Diyarbakır - Sağlık Müdürü'Nün Ses Kaydı Yerel Televizyon Ka
Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Namık Kemal Kubat'ın, Göğüs Haskalıkları Hastanesi'nin Kapatılarak Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Birleştirilme Kararını Protesto Eden Sağlık Meslek Örgütleri Platformu Üyelerini 'tehdit Ettiği' Öne Sürüldü. Yerel Kanallarda Yayınlanan Ses Kaydının Kendisine Ait Olduğunu Kabul Eden Kubat, "eğer Ben de Yarın Silahımla Buraya Gelip, Eğer Ben de Havaya Sıkmazsam Adam Değilim" Sözlerini 'espiri Olsun' Diye Söylediğini Savundu.
DİYARBAKIR İl Sağlık Müdürü Namık Kemal Kubat'ın, Göğüs Haskalıkları Hastanesi'nin kapatılarak Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile birleştirilme kararını protesto eden Sağlık Meslek Örgütleri Platformu üyelerini 'tehdit ettiği' öne sürüldü. Yerel kanallarda yayınlanan ses kaydının kendisine ait olduğunu kabul eden Kubat, "Eğer ben de yarın silahımla buraya gelip, eğer ben de havaya sıkmazsam adam değilim" sözlerini 'espiri olsun' diye söylediğini savundu.
Diyarbakır'da 141 yataklı Göğüs Hastalıkları Hastanesi, İl Sağlık Müdürlüğü kararıyla sağlık personeli eksikliği ve daha iyi hizmet verilebilmesi amacıyla mevcut personel ve malzeme ve birimlerin bir bölümünün Eğitim ve Adaştırma Hastanesi'ne, diğer bölümünün ise Devlet Hastanesi'ne kaydırılma kararı alındı. Bu karara başta hastane çalışanları ile Sağlık Meslek Örgütleri Platformu üyeleri tepki göstererek hastane ve il Sağlık Müdürlüğü önünde önceki gün basın açıklamaları yaparak eylemler düzenledi.
Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Namık Kemal Kubat, eylem ardından makamında gazetecilere konuşurken Türkiye'de çok sayıda hastanenin aynı yöntemle başka hastanelere entegre edildiğini, hastanede doktorların 8- 9 bin TL döner sermaye aldıklarını öne sürdü. Kubat, şunları söyledi:
"Bunların tantanası nedir? Nasıl Diyarbakır'ın 40 yıllık geleceğini yok ettilerse, oradaki doktorlar, uzmanlar fazla hasta yatırarak döner sermayelerini fazla alıyorlar. Öksüreni yatırıyorlar. Bundan sonra 'öhhh' diyeni yatıramayacaklar. Hastayı yatırabilecekler. Çünkü artık klinik şefi olacak, onun üzerinde de bir profesör hoca diyecek ki bunu 'yatır.' veya bunların sorgulaması olacak 'Neden yatırdın?' diye. Bu Diyarbakır'da nasıl daha önce hastaneler projesini rezil rüsva ettilerse, ki ettiler, 40 yıllık Diyarbakır'ın geleceğiydi o. Şimdi bunu yapmaya çalışıyorlar. Geçti Bor'un pazarı. Bu kervan yürüyecek kardeşim. Bu kervan artık durmaz. Gidin bakın eğer o hastanede yatma pozisyonu varsa, orası ciddi bir hastane. Bu göğüs hastanesinde kanser tedavisi mi yapılıyor? Fakültedeki kanserli hastaların yattığı yer de yer yok. Niye göğüs hastanesinde yatırmıyor? Bir sürü akciğer kanseri var, ben ne anladım bu göğüs hastanesinden? Astıma, dahiliye de bakıyor. Bu bize yapılan eylemlerin de zerrei miskal kadar bu memlekete faydası yok. Eczacıların bu eyleme girmesindeki neden eczanelerinden olacak olmaları. Her yerde manşet; 'hastanemiz kapatılmasın' diye. Biz hastane kapatmıyoruz arkadaşlar. Hastaneyi entegre yapıp tek poliklinik altında topluyoruz."
SİLAH SIKARIM VALLAHİ
Diyarbakır Sağlık Müdürü Namık Kemal Kubat, Sağlık Meslek Örgütleri Platformu üyelerinin Sağlık Müdürlüğü önüne kadar gelerek eylem düzenlemesine de tepki gösterdiğini söyledi. Bu konuda yapılan eylemin ahlaka, terbiyeye sığmadığını savunan Kubat, "Eğer ben de yarın silahımla buraya gelip, havaya sıkmazsam adam değilim. Yaparım canım, ben yaparım. Her şeyin bir usülü var. Ben yaparım beni biliyorsunuz. Benim insan için yapmayacağım bir şey yoktur beni biliyorsunuz. Ben sıkarım" dedi.
Kubat'ın ses kaydının yerel televizyonlarda yayınlaması üzerine Tabip Odası Başkanı Selçuk Mızraklı, Sağlık Müdürü Namık Kemal Kubat'ı 'emlakçı bir bakışa sahip olmakla' suçladı. Mızraklı, hastane arsalarının peşkeş çekilmek istendiğini öne sürerken, konunun takipçisi olacaklarını söyledi. Kubat'ın tehditlerine değinen Mızraklı, şöyle dedi:
"İşi insan ve toplum sağlığını yönetmek olan birisinin, kendi taleplerini demokratik sınırlar çerçevesinde dillendiren sağlık çalışanlarını, silahla tehdit etmesinin düzeyini kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Payına hep ölüm ve şiddetin düştüğü bölge halkına sağlık camiasının başındaki adamın şiddet ve silah açılımı ile yanıt vermesini esefle kınıyoruz."
Mızraklı, Sağlık Müdürü Namık Kemal Kubat'ı istifaya çağırırken, "Onuru varsa istifa etmeye davet ediyoruz. Eğer istifa etmeyecek ise, onu orada tutacak olan iradenin de bu günahın, vebalin ve ayıbın sorumlusu olacaklarını ifade ediyoruz. Sayın sağlık müdürü, sizin ki şiar değildir. Olsa olsa yaptığınız, yıllardır bu hastanede üretilen çok değerli alın teri ve emekleri görmezden gelerek fedakar sağlık çalışanlarına iftira atmaktır. Tüm bunları geçelim. Son 2 yıl içerisinde şahsınızın 25 defa ve aile fertlerinizin defalarca sağlık hizmeti almak için hastanemize başvurduğunu gerekli tetkik ve müdahalelerin yapıldığını belgelememizi ister misiniz? Sizi ne bu çalışanlar, ne tarih, ne de Diyarbakır kamuoyu affetmeyecek ve bu nankörlüğünüzü lanetle anacaktır" dedi.
"ESPRİ YAPTIK BÜYÜTTÜLER"
Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Namık Kemal Kubat, ses kaydının kendisine ait olduğunu kabul ederken "ciddiye alınmaması gereken bir konu" olduğunu söyledi. Kubat, "Basın mensuplarıyla aramızda muhabbet ediyor, gülüyor, 'espri olsun' diye konuşuyorduk. Muhabbet esnasında konuştuğumuz bir şeydir. Adamlar alıp büyütmüş. Kime şimdiye kadar sıktık da bundan sonra sıkalım. Kimseye şimdiye kadar böyle bir şey de söylemedik. Biz ne yapmışız? Bu insanlar için kendimizi feda ediyoruz. Bir tek gayemiz var; insana insanca değer vermek. Bunun dışında amacımız yoktur. Arkadaşlar da demokratik bir şekilde gelip slogan atabilir. Ama şahsıma küfür edilmesi zoruma gitti. Devletin bürokratıyım, bana küfür etmeye hakları yok" dedi.