Diyarbakır'daki TSK Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi

Son Güncelleme:

Sema Kaplan - Diyarbakır'da General Galip Deniz Kışlası bünyesinde açılan Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Sağlık Vakfı'na bağlı Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'nde 5 askeri personelin yanı sıra 44 sivil vatandaşın çocuğuna da eğitim...

Sema Kaplan - Diyarbakır'da General Galip Deniz Kışlası bünyesinde açılan Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Sağlık Vakfı'na bağlı Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'nde 5 askeri personelin yanı sıra 44 sivil vatandaşın çocuğuna da eğitim veriliyor.


7. Kolordu Komutanlığına bağlı kışlada 2 yıl önce 5 bin metrekare alanda kurulan ve Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nden (GATA) sonra Türkiye'deki ikinci merkez olma özelliğini taşıyan TSK Sağlık Vakfı Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'nde 5'i asker, 44'ü sivil olmak üzere toplam 49 vatandaşın çocuğuna özel eğitim uzmanlarınca hizmet sunuluyor.


TSK personeli ve bölgedeki illerde yaşayan zihinsel ve bedensel yetersizlikleri ile öğrenme güçlüğü çeken çocuklara hizmet vermek için kurulan merkezde Milli Eğitim Bakanlığının usul ve yönetmelikleri doğrultusunda eğitim veriliyor. "Acaba kabul edilir miyiz-" endişesi ile merkeze başvuruda bulunan ve herhangi bir zorluk yaşamadan kayıt yaptıran aileler de verilen eğitimin ardından çocuklarında meydana gelen değişim ve gelişimden son derece memnun.


-"Kapımız herkese açık"-


Kurum Müdürü Reyhan Keskin AA muhabirine yaptığı açıklamada, zihinsel ve bedensel yetersizliği bulunanlar, öğrenme güçlüğü çeken ve otizmden etkilenen çocuklara hizmet verdiklerini söyledi.


Asker-sivil ayrımı yapmadan, "özel eğitim merkezinde eğitim alması uygundur" şeklinde raporu bulunan tüm çocuklara kapılarının açık olduğunu ifade eden Keskin, "Çocuklar raporları doğrultusunda bireysel ve grup eğitimi veriyoruz. Bireysel aylık 8, bireysel ve grup olması halinde de çocuklar aylık 12 saat 45'er dakikadan oluşan seanslar halinde eğitim alıyor. Burası GATA'dan sonra Türkiye'de açılmış ikinci okulu" dedi.


Keskin, merkezin kurulduğu günden bu yana sivil vatandaşların çocuklarına da eğitim hizmeti verdiğini, ancak merkezin askeri alanda yer alması nedeniyle tanıtımın yeterince yapılamadığını belirtti.


Vatandaşların, "askeriye bizi kabul eder mi-" yönündeki ön yargılarının yavaş yavaş kırılmaya başladığını ifade eden Keskin şöyle dedi:


"Buradaki eğitimden memnun olan velilerin tavsiyeleri ile merkezimize kayıt yaptıran sivil vatandaşların çocuklarının sayısı her geçen gün artıyor. Bize başvuran çocukların raporlarına dayalı eğitim programı oluşturuyoruz. Eğitimde önemli olan çocuğun yetersizliğinden ne derece etkilendiği ve bundan sonra ne yapılması gerektiğidir. Kentteki diğer rehabilitasyon merkezleri ile aynı anlamda hizmet vermemize rağmen alanında tecrübeli, kendisini geliştirmiş özel eğitim uzmanlarınca verdiğimiz eğitim kalitemizi güçlendiriyor. Bu, kendimizi daha rahat ifade etmemizi ve doğru eğitimi insanlara ulaştırmamızı sağlıyor. Çocuklarının gelişimi ile ilgili sıkıntısı olan, bunu nasıl çözümleyeceğini bilemeyen ve bu konuda desteğe ihtiyaç duyan herkese elimizden gelen her türlü eğitim hizmetini sunmaya hazırız. Çünkü eğitim bizim için öncelikli ve bu konuda hiç bir şekilde ödün vermiyoruz. Asker-sivil çocuğu ayrımı yapmaksızın kapımız herkese açık."


-"Çocuğumun ismi Kürtçe, onu da kaydeder misiniz-"-


Bazı ailelerin sivil olmaları nedeniyle hala merkeze ilk gelişinde tereddüt yaşadığını belirten Keskin, bu ön yargının kırılmasında merkezde eğitim alan çocukların ailelerinin büyük rol oynadığını söyledi.


Ön yargının merkezin kapısından girdikleri anda kırıldığını, merkeze başvuran ailelere hem merkezi hem de sundukları eğitim hizmetini en iyi şekilde tanıtmaya çalıştıklarını ifade eden Keskin, şöyle konuştu:


"Bize, 'Çocuğumun ismi Kürtçe onu da kaydeder misiniz-' diye soran veliler var. Kendilerine bunun hiç bir zaman sorun olmayacağını söyledik. Bizim yaklaşımımızı gördüklerinde onlar da rahatlıyorlar. Bedensel yetersizliği bulunan çocuklar bizde aldıkları eğitimin ardından oturabilir, ayağa kalkabilir hatta çiğneme becerisi bulunmayan çocuklar yemek yiyebilir duruma geldi. Çocuklar temel ihtiyaçlarını karşılama becerisi kazandı. Zihinsel yetersizlikten etkilenen çocuklar aldıkları eğitim ve rehabilitasyon ile okuma yazma ve matematik öğrenme becerisi kazandı. Kayıt oldukları ilköğretim okullarında derse katılımları arttı. Böylece hem kendi hem de ailelerinin yaşamını kolaylaştırdı. Hayatta bir birey olarak var olduklarını ve bu şekilde yaşamlarını devam edebileceklerini öğrendiler.


Şehit ve gazi çocuklarına biraz daha ayrıcalıklı yaklaştıklarını ve daha fazla eğitim verdiklerini belirten Keskin, raporlandırılması halinde hiçbir ücret talep etmeksizin eğitimlerini üstlendiklerini vurguladı.


-Çocuklarının eğitimini kameradan takip ediyorlar-


Sınıflara yerleştirilen kameralar vasıtasıyla çocuklarının eğitimini merkezde kendilerine ayrılan salondaki bilgisayarlardan bire bir takip etme imkanı bulan veliler hem çocuklarına hem de kendilerine sunulan hizmetten oldukça memnun görünüyorlar.


Eğitim alan Begüm Tağır'ın (6) annesi Dilek Tağır, askeri alanda böyle bir eğitim verildiğini duyduğunda çok şaşırdığını söyledi.


Arkadaşının tavsiyesi ile merkeze geldiğini anlatan Tağır, şöyle dedi:


"4 aydır kızımı bu merkeze getiriyorum. Burası çok temiz, disiplinli ve eğitim kalitesi yüksek bir merkez. Daha önce İstanbul'da yaşıyorduk. Kızımı orada iyi bir merkeze götürüyordum. Diyarbakır'a tayinimiz çıktığında bu ayarda bir okul bulamama endişesi yaşadık. Ancak burası tam da düşündüğümüz gibi bir merkez. Kızımın konuşma sıkıntısı vardı. Şimdi bu durum aşıldı. Öğretmenlerin hem çocuklarımızla hem de bizlerle iletişimi çok iyi. Çocuklarımız eğitim alırken biz de onları kameradan takip etme imkanı buluyoruz. Sivil vatandaşların buraya yönelik çekineceği bir durum yok. Herkese tavsiye ediyorum."


Sukeyna Sabuktekin'in annesi Emine Sabuktekin ise eşinin lokantada çalıştığını, bir yakınlarının tavsiyesi ile zihinsel ve bedensel yetersizliği bulunan kızını merkeze getirdiklerini söyledi.


"Acaba bizi alırlar mı-" düşüncesiyle çekinerek geldiklerini, ardından aldıkları hizmetten çok memnun olduklarını ifade eden Sabuktekin, kızının önceleri oturup kalkamadığını, ses çıkartamadığını belirterek, "Kızım artık oturabiliyor, kalkabiliyor, ses çıkarabiliyor. Bundan büyük mutluluk olamaz" şeklinde konuştu.


Elif Günkan'ın annesi Derya Günkan da asker eşi olduğunu, kızlarının bölgede böyle kaliteli ve disiplinli bir merkezde eğitim almasından dolayı çok şanslı olduklarını söyledi. Bu fırsatın iyi değerlendirilmesi gerektiğini anlatan Günkan, tayin beklediklerini ancak gittikleri ilde böyle bir merkez bulamayacakları endişesini taşıdıklarını belirtti.


Kızının okuma yazma öğrendiğini, matematiği öğrenmek için de eğitiminin sürdüğünü ifade eden Günkan, herkese hiç bir ön yargı taşımadan kendilerine sunulan bu imkandan yararlanmaya davet etti. - DİYARBAKIR

Kaynak: AA