Hırvat Milliyetçiliği Boşnakları Tehdit Ediyor
Doç. Dr. Jahja Muhasilovic, Hırvat milliyetçiliğinin Bosna Hersek'teki Boşnakları dezavantajlı hale getirdiğini belirtti.
Uluslararası Saraybosna Üniversitesi (IUS) Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Jahja Muhasilovic, Bosna Hersek'te yükselen Hırvat milliyetçiliğinin en büyük etkisinin Boşnaklar üzerinde hissedildiğini belirterek, ülkedeki mevcut siyasi düzenin Boşnakları giderek daha dezavantajlı bir konuma sürüklediğini söyledi.
Muhasilovic, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son yıllarda güç kazanan Hırvat milliyetçiliğinin Bosna Hersek'te etnik ayrışmayı derinleştirdiğini belirterek, "Boşnaklar, uluslararası toplumun da etkisiyle giderek ikinci sınıf vatandaş konumuna itiliyor." dedi.
Akademisyen Muhasilovic, Hırvatların, Boşnaklar ve Sırpların yanında kendi bölgelerini oluşturmak amacıyla destekledikleri "üçüncü entite" projesinin de ülkenin siyasi bütünlüğünü ve Boşnakların temsil gücünü daha da zayıflatabileceğini ifade etti.
Bosna Hersek'te Hırvat aşırı sağı güç kazandı
Hırvat milliyetçiliğinin son yıllarda Bosna Hersek'te yükselişe geçtiğini söyleyen Muhasilovic, bunun temel nedenlerinden birinin Avrupa'daki siyasi ve ideolojik iklimde yaşanan değişim ile aşırı milliyetçi akımların güçlenmesi olduğunu belirtti.
Avrupa'daki aşırı milliyetçi siyasi partilerin her seçimde daha fazla oy aldıklarına dikkati çeken Muhasilovic, bunun Balkan siyasetini de etkilediğini söyledi.
Muhasilovic, "Hırvatistan'a gelince, Avrupa'daki bu genel eğilimin dışında yerel ve bölgesel dinamikler de önemli. Bosna Hersek'in son nüfus sayımına göre nüfusun yaklaşık yüzde 15'ini Hırvatlar oluşturuyor ve Hırvatistan'ın dış politikası büyük ölçüde Bosna Hersek'e odaklanmış durumda." değerlendirmesinde bulundu.
Bosna Hersek'teki Hırvatların sayısının azalmasıyla birlikte Hırvat siyasetinin de aşırı sağa yöneldiğini ifade eden Muhasilovic, bunun en önemli nedenlerinden birinin Hırvatistan'ın Avrupa Birliği'ne katılmasının ardından Bosnalı Hırvatların yoğun şekilde göç etmesi olduğunu aktardı.
Muhasilovic, Bosna Hersek'teki Hırvat nüfusunun hızlı şekilde azalmasının aşırı sağ ve ırkçı söylemleri güçlendirdiğini belirterek, şöyle konuştu:
"Tüm Hırvatistan ve Hırvat siyaseti bölgede sağa doğru kaymaya başladı. Bununla birlikte birtakım ırkçı söylemler de arttı. Çünkü kendileri Hırvat etnik yapısının tehdit altında olduğunu düşünüyor ve bunun başlıca sorumlusu olarak Bosna Hersek'i ve Boşnakları gösteriyorlar. Oysa Bosna Hersek'in ve Boşnakların burada hiçbir suçu yok. Asıl etken Avrupa Birliği'dir. Hırvatlar Avrupa Birliği ülkelerine göç etmeye başladıkça nüfusları da azalmaya başladı. Son yıllarda Hırvatistan da bu konuda Sırbistan'a benzemeye başladı. Bosna Hersek'te etnik ayrışmaları destekleyen bir politika izleniyor."
Hırvatistan'da siyasi gücün giderek sağ grupların eline geçtiğini ve bunun etkilerinin Bosna Hersek'te hissedilmeye başlandığını vurgulayan Muhasilovic, Hırvatistanlı siyasetçilerin Bosna Hersek'teki Hırvat aşırı sağcı gruplara açık destek verdiğini söyledi.
Muhasilovic, bu çevrelerin hem Avrupa Birliği'ndeki hem de ABD'deki aşırı sağcı gruplarla işbirliği yaptığını belirterek, Hırvatistan'ın özellikle NATO ve AB üzerinden Bosna Hersek'e baskı uyguladığını, bunun da ülkedeki kutuplaşmayı artırdığını kaydetti.
Lobi faaliyetleri yoluyla ABD siyasetinde Bosna Hersek aleyhine çalışmalar yürütüldüğünü de ileri süren Muhasilovic, bu durumun ülke açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
"Boşnaklar ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyor"
Bosna Hersek'teki aşırı sağcı siyasetçilerin iddia ettiği gibi ülkede bir temsiliyet sorunu bulunmadığını söyleyen Muhasilovic, aksine Hırvatların nüfuslarına oranla oldukça yüksek düzeyde temsil edildiğini dile getirdi.
Muhasilovic, Hırvatların iddialarının aksine en az temsil edilen kesimin Boşnaklar olduğunu savunarak şu bilgileri paylaştı:
"Devlet kurumlarına bakıldığında Boşnakların temsili yüzde 30'un altında. Oysa nüfus sayımına göre Boşnaklar ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 51'ini oluşturuyor. Dolayısıyla burada en az temsil edilen kesim Boşnaklardır. Hırvatlar ise nüfusun yüzde 10 ila 15'i arasında olmalarına rağmen devlet kurumlarında yaklaşık yüzde 33 oranında temsil ediliyor. Hırvatistan'ın sürekli kullandığı bir söylem var ve bu söylem üzerinden baskı oluşturmaya, Batılı aktörleri ikna etmeye çalışıyorlar."
Bosna Hersek'teki Hırvat milliyetçisi Hırvat Demokrat Birliği (HDZ BiH) Genel Başkanı Dragan Çoviç'in ABD'de lobi faaliyetleri yürütmek amacıyla İsrail ile işbirliğine yöneldiğini öne süren Muhasilovic, Çoviç'in Bosna Hersek'teki İsrail etkisini artırmaya çalıştığını söyledi.
Muhasilovic, İsrail'in Çoviç'in taleplerine olumlu yaklaştığını belirterek, "Dragan Çoviç'e yakınlığıyla bilinen İsrail vatandaşı Amir Grosby isimli bir kişi, Hırvatların yoğun olarak yaşadığı Hersek bölgesinde bazı fabrikaları ve futbol kulüplerini satın aldı, müzeler kurdu. Bu yönde çeşitli girişimlerde bulunuyor." ifadelerini kullandı.
Hırvatlar ile Sırpların lobi faaliyetleri kapsamında İsrail ile yakın ilişki kurmasının ülke açısından risk taşıdığına işaret eden Muhasilovic, aşırı sağcı Sırp lider Milorad Dodik'in de geçen aylarda Tel Aviv'de İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüştüğünü hatırlattı.
"Üçüncü entite" tartışması Bosna Hersek'i bölebilir
Muhasilovic, Bosna Hersek'teki Hırvatların, Boşnaklar ve Sırplar gibi kendi özerk bölgelerini oluşturmak istediklerini belirterek, şunları kaydetti:
"Üçüncü entite' fikri, hem Hırvatistan'ın hem de Bosna Hersek'teki Hırvat siyasi hareketlerinin temel hedeflerinden biridir. Yaklaşık 15-20 yıldır bu görüş savunuluyor. Bosna Hersek'teki Hırvatların büyük bölümü de bu fikri destekliyor."
Hırvatistan hükümetinin bu konuda Bosna Hersek yönetimine ciddi baskı uyguladığını söyleyen Muhasilovic, Zagreb yönetiminin bu hedeften vazgeçmeye niyetli görünmediğini ifade etti.
Muhasilovic, üçüncü entite modelinin hayata geçirilebilmesi için Bosna Hersek Anayasası ile seçim yasasında değişiklik yapılması gerektiğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Gizli bir şekilde seçim yasasını değiştirerek fiilen ayrı bir seçim bölgesi oluşturmak istiyorlar. Bu da üstü örtülü bir üçüncü entite anlamına geliyor. Böylece oluşturulacak seçim bölgesi sayesinde Cumhurbaşkanlığı Konseyi'ne kendi istedikleri adayı seçtirebilmeyi hedefliyorlar. Hırvat milliyetçilerinin Bosna Hersek'e yönelik stratejisi bu yönde. Ancak Saraybosna'daki siyasi çevreler ve Boşnak siyaseti buna şiddetle karşı çıkıyor. Çünkü bu, Bosna Hersek'in bölünmesine yol açabilecek bir adım olur."