Greenpeace'ten COP31 Öncesi Termik Santral Çağrısı

Son Güncelleme:

Emel Alpay, Afşin-Elbistan Termik Santrali'ne ek ünitelerin iptal edilmesi gerektiğini belirtti.

HABER: Erva GÜN - KAMERA: Cemal Berk AYTEKİN

(KAHRAMANMARAŞ) - Greenpeace Türkiye İklim ve Enerji Kampanyaları Sorumlusu Emel Türker Alpay, Afşin-Elbistan Termik santraline eklenmesi planlanan iki yeni ek ünitenin "yeni bir termik santral" anlamına geldiğini belirterek, Türkiye'nin COP31 başkanlığı öncesinde bu projeyi iptal ederek samimiyetini kanıtlaması çağrısında bulundu.

ANKA Haber Ajansı, Afşin-Elbistan Termik Santrali'ne yakıt sağlamak amacıyla Kışlaköy Maden Sahası'ndaki linyit kömürün çıkarıldığı alanda incelemelerde bulundu, ziyarete, uzun süredir doğa, ekokırım üzerine çalışmalar yürüten Greenpeace Türkiye İklim ve Enerji Kampanyaları Sorumlusu Emel Türker Alpay eşlik etti.

ANKA Haber Ajansı'na konuşan Alpay, Afşin-Elbistan A Termik Santrali'nin 2018 yılında özelleştirilerek Çelikler Holding'e devredildiğini hatırlattı. Özelleştirme şartnamesine göre, çevre yatırımlarının 2019 yılının sonuna kadar tamamlanması gerektiğini vurgulayan Alpay, santralin devredilme sürecinde filtrasyon sistemleri dahil olmak üzere bütün çevre yatırımlarını 2019 yılının Aralık ayına kadar tamamlamış olması gerektiğini söyledi. Ancak durumun böyle gelişmediğini söyleyen Alpay, santralin, 2024 yılının sonuna kadar geçici çevre izinleriyle faaliyet gösterdiğini belirtti.

Emel Türker Alpay, geçtiğimiz aylarda 1 numaralı ünite için geçici çalışma belgesinin düzenlendiğini ifade ederek, "4'üncü üniteye çevre izni verildi ancak şu anda 3'üncü ünite izinsiz olarak çalışmaya devam ediyor" dedi.

"ELBİSTAN OVASI'NI ŞEKER PANCARIYLA, ÜZÜMÜYLE ANMAMIZ GEREKİRDİ"

Türkiye'nin dördüncü büyük ovası Elbistan Ovası'nın, tarımsal verimliliğiyle değil, kirlilikle gündeme gelmesinin üzücü olduğunu söyleyen Alpay, bölge halkının yaşadığı sağlık sorunlarına da değindi. Halkın en çok hava kirliliğinden etkilendiğini ve bundan şikayet ettiğini dile getiren Alpay, bölge halkının "üzerlerine kül yağdını, kirlilikle mücadele ettiklerini" anlattıklarını söyledi. Alpay, bölgeye kar yağdığında "siyah kar" yağdını belirterek, insan sağlığı, doğa ve ekosistem üzerinde kirliliğin çok yoğun yaşandığını aktardı.

Bölge halkının, "Biz hastaneye gittiğimizde doktorlar bizi ciğerlerimizden biliyor" dediğini de dile getiren Alpay, "Burayı şeker pancarıyla, üzümüyle anmamız gerekirken maalesef hastalıklarla, ölümlerle ve çevreye verilen zararla anmak durumunda kalıyoruz" ifadelerini kullandı.

"SANTRALE EKLENECEK İKİ YENİ ÜNİTE 2 BİNDEN FAZLA ERKEN ÖLÜME YOL AÇACAK"

Alpay, son zamanlarda kamuoyunda tartışmalara neden olan ve mevcut kirliliğe rağmen santrale eklenmesi planlanan iki yeni ünite için ÇED onayı verilmesine ilişkin de konuştu. Yeni ünitelerin "yeni bir termik santral" anlamına geldiğini savunan Alpay, 688 MW büyüklüğündeki bu projenin ağır bir bedeli olacağını söyledi. Emel Türker Alpay, bölgedeki santralin toplam yükünün bugüne kadar 17 bin 500 kişinin erken ölümüne neden olduğunun tahmin edildiğini aktararak, "Santrale yeni ünitelerin yapılması durumunda 2 bin 200 kişinin daha erken ölümüne sebep olunacak. Üstelik bu rakam, bütün çevre yatırımları yapılsa, filtreler tertemiz çalışsa bile gerçekleşecek olan bir rakamdır. Kömürden enerji üretmenin maliyeti sadece yatırımdan ibaret değildir" değerlendirmesinde bulundu.

YENİ ÜNİTELER, AFŞİN HALKININ TÜKETTİĞİ SUYUN 8 KATINI TÜKETECEK

Maden sahasındaki susuzlaştırma faaliyetlerinin, tarım ve hayvancılık üzerindeki yıkıcı etkisine de işaret eden Alpay, linyit kömürünün çıkarılması için yer altı su kaynaklarının geri dönüşü olmayan bir şekilde yok edildiğini, sahada şu an bin 500 pompanın su çektiğini söyledi.

Alpay, yapılması planlanan iki yeni ünitenin tek başına, yaklaşık 80 bin nüfuslu Afşin halkının tükettiği suyun 8 katını tüketeceğini, bu durumun, "insanların yaşam kaynağı olan su varlıklarının tüketilmesi" anlamına geleceğini aktaran Alpay, kömürün çıkarılmasıyla bölgede ne mera ne de su kaldığını kaydetti.

Emel Türker Alpay, bölgenin kuraklık açısından kırılgan olduğunun altını çizerek, "Bakanlık havza planlarında buranın su açısından tehlikeli olduğunu söylüyor. Termik santral için yapılan ekstra susuzlaştırma, bölgenin yükünü artırarak hayatı yaşanmaz kılıyor" diye konuştu.

COP31 BAŞKANI TÜRKİYE İÇİN SAMİMİYET TESTİ: "PROJEYİ İPTAL EDİN"

Türkiye'nin iklim taahhütlerine ve uluslararası liderlik hedeflerine de değinen Emel Türker Alpay, kömürden "adil bir çıkış" yapılması gerektiğini vurguladı, kömür sektörünün ekonomik olarak da çöktüğünü ve teşviklerle ayakta tutulmaya çalışıldığını ileri sürdü.

Alpay, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı'nın (COP31) bu sene Kasım ayında Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenleneceğini anımsatarak, "Türkiye'den talebimiz, Türkiye'nin bu liderlikteki samimiyetini göstermek için ilk adımı buradaki santral projesini iptal ederek atmasıdır" çağrısında bulundu.

Kömürü ve fosil yakıtları yerin altında bırakacak, kimseyi geride bırakmayacak adil bir planlama yapılması gerektiğini söyleyen Alpay, Türkiye'nin hem iklim hem doğa hem de insan sağlığı için bu liderliği göstermesi gerektiğini dile getirdi. Alpay, "Hava kirliliğinin sınırı yok, kirlilik Elbistan'a kadar her yere ulaşıyor" dedi.

Kaynak: ANKA