Hukuk ve Medya Bağlamında Uluslararası İslamofobi Konferansı
İİT Genel Sekreteri İhsanoğlu: "(İİT'nin Mısır'daki darbe karşısındaki tutumu) Bizim beyanatlarımız kayda geçmiştir, web sayfamızda aldığımız kararlar, ifade ettiğimiz beyanlar mevcuttur. Sadece Türk kamuoyuna yaptığım açıklamalar kayda geçmiştir ve bu tartışmalar yapıldığı gün de buna ilişkin katıldığım televizyon programında açıklama yaptım. Tweet olarak paylaştım. Onun dışında söyleyecek bir şeyim yok. Ben polemik adamı değilim" "Yani bir taraftan bin 400 kişinin kimyevi silahlarla, gazlarla öldürülmesi kırmızı çizgi sayılırken, klasik silahlarla 100 bin kişinin öldürülmesinin kırmızı çizgi sayılmaması... Burada farklı şeyler var bunları anlamak lazım"
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, İİT'nin Mısır'daki darbe karşısındaki tutumuna ilişkin, "Bizim beyanatlarımız kayda geçmiştir, web sayfamızda aldığımız kararlar, ifade ettiğimiz beyanlar mevcuttur. Sadece Türk kamuoyuna yaptığım açıklamalar kayda geçmiştir ve bu tartışmalar yapıldığı gün de buna ilişkin katıldığım televizyon programında açıklama yaptım. Tweet olarak paylaştım. Onun dışında söyleyecek bir şeyim yok. Ben polemik adamı değilim" dedi.
İhsanoğlu, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın himayelerinde, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Başbakanlık Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü'nce (BYEGM) The Grand Tarabya Otel'de düzenlenen "Hukuk ve Medya Bağlamında Uluslararası İslamofobi Konferansı"nın ardından, basın mensuplarının sorularını cevapladı.
İhsanoğlu, bir gazetecinin "İslam dünyasında çok yakıcı iki mesele var. Suriye'deki iç savaş, çatışma, kimyasal silah iddiaları ve Mısır'daki son süreç... Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Mısır'daki süreçle ilgili 'darbeye darbe diyemeyenler oldu' diyerek bunu da İslamofobi ile ilişkilendirdi. Mısır'daki sürecin İslamofobi ile ilişkisi var mıdır? Sizin görüşünüz nedir?" şeklindeki sorusu üzerine, "Bu soruyla ilgili bir cevap vermemi beklemeyiniz. Çünkü Sayın Bülent Arınç'ın beyanatı, Türk hükümeti adına yapılmış bir beyanattır. Türk hükümeti, Türkiye teşkilatımızın saygı değer bir üyesidir. Değişik bakanların, başbakanların, cumhurbaşkanlarının yaptıkları ifadeler üzerine yorum yapmak durumunda değilim. Onları saygı ile karşılıyorum" diye konuştu.
İhsanoğlu, "İİT'ye karşı, Mısır'da pasif ve sessiz kaldığı yönünde eleştiriler var. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?" şeklindeki soruya ise "Bizim beyanatlarımız kayda geçmiştir, web sayfamızda aldığımız kararlar, ifade ettiğimiz beyanlar mevcuttur. Sadece Türk kamuoyuna yaptığım açıklamalar kayda geçmiştir ve bu tartışmalar yapıldığı gün de buna ilişkin katıldığım televizyon programında açıklama yaptım. Tweet olarak paylaştım. Onun dışında söyleyecek bir şeyim yok. Ben polemik adamı değilim" yanıtını verdi.
"Burada farklı şeyler var"
İhsanoğlu, "Suriye'de 'operasyon çözümdür' diyenler var. 'Operasyonsuz çözüm sağlanabilir' diyenler var. Sizin görüşünüz nedir?" şeklindeki soru üzerine, Suriye'deki savaş iç savaşa dönüşmeden teşkilat olarak teşhisi koyduklarını ifade ederek, şunları kaydetti:
"Dedik ki; burada yeni bir soğuk savaş hali vardır ve uluslararası camia nelerin yapılması hususunda bir konsensüse ulaşmamıştır, ulaşması zordur. Nelerin yapılmaması konusunda bir konsensüs vardır. Bizim yürüttüğümüz diplomasinin bir kısmı bilinmektedir. Bir kısmını açıkladık, bir kısmını da sırası geldiğinde açıklayacağız."
Ekmeleddin İhsanoğlu, yapılan her şeyin açıklanamayacağını anlatarak, şöyle devam etti:
"Çünkü önemli olan netice ve bunlar hassas konulardır. Bugünkü duruma baktığımızda, durum biraz önce söylediğimin devamıdır ve bugün tezatlık devam etmektedir. Yani bir taraftan bin 400 kişinin kimyevi silahlarla, gazlarla öldürülmesi kırmızı çizgi sayılırken, klasik silahlarla 100 bin kişinin öldürülmesinin kırmızı çizgi sayılmaması... Burada farklı şeyler var bunları anlamak lazım."
Askeri müdahalenin Teşkilatın zirve toplantılarında, dışişleri bakanları toplantılarında alınan kararlara göre istenmediğini söyleyen İhsanoğlu, "Diplomatik çözümün, siyasi çözümün gerçekleşmesi için destek verilmektedir. Cenevre 1'deki ulaşılan unsurların uygulanması lazımdır. Cenevre 1'in başarısızlığa uğradığı ilk günler, ben şahsen Genel Sekreter olarak, Cenevre 2'nin yapılması gerektiğine işaret ettim. Şimdi gördüğümüz kadarıyla bu mesele bu tarafa gitmektedir. Ancak bunlar yapılırken, şu unutulmamalıdır; yani bin 400 kişinin kanının sorumluluğu araştırılırken, yüz bin kişinin de araştırılması lazım" şeklinde konuştu. - İstanbul