Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eker Açıklaması

Son Güncelleme:

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, tarıma dayalı sanayinin Türkiye'de mutlaka geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, tarıma dayalı sanayinin Türkiye'de mutlaka geliştirilmesi gerektiğini söyledi.


İzmir Ticaret Odasının (İZTO) olağanüstü meclis toplantısına katılan Bakan Eker, İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş ile meslek komitesi sözcülerinin sorunlarını ve taleplerini dinledi.


Bakan Eker, toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin kültürlerarası konumu, tarihsel yönüyle çok önemli noktada bulunduğunu, stratejik önemi kadar


"agrostratejik" öneme de sahip olduğunu, tarım sektörünün de "agrostrateji" içerisinde yer aldığını belirtti.


Kırsal kalkınma adı altında tarımsal gelirlerde katma değer yaratılması amacıyla ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve ambalajlanmasına yönelik sanayi tesislerine destek verdiklerini dile getiren Eker, kırsal bölgelerde 3 bin 160 tesis yaptırıldığını bildirdi.


Eker, bu tesislerde 32 bin kişinin istihdam edildiğini ifade eden, "Tarıma dayalı sanayinin, bizim gibi küçük ölçekli çiftçilerin bulunduğu bir ülkede mutlaka geliştirilmesi lazım" dedi.


-"Keşke daha fazla param olsa"-


Pamuk sektörüne yönelik kendisine iletilen taleplere değinen Eker, pamuğun Türkiye için çok önemli bir ürün olduğunu, 2002 yılında 184 milyon lira pamuk desteği verilirken, 2010 yılında pamuğa 792 milyon lira ödendiğini söyledi.


Eker, neredeyse bütün çiftçilere ödenen toplam miktarın yüzde 11'inin sadece pamuğa verildiğini, pamuktaki maliyetin yüzde 41'ini destek olarak kendilerinin karşıladığını dile getirerek, "Bütün çiftçilere 7 milyar lira para verdim. Yüzde 11'inin pamuğa verdim. Keşke daha çok param olsa, daha çok versem" diye konuştu.


Türkiye'de sulanabilir tarım arazisini artırmayı amaçladıklarını, bu yönde de damla sulama desteklerini sürdüreceklerini vurgulayan Eker, Türkiye'nin yeni yatırımlarla sulama yaptığı alanın 8,8 milyon hektara ulaşabileceğini dile getirdi.


GDO'lu ürünlere de değinen ve Türkiye'de bu yönde üretimin yasak olduğunu hatırlatan Eker, "Bizde hiçbir üründe GDO yok. Israrla söylüyorum. Biz GDO'lu ürün, bitki ürettirmiyoruz. Yasak, ne pamuk, ne başka bir ürün... O kanunu da biz çıkardık. O konuda da muhafazakarız. Çünkü Türkiye'nin ihtiyacı, agrostratejik önemi öyle gerektiriyor" dedi.


Bakan Eker, desteklemelerle Türkiye'nin mısır üretiminin 5 milyon, çeltik üretiminin ise 9 milyon tona çıkarıldığını, ülkenin üretim imkanları ile tarımsal alanlarına yönelik koşullarının iyi bilinmesi gerektiğini belirtti.


Ege Bölgesi'nde yaygın olan zeytin ve zeytinyağı sektörüne de değinen Eker, ülkede zeytin ağacı varlığının 91 milyondan 161 milyona ulaştığını ve üretimin arttığını dile getirdi.


Eker, kültür balıkçılığı ile ilgili haksız eleştirilere maruz kaldığını, denizlerdeki varlığı iyi koruma ve iyi yönetme zorunlulukları bulunduğunu kaydetti.


Balıkçılıkta diğer ülkelerle kıyaslama yaparken, "ABD'deki gibi okyanusa açılmanın yollarını aramamız lazım. Başka türlü balıkçılığı geliştiremeyiz" diyen Bakan Eker'e, salondaki bazı işadamları, "Barbaros Hayrettin gibi" diye yanıt verdi.


-İZTO Başkanı Demirtaş-


İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş da tarımda Türkiye'de ikinci sırada yer alan İzmir'in, potansiyelini yeterince değerlendiremediğini, bu kapsamda, agro teknoparkı kuracaklarını söyledi.


Bu projeye bakanlığın da ortak olmasını istediklerini belirten Demirtaş, tüketicinin ucuz ete ulaşması için et ithalatı yapıldığını belirterek, şöyle konuştu:


"İç piyasa fiyatlarını dengelemek için 'bu uygulamayı durdurun' demiyoruz ama sadece canlı hayvan ithal edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu hayvanlar burada kesilerek tüketiciye ulaştırılmalı. Kesim sonucunda elde edilecek deri, bağırsak ve sakatat ile sektörün hem ham madde ihtiyacı karşılanır hem de ülkemize katma değer sağlanır. Ayrıca. deniz balıkçılarının ağlarına orkinos balığı takılırsa denize atmak zorundalar. Diğer ülkeler avlıyor, biz avlayamıyoruz."


- İZMİR

Kaynak: AA