Gazze'de ateşkese rağmen öldürülen gazetecinin oğlu 9 ay sonra dünyaya geldi

Son Güncelleme:

İsrail'in Gazze Şeridi'nde ateşkese rağmen düzenlediği saldırıda öldürülen Filistinli gazetecinin oğlu, babasının ölümünden 9 ay sonra dünyaya geldi. Aile, güneydeki sığınmacı çadırında bebeğe babasının adını vererek hatırasını yaşatıyor.

İsrail'in Gazze Şeridi'nde yürüttüğü soykırıma varan saldırılar sırasında yaşamını yitiren Filistinli gazeteci Abdurrauf Şaat'ın ailesi, oğullarının ölümünden 9 ay sonra dünyaya gelen bebeğiyle avunuyor.

???????İsrail ordusunun, 21 Ocak 2026'da ateşkese rağmen Gazze'nin orta kesimindeki Ez-Zehra beldesinde yardım faaliyetlerini görüntülerken katlettiği Şaat'ın oğlu, babasının ölümünden 9 ay sonra dünyaya geldi.

İsrail'in birçok gazeteciyi hedef aldığı hava saldırısında, 34 yaşındaki Abdurrauf Şaat'ın yanı sıra meslektaşları Enes Guneym ve Muhammed Kışta da hayatını kaybetti.

Yaşamını yitirmeden günler önce, 3 Ocak'ta amcasının kızı Ruzan ile dünyaevine giren Şaat'ın ölüm haberiyle sarsılan aile, kısa süre sonra Ruzan'ın hamile olduğunu öğrendi.

Ruzan'ın eşini kaybetmenin derin hüznüyle geçen hamilelik sürecinin ardından bebeğin doğumu aileye bir nebze umut oldu.

Gazze Şeridi'nin güneyindeki bir sığınmacı çadırında yaşam mücadelesi veren aile, babasının ölümünden aylar sonra dünyaya gelen bebeğe, hayatını kaybeden gazetecinin adını yaşatmak için "Abdurrauf" ismini verdi.

Babasının adını ve hatırasını yaşatacak

Hayatını kaybeden gazetecinin annesi Umm Abd, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Bugün Allah'a hamdolsun, Rabbimiz bize Abdurrauf'un bir kopyasını nasip etti ve ona babasının adını verdik, Abdurrauf Abdurrauf Semir Şaat." dedi.

Sığınmacı çadırında babanın yokluğu ile oğlunun varlığı aynı mekanda buluşurken, Abdurrauf'un evlendikten sonra uyuduğu yatak, bugün babasını sadece fotoğraflardan ve anlatılan hikayelerden tanıyacak olan bebeğine kucak açıyor.

Bebeği kucağına alan babaanne, "Bugün Abdurrauf'un yerindeyiz ve onun yatağında oğlunu kucağımıza alıyoruz." ifadelerini kullandı.

Ailenin en büyük arzusunun Abdurrauf'un bu anı yaşaması ve bebeğini kucağına alan ilk kişi olması olduğunu belirten anne Umm Abd, bu nedenle doğum sevincinin, evladının yokluğunun acısını bastıramadığını söyledi.

Torununu bağrına basan acılı anne, bebeğin sağlık ve afiyetle büyümesini ve "babasının izinde yetişerek onun yarım kalan mesajını tamamlamasını" umut ediyor.

Ancak bebeğin gelişi acılı anneye, evlenmesi için her ısrar ettiğinde Abdurrauf'un verdiği şu sözleri yeniden hatırlattı:

"Evlenip çocuk sahibi olmaktan, sonra da dünyadan göçüp onları yalnız bırakmaktan korkuyorum."

Umm Abd, bu sözlerin bugün çok daha acı verici bir hal aldığını ifade ederek, oğlunun henüz bebeğinden "baba" kelimesini duyamadan ve ailesi onu ilk kez çocuğunu kucağına alırken göremeden hayata veda ettiğini vurguladı.

Oğlunu son yolculuğuna uğurladığı anı anımsatarak torununu karşıladıklarını belirten Umm Abd, şunları söyledi:

"Abdurrauf, arkadaşlarının ve sevdiklerinin omuzlarında taşınarak buradan çıktı, bugün ise arkadaşlarının ve sevdiklerinin huzurunda onun oğlunu taşıyoruz."

İsrail soykırımının çaldığı hayaller

Hayatını kaybeden gazetecinin babası Semir Şaat ise tek torununu kucağına almanın sevincini, oğlunun her zaman hayalini kurduğu bu anı paylaşmak için yanlarında olamamasının verdiği derin keder ve öfkeyle birlikte yaşıyor.

Babasının adını taşıyan bebeğe bakarak Semir Şaat, "Oğlum bir evladı olsun, onu görsün ve kucağına alsın istiyordu ancak işgal güçlerinin füzeleri bu hayali çaldı." dedi.

Şaat, oğlunun serbest gazeteci olarak çalıştığını ve olayları büyük bir profesyonellikle takip ettiğini anlatarak, evladının gazetecilik görevini yerine getirirken öldürüldüğünü dile getirdi ve görev başındaki gazetecilerin hedef alınmasına tepki gösterdi.

Torununun dünyaya gelmesi vesilesiyle basın kuruluşlarına ve gazeteci sendikalarına seslenen dede Şaat, İsrail'in Gazze'de soykırıma varan saldırıları sırasında öldürülen gazetecilerin çocuklarına sahip çıkılması, geçim kaynağını kaybeden dul eşlerin ve yetim çocukların haklarını koruyacak şekilde ailelerine destek sağlanması çağrısında bulundu.

Abdurrauf'un annesi Umm ABD ise sığınmacı çadırından dünyaya seslenerek, Gazze'deki Filistinlilere "merhamet gözüyle" bakılmasını ve maruz kaldıkları ölüm, kayıp ve yıkımın durdurulmasını istedi.

Gazze'deki Filistin halkına yönelik saldırıların son bulmasını talep eden acılı anne, "Bize yapılan zulüm artık yeter." ifadelerini kullandı.

İsrail'in Ekim 2023'te Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını başlattığı tarihten bu yana düzenlediği saldırılarda, Gazze'de her 5 gazeteciden birine karşılık gelen 263 basın mensubu hayatını kaybetti, yüzlercesi yaralandı, gözaltına alındı veya yerinden edildi. İsrail ayrıca medya ofisleri ve kurumlarının çoğunu yıktı.

İsrail'in ABD desteğiyle Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'nde sürdürdüğü soykırıma varan saldırılarında 74 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, 175 binden fazla kişi yaralandı ve bölgedeki altyapının yüzde 90'ı yıkıma uğradı.

Kaynak: AA