Dha Yurt Bülteni-5

Son Güncelleme:

1)'DUR' İHTARINA UYMAYAN SÜRÜCÜ, 2 POLİSİ EZDİNİĞDE'de, trafik polislerinin 'dur' ihtarına uymayıp, kaçan otomobil sürücüsü, motosikletli ekibe çarptı.

1)'DUR' İHTARINA UYMAYAN SÜRÜCÜ, 2 POLİSİ EZDİ


NİĞDE'de, trafik polislerinin 'dur' ihtarına uymayıp, kaçan otomobil sürücüsü, motosikletli ekibe çarptı. Sürücü, çarpmanın etkisiyle motordan düşen 2 polis memurunun üzerinden geçip, kaçmayı sürdürdü. Polislerin, sürücünün durması için açtığı ateş sonucu sanayi çalışanı Mustafa Kişi (22) yaralandı. 3 yaralı hastaneye kaldırılırken, sürücü ile araçtaki 2 kişi yakalanıp, gözaltına alındı. Kent merkezinden dün akşam uygulama yapan ekipler, 51 AAF 179 plakalı otomobilin sürücüsüne 'dur' uyarısında bulundu. Trafik polislerinin uyarısını dikkate almayan otomobil sürücüsü, 2 arkadaşıyla birlikte kaçmaya başladı. Takibe alınan sürücünün gittiği Eski Sanayi Sitesi mevkisinde yol, motorize ekipler tarafından kesildi. Bu sırada otomobil sürücüsü, motosikletli ekibe çarptı. Çarpmanın etkisiyle motordan düşen polis memurları Eren P. (36) ile İrfan Y.'nin (40) üzerlerinden geçen sürücü, kaçtı. Bunun üzerine diğer ekipler de sürücüyü durdurmak için ateş açtı. Seken kurşunlardan biri, sanayide çalışan ve olayla ilgisi bulunmayan Mustafa Kişi'nin omuzuna isabet etti. Yaralı polisler ile Mustafa Kişi, ihbarla gelen sağlık görevlilerince ambulanslarla Niğde Ömer Halisdemir Hastanesi'nde götürülüp, tedaviye alındı. Polis memurları ile Kişi'nin hayati tehlikesinin bulunmadığı bildirildi. Takip sonucu sanayi sitesinde kıstırılan ve isimleri açıklanmayan otomobildeki 3 kişi gözaltına alındı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.


Görüntü


ökümü


-------------------------


-Otomobilden görüntü


-Polis motosikletinden görüntü


-Olay yeri inceleme polislerinden görüntü


-Detay görüntüler


Süre: 01'24" Boyut: 90 MB


Haber-Kamera: Ali KADI/NİĞDE,


==========================================================


2)ÇOCUK KAÇIRILACAĞI SÖYLENTİSİ ORTALIĞI KARIŞTIRDI


AYDIN'ın İncirliova ilçesinde, çocuk kaçırmak isteyen 2 şüphelinin Acarlar Polis Merkezi'nde olduğu söylentileri ortalığı karıştırdı. Polis merkezi önünde toplanan öfkeli kalabalık, şüphelilerin kendilerine verilmesini istedi. Gözaltında kimsenin bulunmadığına ikna olmayan kalabalık, polis merkezinin ve önündeki 3 ekip otosunun camlarını kırdı. Gerginlik çevik kuvvet ekiplerinin gelmesi ve Aydın İl Emniyet Müdürü Rahmi Baştuğ'un kalabalığı sakinleştirmesiyle sona erdi. Acarlar Mahallesi'nde, dün (pazartesi) saat 21.30 sıralarında, Fransa plakalı bir minibüste bulunan 2 kişi, 12 yaşındaki bir çocuğa adres sordu. Çocuk paniğe kalıp, evlerine giderek durumu ailesine anlattı. Kısa sürede içinde, minibüsle mahalleye gelen 2 kişinin çocuk kaçırmaya çalıştığı söylentileri yayıldı. Söylentiler üzerine bir grup öfkeli kalabalık, Acarlar Polis Merkezi önünde toplandı. Kalabalık, Polis Merkezi'nde olduğunu zannettikleri şüphelilerin kendilerine verilmesini istedi. Polis gözaltında kimsenin bulunmadığını belirtti. Ancak kalabalık ikna olmadı. Bunun üzerine polis, kalabalıktan 2 kişiyi içeri alarak, kendilerinin bakmalarını istedi. İçeri giren 2 kişi, kimsenin bulunmadığını görmelerine rağmen yine de ikna olmadı. Kalabalık, polis merkezi ile önündeki 3 ekip otosunun camını taş atıp kırdı. Gerginliğin daha da artması üzerine, takviye ekip istendi. Bunun üzerine Aydın'dan bir minübüs dolusu çevik kuvvet ekibi sevk edildi. Çevik kuvvet ekibi polis merkezi önünde önlem aldı. Aydın İl Emniyet Müdürü Rahmi Baştuğ da öfkeli kalabalık ile konuşup, sakinleştirdi. Kalabalık, daha sonra dağıldı.


Görüntü Dökümü


--------------------


-Acarlar Polis merkezi önünde toplanan öfkeli kalabalığın cep telefonu ile çekilmiş görüntüleri


Haber: Burhan CEYHAN/ AYDIN,


===================================================


3)HAYVANAT BAHÇESİNİN GÖZDESİ 'TRUMP'


ANTALYA'daki hayvanat bahçesine 8 ay önce getirilen nehir sıçanı koypu, büyük ilgi görüyor. Ziyaretçiler, turuncu kürkünden dolayı ABD Başkanı Donald Trump'a benzettikleri koypuya 'Trump' adını verdi. Antalya Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi ve Doğa Parkı, yaklaşık 8 aydır yeni bir üyeye ev sahipliği yapıyor. Yaşam alanı Güney Amerika olan ve 'nehir sıçanı' diye bilinen bir kemirgen türü koypu, ziyaretçilerden büyük ilgi görüyor. Yaşam alanı nehir kıyıları olan, arka iki ayağının perdeli olması nedeniyle kolaylıkla hareket eden koypu, günde 2 kilo sebze ve meyveyle besleniyor. Bakıcısının zaman zaman yer fıstığı verdiği koypuya, ziyaretçiler ilginç bir isim verdi. Turuncu kürkü nedeniyle ABD Başkanı Donald Trump'a benzetilen koypuya ziyaretçiler, 'Trump' adını verdi.


Bu ilginç benzetmeyi duyduklarında şaşırdıklarını anlatan hayvanat bahçesi sorumlu veteriner hekimi Aygül Arsun, "Bir vatandaş hayvanat bahçemize bağışladı. Bize geldiği andan itibaren ziyaretçilerin ilgi odağı oldu. Havuzunda bütün gün vakit geçiriyor. Kemirgen ama çok sevimli bir hayvan. Ziyaretçilerin sıklıkla 'Trump' diye seslendiğini gördük. Biz de çok şaşırdık" dedi.


Görüntü Dökümü


--------------------


Hayvanat bahçesi dış plan görüntü


Koypu yuvasında fıstık yerken görüntüsü


Koypu su havuzunda serinlerken görüntüsü


RÖP: Aygül Arsun (Sorumlu veteriner hekim)


Detaylar


249 MB/// 02.15ö (HD)


Haber: Alparslan ÇINAR- KAMERA: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,


==========================================================


4)PROF. DR. HAKAN DEMİR: SARI KIZ OLARAK BİLENEN ÖRÜMCEK ZEHİRSİZ


NİĞDE Ömer Halisdemir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi  Prof. Dr. Hakan Demir, halk arasında 'sarı kız' olarak bilenen ve haziran ayından itiberen görülen örümcek türünün zehirsiz olduğunu söyledi.


Havaların ısınmasıyla 'sarı kız' olarak bilenen örümcek türünün görülmeye başlandığını belirten Prof. Dr. Hakan Demir, "Halk arasında et yiyen örümcek, sarı-ömer-sarı kız ve benzeri isimlerle anılan bu böğleri vatandaşlar yanlış bir algı sonucu zehirli olduğu düşünüyor. Böğler dediğimiz bu canlılar doğada örümcekgiller içerisinde yer alırlar, farklı bir takım vardır örümcekler, akrepler bunlar aynı grup içerisinde yer alırlar. Ancak onlardan farklıdırlar. Diğer bir ismi de deve örümceğidir. 'Camel Spider' olarak adlandırılır. Bu türler zehri olmayan canlılardır" dedi.  Örümceklerin doğada genellikle kırsal alanlarda özellikle taşlık bölgelerde görülebileceğini kaydeden Demir, "Niğde bağları dediğimiz bölgelerde taşların ve kayaların alt kısımlarında gündüzleri saklanarak korunaklı bir şekilde gizlenirler, geceleyin ise aktif olurlar. Bunlar gece avlanan gece hareketli olan canlılardır. İnsanoğlu her yerde olduğu gibi doğayı şehirleşme adına işgal ettiğinden dolayı bu canlıların yaşam alanının bulunduğu bölgelerde son zamanlarda yapılaşma artmakta aslında bu canlılar bizim bulunduğumuz yerlere evlerimize gelmiyor. Biz bu canlıların yaşam alanlarını işgal ettiğimiz için iç içe geçiyoruz ve karşı karşıya geliyoruz. Bu canlılar aslında insanlardan kaçan canlılardır" diye konuştu.


ZEHİRLİ DEĞİLLERDİR


Küçük böcekler ya da daha önceden ölmüş olan küçük kemirgenler fare ve benzeri doğal canlıların ölmüş artıklarıyla beslendiklerini belirten Demir, şu bilgileri verdi:


"Bu ölmüş artıklarla beslenirken yemiş oldukları ölü canlının vücudunda bulunan patojen organizmalar insan sağlığı için zararlı olan mikroorganizmalar böceğin ağız bölgesine bulaşıyor. Daha sonra bu canlı bir şekilde herhangi bir insanoğlu ile karşılaştığında temas halinde insanı ısırabilir. Bunun nedeni ise insandan korkmasıdır. Isırdığı anda da ağız bölgesinde bulunan daha önce beslendiği leş hayvanlarındaki mikrop insana ulaşabilir. İnsanı zehirleyen zarara neden olan mikrop hayvandan kaynaklanan bir mikrop olmayıp beslenmiş olduğu leş dediğimiz ölmüş hayvandan aldığı mikroptur. Onu insana bulaştırır, insanda da bir hastalık hukuku bulmasının nedeni de budur. Hayvan zehirsizdir. Örümcekler zehirlidir ancak bu hayvan zehirsiz bir hayvandır. Bu böcek gece avlanır. Bu hayvan yaklaşık 1 metreye yakın zıplayabilme özelliği vardır. Doğada bulunan insanlar için zararsız. Bu canlılarla şayet karşılaşmak istemiyorsak. Bu canlıların yine doğal avcıları vardır. Bu doğal avcılar nedir. En kolay şekilde bulacağımız kümes hayvanlarını özellikle tavukları kullanabiliriz. Bunun dışında fiziki olarak da binaların etrafına asfalt beton gibi bu canlıların altına girip saklanamayacağı sert zeminlerin oluşturulması bu türlerle karşılaşmamızı en aza indirecektir.  Bunu dışında kullanacağımız herhangi bir kimyasal  bir ilaç yalnızca bu canlıyı değil, diğer canlıları da yok edecektir. Biz kimyasal mücadeleye karşıyız."


Görüntü dökümü


--------------------------


-Laboratuvarda sarı kız örümceği görüntüsü


-Prof. Dr. Hakan Demir'in açıklaması


-Sarı kız örümceğini incelerken görüntü


-Detay görüntüler


Süre: 05'32" Boyut: 360 MB


Haber-Kamera: Ali KADI/NİĞDE,


======================================================


5)40 YILLIK TORNA USTASI ENSTRÜMANA ŞEKİL VERİYOR


İSTANBUL'da 40 yıl boyunca torna ustalığı yapan ve emekli olduktan sonra memleketi Bingöl'ün Yayladere ilçesine dönen Ali Rıza Gökcan, müzik enstrümanı üretimine başladı. Evinde oluşturduğu atölyede, kendi yaptığı özel aletlerle mey, bağlama, zurna gibi enstrümanlara şekil veren Gökcan, "Atölyemdeki malzemelerin çoğunu kendim yaptım. Torna, şerit testere, kopyalı pantograf yaptım. Hobi olarak başladım bu işe. Para kazanmayı ikinci plana attım, tek amacım Yayladere'de bir şeyler yapmak" diye konuştu.


Yaklaşık 40 yıl İstanbul'da torna, kalıp, tesviye sektöründe işletmecilik yapan Ali Rıza Gökcan (60), Yayladere ilçesindeki evinin bir odasını çevirdiği atölyede, çeşitli müzik aletleri üretmeye başladı. Atölyesindeki aletlerin çoğunu da kendi elleriyle yapan Gökcan, "Atölyemdeki malzemelerin çoğunu kendim yaptım. Torna, şerit testere, kopyalı pantograf yaptım. Durdukça aklıma bir şeyler geliyor. Tahtadan cep telefonu aksesuarı bile yaptım. 2 çocuğum var, bir kız bir erkek. İstanbul'da çalışıyorlar. Eşimle gelip gidiyoruz. Buraları seviyorum. Allah ömür verdikçe buralara bir şeyler yapmak istiyorum. Biz ailece müzisyeniz, oğlum ve kızım da çeşitli enstrümanları çalıyorlar. Sevdiğim için yapıyorum" dedi.


Hobi olarak başladığı enstrüman üretiminde para kazanmayı ikinci planda gördüğünü anlatan Gökcan, şöyle konuştu:


"Sevdiğim müzik aletlerini yapmak ve geliştirmek için kendime bir torna yaptım. İstanbul'dan buraya getirttim. Mey ile başladım, sonra zurna yaptım. Geliştirerek kabak kemane ve saz da yapıyorum. Balaban da yaptım. Hobi olarak başladım bu işe. Para kazanmayı ikinci plana attım, tek amacım Yayladere'de bir şeyler yapmak. Emekli olduğum halde İstanbul Ümraniye'de kalıyorum ve hala orada bir fabrikada çalışıyorum. Yılda 4-5 defa Yayladere'ye sırf müzik aletleri yapmak için geliyorum. Her geldiğimde 10-15 gün kalıyordum ancak bu sefer biraz daha uzun kaldım. Müzik aletleri için Elazığ'ın Baskil ilçesinden tomruk getiriyorum. Doğradıktan sonra çatlamasını engellemek için tutkallayıp, 6 -12 ay bekletiyorum. Çabuk kuruması için de evimin çatısında bekletiyorum."


Görüntü Dökümü:


----------------------


-Atölyede bir Meyin yapılışı


-Ali Rıza Gökcan'ın röportajı


-Ürettiği meyi çalarken detaylar


-Elazığ'dan getirttiği tomruklardan detaylar


-Atölyedeki kendi ürettiği aletlerin detayları


-Ürettiği müzik aletlerinden detaylar


-Genel ve detay görüntüler


Haber-Kamera: Aziz ÖNAL-Mesut BUDRAÇ

Kaynak: DHA