Dha Yurt Bülteni -5
Eşini öldürüp, telefondaki oğluna 'Annenizi vurdum' dedikten sonra intihara kalkıştıKonya'da, Hasan Hüseyin B. (62), eşi Müslime B.'yi (49) av tüfeğiyle göğsünden vurarak, öldürdükten sonra oğlu Ali B.'yi telefonla arayıp, "Annenizi vurdum şimdi de kendimi öldürüyorum.
Eşini öldürüp, telefondaki oğluna 'Annenizi vurdum' dedikten sonra intihara kalkıştı
Konya'da, Hasan Hüseyin B. (62), eşi Müslime B.'yi (49) av tüfeğiyle göğsünden vurarak, öldürdükten sonra oğlu Ali B.'yi telefonla arayıp, "Annenizi vurdum şimdi de kendimi öldürüyorum. Hakkınızı helal edin" dedi. Telefon konuşmasının ardından çenesine dayadığı tüfeği ateşleyen Hasan Hüseyin B., eve gelen oğlu tarafından ağır yaralı bulunup, hastaneye kaldırıldı. Evde arama yapan polis ekipleri, Hasan Hüseyin B.'nin bıraktığı 'Pazartesi maaş günüm, parayı çek oğlum' yazılı notu buldu.
Olay, saat 06.30 sıralarında, merkez Karatay ilçesine bağlı Saraçoğlu Mahallesi Hanefi Sokak'taki müstakil evde meydana geldi. Emekli Hasan Hüseyin B., henüz bilinmeyen nedenle eşi Müslime B.'yi av tüfeğiyle göğsünden vurarak, öldürdü. Oğlu Ali B.'yi telefonla arayan Hasan Hüseyin B., "Annenizi vurdum şimdi de kendimi öldürüyorum. Hakkınızı helal edin" dedi. Telefon konuşmasının ardından Hasan Hüseyin B., çenesine dayadığı av tüfeğini ateşledi. Babasıyla görüştükten sonra telaşla eve gelen Ali B., Hasan Hüseyin B. ve Müslime B.'yi kanlar içinde yerde hareketsiz yatarken, buldu. Ali B.'nin ihbarıyla eve sağlık ve polis ekipleri geldi. Sağlık görevlileri, yaptığı kontrolde, Müslime B.'nin yaşamını yitirdiğini belirledi. Ağır yaralı olduğu anlaşılan Hasan Hüseyin B. ise ambulansla Meram Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılıp, tedaviye alındı.
Müslime B.'nin cansız bedeni ise otopsi yapılmak üzere Konya Numune Hastanesi'nin morguna götürüldü.
POLİSE 'TÜFEK YERE DÜŞÜP, ATEŞ ALDI' DEDİ
Ağır yaralı Hasan Hüseyin B., hastaneye götürülürken, polise verdiği ilk ifadesinde, duvarda asılı av tüfeğinin yere düşünce ateş aldığını, tüfekten çıkan saçmaların da kendilerine isabet ettiğini ileri sürdü.
'PARAYI ÇEK OĞLUM' YAZILI NOT BIRAKMIŞ
Öte yandan evde arama yapan polis ekipleri, Hasan Hüseyin B.'nin bıraktığı 'Çocuklarım, kardeşlerim ve akrabalarım, hakkınızı helal edin. Böyle olmasını istemezdim. Oğlum; pazartesi maaş günüm, parayı çek oğlum' yazılı notu buldu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Görüntü Dökümü
-----------------
Evin dışından detay
_ Cenazenin çıkartılması
Genel ve detay
Haber- kamera: Mehmet IŞIK KONYA DHA))
===============
Aksaray'da silahlı kavga: 3 yaralı
Aksaray'da aralarında husumet bulunan akraba iki grup arasında çıkan silahlı kavgada 3 kişi yaralandı. Olaya karıştığı ileri sürülen 3 kişi de gözaltına alındı.
Olay, dün saat 23.00 sıralarında Yavuz Sultan Selim Mahallesi 89'uncu Cadde de meydana geldi. Cihan Yıldırım (46), iddiaya göre minibüsüyle aynı mahallede oturan ve aralarında husumet bulunan amcasının oğlu Dursun Yıldırım'ın evinin önünden geçti. Dursun Yıldırım da bu duruma tepki gösterdi. Bunun üzerine Cihan Yıldırım da minibüsünü durdurup, inerek karşılık verdi. İki kuzen arasında tartışma çıktı. Tartışma Yıldırım'ın yanında bulunan kızı Nazar Yıldım (15) ve oğluyla dini nikahla evli Çiğdem Taş (26) ile Dursun Yıldırım'ın, yakınları Sezer Yıldırım ve Ercan Yıldırım da karıştı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Dursun Yıldırım, av tüfeğiyle rastgele ateş etti. Açılan ateş sonucu Cihan Yıldırım başından, Çiğdem Taş sol kalçasından, Nazar Yıldırım da sırtından ve karnına isabet eden saçmalarla yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Dursun Yıldırım, Sezer Yıldırım ve Ercan Yıldırım gözaltına alındı.
Görüntü Dökümü
-------------
-Yaralıların hastaneye kaldırılması
Genel ve detay
Haber- Kamera: Erkan ALTUNTAŞ AKSARAY,
===============
7 haneli köyde 14 kişi yaşıyor
Afyonkarahisar'ın Sandıklı ilçesi Asmacık köyünde göç nedeniyle 7 hanede 14 kişi yaşıyor.
Sandıklı ilçe merkezine 25 kilometre uzaklıktaki 500 yıllık geçmişe sahip Asmacık köyünde, işsizlik nedeniyle göç verince 7 hanede toplam 14 kişi yaşıyor. Tek geçim kaynağı hayvancılık olan köyde yaşayan 14 kişinin yaşları 55 ile 80 arasında değişiyor. Köy sakinleri, nüfus azlığı nedeniyle imam verilmediğinden yakınırken, köyün desteklenerek iş sahaları açılmasını, tersine göçün başlamasını istiyor.
Köyün 25 yıldır muhtarlığını yapan Ahmet Coşar (62), Asmacık köyünde 7 hanede 14 kişinin yaşadığını kaydetti. 6'ncı dönem için muhtar adayı olduğunu belirten Ahmet Coşar, "Tek muhtar adayı benim. 500 yıllık tarihe sahip köyümüz. Tek geçim kaynağımız ise hayvancılık. Orman alanlarına zarar verdikleri için keçi yetiştirilmesi yasak. Bu nedenle koyun ya da büyükbaş hayvan yetiştiriyor. Tarım arazimiz çok az. Zaten orman köyü olduğumuz için ormandan gelen domuz sürüleri ekinlere zarar veriyor. Bu nedenle tarım da yapamıyoruz" dedi.
10 yıl önce köy nüfusunun 160 olduğunu, 65 seçmenin bulunduğunu kaydeden Ahmet Coşar, "Şimdi 14 seçmen var. Köyde yaşayanların yaşları 55'in üstü. Genç yok. Nüfus az olduğu için imam yok. Onun için imam istiyoruz. Burada bir işletme olsa gençler burada çalışır. Böylelikle tersine göç başlar. Gençler zaten iş olmadığı için gitti" diye konuştu.
Sandıklı ilçesinde oturan muhtar Ahmet Coşar'ın oğlu Feridun Coşar da "Babam 25 yıldır muhtar. Ben de Sandıklı'da kalıyorum. Köyde bir iş sahası kurulursa pek çok kişi geri dönecektir. Ben de köyüme dönmek istiyorum" diye konuştu.
Köy sakinlerinden Fatma Coşar (70) ise "Köyün nüfusu çok azaldı. Gençler çalışmak için gitti. 5 çocuğum ve 7 torunum var. Hepsi dışarda" dedi
Görüntü Dökümü
-----------------
-Köyün ismini yazan tabela ve köy girişinden görüntü
-Köyden genel görüntü
-Köyün sokaklarından görüntü
-Köyde yaşayan vatandaşlar bir arada görüntü
-RÖP1: Ahmet Coşar(Köy muhtarı)
-Köyde ki vatandaşlar çalışmalarından görüntü
-Köy Muhtarı Ahmet Coşar'ın oğlu Ferudun Çoşar köy sokaklarında dolaşırken görüntü
-RÖP2: Ferudun Coşar(Köy muhtarının oğlu)
-Muhtar Ahmet Coşar ve oğlu Ferudun Çoşar köy içersinde dolaşırken görüntü
-Köyde yaşayan vatandaşlar köy sokaklarında birlikte görüntü
-Köyde yaşayan vatandaşlar köyde çalışmalarından görüntü
-Köy sakinleri el sallarken görüntü
474MB - 4.17
Haber-Kamera: Ahmet DAĞLI/SANDIKLI(Afyonkarahisar),
=================
PKK şüphelileri adliyeye sevk edildi
Bursa'da polis tarafından, terör örgütü PKK/KCK'nın gençlik yapılanması DGH üyesi oldukları ve örgüt propagandası yaptıkları belirlenerek gözaltına alınan 12 şüpheli, adliyeye sevk edildi.
İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri ile İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerinin ortak çalışmalarında, sosyal medya hesaplarından terör örgütü PKK/KCK propagandası yapanların yakalanması için operasyon düzenlendi. Bursa merkezi ile Gemlik, İnegöl, Gürsu ve Kestel ilçelerinde yapılan operasyonlarda 27 şüpheli gözaltına alınıp emniyete götürüldü.
Aralarında PKK/KCK'nın gençlik yapılanması DGH'ye üye oldukları belirlenenlerin de bulunduğu 12 şüpheli, bu sabah adliyeye sevk edildi. Diğer 15 şüphelinin emniyette sorgulamalarının devam ettiği öğrenildi.
Görüntü Dökümü:
-------------------------------
-Şüphelilerin adliyeye girişi
-Adliye binasından detaylar
Süre: 00.45 Boyut: 85 MB
Haber-Kamera: Mehmet İNAN/BURSA,
=================
Palandöken'de nevruz bereketi
İranlı turistlerin iki haftalık Nevruz tatili için Palandöken Kayak Merkezi'ne akın etmesi üzerine, otellerdeki doluluk oranı yüzde 75'lere ulaştı. Kayak Merkezindeki oteller de Nevruz turizmi nedeniyle İranlı turistler için özel eğlence programları ve etkinlikler hazırladı. Çoğunluğu gençlerden oluşan İranlı turistler, gündüz kayak yapıp, geceleri de discoda eğlenerek, bayramın keyfini çıkarıyor.
Her yıl olduğu gibi bu yıl da Nevruz Bayramı tatili nedeniyle Palandöken'e gelen İranlı gençler, gönüllerince eğleniyor. Türkiye'ye karayolu ile otobüs veya özel otomobilleri ile gelen İranlı turistler, Palandöken'deki Dedeman, Sway, Polat ve Palan otelleri doldurdu. Kar kalındığını 80 santimi bulduğu Palandöken'de baharın gelişini kutlayan İranlı gençler, gündüz kayak ve snowboard yapıyor. Bazıları gece kayağı olanağından yararlanırken, bazıları da otellerin diskolarında sabahın ilk ışıklarına kadar eğleniyor.
Türkiye'nin yaz ve kış turizm cenneti olduğunu belirten İranlı tur rehberi Mesut Mahmutpur, "Her yıl olduğu gibi bu yılda buradayız. Çok güzel kar var. 21 Mart, bütün varlıklar için uyanış, diriliş ve yaradılış günü olarak kabul edilir. Nevruz Bayramı tatili nedeniyle ülkemize yakın olan Erzurum'u tercih etmemizin en büyük nedeni burada kendimizi ev sahibi gibi görüyoruz. Örfümüz, adetlerimiz bir olduğu için yabancılık çekmiyoruz. Muhteşem bir tatil yaşıyoruz" diye konuştu.
2011 Universiad Kış Oyunları, Avrupa Gençlik Olimpik Kış Festivali (EYOF 2017) ve birçok uluslararası organizasyona ev sahipliği yapan Palandöken'in büyük tanıtım yaptığını ifade eden Palan Oteli Genel Müdürü Ali Güney, "Otelimizde 100'e yakın İranlı misafirimiz var. Ama otele girişleri devam ediyor. İranlılar Nevruz tatillerini Erzurum'da geçiriyor. Yaklaşık 80 santim karın bulunduğu pistler muhteşem. Hedefimiz Nisan'ın 15'ine kadar Palandöken'de kayak sezonunu sürdürmek" dedi.
Görüntü Dökümü
-------------
-İranlı turistlerin palandöken kayak merkezinde kayak yapmaları
-İranlı turistlerin aileleri telefonda görüntülü konuşması
-İranlı turistlerden detay
-Ateş üzerinden atlayan İranlı turistler
-Ateşin etrafında dans eden İranlı turistler
-Havai fişek atarak dans eden İranlı turistler
-Palan Otel Müdürü Ali Güney ile röp
-İranlı turistler ile röp
SÜRE: 06.15 BOYUT: 700 MB
Haber: Turgay İPEK - Kamera: Zafer KUMRU/ ERZURUM,
=======================
Trafik kazasında hayatını kaybeden arkadaşları anısına kütüphane yaptılar
Muş'taki 112 Acil Servis çalışanları, geçtiğimiz yıl trafik kazasında hayatını kaybeden 3 arkadaşları adına Bulanık İlçesine bağlı Olurdere Köyü'ndeki okula kütüphane yaptı. 5 öğretmen 60 öğrencinin bulunduğu okulun kütüphanesi sağlık çalışanları ve davetliler tarafından açıldı.
Muş E Tipi Kapalı Cezaevinde sağlık memuru olarak çalışan Ömer Ozan, 112 Acil Servis tıp teknisyenleri Yunus Emre Şakar, Mustafa Aksoy, Devlet Hastanesi Otomasyon görevlisi Serkan Yalova 20 Haziran 2018 tarihinde çıktıkları Karadeniz gezisinde kaza yaptı. Yağmur sebebiyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkan otomobil menfez duvarına çarptı. Kazada Ömer Ozan, Yunus Emre Şakar ve Serkan Yalova hayatını kaybederken, Mustafa Aksoy ise ağır yaralandı. Hastanede bir süre tedavi gördükten sonra yeniden görevine dönün Mustafa Aksoy ile sağlık çalışanları tatil yolunda kaybettikleri 3 arkadaşlarını unutmadı.
112 Acil Servis'te çalışanlar 3 sağlık görevlisinin adını yaşatmak için Bulanık ilçesine bağlı Olurdere Köyündeki 5 öğretmen ve 60 öğrencisi bulunan okula kütüphane kurmaya karar verdi. İlde görev yapan öğretmenlerin de destek verdiği sağlıkçılar kısa sürede çok sayıda kitap topladı. Türkiye'nin dört bir yanından gönderilen kitaplar için okulun bir salonunu kütüphaneye dönüştüren sağlıkçılar, kaybettikleri arkadaşlarının ismini verdi. Sağlık çalışanlarından Yasin Süleymanoğlu, trafik kazasında kaybettikleri arkadaşlarının adını kütüphanede yaşatmak için böyle bir çalışma yaptıklarını söyledi.
Yapımı tamamlanan ve kitapları yerleştirilen kütüphanenin açılışı için tören düzenlendi. Sağlık çalışanları, öğretmen ve öğrenciler kütüphanenin kurdelesini birlikte kesti. Olurdere İlkokulu Müdiresi Naciye Arıcı, vefat eden sağlık çalışanlarına rahmet diledi. Onların anısının okulda yaşatılacağını ifade eden Naciye Arıcı, kütüphane hayallerini gerçekleştiren sağlık çalışanlarına da teşekkür etti.
Görüntü Dökümü
---------
-Kütüphane için sağlıkçıların getirdiği kitaplar
-Kitapların kütüphaneye konulması
-Kütüphaneden detaylar
-Açılış kurdelesinin kesilmesi
-Çocukların kitap okumasından detaylar
-Okuldan detaylar
-Röportaj
Haber-Kamera: Mehmet AYDIN/ MUŞ,
===============
12 bin 500 kıtadan oluşan şiir yazdı
Sivas'ta esnaflık yapan Veysel Semih Danişment (72), 2008 yılında başladığı 'Divriği ve Sivas Ehlibeytinin 3 Bin 700 Yıllık Şiirsel Tarihi' adlı şiirini 12 bin 500 kıtada tamamladı. Danişment, bu çalışmayla dünyanın en uzun şiirini yazdığını iddia etti.
Mevlana Mahallesi'nde oturan, evli ve 2 çocuk babası Veysel Semih Danişment, kentte açtığı dükkanda bir süre kitap sattı. Okumaya ve araştırmaya meraklı olan, şimdilerde yağlı boya resim alım satım işiyle uğraşan Danişment, 2008 yılında kendi soyunun tarihini anlatan şiir yazmaya karar verdi. Peygamber soyundan geldiğini ileri süren Danişment, Divriği ilçesinde muhafaza ettiği kutsal emanetlerden olan Hırka-i Şerif'in parçasını ve Bedir Savaşı'nda kullanıldığı iddia edilen sancaktan esinlenip, 123 soyu anlatan şiir yazdı. Danişment, 10 yıl uğraştığı, 8 heceli, 50 bin mısra ve 12 bin 500 kıtadan oluşan, 'Divriği ve Sivas Ehlibeytinin 3 Bin 700 Yıllık Şiirsel Tarihi' adlı şiirini 2018'de tamamladı. Danişment, ayrıca dünyanın en uzun şiirini yazdığını iddia ederek, Guinness Dünya Rekorları Kitabı'na başvurdu. Başvurusu kabul edilen Danişment, geçirdiği böbrek ameliyatı nedeniyle İstanbul'a gidip, belgesini alamadı.
'HAKSIZLIK NEDENİYLE ŞİİRİMİ YAZMAYA BAŞLADIM'
Ailesinin Divriği'den Sivas'a 1903 yılında geldiğini anlatan Veysel Semih Danişment, "Rahmetli dedem Veysel Danişment'in şekerci dükkanı açması sonucu büyüklerimiz Sivas'a gelmiş. Bize lakap olarak 'şekerciler' derler ama gerçek olarak Danişmentoğulları olarak anılırız. Bu şekilde de kaydımız var. 12 bin 500 kıtadan oluşan şiirime bir haksızlık nedeniyle yazmaya başladım. Benim muhafaza ettiğim kutsal emanetlere devletin el koyacağı bilgisini alınca Divriği'ye gittim. Bizde 13 kutsal emanet vardır. Kutsal emanetler ecdadımız Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'den sonra İmam Hasan'a sonra İmam Hüseyin'e daha sonra kuşaktan kuşağa geçen emanetler bana kaldı. Bu kutsal emanetler Divriği'de çeşitli camilere emanet olarak verildi. Bu kutsal emanetleri ecdadımız ölümüne korudu ve çileler çekti. Ben de bu süreçte devletin kutsal emanetlere el koymaması için büyük çaba sarf ettim. Mahkeme sonucunda tedbir koydurarak, kutsal emanetlerin Divriği ilçesinden götürülmemesini sağladım. Bu şiiri yazmaya, bundan esinlenerek başladım" diye konuştu.
'ŞİİRİM 5,5 SAATTE OKUNUYOR'
Kendi soyu hakkında araştırmalar yaptıktan sonra okuduğu kitaplardan ilham alarak, şiiri yazdığını belirten Danişment, "Ehlibeyt ecdadımın hakkında okuduğum kitaplar sonucunda bana bir aşk geldi. Tam 10 senede gece ve sabahlara kadar okuyarak ve yazarak, ehlibeytin başına gelenleri 123 soy olarak yazdım. Her soyun tarihini belgeleriyle gözyaşları içinde yazdım. Hep kitap okudum ve yazdım. Aşk ile yazdım. Ehlibeytin çektiği çileleri yazdım" dedi.
12 bin 500 dörtlükten oluşan şiirin 5,5 saatte okunabildiğini kaydeden Veysel Semih Danişment, "Okurken hiç yorulmuyorum; çünkü şiirle uğraştığım için alışığım. Tabi yeni okuyanlar zorlanabilirler. Ben bu şiiri Allah rızası için yazdım. Herkes şiirimi ve diğer yazdığım kitapları da bastırıp okuyabilir. Şahsım ve ailem Allah rızası için yazılan şiir için hiçbir şekilde telif ücreti almayacaktır" diye konuştu.
Görüntü Dökümü:
-Dükkanından görüntüler
-Yazdığı şiirin çıktıları
-Şiiri okuması
-Konuşmaları
(564 mb)
Haber-Kamera: Hüsnü Ümit AVCI/SİVAS,