Dünya Basınından
Avrupa Birliği Üyeliği Sürecinin Ardından Cumhurbaşkanlığı Seçimleriyle Dünya Basınının Ana Haber Konuları Arasında Yer Almaya Başladı Türkiye. Türk Demokrasisini Mercek Altına Alan Ünlü Yazarların Görüşleri Birbiri Ardından Yayınlanıyor .
Avrupa Birliği üyeliği sürecinin ardından cumhurbaşkanlığı seçimleriyle dünya basınının ana haber konuları arasında yer almaya başladı Türkiye. Türk demokrasisini mercek altına alan ünlü yazarların görüşleri birbiri ardından yayınlanıyor .
A warning for Turkey
The use of military action to curtail the growth of political Islam has only brought catastrophe Victoria Brittain
Tuesday May 8, 2007
The Guardian
Ünlü İngiliz Guardian gazetesi Victoria Brittain'in bir yorumuna yer veriyor. Brittain, uzun süre Guantanamo'da tutulduktan sonra serbest bırakılan İngiliz vatandaşı Muazzam Begg'le birlikte ‘Düşman Savaşçı’ adlı kitabın yazarı.
Brittain "Türkiye için bir uyarı" başlıklı yorumunda , 'Siyasî İslam'ı bastırmak için askerî güç kullanmak sadece felaket getirmiştir' diye yazıyor.Türkiye ile Cezayir arasında parallikler kuruyor .
“Türkiye'de bugün yaşananlar, on beş yıl önce Cezayir'de yükselen siyasî İslam ve ordu yapılanması arasındaki güç mücadelesiyle endişe yaratacak şekilde paralellik gösteriyor."
"1990'da İslami Selamet Cephesi'nin yerel seçimleri kazanması ardından 1991'de genel seçimlerdeki başarısı bir deprem etkisi yarattı. 70'li yılların ortalarında Bumedyen ‘in sosyalist idaresi sırasında Cezayir'de yaşamış bir kişi olarak bu aşamada ordunun müdahalesinin, Ulusal Kurtuluş Cephesi ve laik demokrasiyi korumak için yerinde olduğunu düşünme yanılgısına düştüm."
"Türkiye'de son on yılda ortaya çıkan gelişmiş siyasî İslam Cezayir için doğal bir evrim olarak görülemedi hiç. Doğrusu Cezayir'de demokrasi şansını ortadan kaldıranlar generaller oldu."
Brittain bu yorumunda derinlemesine bir analizden çok İslam – Ordu ilişkisinin siyasi alandaki benzeşmesinden yola çıkıyor . Türk Ordusu ve Cezayir Ordusu’nun gelenekleri çok farklı. Batılılaşma sürecinde 84 yılda Türkiye Cumhuriyeti’nin demokrasi mücadelesi zaten 1960-1972-1980 yıllarındaki askeri yönetimlerle farklı bir kulvara girmiş bulunuyor .Orduya karşı mücadele veren İslam mücahitleri tezi zaten soğuk savaş döneminde kaldı. Bugün ortaya konmaya çalışılan kutuplaşma İslam-Laik kutuplaşması doğal ve siyasi bir temele dayanan çelişkilerden kaynaklanmamaktadır . Siyasetin ana konuları olması gereken özgürlük, işsizlik,refah düzeyi,sağlık,eğitim,sanayileşme,çevre,gibi konuların ötesine götürülen İslam-Laik kutuplaşması görüntüsünün mutlaka bir anlamı olmalıdır .