Dha Yurt Bülteni-3
1)KUZEY IRAK ŞEHİTLERİ, TÖRENLE MEMLEKETLERİNE UĞURLANDIHAKKARİ'nin Irak sınırındaki Derecik İlçesi Distepe üs bölgesine Irak'ın kuzeyinden PKK'lı teröristlerce yapılan havan saldırısı sonucu şehit olan 3 asker için Hakkari Dağ ve Komando Tugay Komutanlığında tören düzenlendi.
1)KUZEY IRAK ŞEHİTLERİ, TÖRENLE MEMLEKETLERİNE UĞURLANDI
HAKKARİ'nin Irak sınırındaki Derecik İlçesi Distepe üs bölgesine Irak'ın kuzeyinden PKK'lı teröristlerce yapılan havan saldırısı sonucu şehit olan 3 asker için Hakkari Dağ ve Komando Tugay Komutanlığında tören düzenlendi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun da katıldığı törende, duygusal anlar yaşandı. Hakkari'nin Derecik İmçesinin Irak sınır hattında bulunan 34: Hudut Tugay Komutanlığına bağlı 4. Hudut Taburu 3. Hudut Bölüğü emrinde Diztepe üs bölgesine Irak'ın kuzeyinden teröristlerce dün yapılan havan saldırısı sonucu şehit olan Adana ili İmamoğlu içesi nüfusuna kayıtlı Piyade Sözleşmeli Onbaşı Mehmet Erdoğan(28), Konya ili Ilgın ilçesine nüfusuna kayıtlı Piyade Sözleşmeli Erler Ethem Barış(25) ve Afyon'un İscehisar ilçesi nüfusuna kayıtlı Servet Akkuş(25) için Hakkari Dağ ve Komando Tugay Komutanlığında tören düzenlendi. Törene, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şebnem Karaaaslan, Hakkari Valisi İdris Akbıyık, Yüksekova 3. Piyade Tümen Komutanı Tümgeneral Metin Tokel, Vali Yardımcıları Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Balık, Hakkari Üniversitesi Rektörü Prof. Dr Ömer Pakiş, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Nuri Öztürk, Emniyet Müdürü Süleyman Suvat Dilberoğlu, kurum amirleri, asker, polis ve şehitlerin yakınları katıldı.
Törende şehitler için 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Şehit askerlerin özgeçmişlerinin ardından dualar edildi. Askerler ve Özel Harekat polisleri tarafından tekbirler getirilerek helikoptere konulan Şehit Piyade Sözleşmeli Onbaşı Mehmet Erdoğan, Piyade Sözleşmeli Erler Ethem Barış ve Servet Akkuş'un Türk bayrağına sarılı tabutları helikopterle Yüksekova'ya, oradan da uçakla toprağa verilmek üzere memleketleri Adana, Konya ve Afyonkarahisar'a gönderildi.
Görüntü Dökümü
-------------------------
-Şehitlerin tören alanına getiririlişi
-Şehitler
-Saygı duruşu
-Törene katılan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve diğer yetkililer
-Duaların yapılması
-Uğurama
Behçet DALMAZ-Orhan AŞAN/HAKKARİ,
======================================================
2)İNCİRLİOVALI ERİK ÜRETİCİSİ FİYATLARDAN MEMNUN ANCAK REKOLTE DÜŞÜK
AYDIN'ın İncirliova ilçesinde çoğunlukla 'papaz' cinsi erik üreten çiftçiler, bu yıl toptan olarak kilosu 8 liradan satılan ürünün fiyatının geçen yıla göre iye olduğunu, ancak rekoltenin düşük kaldığını belirtti.
İncirliova'nın en çok erik üretiminin yapıldığı Sandıklı Mahallesi başta olmak üzere diğer kırsal yerleşimlerinde erik hasadı başladı. Çoğunlukla 'papaz' eriği üreten çiftçiler, bu yıl kilogram fiyatlarının 8 lira olmasıyla mutlu oldu. Ancak bu sevinç, rekoltenin düşük kalması nedeniyle burukluk yarattı. İncirliova Ziraat Odası Başkanı Ali Kaykı, "Geçen yıl İncirliova genelinde yaklaşık 2 bin ton papaz eriği üretimi yapıldı. Bu yıl ise ancak 600 tonun üzerine çıkacağını tahmin ediyoruz. Bizi sevindiren tek şey ise erikteki fiyatlar oldu. Geçen yıl sezona toptan olarak kiloda 4-5 TL gibi bir fiyatla başladık. Bu sezon ise 8 TL'den satışlar başladı. Üreticiler rekolte düşüklüğüne üzülürken, inşallah fiyatların iyi olmasıyla aradaki bu açık kapanacak" dedi.
Sandıklı Mahallesi'nde erik üretimi yapan evli ve 2 çocuk babası 48 yaşında Bayram Büyüten, bekledikleri rekolteyi bulamadıklarını ifade edip, "Erikteki rekolte, bu sezon geçen sezona göre daha az. Hava şartlarından dolayı yüzde 60 daha rekolte düşük. Geçen yıl 17 Nisan'da hasat yapmaya başlamıştık. Bu yıl ise 27 Nisan'da başlayabildik. Fiyatlarımız toptan 8 TL civarında. Fiyatlar iyi ama ağaçlarda verim çok düşük. Gübre geçen yıl 55 TL'ydi, bu yıl 105 TL oldu. Erik fiyatı iyi diye sevinirken, rekoltenin düşüklüğü ve girdi fiyatlarının çok artması bizi tatmin etmiyor. Geçen yıl İncirliova bölgesi olarak 2 bin ton civarında bir erik üretimi oldu. Bu yıl ise rekolteye bakıldığında 600 tonun üzerinde ancak tahmin edebiliyoruz. Günlük olarak erik hasadında 500 ila 700 kişi arasında işçi çalışıyor. Bir ay süren erik mevsiminde yaklaşık 3 bin aile buradan ekmek yiyor" diye konuştu.
Büyüten'in ortağı evli ve 2 çocuk babası 39 yaşında Mehmet Çengel ise gelişen teknolojiye ayak uydurarak ayıklama ve paketleme tesisi kurduklarını belirtti. İşlerine yatırım yaptıklarını dile getiren Çengel, Türkiye'nin birçok iline sevkiyat yaptıklarını, ancak düşük rekoltenin kendilerini üzdüğünü söyledi.
Görüntü Dökümü
-------------------------
Erik ayıklama ve paketleme tesisinden genel ve detay görüntü
Erik bahçesinden görüntü
Bayram Büyüten ve Mehmet Çengel röp.
(Haber- Kamera: Burhan CEYHAN/ AYDIN,
======================================================
3)KONYA OVASI'DA ÇİFTÇİNİN YENİ GÖZDESİ KANOLA
TÜRKİYE'nin tahıl ambarı olarak bilinen Konya Ovası'nda kanola ekimi arttı. Ziraat Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Prof. Dr. Süleyman Soylu, az su isteyen ve karlı bir ürün olduğu içinde tercih edildiğini belirterek, "Geçtiğimiz yıl 20 bin dekar olan ekim alanı bu sene 100 bin dekarlara ulaştı. Büyük bir sıçrayış var. Bunun her sene artacağını düşünüyoruz. Ovanın yeni gözdesi kanola diyebiliriz." dedi.
Türkiye'de 38 bin 873 kilometrekare yüz ölçümüyle en büyük kent olan Konya'da arazinin yüzde 55'i tarım alanı olarak kullanılıyor. En çok tahıl ürünleri yetiştirildiğinden Türkiye'nin tahıl ambarı olarak biliniyor. Buğday üretiminin birinci sırada yer aldığı kentte yıllık ortalama 2.5 milyon ton buğday yetişiyor.
Prof. Dr. Süleyman Soylu, Konya Ovası'ndaki çiftçilerin yeni gözde ürünün artık kanola olduğunu belirtti. Kanola'nın önemli bir yağ bitkisi olduğunu ifade eden Soylu, tanesinde yer alan yüzde 40-45 oranındaki yağın özellikle yemeklik yağ sanayinde, işlendikten sonra kalan küspesinin hayvancılıkta değerlendirildiğini kaydetti.
100 BİN DEKARLARI GEÇTİ
Kanola ekim alanının Konya Ovası'nda günden güne arttığını ifaden eden Soylu, şunları söyledi:
"Konya Ovası'nın en önemli sorunu su. Çiftçilerimiz son zamanlarda artan enerji maliyetleri nedeniyle artık daha az masraf edip, daha fazla getiri olabilecek ürünlere yönelmeye başladılar. Kanola, geçmiş yıllarda 3-5 bin dekar ekim alanı varken, geçen yıl 20 bin dekara ulaştı. Bu yıl ciddi bir patlama oldu ve Konya Ovası'nda 100 bin dekarın üzerine çıktı. Bunun en önemli nedenlerinden biri çiftçilerin hoşuna gitti. Sebebi ise, ilk ekildiğinde ve ilkbaharda olmak üzere iki suyla 450-500 kilo dekar başına verim alıyor."
Kanola için kilogram başına 50 kuruş devletin desteğinin olduğunu ifade eden Soylu, "Devletin kilogram başına 50 kuruş prim desteği de var. Buda ciddi anlamda üreticiyi memnun ediyor. Fiyatlar son iki yıldır oldukça cazip. Geçen yıl iki liranın üzerinde gerçekleşti. Devlet desteğini de içerisine koyduğunuzda ciddi anlamda oldukça karlı. Masrafı az ve tarlayı çok erken terk ediyor. Haziran ayının ortasında hasat başlıyor ve Haziran sonu Temmuz başı gibi hasat bitiyor. Çiftçi rahatlıkla ürününü kaldırıyor ve tarlasını hazırlıyor. Fazla iş gücüne de ihtiyaç duyulmuyor. Çiftçinin çok fazla iş gücü kullanmasına gerek kalmadan üretim gerçekleşiyor. Buda çiftçimiz için cazip hale gelmesini sağlıyor. Tüm bu sebepler ovada kanolayı çok cazip hale getirdi. Ovanın gözbebeği oldu." diye konuştu.
KANOLA EKİM ALANININ ARTACAĞINI DÜŞÜNÜYORUZ
Kanola ekim alanının ilerleyen yıllarda da artacağını düşündüklerini belirten Soylu, "Tabi sadece bir ürünün çok para kazandırması değil, bu ürünün alıcısının olması da önemli. Bölgede ciddi anlamda kanola alıcısı büyük firmalarımız var. Kanolanın çiftçiden alınması konusunda hiçbir sıkıntı yaşanmıyor. Bir kısmı da sözleşmeli üretim yapıyor. Eğer bu trend devam ederse önümüzdeki yıllarda kanola ekim alanının ovada daha da artacağını tahmin ediyoruz" dedi.
Ülkemizin yağlı tohumlar için yurtdışına para ödediğini ifade eden Soylu, " Sağlıklı bir gelişme gösteriyor. Bir anda çoğalıp bir fiyasko olmadı. Ülkemiz yıllık 3-4 milyar dolar yurtdışına yağ ve yağlı tohumlar için para ödüyor. Bu konuda bir açık var. Dünyada da pahalı yağlı tohumlar. Kanola, bu açığı gidermek içinde önemli." şeklinde konuştu.
SUDAN TASARRUFTA SAĞLIYOR
Kanolanın su sıkıntı bulunan Konya Ovası'nda su tasarrufa da sağlayacağını belirten Süleyman Soylu, "Kanola, ovada suyun daha ekonomik kullanılması konusunda da fayda sağlayacaktır. Buda Konya Ovası açısından önemli bir katkı olduğunu düşünüyorum. "dedi.
Görüntü Dökümü
------------------
Tarladan drone ile havadan görüntü
Tarladan yerden görüntü
Bitkiden detay
Süleyman Soylu röp.
Haber- Kamera: Tolga YANIK- Hasan DÖNMEZ KONYA DHA))
=============================================================
4)KÜÇÜK AYBERK'TEN MUCİZE ADIMLAR
İZMİR'de beyin felci ve kronik akciğer yetmezliğiyle dünyaya geldikten sonra sağlık sorunlarıyla mücadele eden, sarma sarıp para kazanan annesi Neslihan Akın'ın sosyal medya üzerinden başlattığı yardım kampanyasında gerekli olan paranın toplanmasıyla ameliyat olan 9 yaşındaki Ayberk, yine yalnız bırakılmadı. Annenin bir kez daha yaptığı çağrının ardından gereken para toplanıp, Ayberk için ihtiyaç duyulan 34 bin TL değerindeki yürüteç (Hart walker) İngiltere'den sipariş edildi. Ayberk, firmanın İstanbul'daki merkezinde bulunan bu cihazın aynısıyla ilk adımlarını attı.
Çiğli'de doğuştan beyin felci ve kronik akciğer yetmezliği rahatsızlığı bulunan Ayberk Akın'ın annesi Neslihan Akın, oğlunun tedavi masraflarını karşılayıp eşine destek olabilmek için evde sarma sarıp para kazanmaya başladı. Geçen yıl Ayberk'in omurundaki rahatsızlığın artması üzerine doktorları ameliyat olmasına karar verdi. Ancak aile gerekli olan parayı bulamayınca, Ayberk'in de tedavisinde gerileme oldu. Bunun üzerine anne Neslihan Akın, oğlunun rahatsızlığının ne olduğunu ve ne yapmaları gerektiğini anlatan bir video çekti. Bunu da sosyal medya hesabından paylaştı. Görüntüler kısa sürede binlerce kişi tarafından paylaşıldı. Aralarında sanatçı Demet Akalın'ın da bulunduğu onlarca kişiden aileye destek yağdı. Görüntüleri izleyen kişilerden kimisi anne Neslihan Akın'a ulaşıp para yardımında bulundu, kimisi de sarma yapması için sipariş verdi. Ayberk'in tedavisi için gerekli olan 23 bin TL kısa sürede toplandı.
Tedavi için gerekli olan paranın toplanmasının ardından Ayberk Akın, geçen yıl ağustos ayında İstanbul'daki Maltepe Üniversitesi Hastanesi'nde Dr. Mehmet Nurullah Eriş tarafından ameliyat edildi. Hastanedeki tedavi sürecinden sonra taburcu edilen ve günlük bakımı evde yapılmaya devam eden Ayberk'in ilk olarak omuriliğindeki eğrilik iyileşti, ardından düz oturmaya başladı, ayrıca solunum cihazından da ayrıldı.
ÖNCE AYAĞA KALKTI SONRA ADIM ATMAYI BAŞARDI
Sağlığıyla ilgili olumlu gelişmeleri peş peşe yaşayan Ayberk, ilk olarak ayağa kalkmayı başardı. Ancak Ayberk'in hayatında yepyeni bir dönemin açılması için bu kez de yürütece (Hart walker) ihtiyaç duyuldu. Bunun için anne Neslihan Akın'ın bir kez daha yaptığı yardım çağrısına, vatandaşlar duyarsız kalmadı. Anne Akın'a, gerek telefonla gerekse de sosyal medya üzerinden bağlantı kuran yardımsever vatandaşlar tarafından sarma siparişleri verildi. Bu siparişleri kendisine yardım eden komşularıyla tamamlayan anne, gerekli olan 34 bin TL parayı topladı. Yürüteç ise belli özelliklerin eklenmesi için İngiltere'den sipariş edildi. Yaklaşık 7 hafta sonra gelmesi beklenen yürütecin aynısı firmanın İstanbul'daki merkezinde Ayberk'e takıldı. Ayberk de bu cihazyardımıyla da olsa mucize gibi ilk adımlarını attı. Ailesi bu anlarda büyük sevinç yaşadı. Anne Neslihan Akın, hayallerinin cihaz yardımıyla da olsa gerçek olduğunu, 9 yıl sonra oğlunun ilk adımlarını atmayı başardığını, artık kendi başına kullanmasını istediklerini söyledi.
Görüntü Dökümü
-------------------------
Ayberk'in cihaz takılı şekildeki görüntüsü.
Ayberk'in cihazla adım atmasından görüntü.
Haber: Taylan YILDIRIM -Kamera: İZMİR
======================================================
5)49 YILDIR ZİHİNSEL ENGELLİ VE YATALAK OĞLUNA BAKIYOR
MUĞLA'da çekilen bir sinema filmiyle tanınan 80 yaşındaki Sultan Tolga, 2 yaşındayken yapılan iğne sonrası beyin felci geçirdiğini belirttiği zihinsel engelli ve yatalak oğluna 49 yıldır usanmadan bakıyor. Oğlu 51 yaşındaki Şevket Tolga'yı elleriyle besleyerek tüm bakımlarını yapan Tolga, bir annenin evladı için yapabileceği fedakarlığın simgesi oldu.
Türkiye'de herkes Muğlalı Sultan Tolga'yı, Dondurmak Gaymak sinema filminde 'Çoban Teyze' rolünde ettiği küfürlerle tanıdı. Hiçbir sıkıntısını belli etmeyen Sultan Nine'nin bilinmeyen yönü ise zihinsel engelli ve yatalak oğluna 49 yıldır gözü gibi bakması. Menteşe ilçesinin Karşıyaka Mahallesi'nde yaşayan işçi emeklisi Sultan Tolga, 24 yıl önce eşini, 17 yıl önce ise arı sokması oğlunu kaybetti. Yaşlı kadın, kızının evlenmesi üzerine, 2 yaşında yapılan yanlış iğne sonucu beyin felci geçiren engelli oğlu Şevket ile baş başa kadı. Yüzünden gülümseme eksik olmayan ve hayata küsmeyen Sultan Nine, ilerleyen yaşına rağmen yatalak evladının sabah kahvaltısını yaptırıp, öğle ve akşam yemeği yediriyor.
SULTAN NİNE'NİN TEK ARZUSU BAHÇE DUVARININ TAMİRİ
Bağımsız derme çatma 2 odalı bir evde oğlunu elleriyle besleyen Sultan Tolga, "Çocukluğumdan beri fakirlik içinde büyüdüm. Hep mısır ekmeği yedik. Evlendikten sonra buğday ekmeğini gördüm. Kimsenin malında gözüm yok. Bu yaşıma geldim, elimi uzatıp bir şey almadım. Oğluma bakmaya mecburum. Doğarken iyi, bakarken zor olmamalı. Allah bana güç versin, ben ona bakarım. Bir yanlış iğne çocuğumu mahvetti. Dönemin Belediye Başkanı Erman Şahin elimden tuttu ve bana iş verdi. Yüzümün akıyla ekmeğimi kazandım. Yüz karası yapsaydım hayatta kimsenin yüzüne bakamazdım. Aldığım emekli maaşı ile geçinmeye çalışıyoruz. Kimseye boyun eğmiyorum. Kuru ekmek ve soğan yiyeyim yeter ki ağzımın tadı bozulmasın" dedi.
Sultan Nine, evinin bahçe duvarının yıkıldığını ve bir an önce yaptırılması için yetkililerden yardım beklediğini söyledi.
Görüntü Dökümü
-------------------------
Sultan Tolga'nın oğlu ile görüntüsü
Sultan Tolga'nın tabaklara yemek koyması, yemekleri koyduğu tepsiyi taşıması
Sultan Tolga'nın oğluna yemek yedirmesi
Yıkılan bahçe duvarının görüntüsü
Sultan Tolga'nın telefon görüşmesi yapması
Sultan Tolga ile röp.
Haber- Kamera: Cavit AKGÜN/ MUĞLA,
======================================================
6)KULAKLI YAVRU BAYKUŞ KORUMA ALTINA ALINDI
MANİSA'nın Saruhanlı ilçesindeki bir arazide bulunan ve çok küçük olduğu için uçamadığı görülen kulaklı yavru baykuş, bakıma alındı.
Saruhanlı ilçesindeki boş bir arazide uçamayan kulaklı yavru baykuş bulan vatandaşlar, Tarım ve Orman Bakanlığı'na bağlı 4. Bölge Doğa Koruma Milli Parklar Şube Müdürlüğü'ne getirdi. Veteriner Engin Bahçeci tarafından genel muayenesi yapılan yavru baykuş, güçlenmesi için bir süreliğine bakıma alındı. Yavru baykuşun bakımının yapıldıktan sonra doğaya salınacağını belirten Veteriner Bahçeci, "Yaklaşık 1 aylık olduğunu tahmin ettiğimiz kulaklı yavru baykuşumuzu vatandaşlar bulup, bize teslim etti. Baykuşun genel bir muayenesini yaptık. Genel olarak baykuşumuzun sağlığında bir problem gözükmüyor. Ancak daha çok küçük olduğu için uçamıyor. Bize bu baykuşu getiren vatandaşlara, annesi ya da kardeşi var mı diye sorduğumuz, diğer yavrularının başka hayvanlar tarafından saldırıya uğradığını öğrendik. Biz de bu yüzden baykuşumuzu koruma altına aldık. Yavru baykuşumuz bizde yaklaşık 1 ay kadar misafir olacak. Ardından tekrar onu bulunan yerde doğaya salacağız" dedi.
Görüntü Dökümü
-------------------------
Yavru baykuştan görüntü
Yavru baykuşun bakımından görüntü
Veteriner Hekim Engin Bahçeci röp.
Genel ve Detay görüntü
Haber- Kamera: Cemil SEVAL- Erhan KASIRGA/ MANİSA,
======================================================
7)BACA DELİĞİNE DÜŞEN KEDİYİ İTFAİYE KURTARDI
MANİSA'nın Turgutlu ilçesinde, iki katlı evin baca deliğine girerek mahsur kalan yavru kedi, itfaiye ekiplerince kurtarıldı.
Atatürk Mahallesi Şanlı Sokak 32 numaradaki iki katlı binanın üst katında yaşayan Celal Budak'ın ailesi, evde kedi sesi duydu. Evi kontrol eden Budak ailesi, sesin baca deliğinden geldiğini anladı. Kediye ulaşılamayınca itfaiyeden yardım istendi. Olay yerine gelen itfaiye görevleri, yavru kedinin baca deliği boşlunda ve 4 metre aşağıda olduğu belirledi. Alt kata inerek kedinin bulunduğu noktadan baca duvarını çekiçle delen ekipler, kediyi kurtardı. Herhangi bir rahatsızlığı bulunmayan yavru kedi, evin çatısında bulunan annesi ve kardeşlerinin yanına bırakıldı.
Ev sahibi Celal Budak, "Nasıl olduysa baca deliğine düşmüş. Biz çıkaramayınca, itfaiyeden yardım istedik. Eksik olmasınlar canla başla çalışıp yavru kediyi kurtardılar. Bacamız yıkıldı ama bir can annesine, kardeşlerine kavuştu. Sağ olsunlar, bizi mutlu ettiler" dedi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
Olay yerinden görüntü
İtfaiyenin çalışması
Ev sahibi Celal Budak
Genel ve Detay görüntü
(KJ Haber- Kamera: Doğan ÇİZMECİ/ TURGUTLU (Manisa),