TİP lideri Baş: İktidarın tek kozu baskı ve şiddet

Son Güncelleme:

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, iktidarın baskı ve şiddetle toplumu yönetmeye çalışmasının güçsüzlük gösterdiğini belirtti. 19 Mayıs vurgusu yaparak bağımsızlık mücadelesi çağrısında bulundu, işçi cinayetleri ve örgütlenme hakkına dikkat çekti.

(İSTANBUL) - TİP Genel Başkanı Erkan Baş, "İktidarların elindeki tek koz baskı, şiddet, zor haline geldiyse, yani bu iktidar bu toplumu yönetemediğini, ikna edemediğini, aklını, gönlünü kazanamadığını görmüş ve sadece korkuyla, sadece şiddetle, sadece zorla ele geçirdiği yargıyla, polis copuyla, jandarmasıyla toplumu esir almaya çalışıyorsa onların zaafını gösteriyor" dedi.

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, partisinin İstanbul İl Başkanlığı'nda açıklama yaptı. Sözlerine 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı kutlayarak başlayan Baş, şunları kaydetti:

"19 Mayıs, bu topraklarda emperyalistlerin işgalinin sökülüp atılmasının en önemli günlerinden birisi olarak hatırlanıyor. Dönemin sarayının teslimiyetçi anlayışına karşı Anadolu'da örgütlenen direnişin tarihi kırılma noktalarından bir tanesi. Tabii bu sebeple bizim için de son derece önemli bir yere sahip. Ben sözlerime başlarken başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bu direnişi örgütleyen emperyalistleri bu topraklardan def eden halkımızın bayramını bir kez daha kutluyorum."

Tüm vatandaşlara seslenen Baş, "Eğer 19 Mayıs bir mücadelenin başlangıç günü olarak sizler açısından önemli ise yani bu ülke topraklarında düşman postalını görmek istemiyorsanız, 'düşman postallarının altında ülkem ezilmesin' diye düşünüyorsak, bugün yeniden hep beraber daha güçlü biçimde bağımsızlık mücadelesini yükseltmek zorundayız" dedi.

"BU TOPRAKLARDA AMERİKAN POSTALLARI MI GEZSİN"

Baş, "Dün 19 Mayıs'ı güya sevinçle, coşkuyla, heyecanla kutlayanlara sorulacak soru çok basit: Temmuzda katiller, işgalciler Ankara'ya NATO toplantısı yapmaya geliyorlar ve sizin bu konudaki tavrınız nedir? Eğer bağımsızlık mücadelesinde samimiyseniz, eğer bağımsızlık mücadelesinin önemli olduğunu düşünüyorsanız, bu ülkenin bağımsızlığının önemli olduğunu düşünüyorsanız yanıtlanması gereken soru, sadece geçmişte tarihte bir an değil. Bugün NATO'ya karşı nerede durduğunuzdur. Bugün biz şu soruyu soruyoruz: Bu topraklarda Amerikan postalları gezsin mi? Gönlünüz buna izin veriyor mu? Aklınız buna izin veriyor mu" diye konuştu.


*]: pointer-events-auto [content-visibility: auto] supports-[content-visibility: auto]: [contain-intrinsic-size: auto_100lvh] R6Vx5W_threadScrollVars scroll-mb-[calc(var(--scroll-root-safe-area-inset-bottom,0px)+var(--thread-response-height))] scroll-mt-[calc(var(--header-height)+min(200px,max(70px,20svh)))]" dir="auto" data-turn-id="request-WEB: af238668-376c-471a-8d56-3ac835bffc98-2" data-turn-id-container="request-WEB: af238668-376c-471a-8d56-3ac835bffc98-2" data-testid="conversation-turn-6" data-scroll-anchor="false" data-turn="assistant">
"BU MEMLEKETİN GENÇLİĞİ İÇİN İKTİDAR TARİKAT, TORBACILIK GİBİ SEÇENEKLER SUNUYOR"


Gençliğin bir mücadele sürdürdüğünü belirten Baş, sözlerine şöyle devam etti:
"19 Mayıs'ta gençliğin tavrını biz 31 Mart'ta, 31 Mayıslarda, Gezi'de, Sarıçhane'de, 1 Mayıslarda alanlarda görmenin mutluluğuyla, bizde yarattığı umutla geleceğe bakıyoruz. Bu memleketin gençliği için iktidar tarikat, torbacılık gibi seçenekler sunuyor. ya da kendi etraflarındaki küçücük bir zümre vur patlasın çal oynasın çakarlı araçlarla geziyor, pudra şekeri alıp veriyorlar, birbirlerine zevküsefa içerisinde bir hayat sürdürüyorlar. Ama bizim gençliğimizin gerçekliği bir mücadele gerçekliği olarak kendisini ortaya koyuyor. Yani yurt bulamayan, burs alamayan, ev bulamayan ama yine de memleketi için yarınlar için mücadele eden gençlerin yaşadığı bir ülkede olmamız bu ülkenin geleceğine dair en büyük umutlarımızdan bir tanesi.
O yüzden onlar her ne kadar tarikatların, cemaatlerin eline teslim etmek isteseler de, MESEM'lerde ucuz iş gücü olarak en ağır sömürüye maruz bırakıp, gerekiyorsa canlarını kaybetmelerine vesile olsalar da biz Beyazıt'ta yıktıkları barikatla Türkiye'nin önünü açan genç arkadaşlarımızla gurur duyuyoruz ve istiyoruz ki, bu iktidarın yarattığı o karamsarlık, haberlerde, gazetelerinde, televizyonlarında sabah akşam halkı teslim almak için sürdürdükleri o faaliyetin karşısında bu ülkenin gençlerinin yaktığı umut ışığı o aydınlık bizi birleştirsin."
Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanması, seçilmiş belediye başkanlarının görevden el çektirmesi gibi olayların, iktidarın güçsüzlüğünü gösterdiğini ifade eden Baş, şöyle konuştu:
"İktidarların elindeki tek koz baskı, şiddet, zor haline geldiyse yani bu iktidar bu toplumu yönetemediğini, ikna edemediğini, aklını, gönlünü kazanamadığını görmüş ve sadece korkuyla, sadece şiddetle, sadece zorla ele geçirdiği yargıyla, polis copuyla, jandarmasıyla toplumu esir almaya çalışıyorsa, onların zaafını gösteriyor. Onların güçsüzlüğünü gösteriyor. Onların başka türlü yönetemeyeceğini gösteriyor. O yüzden evet, Ekrem İmamoğlu'nun adaylığının engellenmesi, seçilmiş belediye başkanlarının, milletvekillerinin tutuklanması, bunların görevden el çektirmesi ya da Anayasa'ya aykırı biçimde görevlerini yapmasını engellemesi hep bir güçsüzlüğe de işaret ediyor aynı zamanda. Biz buradan bakmalı ve bunun karşısında en geniş emekçilerin, yoksulların, halkın birliğini kurmak için mücadeleyi nasıl büyüteceğimizi düşünmek zorundayız."

*]: pointer-events-auto [content-visibility: auto] supports-[content-visibility: auto]: [contain-intrinsic-size: auto_100lvh] R6Vx5W_threadScrollVars scroll-mb-[calc(var(--scroll-root-safe-area-inset-bottom,0px)+var(--thread-response-height))] scroll-mt-[calc(var(--header-height)+min(200px,max(70px,20svh)))]" dir="auto" data-turn-id="request-WEB: af238668-376c-471a-8d56-3ac835bffc98-3" data-turn-id-container="request-WEB: af238668-376c-471a-8d56-3ac835bffc98-3" data-testid="conversation-turn-8" data-scroll-anchor="false" data-turn="assistant">
"TÜRKİYE'DE MALESEF BİTMEYEN İŞÇİ CİNAYETLERİ SERİSİ YAŞIYORUZ"


Baş, Türkiye'de iktidar eliyle büyük bir sınıf kırımının yaşandığını belirterek, "Büyük bir servet transferi küçücük bir azgın azınlığı çok zengin etmek için, milyonlarca insanı yoksullaştıran bir politikayı sürdürmek için çaba sarf ediyorlar. Bunun sonucunda bir tarafta Türkiye'de maalesef bitmeyen işçi cinayetleri serisi yaşıyoruz. Gereken önlemler alınmadığı için, iki kişinin, üç kişinin yapacağı işi bir işçiye yaptırmaya çalıştıkları için, uzun saatler çalıştırdıkları için, insanları sendikasızlaştırdıkları için Türkiye'de iş cinayetlerinin önüne geçilemiyor" diye konuştu.

*]: pointer-events-auto [content-visibility: auto] supports-[content-visibility: auto]: [contain-intrinsic-size: auto_100lvh] R6Vx5W_threadScrollVars scroll-mb-[calc(var(--scroll-root-safe-area-inset-bottom,0px)+var(--thread-response-height))] scroll-mt-[calc(var(--header-height)+min(200px,max(70px,20svh)))]" dir="auto" data-turn-id="request-WEB: af238668-376c-471a-8d56-3ac835bffc98-4" data-turn-id-container="request-WEB: af238668-376c-471a-8d56-3ac835bffc98-4" data-testid="conversation-turn-10" data-scroll-anchor="false" data-turn="assistant">
"TÜRKİYE'NİN DÖRT BİR YANINDA İŞÇİLER AYAĞA KALKIYOR"


Baş, "'Nasıl olsa yüzlerce insanın ölümüne neden olan patronlar bile elini kolunu sallayarak geziyor' diye düşünenler varsa 'yok' kardeşim. Yani o işçinin de anası var, babası var, evladı var. O işçinin de bir canı var. O da bu memlekette en az patronlar kadar yaşamayı hak ediyor, daha fazlasını hak ediyor. Çalışıyor, üretiyor, alın teri döküyor. Bunun karşılığı bu ucuz ölümler olamaz. O yüzden Türkiye'nin dört bir yanında işçiler ayağa kalkıyor" dedi.

*]: pointer-events-auto [content-visibility: auto] supports-[content-visibility: auto]: [contain-intrinsic-size: auto_100lvh] R6Vx5W_threadScrollVars scroll-mb-[calc(var(--scroll-root-safe-area-inset-bottom,0px)+var(--thread-response-height))] scroll-mt-[calc(var(--header-height)+min(200px,max(70px,20svh)))]" dir="auto" data-turn-id="request-WEB: af238668-376c-471a-8d56-3ac835bffc98-5" data-turn-id-container="request-WEB: af238668-376c-471a-8d56-3ac835bffc98-5" data-testid="conversation-turn-12" data-scroll-anchor="false" data-turn="assistant">
"O PATRONLARIN DAYATMALARINA BOYUN EĞMEK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ"


İşçi direnişlerinden söz eden Baş, şunları kaydetti:
"Kocaeli'nde PG fabrikasında lastik işçileri greve başladı. Sonuna kadar işçi arkadaşlarımızın yanındayız. Her tür onlarla dayanışma içerisinde olacağız. Kütahya'da maden işçileri örgütlenmeye başladılar, isyan ediyorlar. Onlarla birlikte olacağız. Tüm mağazalarda marketlerde çalışan işçi kardeşlerime sesleniyorum: O patronların dayatmalarına boyun eğmek zorunda değilsiniz. Örgütlenin, sendikalara üye olun.

*]: pointer-events-auto [content-visibility: auto] supports-[content-visibility: auto]: [contain-intrinsic-size: auto_100lvh] R6Vx5W_threadScrollVars scroll-mb-[calc(var(--scroll-root-safe-area-inset-bottom,0px)+var(--thread-response-height))] scroll-mt-[calc(var(--header-height)+min(200px,max(70px,20svh)))]" dir="auto" data-turn-id="request-WEB: af238668-376c-471a-8d56-3ac835bffc98-6" data-turn-id-container="request-WEB: af238668-376c-471a-8d56-3ac835bffc98-6" data-testid="conversation-turn-14" data-scroll-anchor="false" data-turn="assistant">
"BİR GRUP ASALAK DAHA FAZLA PARA KAZANSIN DİYE İLİĞİMİZİ KEMİĞİMİZİ SÖMÜRÜYORLAR"


Bakın çok net bir şey söyleyeceğim. Bütün Türkiye duysun bunu: Bir işçi uğradığı haksızlığa karşı sesini yükseltiyorsa, hangi partiye oy verdiği önemli değil. Dini, dili, ırkı, rengi hiçbir şey önemli değil. O işçinin yanındayız. O işçi kardeşlerimizin mücadelesi bizim mücadelemiz. Herkes bunu bilsin. Patronlar da bilsin. İşçi arkadaşlar da bu özgüvenle hareket etsinler. Biz aynı sınıfın evladıyız. Hepimiz aynı sömürüye maruz kalıyoruz. Bir grup asalak daha fazla para kazansın diye iliğimizi kemiğimizi sömürüyorlar. Buna karşı tek bir kozumuz var: Kol kola gireceğiz, güç birliği yapacağız. Bütün yasal, anayasal haklarımızın, fiili, meşru haklarımızın hepsini hep birlikte kullanabiliriz.
Açıkça ilan ediyorum: Hangi siyasi partiye oy verdiğinin önemi olmadığı gibi patronun kim olduğunun da bizim açımızdan önemi yok. Bazı belediyelerden haberler geliyor. Özellikle belirtiyorum Cumhuriyet Halk Partili belediyelerden haberler geliyor. Güvenlik işçilerinin örgütlenmesini engelliyorlar. Biz iktidarın saldırılarına karşı belediyelerle dayanışma içerisinde oluruz. Ama 'ben de fırsatını bulduğum işçiyi ezerim' diye düşünen birisi varsa karşısına ilk çıkacak olan Türkiye İşçi Partililerdir."
Kaynak: ANKA