Heykeltıraş Aksoy Ve Sanatçılardan "Ucube" Açıklaması
Heykeltıraş Mehmet Aksoy:
Heykeltıraş Mehmet Aksoy:
"Başbakan farıcıma ucube dedi. Halbuki müsaade etselerdi kanadını, tüyünü düzüp keklik olacaktı. Başbakan onun keklik olacağını göremedi, onu okuyamadı"
"Kalbinizi, vicdanınızı ağırlaştırmayın Sayın Başbakanım. Bakın bir sürü bakanlarınız, danışmanlarınız Kültür Bakanınız var. Bu heykel hakkında sizi bilgilendirsinler. Kulaktan dolma, gerçek olmayan informasyonlarla konuşmamış olursunuz"
?
?
Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği, çeşitli sivil toplum kuruluşları, aydınlar ve sanatçıların katıldığı bir toplantı düzenleyerek, Kars'ta yapılan "İnsanlık Anıtı" heykeline yönelik süren "ucube" tartışmalarına ilişkin açıklamalardabulundu
Toplantıda "İnsanlık Anıtı"nın heykeltıraşı Mehmet Aksoy da hazır bulundu. Toplantıda ortak hazırlanan bildiriyi okuyan Ressam Bedri Baykam, " Türkiye'nin tanınan, sanatçıalrı, sivil toplum kuruluşları, sanat dernekleri, aydınları, sanatsever ve aydın halkı olarak hiç kimsenin, hiçbir sanat eserine bu şekilde sıfatı ne olursa olsun hakaret etme hakkı olmayacağını en yüksek sesle haykırmak, öne çıkartmak ve toplumumuza bildirmek için bu kararlılığıızı sizlerle paylaşmak için geldik" diye konuştu.
KİMSENİN SANAT VE SANATÇIYI AŞAĞILAMA HAKKI YOKTUR
"İnsanlık Anıtı adını taşıyan ve tarihin ağır sayfalarında aralarındaki ilişki hasar görmüş iki ulus arasında barış köprüsü kurmak isteyen bir sanatçının projesi açıkça yok edilme tehdidi ile karşı karşıya kalmıştır" diyen Baykam, toplumda herkesin bir heykeli ya da bir yapıtı daha az ya da çok beğenebileceğini, ancak bunun bir eseri ortadan kaldırmak ve esere hakaret etmek için gerekçe olamayacağını söyledi. Baykam, sanatın politikacıların şahsi zevklerine veya ait oldukları ideolojiye göre hakaret edip, içini boşaltabilecekleri boş bir çuval olmadığını söyleyerek, "Nasıl dini değerlere ve toplumsal yaşamın gereklerine ve kanunlarına saygı göstermek, vatandaşlardan bekleniyorsa, sanat eserleri ve onlara hayat veren sanatçılar da aynı saygıyı hakeder. Hiçbir siyasetçi veya mülki amir veya bürokratın, sanatı ve sanatçıyı aşağılama hakkı yoktur" dedi.
BAŞBAKANIMIZ VİCDANINI GÖĞSÜNDE TAŞIMIYOR
Mehmet Aksoy, "Başbakan farıcıma ucube dedi. Halbuki müsaade etselerdi kanadını, tüyünü düzüp keklik olacaktı. Başbakan onun keklik olacağını göremedi, onu okuyamadı. Aslında haklı, sanat, düz politik mantıkla anlaşılacak, idrak edilecek ve giderek dilde ifadesini bulacak birşey değil. Heykel sanatı form diliyle konuşur. Bu dili öğrenmek, alfabesini, kodlarını çözmek bir kültür ve görgü işidir. Bu uğraşı ve eğitim gerektirir. Başbakanımız vicdanını göğsünde taşımıyor, iktidar koltuğunun arkasına saklanmış, görünmüyor. Görünen ve gösterdiği yalnızca güç. Yarın ahirette kalbi ağırlaşmış olarak terazinin kefesine konacak" diye konuştu.
BIRAKIN HEYKELİMİ YAPAYIM
Başbakana seslenen Aksoy, "Kalbinizi, vicdanınızı ağırlaştırmayın Sayın Başbakanım. Bakın bir sürü bakanlarınız, danışmanlarınız Kültür Bakanınız var. Bu heykel hakkında sizi bilgilendirsinler. Kulaktan dolma, gerçek olmayan informasyonlarla konuşmamış olursunuz" dedi.
Aksoy, heykelinin, ortadan ikiye bölünmüş bir insanın bölünen parçaların karşı karşıya konularak, kendi kendine düşman edilmesini simgelediğini anlatarak, şunları kaydetti: "Aralarındaki boşluk bir duvar gibi onları ayırıyor. Boşlukta uzanan el insanlığa uzanıyormuş gibi tutulmayı bekliyor. Bu el şuanda heykel yapımı durdurulduğu için yerde yerine takılmayı bekliyor. Yapılması bitmeyen, engellenen bir parça da insani vicdanı sembolize eden göz ve ondan savaşların acısıyla akan gözyaşı. Heykelin şuanda yarısının kabası bitmiş durumda, bu 4 senelik bir emeğe mal oldu. bu heykel yıkılır mı? Fizik olarak yıkılması çok zor. Öyle kepçeyle, dozerle yıkılacak birşey değil. Normal betondan 3 misli daha dayanıklı, akışkan beton içinde çelik borular ve güçlü bir demir konstriksiyon var. Bin 500 ton ağırlığında uçurumun kenarında bazalt kütlelerin üzerinde duruyor. Altında bir tabya var. Ancak C4 ya da dinamitle patlatılabilir. Bu da Türkiye'de ve dünyada büyük tepkilere sebep olur. Taliban'ın Buda heykellerinin yıkımı eyleminden farksız olur. Bu davranış ikiyüzlü bir dış politika demektir. İnandırıcılığımız kalmaz. Bir yandan dışarıda barış çabaları gösterirken, arabuluculuklar yaparken, öte yandan barış öneren bir heykeli yıkamazsınız. Siz en iyisi beni bırakın da heykelimi tamamlayayım. Bana sahip çıkın, heykele sahip çıkın barışa sahip çıkın. Benim kafamı meşgul etmeyin, bana elleşmeyin, bırakın heykelimi yapayım. Siz de kendi işinizi yapın. İşsizlik sorununu halledin, Kars'taki besicilik işini halledin, hayvancılık işini halledin, okul sorununu halledin, çiftçinin ürününü dalında çürütmeyin, aracıların, tefecilerin eline bırakmayın. Kanalizasyon problemini çözün, doğaya sahip çıkın, doğayı parsel parsel satmayın daha söylenilecek çok şey var ama."
TÜKETİLİRKEN BİRİKTİRİLEN TEK ŞEY; KÜLTÜR-SANAT
Berhan Şimşek de, "Eğer Başbakan şunu bilse ki, yeryüzünde tüketilerek biriktirilen tek şey kültür ve sanattır" dedi.
Rutkay Aziz ise, "Mehmet'in kaderinde bu var herhalde, ya heykeline tükürülüyor ya da 'ucube' deniliyor. Kars'ta ya da bölgede her türlü siyasi çıkarlardan, seçim öncesi oy hesabından uzakta biran önce bu heykelin tamamlanmasını, bitmesini ve büyük bir törenle, şölenle, bütün Türkiye'nin katılımıyla, hepmizin alkışlarıyla açılmasını talep ediyoruz" diye konuştu. Şair Ataol Behramoğlu da, "Mesela Mehmet, minareyi süngü şeklinde gösteren bir heykel yapmış olsaydı Recep Tayyip bunu muhtelemelen alkışlardı. Yapılması gereken bu iktidar ve Başbakan'dan kurtulmaktır" dedi.
ALLİONİ, HASANKEYF, MUNZUR VADİSİ KATLEDİLİYOR
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Genel Başkanı Eyüp Muhcu, "Aslında söz konusu ucube nitelemesini Sayın Kültür Bakanı kamu adına düzeltmeye çalıştı. Keşke konu bu kadar basit olabilseydi. Katledilen pekçok kültür alanları, kltürel varlıklar olduğunu görüyoruz. Hemen yanıbaşımızdaki Atatürk Kültür Merkezi 2010 yılı Avrupa Kültür Başkenti olduğu sırada İstanbul'un 3 yıl boyunca 6 milyonu aşkın sanatsever İstanbullulara kapısını kapadı. Yİne bu anlayış doğrultusunda Allioni, Hasankeyf, Munzur Vadisi, Karadeniz'in eşsiz güzelliklere sahip akasuları üzerinde yağma süreci işletiliyor. Bunlar birer kültür ve doğa katliamı" diye konuştu.
UCUBELERE BAŞBAKANLA BİRLİKTE KARAR VERELİM
Tiyatro Sanatçısı Orhan Aydın da, "Eğer Sayın Başbakan ucube bir yapı arıyorsa, kentsel dönüşümlerle İstanbul ve Ankara'da diktikleri TOKİ'nin yaptığı binalara baksın. Levent'ten, İkitelli'den yükselen yapılaşmalara baksın ve de alışveriş merkezleri adı altında kentin her tarafının beton yığınına nasıl çevirildiğine tekrar baksın. Hangisinin ucube olduğuna birlikte karar verelim" dedi.
Tarık Akan ise, "Aslında heykel bir bahane Türkiye Cumhuriyeti'nin laik sistemini yıkmanın başlangıçlarından bir tanesidir. Hedef oraya doğru gidiyor" dedi.