Dijitalleşme ve Türkçe Eğitimi
YEE toplantısında Türk kültürünün dijitalleşme ile aktarımında yapay zekanın kullanımı ele alındı.
Türk kültürünün aktarımı ve Türkçenin öğretiminde, dijitalleşme ve yapay zekadan istifade edilmesi gerektiği değerlendiriliyor.
Yunus Emre Enstitüsü (YEE) tarafından İstanbul'da düzenlenen Yunus Emre Enstitüsü Eğitim Sorumluları 3. İstişare Toplantısı'na katılan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, YEE Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Cahid Şenel ve YEE Türkçe Öğretimi Dairesi Başkanı Doç. Dr. Emrah Boylu, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Çam, istişare toplantılarının kurumsal kültür, kapasite ve belli standartların sağlanmasında önemli rol oynadığına işaret ederek, böyle bir organizasyonun hayata geçirilmesinden dolayı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy adına YEE Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Aliy'e teşekkürlerini iletti.
5 kıtada faaliyet gösteren YEE'nin tüm kurumlarının eş güdüm içinde hareket edebilmesi için istişare toplantılarının çok kıymetli olduğunu belirten Çam, "Zaman zaman çeşitli toplantıları dijital alanlarda veya birebir yapıyorlar ama bu şekilde eğitmenlerin gelip, eğitim sorumlularının bir araya gelmesi ve tecrübelerin aktarılması önemli bir çalışma." dedi.
Çam, Türkiye'nin uluslararası ihtiyaçlarının karşılanması ve uluslararası dayanışmanın sağlanması noktalarında çok daha geniş insan kaynağına ihtiyaç duyduğuna işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:
"Siz, küresel bir düzeyde, beş kıtada, sekiz buçuk milyarlık dünya nüfusunda, dünya ticaretinden, ekonomisinden, sanayisinden pay almak istiyorsanız, dünya siyasetinde söz sahibi olmak istiyorsanız, uluslararası, diplomatik bütün alanlarda, diplomatik masalarda olmak istiyorsanız, sadece kendi yetiştirmiş olduğunuz insan kaynağınız değil, kendi ülkenize gelip eğitim alan Türkiye bursiyerleri başta olmak üzere, YÖK'ün bünyesindeki üniversitelerde eğitim alan başta insan kaynağımız olmak üzere o ülkelerde ilgili alanlarda görev yapan herkesin Türkiye ile irtibatta olması, Türk dilini konuşması, Türk kültürüne, Türk insanının, Anadolu insanının kapasitesini alabilecek şekilde gelişmesinin çok önemi var."
Bu kapsamda, YEE'nin uyguladığı Türkçe öğretim programlarının "yetişmiş, tecrübeli, kendisini anlayabilen ve dilini konuşabilen" insan kaynağını karşılama açısından çok kıymetli çalışmalar yürüttüğüne dikkati çeken Çam, Türkiye'nin şu anda dünya siyasetinin en önemli oyuncularından biri olduğunu vurguladı.
Toplantı kapsamında yapay zeka ve dijital becerilere yönelik eğitimlere de yer verildiğine değinen Çam, dijitalleşmenin fırsat eşitliğinin sağlanmasında oynadığı rolü vurguladı.
Çam, "Dijitalleşme çok demokratik bir alan, fırsat eşitliği sağlıyor. İstanbul'daki, Mogadişu'daki, New York'taki, Berlin'deki, Paris'teki herkesi eşit seviyeye getiriyor ve insan kaynağı kapasitesinin çok ötesinde imkanları sağlamaya çalışıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Dijital mecralara hızlı bir şekilde girerek gençliğin ihtiyaç duyduğu etkileşimi ve iletişimi sağlayabilmenin önemini vurgulayan Çam, "Yabancı dil eğitimi başta olmak üzere, yabancı dilin getirmiş olduğu imkanları, filmler, yayılı eserler, tercüme imkanları vesaire bunları kullanabilmek çok önemli. Onun için Türkiye, bu alanlara ne kadar çok etkin bir şekilde girerse başarı grafiğini o kadar hızlı artırmış olacak." diye konuştu.
"Kültürel aktarımı ve etkileşimi, insana temasla, insanla, ilişkiyle gerçekleştiriyoruz"
YEE Başkan Yardımcısı Şenel de Yunus Emre Enstitüsünün yurt dışında Türkçeyi öğreten, Türk kültürünü anlatan bir kuruluş olduğuna işaret ederek, bu kapsamda çalışanların kapasitesini geliştirmeye yönelik her faaliyetin büyük önem taşıdığını söyledi.
İstişare toplantısıyla, dünyanın dört bir yanında görev alan eğitim sorumlularının bir araya gelerek hem sorunlarını aktarması hem de eğitimle ilgili yapılan yeniliklerin duyurulmasını hedeflediklerini belirten Şenel, "O açıdan, (toplantının) çok verimli olacağına dair inancımız tamdır." dedi.
Şenel, program kapsamında verilen yapay zeka ve dijital becerilere yönelik eğitimlere değinerek, dijitalleşmenin çok yönlü bir konu olduğunu dile getirdi.
Türkçe öğretimi ve Türk kültürünün aktarımı konusunda dijitalleşmeden istifade edilmesi gerektiğinin altını çizen Şenel, "Fakat Yunus Emre Enstitüsü bütün faaliyetlerini dijitalleştirmeye indirgeyen bir kurum değil. Kültürel aktarımı ve etkileşimi, insana temasla, insanla, ilişkiyle gerçekleştiriyoruz." ifadesini kullandı.
Şenel, Türkçe ve Türk kültürünün aktarımında "insani iletişim becerilerinin" oynadığı öneme dikkati çekerek, YEE çalışanlarının da bu nedenle hem dijital araçları etkin kullanabilmesi hem de güçlü insani iletişim becerilerine sahip olması gerektiğini vurguladı.
"Ana görüşümüz tamamen yapay zeka değil, insan eliyle yapay zeka"
YEE Türkçe Öğretimi Dairesi Başkanı Boylu da bu istişare toplantısına katılan eğitmenlerin kendi kültür merkezlerinde Türkçe eğitiminden sorumlu kişiler olduğuna işaret ederek, sahada yaşanan sorunlar, güzel uygulamalar ve bunların devamında belirlenebilecek stratejileri ele almak için bu tür kurumsal toplantılara ihtiyaç olduğunu belirtti.
YEE'nin 5 ve 10 yıllık Türkçe öğretim stratejilerinin her yıl düzenli olarak yapılan bu toplantılar sayesinde belirlendiğini aktaran Boylu, toplantının ana amaçlarından birinin de Türkçe öğretiminin uluslararası sahada görünürlüğünü artırmak olduğunu söyledi.
Boylu, halihazırda Türkçe öğretimine dair uluslararası nitelikte bir öğretim programı geliştirdiklerini, bu programın sahadaki uygulamalarının sonuçlarını ele alarak bir değerlendirme yapacaklarını anlattı.
Bu modelin sahada nasıl göründüğüne dair istişareler yapmanın programın en temel ihtiyaçlarından biri olduğunu ifade eden Boylu, "Biz sadece dili öğretmiyoruz, dili kültürle birlikte harmanlayarak öğretiyoruz. Kültürü dil ile aktarırken karşı kültürü de göz ardı etmiyoruz." diye konuştu.
Boylu, son zamanlarda yapay zeka alanında yaşanan ilerlemelere de değinerek, "Bizim kurum olarak burada ana görüşümüz tamamen yapay zeka değil, insan eliyle yapay zeka." dedi.
Öğretmenlerin derste kullanacağı materyalleri hazırlama sürecinin yapay zeka sayesinde oldukça kısaldığını dile getiren Boylu, öğretmen kontrolünde hazırlanan yapay zeka destekli ders içeriklerinin dersleri yavaş yavaş daha nitelikli hale getirdiğini belirtti.
Boylu, dünyada da yapay zekaya yönelik bir eğilimin söz konusu olduğunun altını çizerek, "Zira biz şu an bütün materyallerimizi dijital sisteme aktaran bir kurumuz. Bütün kurumlarımızda, bütün kültür merkezlerimizde akıllı tahtalarımız var. Bir yabancı dil öğretimi için gerekli olan bütün teknolojik donanıma sahibiz ve bunların da nitelikli ve ciddi bir şekilde kullanılmasını önemsiyoruz." ifadelerini kullandı.???????