DSÖ, insan kuduz ölümlerinin yaklaşık yüzde 99'unun köpek kaynaklı olduğunu açıkladı

Son Güncelleme:

DSÖ, insanlardaki kuduz ölümlerinin yaklaşık yüzde 99'unun köpek kaynaklı olduğunu, en etkili yolun köpeklerin kitlesel aşılanması olduğunu bildirdi. Örgüt riskli köpeklerde en az yüzde 70 aşılama gerektiğini, 2030'da sıfır ölüm hedefine ulaşmanın pek olası görünmediğini açıkladı.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), kuduzun önlenmesi ve kontrol altına alınmasında en etkili yöntemin köpeklerin kitlesel olarak aşılanması olduğunu belirtti.

Kuduz aşısının mucidi Fransız kimyager ve mikrobiyolog Louis Pasteur'ün ölüm yıl dönümü olan 28 Eylül, hastalığın önlenmesi konusunda farkındalık yaratmak ve kaydedilen ilerlemeleri vurgulamak amacıyla 2007'den bu yana "Dünya Kuduz Günü" olarak kutlanıyor.

Temel önlemler arasında köpeklerin kitlesel olarak aşılanması, kuduz şüphesi taşıyan hayvanlarla temas eden kişilerin profilaksiye hızlı erişiminin sağlanması, sürveyans, toplumun bilinçlendirilmesi ve sektörler arası güçlü işbirliği yer alıyor.

Kuduzun dünya genelinde yılda yaklaşık 60 bin kişinin ölümüne neden olduğu tahmin edilirken, DSÖ'nün en güncel modelleme tahmini yıllık yaklaşık 44 bin 200 ölüme işaret ediyor.

Birçok ülkede kayıt ve bildirim sistemlerinin zayıf olması nedeniyle bu rakamlar önemli ölçüde belirsizlik içeriyor.

Uzmanlar, kuduzun önlenebilir bir hastalık olduğunu vurgularken, harekete geçme konusunda gecikmenin telafisi olmayan sonuçlar doğurduğuna dikkati çekiyor. Toplumsal farkındalık, kuduzu önlemeye yönelik müdahalelerin etkili olmasında rol oynuyor.

Kuduz ölümlerinin yaklaşık yüzde 99'u köpek kaynaklı

DSÖ, AA muhabirine konuyla ilgili açıklamada bulundu.

Açıklamada, insanlardaki kuduz ölümlerinin yaklaşık yüzde 99'unun köpek kaynaklı olduğu ve bu nedenle en etkili müdahale yönteminin köpeklerin kitlesel olarak aşılanması olduğu belirtildi.

Hastalığın köpeklerde kontrol altına alınmasının "bulaşmayı kaynağında durdurduğunun" altı çizilen açıklamada, köpeklerin aşılanmasının, ısırılan kişilerin zamanında profilaksiye erişimi ve güçlü toplum katılımıyla birlikte uygulanması halinde insan ölümlerini azaltabildiği ve nihayetinde ortadan kaldırabildiği aktarıldı.

Tüm ülkelerin 2030'a kadar hedefe ulaşması olası görünmüyor

Güney Asya ülkesi Bhutan'ın köpek kaynaklı insan kuduzu ölümlerini ortadan kaldırdığının doğrulandığına dikkat çekilen açıklamada, bunun kuduzun geçmişte ciddi halk sağlığı sorunu oluşturduğu ülkelerde dahi eliminasyonun mümkün olduğunu gösterdiği vurgulandı.

Açıklamada, buna karşın sağlık alanındaki diğer öncelikler, insani krizler ve sınırlı kaynakların birçok bölgede yürütülen çalışmaları etkilediği aktarılarak, "Tüm ülkelerin 2030'a kadar sıfır insan ölümüne ulaşması pek olası görünmüyor ancak ölüm sayısını azaltan veya eliminasyona ulaşan her ülke büyük bir başarı anlamına geliyor." ifadesi kullanıldı.

Köpek kaynaklı insan ölümlerinin 2030'a kadar ortadan kaldırılmasını amaçlayan "Zero by 30" hedefinin küresel mücadele için önemli olduğu belirtilen açıklamada, bugüne dek sağlanan ilerlemenin gelecekteki çalışmalar için güçlü bir temel oluşturduğu vurgulandı.

Açıklamada, "Kuduz kaynaklı her ölümü önlemek için gerekli araçlara zaten sahibiz. Şimdi asıl mesele, bu araçların risk altındaki her topluma ulaşmasını sağlamak." değerlendirmesi yapıldı.

Köpeklerin en az yüzde 70'i aşılanmalı

Köpeklerin aşılanmasının kuduzun endemik olduğu birçok ülkede mücadelenin "en zayıf halkası" olmaya devam ettiğine dikkat çekilen açıklamada, birçok ülkede aşılama kampanyaları yürütülmesine rağmen bunların bulaşmayı durduracak kapsama ulaşmak için yeterince sistematik ve sürdürülebilir olmadığı değerlendirmesine yer verildi.

Açıklamada, yüksek riskli köpek popülasyonlarında uluslararası düzeyde tavsiye edilen aşılama oranının en az yüzde 70 olduğu kaydedilerek, hastalık yükünün yüksek olduğu ülkelerin henüz bu seviyeye yeterince geniş alanlarda ve uzun süreli ulaşamadığı aktarıldı.

Kuduz ölümlerinin başta Afrika ve Asya'da olmak üzere çeşitli ülkelerde yoğunlaşmasına da değinilen açıklamada, temel sorunun hastalığı önleyebilecek araçların geniş ölçekte uygulanabilmesi için yeterli yatırım ve sürdürülebilir siyasi iradenin sağlanamaması olduğuna işaret edildi.

Açıklamada, hastalık yükünün yüksek olduğu ülkelerde profilaksiye erişimde yetersizlik, sınırlı köpek aşılama programları, zayıf sürveyans sistemleri ve toplumdaki bilinç eksikliğinin öne çıktığı kaydedildi.

Hastalıktan en fazla etkilenen kişilerin çoğunlukla sağlık ve veterinerlik hizmetlerine erişimin sınırlı olduğu topluluklarda yaşadığı belirtilen açıklamada, kuduzun "eşitsizliklerle bağlantılı bir hastalık" olduğu ifade edildi.

"Gerçek vaka sayıları bildirilenden çok daha yüksek olabilir"

Eksik bildirimin kuduzla mücadeledeki en büyük sorunlardan biri olduğuna işaret edilen açıklamada, bazı bölgelerde bildirilen vakaların hastalığın gerçek yükünü 200 kata kadar düşük gösterebildiği vurgulandı.

Açıklamada, birçok ölümün laboratuvar tarafından doğrulanmayabildiği veya resmi sistemlere bildirilemdiği, bu nedenle resmi istatistiklerin hastalığın gerçek etkisini her zaman tam olarak yansıtmadığı aktarıldı.

"Küçük ısırık ve tırmalamalar da virüsü bulaştırabilir"

Açıklamada, hastalığın belirtiler ortaya çıktıktan sonra neredeyse her zaman ölümcül olmasına karşın virüse maruz kalmanın hemen ardından uygun tıbbi bakım alınması halinde büyük ölçüde önlenebildiği bildirildi.

Küçük ısırıkların veya tırmalamaların da virüsü bulaştırabileceği kaydedilen açıklamada, yaranın derhal sabun ve suyla yıkanması ve hızlı şekilde tıbbi yardım alınmasının hayat kurtarabileceği vurgulandı.

Kaynak: AA