Gazzeli Çocukların Hayvanlarla İyileşme Süreci

Son Güncelleme:

Gazzeli çocuklar, çadır rehabilitasyon merkezinde hayvanlarla oynayarak travmalarını aşmaya çalışıyor.

İsrail'in 2 yılı aşkın sürede soykırıma varan saldırılarıyla ağır travmalar yaşayan Gazzeli çocuklar, "çadır rehabilitasyon merkezinde" hayvanları severek veya onlarla oynayarak aşmaya çalışıyor.

Gazze Şeridi'nin Nusayrat Mülteci Kampı'nda kurulan beyaz bir çadır, İsrail saldırılarının travma ve izlerini taşıyan çocuklar için zamanla bir rehabilitasyon alanına dönüştü.

İsrail saldırıları nedeniyle ağır psikolojik travmalar yaşayan çocuklar, burada kuşlar, kaplumbağalar, köpek ve kirpi gibi hayvanlarla vakit geçirerek korkularını aşmaya çalışıyor.

Çadırın içinde alkışlarla daireler oluşturan, şarkılar söyleyen ve rengarenk resimler çizen çocuklar, İsrail saldırılarının gölgesinde kaybettikleri neşeyi yeniden kazanmanın yollarını arıyor.

Çadırın duvarlarına astıkları resimler, yaşadıkları acılara rağmen umutlarını koruma çabasını yansıtıyor.

Çadırdan doğan bir rehabilitasyon alanı

Evcil hayvan uzmanı ve gönüllü aktivist Raşid Anber, projeye ilk başladıkları günlerde çocukların ilgisini çekmenin zor olduğunu söyledi.

Başlangıçta çocukları çekmeye ve bu mekana gelmeleri için onları hazırlamaya çalıştıklarını ifade eden Anber, zamanla çocukların bu alana alıştığını dile getirdi.

Çocukların süreç içinde projeye daha fazla ilgi göstermeye başladığını belirten Anber, "Hayvanlara özen göstermenin bize ne kazandırdığı ve bunun kişiliğimize nasıl yansıdığı da önemli. İçe kapanık ve yalnızlık yaşayan çocuklara, bu hayvanlar aracılığıyla iletişim kurmayı öğretmek ve onların diğer çocuklarla iletişim kurmaları için bir köprü oluşturmak mümkün." ifadelerini kullandı.

Hayvanlarla kurulan bağın çocuklar arasında iletişimi güçlendirdiğini aktaran Anber, kuş ya da diğer hayvanlarla kurulan ilişkinin çocuklar arasında yakınlaşmayı artırdığını söyledi.

İsrail saldırılarının çocuklarda bıraktığı izler

İsrail saldırıları sonrası çocukların yaşadığı psikolojik travmaların derin olduğunu vurgulayan Raşid Anber, "Çocuklar saldırılarda çok ağır bir şiddete maruz kaldı ve psikolojileri çok bozuldu ve olumsuz hale geldi. Çok ağır şiddet ve hareket kısıtlamalarına maruz kaldı." diye konuştu.

Çocukların ilk dönemlerde hayvanlara karşı farklı davranışlar sergilediğine değinen Anber, "Başlangıçta hayvanlara karşı biraz saldırgandılar ancak zamanla durumları düzeldi. Birlikte yaptıkları resimler ve oynadıkları hayvanlar aracılığıyla iletişim kuruyorlar." dedi.

Anber, projenin ortaya koyduğu bu fikrin daha da genişletilmesini ve daha fazla çocuğun bu çalışmalardan faydalanmasını umut ettiğini dile getirdi.

Hayvanlarla kurulan bağ

Çocukların İsrail saldırıları sonrasındaki dönemde yoğun korku, uykusuzluk ve saldırgan davranışlar sergilediğini anlatan Anber, şöyle devam etti:

"Çocukların birçoğu şiddetli saldırganlık yaşıyor, uykusuzluk çekiyor, korku yaşıyor ve kişilikleri sürekli gergin oluyordu. Hayvanlarla temas etmeleri ve onlarla ilgilenmeleri kişiliklerini büyük ölçüde sakinleştirdi ve davranışları belirgin şekilde daha iyi hale geldi."

Ailelerin de çocukların yaşadığı olumlu değişimi fark ettiğini aktaran Anber, çocukların köpekleri beslemek, kuşların bakımını yapmak ve yaşadıkları alanları temizlemek gibi faaliyetler sayesinde iletişim ve odaklanma becerilerinin geliştiğini söyledi.

"Hayvanlarla ilgilenmek onların kişiliklerini daha terbiyeli ve olumlu hale getiriyor. Çocuklar arasında birçok başarı hikayem var." diyen Anber, çocukların hayvanlarla temas ettiklerinde mutlu olduklarını dile getirdi.

Anber, hayvanların çocuklar üzerindeki etkisine ilişkin şöyle konuştu:

"Hayvanlara dokunduklarında mutlu oluyorlar, oynuyorlar ve kaplumbağa ya da kirpi ile etkileşim kuruyorlar. Benim görüşüme göre çocuklar üzerinde en etkili hayvanlar köpekler ve kuşlardır. Tüm hayvanlar dikkat çekiyor ve onlar aracılığıyla çeşitli etkinlikler yapıyoruz. Çocuklar hayvana bakıyor, düşünüyor ve onu gözlemliyor. Meditasyon oturumları yapıyoruz ve hayvanı çiziyorlar; sesi nedir, renkleri nelerdir diye düşünüyorlar. Bu da çocukların ufkunu genişletiyor ve hafızalarını canlandırıyor."

"Psikolojileri çok değişti"

İsrail saldırılarının travmasından etkilenen çocuklardan birinin babası Muhammed Fayiz, oğlunun saldırıların ilk günlerinde ciddi psikolojik sorunlar yaşadığını anlattı.

Oğlunun o dönemdeki durumunu anlatan Fayiz, "Saldırıların başında (oğlum) ağır bir psikolojik uzlet içindeydi, çok zor bir psikolojik durumdaydı, çocuk sinirliydi." dedi.

Çocuğunun söz dinlemediğini ve kardeşlerine zarar verdiğini anlatan Fayiz, yaşadıkları sürecin aile için oldukça zor geçtiğini anlattı.

Muhammed Fayiz, zamanla oğlunda belirgin değişim yaşandığını belirterek, "Bizi hayal edemeyeceğiniz kadar çok zorluyordu, ama bugün artık o 360 derece değişti." ifadelerini kullandı.

Artık oğlunun merkezde çalınan ıslık sesini duyduğu anda elindeki her şeyi bırakıp bu alana koştuğunu anlatan Fayiz, hayvanların bu süreçte önemli rol oynadığını söyledi.

Fayiz, çocukların hayvanlarla vakit geçirmesinin davranışları üzerinde büyük etkisi olduğunu belirterek, "Durum çok değişti, bugün eğlencesi var, hayvanları var. Özellikle hayvanlar konusu, davranışlarını çok çok büyük ölçüde değiştirdi." diye konuştu.

Gazze'deki hükümetin medya ofisi, 14 Nisan'da yaptığı açıklamada, İsrail'in ateşkes anlaşmasını ihlal ederek öldürme, gözaltı, kuşatma ve aç bırakmayı da içeren 2 bin 400 ihlal gerçekleştirdiğini duyurmuştu.

Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ateşkes ihlalleri sonucu 786 Filistinli hayatını kaybederken 2 bin 217 kişi yaralandı.

Ateşkes anlaşmasına, İsrail'in 8 Ekim 2023'te başlattığı ve geniş yıkıma yol açan saldırılarının ardından varılmıştı. Saldırılarda 72 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, 172 bini aşkın kişi yaralandı, altyapının yaklaşık yüzde 90'ı tahrip oldu.

Kaynak: AA