Uygulamayı yükle! YÜKLE

Dünyayı Değiştirmesi Bekleniyor

Son Güncelleme:

4 Ağustos 1961'de Dünyaya Geldi. Şimdi Herkesin Gözü Onda. Çünkü Dünyayı Değiştirmesi Bekleniyor.

4 Ağustos 1961'de dünyaya geldi. Şimdi herkesin gözü onda. Çünkü dünyayı değiştirmesi bekleniyor.


Dünyanın gözü bu adamda


ABD'de Demokrat Parti'nin başkan adaylığını kazanarak tarih yazan Barack Hussein Obama, Kenya asıllı Müslüman bir babayla beyaz bir Amerikalı annenin oğlu olarak 4 Ağustos 1961 tarihinde dünyaya geldi.


Bugün ise sadece Amerikalılar'ın değil dünyanın gözü onda. Çünkü ona, Başkan Bush dönemiyle birlikte yaşanan çalkantılar, savaşlar ve krizlere son verecek adam olarak bakılıyor. Dünyayı daha iyi bir yer haline getirmesi beklenen Barak Obama, 4 kasım'da yapılacak seçimde başkan olasa da olmasa da şimdiden tarih yazdı. Çünkü o, ABD'nin ilk siyah başkan adayı olmayı başardı. Hem de, Hillary Clinton gibi güçlü bir rakibi geride bırakarak.


Çocukluğunu Hawaii adalarında geçirdikten sonra altı yaşında annesi ve Endonezyalı üvey babasıyla birlikte Endonezya'ya taşınan Obama, burada dört yıl kaldıktan sonra Hawaii'ye döndü.


Columbia Üniversitesi ve Harvard Hukuk Fakültesini bitiren Obama, öğretim üyesi ve avukat olarak çalıştıktan sonra oturduğu İllinois eyaletinin yerel senatosunun üyeliğine seçilerek burada 1997-2004 arasında görev yaptı.


Bu sıralarda gözünü ülke çapında politikaya çeviren Obama, 2004 Kongre seçimlerinde İllinois eyaletinden ABD Senatosu üyeliğine seçildi.


2005 başından bu yana senatör olarak görev yapan Obama, oylamalarda genellikle liberal yönde tutum belirledi ve Irak savaşına karşı çıkmasıyla dikkatleri çekti.


Michelle Obama ile evli olan Obama'nın iki kızı bulunuyor. Obama'nın ABD başkan adaylığı serüveni de ilginç bir gelişim izledi.


Adayların yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladığı geçen yıl boyunca Hillary Clinton'ın gölgesinde kalan Barack Obama'nın konumu, bu yıl ocak başlarında İowa eyaletinde yapılan ilk önseçimi kazanmasıyla birden ilerledi. Kampanyasının başarılı çalışması sayesinde ABD tarihinin önseçimlerde en fazla bağış toplayan ismi özelliğini kazanan Obama, daha sonraki haftalarda da önseçimlerde Clinton önünde daha başarılı oldu ve yarışı hep önde götürdü.


Bu arada zorluklarla da karşılaşan Obama, ikinci adının "Hussein" olmasından dolayı muhafazakar çevrelerden soğuk bir tutum gördü.


Mensubu bulunduğu kilisenin rahibinin ABD'yi hedef alan radikal yorumlarından da olumsuz etkilenen Obama, bütün bu dezavantajları aşarak sonuçta partinin başkan adaylığı için gereken delege sayısına ulaştı.

Kaynak: DHA