Dha Yurt Bülteni-2
1)ÇANAKKALE'DE OTOMOBİL DEREYE UÇTU İDDİASIÇANAKKALE'nin Ezine ilçesinde, iddiaya göre içinde iki kişinin bulunduğu otomobil, dereye uçarak suda kayboldu.
1)ÇANAKKALE'DE OTOMOBİL DEREYE UÇTU İDDİASI
ÇANAKKALE'nin Ezine ilçesinde, iddiaya göre içinde iki kişinin bulunduğu otomobil, dereye uçarak suda kayboldu. İhbar üzerine harekete geçen jandarma ve AFAD, bölgede çalışma başlattı. Ezine ilçesi Akköy köyünün içinden geçen ve Akköy Geçidi olarak bilinen bölgede saat 21.30 sıralarında dereye uçan bir otomobilin suda kaybolduğu ihbarı yapıldı. İçinde iki gencin bulunduğu iddia edilen otomobilin yükselen suyun içinde kaybolduğunun bildirilmesinin ardından bölgeye itfaiye, sağlık, jandarma ve AFAD ekipleri sevk edildi. Ekipler, bölgede arama-kurtarma çalışması başlattı. Olayın ardından bölgeye gelen Ezine Kaymakam Vekili ve Ayvacık Kaymakamı Cevat Çelik, yetkililerden çalışma hakkında bilgi aldı. Çelik, burada otomobil içinde bulundukları iddia edilen gençlerin aileleriyle görüştü.
ARAMA ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR
Çanakkale'nin Ezine ilçesinde, içerisinde 2 kişinin bulunduğu otomobilin dereye uçtuğu iddiası üzerine bölgede başlatılan arama çalışmaları devam ediyor. Çalışmaları kapsamında Sahil Güvenlik Çanakkale Grup Komutanlığı ekiplerince sualtı kontrolleri gerçekleştirildi. Gece görüş özellikli drone ile bölgede tarama faaliyeti yürütüldü. Çanakkale Vali Yardımcısı Cezmi Batuk, Sahil Güvenlik Çanakkale Grup Komutanı Yarbay Alparslan Baysal ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Çanakkale İl Müdürü Levent Yılmaz da olay yerinde çalışmaları koordine etti.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-----------------
-Arama çalışmalarının yapıldığı dereden genel ve detay görüntü.
-Drone ile aramadan görüntü.
-Sahil Güvenlik Dalgıçlarının arama yapmalarından genel ve detay görüntü.
-Vinç yardımı ile derede arama yapan dalgıç görüntüsü.
(Haber-Kamera: Mustafa SUİÇMEZ/ÇANAKKALE,
======================================================
2)ÜNİVERSİTELİ LEYLA, BURUN AMELİYATINDAN SONRA KOMAYA GİRDİ
ADANA'da özel bir hastanede Prof. Dr. M.S.A.'ya burun estetiği ameliyatı olan Leyla Sönmez (24), geçirdiği operasyondan sonra kan kusmaya ve karın ağrısı çekmeye başladı. 3 gün sonra fenalaşan genç kız götürüldüğü hastanede komaya girdi. 29 Ocak günü burun estetiği olmak için kentteki özel bir hastaneye başvuran Leyla Sönmez, iddiaya göre ameliyattan sonra tedavi gördüğü hastane odasında kan kusmaya ve karın ağrısı çekmeye başladı. Genç kızın ailesi bunun üzerine endişe ederek durumu doktora ve hemşirelere bildirdi. Doktordan, "Kızınız naz yapıyor. Bir şeyi yok. Yakında taburcu edeceğiz" karşılığını alan aile kızlarının iyileşmesini bekledi. Fakat Leyla Sönmez'in ağrıları arttı ve sürekli kan kusmaya devam etti.
Hemşirelerin ve doktorların ailenin tüm ısrarlarına rağmen kızlarıyla ilgilenmediğini söyleyen baba Ali Haydar Sönmez(45), kızlarını hastaneye hiçbir sağlık sorunu olmadan getirdiklerini ama şu an Leyla Sönmez'in ölüm döşeğinde olduğunu söyledi. Baba Sönmez, "Kızımı ameliyat olması için o gün hastaneye bıraktım. Hiçbir şeyi yoktu ki zaten burun ameliyatıydı sadece. Ameliyattan çıktıktan sonra kızımın yanına girdik. Burnu sürekli kanıyordu ve kan kusuyordu. Doktora telefon açtım ve yanımıza geldi. Bana "Ha senin kızın, ha benim kızım bunda bir fark yok. Kızın iyi" dedi. Hocam bu kızın karnı ağrıyor, kan kusuyor dedim. 'Bunlar hep normal şeyler geçecek yakın zamanda' dedi. Bunun üzerine biz beklemeye başladık. Serum ve iğne yaptılar sadece. Sabah kalktık kızımda değişen bir şey yok. Evet bilinci yerinde ama kusması durmuyor. Karın ağrısı dinmiyor. Uzandığı zaman bizimle konuşabiliyor ama kalktığı zaman hemen bayılıyordu. 3'üncü gün sabah 9 gibi doktor gelip kızımı taburcu edeceğini söyledi. Çocuğumu çıkarmaya çalışırken baktık ki ayağa kalkamıyor" diye konuştu.
KALBİ DURDU, İÇ ORGANLARI ÇÖKTÜ
Fenalaşan genç kız önce Adana Şehir Hastanesi'ne daha sonra da ambulansla Çukurova Balcalı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Burada genç kızın kalbinin durduğunu belirleyen doktorlar yapılan müdahale ile Leyla Sönmez'in duran kalbini tekrar çalıştırdı. Ardından yoğun bakım servisine alınan genç kızın iç organlarının çöktüğü ve durumunun kritik olduğu öğrenildi. Baba Ali Haydar Sönmez, ameliyat sırasında gerçekleşen bir hata sonucu kızlarının başına böyle bir şey geldiğini ve hayatlarının karardığını savunarak şöyle konuştu:
"Kızım şu an makineye bağlı. Yaşama ihtimalinin yüzde 1 olduğunu söylüyorlar. Burada doktor hata yaptığını biliyor. Beni arıyor bir şeyler anlatıyor "Şu olmuş olabilir, bu olmuş olabilir" diyor. Burada tehlike sezen bir doktor o ameliyatı isterse erteleyebilirdi. Ama yapmadı. Hukuki süreci başlattım. Kızımın bu durumunun hesabını verecekler. Bir kuruş dahi tazminat istemiyoruz. Bizim Leyla'mız yandı başka insanların çocukları yanmasın. Başka aileler ağlamasın."
'KIZIMI İMHA ETTİLER"
Kızının ameliyattan çıktığı andan itibaren çok acı çektiğini belirten anne Fener Sönmez (40) ise "Elleri, ayakları morardı kızımın. Sürekli acılar içindeydi. Hemşirelere söyledim. Naz yapıyor dediler. Umursamadılar. Hiçbir şeyi yok dediler. Benim kızımı göz göre göre imha ettiler. Yavrum sürekli kan kustu. Hemşireler sesimizi duymamak için kapıları yüzümüze kapatıyordu. İyi dediler ve kızım bu hale geldi." diye konuştu.
Genç kızın ameliyatını yapan Estetik ve Plastik Cerrahi Prof. Dr. M.S.A. ise açıklama yapmak istemediğini söyledi.
Görüntü Dökümü
----------------------------
Leyla Sönmez'in babası ile röp
Leyla Sönmez çocuklarla şarkı söylemesi
Leyla Sönmez'in sedye ile götürülmesi
Leyla Sönmez arkadaşı ile şarkı söylemesi
Leyla Sönmez'in annesi ile röp
SÜRE: 06'13" BOYUT: 688 MB
Haber-Kamera: Can ÇELİK/ADANA,
======================================================
3)KIRIKKALE'DE YALNIZ YAŞADIĞI EVDE ÖLÜ BULUNDU
KIRIKKALE'de 4 gündür haber alınamayan Arap Yaşar Toksarı (59), yalnız yaşadığı evinde ölü bulundu. Selimözer Mahallesi'nde bir apartman dairesinde yaşayan Arap Yaşar Toksarı'dan (59) 4 gündür haber alamayan komşuları, polise ihbarda bulundu. Kapıyı kırarak eve giren ekipler, Toksarı'nın cansız bedeniyle karşılaştı. Emekli devlet memuru olduğu öğrenilen Toksarı'nın eşinin geçen yıl vefat ettiği ve 4 çocuğunun şehir dışında yaşadığı belirtildi.
Toksarı'nın cenazesi, olay yerinde yapılan incelemenin ardından Yüksek İhtisas Hastanesi'nin morguna kaldırıldı.
Görüntü Dökümü
----------------------------
Olay yerinden görüntü
Polis ekiplerinin incelemesi
Genel ve detay
Haber-Kamera: Hasan AKYILDIZ/KIRIKKALE,
=====================================================
4)KÜÇÜK DOĞA'NIN SOKAĞA ÇIKABİLMESİ İÇİN AİLESİNDEN YARDIM ÇAĞRISI
MUĞLALI Ergün-Ayten Oğuz çiftinin kızları 4.5 yaşındaki Doğa, 'Leigh sendromu' yüzünden kısa hayatının son 2 yılını yatağa mahkum geçirdi. Solunum yetmezliği çektiği için makineye bağlı yaşayan çocuğun ailesi ise, tek arzularının Doğa'nın sokağa çıkabilmesi olduğunu, bunun için 30 bin liralık, özel donanımlı akülü engelli aracına ihtiyaçlarının bulunduğunu söyledi.
Menteşe ilçesinde özel bir şirkette çalışan Ergün Oğuz (33) ile ev hanımı Ayten Oğuz'un (25) kızı Doğa Oğuz'da, 1 yaşındayken hastalık belirtileri başladı. Doğa'nın başta SMA hastası olduğu sanıldı. Daha sonra yapılan kontrollerde, Doğa'nın SMA hastası olmadığı tespit edildi. Küçük kızın kanı yurtdışına tahlile gönderildi. Doğa'ya 'Leigh sendromu' teşhisi konuldu. Tedavisi mümkün olmayan Doğa, 2 yıldır evinde solunum cihazı ve oksijen tüpüne bağlı olarak yaşıyor. Boğazına açılan delikten nefes alıp, burnundan hortumla mama verilerek besleniyor. Doğa Oğuz'un evden çıkabilmesi için aralarında yönetmen Mustafa Kara'nın da bulunduğu 3 kişi, Muğla Valiliği'nin izniyle yardım kampanyası başlattı. Kampanyayla Doğa'nın evden çıkmasını sağlayacak, yaklaşık 30 bin TL'lik ekipmanın alınması hedeflendi.
ENERJİ ÜRETEMİYOR
Ağır solunum güçlüğü ve vücudun enerji üretememesi teşhisi konulan kızını bazen dışarı çıkarmak istediğini belirten anne Ayten Oğuz, "Fakat bunun için evde bağlı bulunduğu cihazların seyyarlarının da olması gerekiyor. Yani engelliler için donanımlı akülü araç ve oksijen tüpü lazım. Devlet bin lira engelli maaşı veriyor. Eşim asgari ücretle çalışıyor. Kızım vitaminler kullanıyor. Devlet bunların parasını karşılamıyor, medikal cihazların bir kısmını karşılıyor. Burnundan mama verdiğimiz hortum 2 günde bir, nefes aldığı boru ise 6 ayda bir değişiyor. Kızımı evden çıkarabilmek için ihtiyacımız olan ekipmanlar, 30 bin lira civarında" diye konuştu.
VALİLİK İZNİYLE KAMPANYA AÇILDI
Orhaniye Mahallesi Muhtarı Şükrü Arık ve Sercan Deniz Akkaş ile birlikte kampanyayı başlatan yönetmen Mustafa Kara, yardım etmek isteyenlerin TR15 0004 6001 2888 8000 1706 89 İBAN numaralı hesaba havale yapabileceklerini belirterek, "Doğa güneşi, doğayı görsün" dedi.
LEİGH SENDROMU
Leigh sendromu, genellikle yaşamın ilk yılında belirgin hale gelen ciddi bir nörolojik hastalıktır. Bu durum, ilerici zihinsel ve hareket kabiliyet kaybı ile karakterizedir ve genellikle solunum yetmezliği nedeniyle, iki ila üç yıl içerisinde ölümle sonuçlanır. Bebeklik döneminde görülen ilk leigh sendromu belirtileri genellikle kusma, ishal ve yutma güçlüğüdür. Bu problemler genellikle beklenen oranda büyümek ve kilo alamamasıyla sonuçlanır. Leigh sendromunda ciddi kas ve hareket sorunları sık görülür. Etkilenen bireyler zayıf kas tonusu (hipotoni), istemsiz kas kasılmaları (distoni) ve hareket ve denge ile ilgili problemler (ataksi) geliştirebilir. Leigh sendromlu kişilerde sık görülen uzuvlarda (periferik nöropati) duyu ve zayıflık da hareketi zorlaştırabilir. Leigh sendromlu kişilerde başka birçok özellik ortaya çıkabilir. Bu duruma sahip birçok kişide, gözleri harekete geçiren kasların zayıflığı veya felci gelişir. Şiddetli solunum problemleri yaygındır ve bu problemler akut solunum yetmezliğine neden olana kadar kötüleşebilir.
Görüntü Dökümü
----------------------------
Doğa'nın uyurken görüntüsü
Ayten Oğuz'un kızı Doğa'yı mama ile beslemesi
Baba Ergün Oğuz ile anne Ayten Oğuz'un Doğa ile birlikte görüntüsü
Ayten Oğuz röp.
Haber- Kamera: Cavit AKGÜN/ MUĞLA,
=====================================================
5)SÜMELA MANASTIRI'NDA TELEFERİK HEYECANI
TÜRKİYE'NİN önemli tarihi ve turistik mekanlarından Sümela Manastırı'nda, 4 yıldır süren restorasyon çalışmalarında sona yaklaşılırken, manastıra inşa edilmesi planlanan teleferik projesinin de 19 Şubat'ta ihaleye çıkacağı, yapım çalışmalarına ise Mart ayında başlanacağı belirtildi. Maçka Belediye Başkanı Koray Koçhan, 2.5 kilometre uzunluğunda, 3 istasyondan oluşacak teleferik projesiyle, tarihi manastırdaki turist sayında da artış yaşanacağını söyledi. Türkiye'nin önemli tarihi, turistik ve inanç mekanlarından olan, yerli ve yabancı binlerce turistin akın ettiği Trabzon'un Maçka ilçesinde Karadağ eteklerindeki tarihi Sümela Manastırı'nda, 2015 yılında başlatılan restorasyon çalışmalarında sona yaklaşıldı. Manastırda, kaya ve buz kütlelerinin düşerek olumsuzluğa yol açmaması için endüstriyel dağcılardan oluşan özel ekiplerce 4 yıldır sürdürülen 'yamaç ıslah çalışması' tamamlandı. Ekipler, 3 aşamada yürütülen çalışmalarda yaklaşık 80 bin metrekare alanda 4 bin tonu aşkın kaya temizliği gerçekleştirdi. Restore çalışmalarına son şekli verilirken, tarihi manastırın 2019 yılı içerisinde ziyaret edilebileceği belirtildi.
TELEFERİĞİN İHALE TARİHİ BELİRLENDİ
Seyir terası yapılarak ziyaretçilerin farklı açıdan görebildiği manastır çevresinde yapılması planlanan teleferik projesi için de resmi adım atıldı. Manastırın bulunduğu alana yapılacak 2.5 kilometre uzunluğundaki teleferik projesinin 19 Şubat'ta ihaleye açılacağı belirtildi. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, 3 istasyondan oluşacak projenin, 19 Şubat'ta ihale edileceği, ardından da yapım ve inşa çalışmalarına ise Mart ayında başlanacağını duyurdu. Yılda yaklaşık 700 bin kişinin ziyaret ettiği tarihi manastır bölgesine kurulacak teleferik projesiyle, yerli ve yabancı ziyaretçilerin manastıra daha rahat, konforlu ve doğal manzaranın keyfini sürüp ulaşabilmesi hedeflenecek.
'2 MİLYON ZİYARETÇİYE ULAŞACAĞIZ'
Projenin heyecan verici olduğunu kaydeden Maçka Belediye Başkanı Koray Koçan, teleferik projesiyle Sümela Manastırı'ndaki ziyaretçi sayında ciddi oranda artış yaşanacağına dikkat çekti. Koçhan, "Şubat ayı içerisinde teleferik ihalesi yapılacak. Teleferik projesi, Sümela Manastırı'ndaki trafik sıkışıklığına da çözüm olacak. 3 istasyondan oluşacak, bir tanesi kapı girişinde, diğeri sosyal tesislerin bulunduğu alanda, en sonuncusu da gözetleme alanında olacak. Sümela Manastırı'na yapılacak teleferik, en çok ziyaretçi çeken projelerden birisi olacak. Çünkü bu teleferiğe binecek insanlar, sadece manastırı, hem karşıdan seyir halinde, hem de Altındere Vadisi'ndeki şelale, orman, dere ve milli parkın içindeki güzellikleri de görmüş olacak. Sadece teleferiğe binmek için birçok turistin geleceğine inanıyorum. En son manastırı, turizme 700 bin turist ile kapatmıştık. Teleferikle birlikte bu rakamı çok rahat ikiye katlayacağımıza inanıyorum. Bir buçuk, 2 milyon gibi bir ziyaretçi sayısına ulaşacağızö dedi.
SÜMELA MANASTIRI
Maçka'da Karadağ'ın Altındere Vadisi'ne bakan eteğinde, yaklaşık 300 metre yükseklikteki ormanlık alanda kayaların oyulmasıyla yapılan Sümela Manastırı, halk arasında 'Meryem Ana' adıyla da biliniyor. Hakkında çeşitli rivayetler de bulunan ve kuruluşu bilimsel verilere göre 13'üncü yüzyıla uzanan tarihi manastırda, hizmet birimleri, misafirhane, mutfak ve ayazmanın dışında toplam 72 oda bulunuyor. 88 yıl aranın ardından, manastırda 2010 yılında ise binlerce kişinin katılımıyla düzenlenen ayini, Fener Rum Patriği Dimitri Bartholomeos yönetmişti.
Görüntü Dökümü
----------------------------
-Sümela drone görüntüleri
-Sümela detayları
-Koçhan konuşma
BOYUT: 511 MB
HABER KAMERA: Selçuk BAŞAR/TRABZON,
=====================================================
6)NEVİN'İN PARMAKLARI PİYANO ÇALARAK GÜÇLENİYOR
İZMİR'de, Çiğli Halk Eğitimi Merkezi'nde eğitim alan, kas kontrolünü geliştirmek adına 25 yıldır makrome örgü ören serebral palsi hastası 41 yaşındaki Nevin Yoleri, bir buçuk yıldır çaldığı piyano sayesinde büyük bir gelişim gösterdi. İlk başladığında tek bir tuşa düzgün basamazken şimdi 10 parmağını da kullanarak piyano çalabilen Yoleri, en büyük hayalinin ünlü müzisyen Fazıl Say'la tanışmak olduğunu söyledi. İzmir'in Çiğli ilçesinde serebral palsi hastalığı ile doğan ve parmaklarını düzgün bir şekilde kullanamayan Nevin Yoleri, çeşitli özel eğitim merkezlerinde eğitim görüp aynı zamanda parmak kaslarını 25 yıldır makrome örgü örerek ve fotoğraf çekerek geliştirmeye çalıştı. İki yıl önce Çiğli Halk Eğitimi Merkezi Köyiçi Kurs Merkezi'nde eğitim almaya başlayan Yoleri, müzik öğretmeni İbrahim Kısımoğulları'nın yönlendirmesi ile piyano derslerine başladı. Piyano çalmak, bir buçuk yıl içinde tutkusu haline geldi. Ailesinin aldığı piyano ile evinde de tek başına piyano çalışmalarına devam eden Yoleri, hayatına yeni bir renk katmış oldu. Derslere ilk başladığında tek bir tuşa bile düzgün basamayan Yoleri, bir buçuk yılın sonunda 10 parmağını da kullanarak harikalar yaratıyor. Piyano çalarken kendinden geçtiğini, kuşlar gibi uçabildiğini hissettiğini söyleyen Nevin Yoleri, en büyük hayalinin ise ünlü müzisyen Fazıl Say ile tanışmak olduğunu belirtti.
'PİYANO ÇALARKEN UÇUYORMUŞ GİBİ HİSSEDİYORUM'
Piyano çalmanın onda farklı bir yeri olduğunu söyleyen Nevin Yoleri ise, "Makrome örgü ellerimi ve hayal gücümü geliştiriyor. Makromeyi 1994 yılından beri yapıyorum. Piyano çalarken hissettiklerimi anlatamam, o benim hayalim. Çok mutlu oluyorum, uçuyormuş gibi hissediyorum. Evde tek başıma piyanomu çalarken daha rahat hissediyorum. Ailem de çok mutlu. Kendimi her konuda daha çok geliştirmek istiyorum. Okulumuza bir piyano istiyoruz. Bir de Fazıl Say'la tanışmak istiyorum. Fazıl Say çok büyük bir usta" dedi.
'AMACIM MÜZİKLE HAYAT KALİTESİNİ ARTIRMAKTI'
Nevin Yoleri'nin gelişimine Çiğli Halk Eğitimi Merkezi'nde ona müzik dersleri vererek ışık tutan İbrahim Kısımoğulları, "Nevin'le 2 yıl önce tanıştık. O zamanlar makrome örgü konusundaki yeteneği dikkatimi çekmişti. Hep bir enstrüman çalmasının gelişimine katkı olabileceğini düşünüyordum. Ancak elimizdekiler hep kavranarak tutulan gitar, bağlama, perküsyon aletleri gibi enstrümanlardı. Bir gün bir velimizin evinde kullanmadığı klavyesini bize bağışlamasından sonra Nevin'le müzik hayatımız kesişmiş oldu. Amacım onun yaşam kalitesini artırıp, müziğin onda bu anlamda bir gelişim sağlamasını gözlemlemekti. Sanırım adım adım o noktaya ulaşıyoruz. Onun mutluluğu ve ilgisi diğer öğrencilere de örnek oldu. Nevin çok hızlı bir gelişim gösterdi. Piyano çalmaya başladıktan sonra parmaklarını kullanma yeteneğinde gelişme oldu. Serebral palsi kas kontrolünde ciddi zorlanmaların yaşandığı bir hastalık. Ben Nevin'in diğer serebral palsili hastaların ailelerine ışık olacağını düşünüyorum. Çocuklarını müzik kurslarına mutlaka göndersinler. Özellikle piyano konusunda çok iyi sonuç alacaklarına inanyorum. Çünkü kavramak ve bir şey taşımak zorunda değil, onlar için daha uygun bir enstrüman" dedi.
Görüntü Dökümü
----------------------------
-Nevin Halk Eğitimi Merkezi'nde İbrahim Kısımoğulları eşliğinde piyano çalarken genel ve detay görüntüler
-Nevin makrome örgü örerken genel ve detay görüntüler
-Nevin ve halk eğitimi merkezindeki diğer arkadaşlarından görüntüler
-İbrahim Kısımoğulları ile röp
-Nevin Yoleri ile röp
Haber: Melis KARAKUZULU, Kamera: Mücahit BEKTAŞ/İZMİR,
=====================================================
7)ZEYNA VE LİSA İLE YAPILAN ARAMALARDA 89 KİLO UYUŞTURUCU ELE GEÇİRİLDİ
VAN'da polisin şüphe üzerine durdurduğu iki araçta narkotik köpekler 'Zeyna' ve 'Lisa' ile yapılan aramalarda 86 kilo 20 gram eroin ile 3 kilo 432 gram metamfetamin ele geçirildi. Olaylarla ilgili 2 kişi gözaltına alındı.?
Van Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube ekipleri, Erciş karayolunda oluşturulan uygulama noktasında durumundan şüphelendikleri otomobili durdurdu. Otomobilde narkotik köpeği 'Zeyna' ile yapılan aramada, 2 valiz içerisinde 75 kilo 500 gram eroin ele geçirildi. Ekiplerin düzenlediği bir başka operasyonda ise şüphe üzerine durdurulan minibüste arama yapıldı. Narkotik köpek 'Lisa'nın da kullanıldığı aramada, minibüsün sağ ön koltuğuna zulalanmış 10 kilo 520 gram eroin, 3 kilo 432 gram metamfetamin ele geçirildi.
Her iki operasyonla ilgili 2 kişi gözaltına alındı.
Görüntü Dökümü
-----------------------
-(1'nci klipte)
-Dedektör köpek 'Zeyna' ile otomobilde arama yapılması
-Otomobilde yapılan aramalar ve uyuşturucunun bulunması
-Uyuşturucunun emniyette teşhir edilmesi
-(2'nci klipte)
-Minibüste dedektör köpek 'Lisa' ile yapılan aramalar
-Lisa'nın uyuşturucuyu bulması
-Uyuşturucunun minibüsten çıkarılması
-Uyuşturucunun emniyette teşhir edilmesi
Orhan AŞAN/VAN,
=====================================================
8)KALFALAR DA USTALAR DA SINAVDA TER DÖKÜYOR
İZMİR'deki Bornova Mesleki Eğitim Merkezi'nde 142 dalda uygulama sınavına giren binlerce kişi ustalık ve kalfalık belgesi almak için birbiriyle yarışıyor. Yıllardır bildiği işi yapan alaylı ustalar da, tıpkı eğitim sürecini yeni tamamlamış adaylar gibi meslek sınavına girdi. Bir gömleği gözü kapalı dikebildiğini söyleyen 30 yıllık terzi Süleyman Batmaz da sınav heyecanından kaçamadı. İzmir'de 142 meslek dalında kalfalık, ustalık ve usta öğreticilik belgesi veren Bornova Mesleki Eğitim Merkezi, yeni sınav döneminde de binlerce kişiye sınav heyecanı yaşattı. Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Bornova Mesleki Eğitim Merkezi'nin müdürü Harun Yılmaz, meslek öğrenmek isteyen yada elindeki meslek eğitim belgesini değiştirmek isteyen herkesi beklediklerini söyleyerek "İşyeri açmak isteyen fakat ustalık belgesi bulunmayan vatandaşlarımız gibi becerisi olan ancak zaman bulamadığı için belge sahibi olmayan vatandaşlarımız da merkezimizden yararlanabilir. Çalışanlarına belge almak isteyen bir işveren de bize başvurabilir. Meslek edinmek isteyen tüm vatandaşları, işverenleri, esnafı ve ticaret erbabını okulumuza bekliyoruz" dedi. Kuaförlük, motorsiklet tamirciliği, cilt bakımı, güzellik uzmanlığı, et ürünleri yada CNC programcılığı gibi pek çok alanda belge verdiklerini belirten Yılmaz, "Yeter ki vatandaş eğitim almak istesin, destek oluyoruz. Konuyla ilgili hiçbir bilgiye sahip değilse eğitim süresi 4 yılı buluyor. En az ilkokul mezunları olmak üzere bize herkes başvurabilir. 3 yıl eğitimin sonunda kalfalık belgesi, 4 yılın ardından ise ustalık belgesi veriyoruz. Hiç okula gitmemiş ama elindeki beceriye güvenenler de sadece sınava girerek kalfalık ve ustalık belgesi alabilir" diye konuştu.
USTA TERZİ HEYECANLANDI
30 yıldır terzilik yaptığını söyleyen Süleyman Batmaz (49), memleketi Afyon'da 1 yıl terzilik yaptığını ancak işlerin yetersiz olması üzerine İzmir'deki bir tekstil fabrikasında çalışmaya başladığını belirtti. İki yıl önce bir işyeri açtığını ve belgesini almak için merkeze başvurduğunu anlatan Batmaz, "Karşıyaka'da kendime küçük bir dükkan açtım. Tadilat, tamirat işi yapıyorum. Yeni elbise diktiren çok fazla yok. Kalfalık ve ustalık belgesine ihtiyacım olduğu için bu merkeze başvurdum" diye konuştu. Bildiği işi yapsa da sınav heyecanının farklı bir duygu olduğunu anlatan Batmaz, "Aslında bildiğim işi yapıyorum ama yine de sınav heyecanım var. Ben 20 yıldır gömleği gözü kapalı diken bir terziyim. Ama bugün çok heyecanlıyım. İşallah hata yapmam" dedi.
SERVİSLER OTO BOYACI BULAMIYOR
20 yıldır oto boya teknisyeni olarak çalışan 33 yaşındaki Bayram Çakır da kalfalık belgesinin ardından ustalık belgesi almak için sınava girdi. Oto boyama işinin son 10 yılda en çok aranan mesleklerden biri haline geldiğini vurgulayan Çakır, "Birçok servis, boyacı bulamıyor. Bu yüzden güzel bir sanatım var. Çıraklıktan yetişmek lazım. Aylık ortalama gelirimiz 3 bin ile 5 bin arasında değişiyor. Gençlerin bu işe ilgisi var. Ama kimyasalla ilgisi olduğu için bazıları çekimser kalıyor. Maskemiz var, iş güvenliğine dikkat edildiğinde herhangibir risk yok. Bu iş çok cazip ve keyif veriyor" dedi.
Görüntü Dökümü
-----------------------
-Kuyumculuk, kuaförlük, güzellik uzmanlığı gibi sınavlardan detay görüntü,
-Bornova Mesleki Eğitim Merkezi'nin müdürü Harun Yılmaz ile röp,
-Süleyman Batmaz dikiş dikerken görüntü ve röp,
-Bayram Çakır oto boyarken görüntü ve röp.
Haber: Nevra UÇKAÇ - Kamera: Tekin GÜRBULAK/ İZMİR,