Partiden görüntüler


Dansçılardan görüntüler


Röp1: Sema Eryiğit Emek


Röp2: Ödül Ufuk Gürbüz


HABER- KAMERA: Engin ANAK/ALANYA (Antalya),


=============

Kaynak: DHA