Dünyanın En Cesur Yazarı Hapse Giriyor!

Son Güncelleme:

Serkan Şengül bu güne kadar yapmış olduğu farklılıklara bir yenisini daha ekledi.

Adalet Bakanlığı'na "Beni hapse atın" başvurusu yapan Şengül, muhabirimize yaptığı açıklamada konuyu şöyle dile getirdi.

Son yıllarda ülkemizde kadınların başına gelen olayları hepiniz yakından takip ediyorsunuz zaten. Zorla evlendirme, geleceğine mani olma, aldatma, darp, taciz, tecavüz, cinayet ve bazen de intihar… Romanımı yazmaya başladığımda bu kadar fazla değildi bu olaylar ancak zaman geçtikçe maalesef çoğaldı. Kitabımda bu konuları ele aldım ve kitabın neredeyse tamamı hapishanede geçiyor. Ben gerçekçi yazmayı seven ve yazarken de hiçbir şeyden çekinmeyen bir yazarım.

BENİ BİR GÜNLÜĞÜNE HAPSE ATIN!

Okurlarımın gerçek bilgiye ulaşması benim için her şeyden daha önemli, bu nedenle hapishane ortamını anlatmış bir yazar olarak Bakanlığa başvuru yaptım. Beni bir günlüğüne hapse atmalarını istedim. Hem yaşadıkları ortamı görmek, hem de mahkûmlarla sohbet edip kitaba eklemem gereken bir şey varsa eklemeyi planlıyorum.

Gerçekten ilginç bir talep? Kendinizi tanımlamanıza da bakarsak farklı olmayı seviyorsunuz sanırım.

Elbette… Parmak izimize kadar eşsiz yaratıldığımız dünyada aynı olmak da nedir? Farklı olmalı ve farkı yaşatmalıyız insanlara. Hayatım boyunca hep geniş bir bakış açısına sahip olduğumu düşünüyorum, bu nedenle hayata hep bambaşka pencerelerden baktım ve yaptığım işlere de bu özelliğimi yansıttım. Bu ilk çılgınlığımız değil. Okurlarımı çok özel hissettiğim için kitaplarımda onlara farklı gelecek uygulamalara yer verdim. "Küçük Düşünmek Eşşekliktir" isimli eserim dünyada kaynakça ile başlayan ilk kitaptı ve "Hayat" şeklinde bir kaynak belirten ilk yazar olmuştum. "Üç İki Bir Deneme" isimli ikinci eserimde sayfa numaralarının tersten olması yine sıra dışı bir özellikken, önsöz ve sonsöz'ün okunmadığı ülkemizde kitaba "Ortasöz" koyarak yine dünyada bir ilke imza atmıştım. Bu kitapta da bize mapusun yolu göründü, yapacak bir şey yok…

Peki, çevrenizdekiler nasıl karşıladı bu talebinizi? Ya da resmi mercilerin tepkisi nedir?

Ailem başta olmak üzere çevremde beni seven kim varsa önce karşı çıktılar tabii ki. Haksız da sayılmazlar. Kim evladının ya da kardeşinin hapiste yatmasını ister? Tamam, sadece bir günlüğüne olabilir ancak yine de o ortam ürkütüyor insanları, kimse istemiyor içeri girmemi. Devlet kanalına gelince henüz olumlu ya da olumsuz bir dönüş yok, ancak tanıdığım yetkililerce yapılan yorum özellikle şu karışık dönemde talebimin olumsuz cevaplanacağı yönünde.

Anladım. Peki, kitabın içeriği ve ismi hakkında bilgi verebilir misiniz?

Aslında henüz açıklamayı düşünmüyordum ancak bu samimi ortamın hatırına okurlarımın da affına sığınarak açıklayabilirim. Okurlarımın affına sığınarak diyorum çünkü sosyal medyadan onlarla paylaşmadan burada açıklamış olacağım. Şimdilik tam anlamıyla detay vermeden kısaca özetleyelim o halde. Kitapla ilgili aklımızdaki tek farklılık hapishane başvurusu değil tabii ki. Eserimin, kitap içinde kitap şeklinde bir tasarımı olacak.

HER GENÇ KIZIN BİR BAŞUCU KİTABI VARDIR!

Aşk, acı, keder, hüzün ve ilk başta da belirttiğim gibi kadınların başına gelen olayları içeren bir roman karşılayacak okuru. Kitabın adına gelince bu kez okurlarımın karşısına "BAŞUCU KİTABI" ismiyle çıkıyorum. Alt metin olarak da şu cümle yer alacak kitabın kapağında. "Her aşkın bir masalı, her genç kızın bir başucu kitabı vardır!" Evet, insanlar her şeyi anlatamıyor ama her şeyi yazabiliyor kendince yani aslında herkes kendine bir başucu kitabı oluşturuyor ve aynı zamanda da duygularına tercüman olan bir kitabı da başucu kitabı olarak belirliyor kendine. Bu kitap pek çok kişinin başucu kitabı olacak.

KADINLARIN SESİ OLACAĞIM!

Gerçekten iddialı ve bir o kadar da ilgi çekici görünüyor. Tebrik ediyorum. Kitap ne zaman yayınlanacak ve bir de son olarak belirtmek istediğiniz başka bir şey var mı?

Öncelikle ilginize teşekkür ediyorum. Kadınların yaşadıkları talihsiz olaylar ile ilgili çalışmaya devam edeceğimi ve hazırladığım projelerle onların sesi olacağımı temenni ediyorum okurlarıma. Kitabın yayınlanma tarihi olarak aslında kitaptaki kahramanımın duruşma günü yani 29 Eylül 2015 tarihini belirlemiştim ancak hapishane başvurusu ile ilgili gelecek hafta içinde cevap gelecek, bu cevap durumu değiştirecektir fakat 9 Ekim'de başlayacak olan Antalya Kitap Fuarı'na yetiştirmiş olacağız.

Kaynak: Bültenler