Hollanda'da Türk Adaylar Ayrımcılıkla Mücadele Vurgusu Yapıyor
Yerel seçimlerde Türk kökenli adaylar, ırkçılık ve ayrımcılığa karşı önlemler talep ediyor.
Hollanda'da 18 Mart'ta yapılacak yerel seçimlerde yarışan Türk kökenli adaylar, "ırkçılık ve ayrımcılıkla mücadeleyi" öncelikli konular arasında gösteriyor.
Hollanda, 18 Mart Çarşamba günü yapılacak yerel seçimlere hazırlanırken; ülke genelinde farklı partilerden yarışan Türk kökenli adaylar, seçimin Türk kökenliler ve diğer azınlık gruplar için çok önemli olduğunu dile getiriyor.
Zaanstad'dan Yeşil Sol-İşçi Partisi (GL-PvdA) liste başı adayı Eylem Köseoğlu, Amsterdam'dan Denk Partisi 4. sıra adayı Numan Yılmaz ve Lahey'den Hristiyan Demokrat Parti (CDA) 15. sıra adayı Fatma Aktaş, AA muhabirine yaptıkları değerlendirmelerde, "konut krizi, yaşam pahalılığı ve yapısal ayrımcılığın", Türk kökenli seçmenler için en önemli konular arasında yer aldığını söyledi.
Zaanstad'dan GL-PvdA liste başkanı Köseoğlu, Türklerin yoğun yaşadığı bölgelerde, özel kontrol ekiplerinin ev kontrolleri yaptığını ve bu uygulamanın hukukun koyduğu sınırları aştığı gerekçesiyle eleştirildiğini belirterek, "Önemli olan eşit muamele. Suçla mücadele önemli bir konu ama suç, her zaman bireyseldir. 'Türk kökenli' ya da 'Fas kökenli' diye, 'onun muhtemelen suç örgütleriyle bir bağlantısı var' diye bir şey yok. Belirli semtlerde insanların evine giriliyor, insanlarla ilgili bilgiler paylaşılıyor ve insanların bundan haberi yok. Ama başka bir semtte bu uygulamaları yapmıyorsunuz. Bu da insanların devlete, belediyeye güvenini sarsıyor." ifadesini kullandı.
Yapısal ayrımcılığın Hollanda'daki en büyük problemlerden biri olduğunu vurgulayan Köseoğlu, "Gözle görülür değil ama sistemin içinde var olan bir ayrımcılık. İş başvurularında, stajlarda veya konut piyasasında bile insanlar, isimleri ya da kökenleri nedeniyle eşit muamele görmeyebiliyor." dedi.
Siyasetçilerin sürekli "biz ve onlar" ayrımı yapmasının ve çözemedikleri problemlerde başka grupları hedef haline getirmesinin, toplumda ön yargılara yol açtığının altını çizen Köseoğlu, "Eskiden bu tür söylemler, toplum tarafından yargılanıyordu ama şu an her şey mümkün ve her şey konuşulabilir. Bu tür açıklamalar ve eylemler normalleştiriliyor. Bence bu çok tehlikeli." değerlendirmesinde bulundu.
Yerel yönetime seçilmesi durumunda konut piyasasında ayrımcılığı tespit etmek için denetimler ve testler yapılmasını öngören Köseoğlu, "Ayrımcılığa uğrayan vatandaşların kolay ulaşılabildiği başvuru ve destek mekanizmaları oluşturmalıyız. Bütün yaptırımların veya politik tercihlerin her zaman bir etik komisyon tarafından test edilmesi lazım." diye konuştu.
Köseoğlu, belediye yönetiminin de çeşitliliği yansıtan bir kurum olması gerektiğine işaret ederek, "Zaanstad, çok farklı bir şehir. Farklılıkların bulunduğu bir şehir ve bunun da belediye yönetiminde görülür olması lazım." görüşünü paylaştı.
Amsterdam'da oy kullanma oranı yüzde 18'e düştü
Amsterdam'dan Denk Partisi adayı Numan Yılmaz, konut krizi ve yaşam pahalılığının, Türk seçmenler için öncelikli konular olduğunu belirterek, "Gençlerimiz, özellikle konut konusunda çok şikayetçi. Ev bulamıyorlar, buldukları ev ya çok pahalı ya da çok küçük oluyor. Adeta kümes gibi evler." sözlerini sarf etti.
Amsterdam'da 2018-2022 döneminde Belediye Meclis Üyeliği görevini ve Meclisteki DENK grubunun başkanlığını yürüten Yılmaz, Amsterdam'ın tarihsel olarak solcu bir şehir olmasına rağmen Hollanda genelinde ırkçılığın arttığını söyleyerek, "Dünyada yaşanan gelişmeler, Hollanda'yı da etkiliyor. Hollanda, çok göçmen alıyor ve göçmen aldığı için insanların göçmenlere karşı tutumu olumsuz yönde değişiyor." tespitini yaptı.
Yılmaz, ırkçılığa karşı yaptırımların ağırlaştırılmasını savunarak, "Yaptırımlar, hafif kaldığında insanlar özgürlük buluyor ve dozunu artırıyor. Hollanda, bu konuda zayıf kalıyor." dedi.
İlk döneminde ana dilde eğitim konusunda önerge sunduğunu ve bunun kabul edildiğini hatırlatan Yılmaz, "Amsterdam'da ana dilde eğitim teşvik edilecek. Bu, bizim için çok önemli. Bunun devamının gelmesini, özel bütçe ayrılmasını istiyoruz." ifadesini kullandı.
Yılmaz, Amsterdam'ın bazı bölgelerinde oy kullanma oranının yüzde 18'e kadar düştüğünü aktararak, "Yüzde 82'si oy kullanmıyor. Gitmiş olsak 45 kişilik Mecliste 5-6 hatta 10 sandalye bile çıkarmamız içten bile değil. Ama insanlarımız gitmediği için 2-3'te takılı kalıyoruz. Belediye Meclisi, direkt hayata etki eden, günlük hayatımızda yaşadığımız olaylara müdahale eden bir Meclis. Bu hakkımızı iyi kullanmamız gerekiyor." diye konuştu.
Lahey'de 40 bin kişi yoksulluk sınırında
Lahey'den CDA adayı Fatma Aktaş, ekonomik durumun ciddi şekilde zorlaştığını ve yaklaşık 40 bin kişinin yoksulluk sınırında yaşadığını dile getirdi.
Aktaş, "Bazı aileler, neredeyse açlık sınırına kadar gelebiliyor. Belediyenin sunduğu sosyal destek programları var ama çok kişiye ulaşmıyor. Sonuçta güçlü bir toplum ancak sağlıklı ve güvende yaşayan insanlarla mümkündür. İnsanların temel ihtiyaçlarının karşılanması, sağlıklı beslenebilmesi ve güven içinde yaşayabilmesi, güçlü bir ekonominin de temelidir." görüşünü aktardı.
Kurumsal ırkçılığın da yapıldığının altını çizen Aktaş, "Şikayet ettiğinde bu mercileri kontrol eden bir mekanizma yeteri kadar yok. Çünkü olsaydı, bu kadar ilerlemezdi." sözlerini sarf etti.
Aktaş, ırkçılıkla mücadelede tüm partilerin işbirliği yapması gerektiğini belirterek, "Bir tek partinin işi değil. Güçten birlik doğar. Irkçılık yapan kurumlar ve bireylerle gerçekten bir eğitim programı yapılmasından yanayım. Neden yapıyor? Neden bu tür düşüncelere sahip? Bu tür projeler üretmemiz gerekiyor." diye konuştu.
İlkokul dönemlerinde ırkçılıkla mücadelenin ders programlarında işlenmesini çok istediğini söyleyen Aktaş, "Irkçılığın temelinde bir korku yatar. Bu korku gittikçe büyür ve size zarar verir." dedi.
Aktaş, seçmene mesajında, oy kullanmanın önemine dikkati çekerek, "Lahey bölgesinde yüzde 26'ya kadar oy kullanılmıyor. Hangi partiye verirseniz verin ama oylarınızı lütfen kullanın. Özellikle kadınlara oy verilmesinden yanayım. Kadınlar, toplumun, ailenin taşıyıcıları, elçileri. Siyasette kadınların olması gerektiğine inanıyorum." ifadelerine yer verdi.