Huriye Taşkın: Bir Ananın Daha Yüreğini Parçalamayın

Son Güncelleme:

Lice'de PKK'lı heykelin kaldırılması sırasında çıkan olaylarda ölen Mehdin Taşkın'ın annesi, "yüreğimdeki yangını ne ben ne başkası tarif edemez ama barış istiyorum" dedi

Diyarbakır'ın Lice ilçesinde 19 Ağustos'ta mezarlık girişinde dikilen PKK'lı Mahsum Korkmaz'ın heykelinin, açılışının yapılmasından 3 gün sonra alınan mahkeme kararı ile askerler tarafından indirilmesi sırasında çıkan olaylarda yaşamını yitiren Mehdin Taşkın'ın annesi, yüreğinin sesiyle konuştu.

ANNE TAŞKIN: BEN BARIŞ İSTİYORUM

Diyarbakır'ın Lice ilçesi Sisê köyünde ikamet eden Taşkın'ın ailesi, yaşamını yitiren Mehdin Taşkın için gelip taziyelerini bildirenlere teşekkür etti. Olayla ilgili en çok yüreği yanan en çok acı çeken vefat eden Mehdin'nin annesi Hüriye Taşkın her şeye rağmen barış isteğini yeniledi.

Çocuğunu evlendirme hayalleri kurarken toprağa verdiğini anlatan Huriye Taşkın, "Ben ne desem, ne söylesem boş olacak. Yüreğimdeki yangını ne ben ne de bir başkası tarif edemez ama ben barış istiyorum ve barış diyorum" dedi.

BAŞKA YÜREKLER YANMASIN

Acısını yüreğine gömdüğünü dile getiren anne Taşkın, "Her şeye rağmen ben yine de 'Barış olsun başkasının çocuğu da ölmesin. Bir genci daha toprağa vermeyelim, bir ananın daha yüreğini parçalamayalım. Bizim insanımız gariptir. Bizim kadınlarımız bir çaredir. Bizim ahımızı hiç kimse kaldıramaz. Yeter artık bitirin bu savaşı, yeter artık bitsin bu ölümler. Olacaksa gerçekten kardeşlik olsun, barış olsun. Ben yandım ama bir yürek daha yanmasın. Ben acımı yüreğimde çekerim ama bir yürek daha yanmasın" diye konuştu.

İMDAT TAŞKIN: 'İNADINA BARIŞ'

Olay günü kendisi de bölgede bulunan vefat eden Mehdin Taşkın'ın ağabeyi İmdat Taşkın da (38) annesi gibi, aslında bütün Kürtler gibi, her şeye rağmen başka bir kimsenin ölmesini istemediğini açık yüreklilikle ifade ederek, "inadına barış" dedi.

"Eğer devletin çözüm dediği şey bu ise bu iş gerçekten çok zor ve zahmetlidir"

Olay günü çok sayıda askerin bölgeye geldiğini ve silahsız insanların üzerine ateş ettiğini ifade eden İmdat Taşkın, olay günü yaşananları ve yüreğindeki sesi paylaştı:

"Bence ortada bir barış süreci denen bir şey yoktur. Eğer olsa idi bir heykel için tabii bizim için anlamı büyük ama yani sadece bir görüntü için bu kadar asker gelip insanlarımızın üzerine ateş etmez artı silahsız insanlar savunmasız insanların üzerine böyle ateş edilmez. Devlet eğer çözüm istiyorsa zaten böyle bir harekette bulunmaz. Allah iyilik versin ve hayra çevirsin inşallah. Eğer devletin çözüm dediği şey bu ise bu iş gerçekten çok zor ve zahmetlidir.

"KİMSE ANNESİNDEN DOĞAR DOĞMAZ ASİ OLUP YÖNÜNÜ DAĞA VERMEMİŞTİR"

Şehit bizim şehidimizindir. Kendi toprağı, evimiz için, canımız içindir. Kimse annesinden doğar doğmaz asi olup yönünü dağa vermemiştir. Bu gün hiçbir insanı bu dağda bağlasan 24 saat duramaz ama demek ki bir sorun var bir sıkıntı var ve devlet bunu tam olarak görüp anlamalıdır. Biz dedelerimizden bu yana devletten hep zarar gördük bu güne kadar hep ezildik ve hep zarar gördük. Ben kendim için söylüyorum. 1993'te askerler benim evimi yaktılar. Durumun çok iyiyken birden çekip Diyarbakır'a gitmek zorunda kaldım. Orada sıkıntı yaşadım ve geçinemedim geri gelmek zorunda kaldım. Köyde buğday, hayvan uğraşıyorduk. Bir gün askerler beni köy yolunda yakaladılar ve beni ölmekten beter ettiler. İnsanlar bir kez ölür ama onların bana sözleri, söyledikleri binlerce kez ölümden beterdi. Ama şükür bu zamana kadar idare ettik, bu günde kardeşim yaşamını yitirdi şehit oldu.

"PROVOKATÖRLERE İNAT BARIŞ DEMEYE DEVAM EDECEĞİZ"

Ne kadar barış süreci iyiye gitse o zaman bir şey çıkar ve birileri ölür. Demek ki bu insanların içinde barışı istemeyen savaşı isteyen insanlar var. Bunlar provokatördürler. Devletin içinde mutlaka ama mutlaka provokatör vardır. En büyük acıyı çeken bizleriz ve bizim yine de bizim ciğerimiz yandı başkasının ciğeri yanmasın diyoruz. Provokatörlere inat böyle demeye devam edeceğiz. Barış, barış, barış diyoruz. Bizim canımız ciğerimiz yandı başkasının canı ciğeri yanmasın. İnsanlar her konuda duyarlı olsunlar savaş, kavga isteyenlerin oyununa gelmesinler.

"HEP ÖLDÜRÜLEN VE HEP BARIŞ DİYEN TARAF BİZİZ FEDAKARLIĞI HEP KÜRTLER YAPTI"

Şunu da belirtmek isteriz, hep öldürülen taraf biziz ve her zaman da barış isteyen yine biziz. Biz Kürtler olarak hep insanlığımızı gösterdik. Biz bu devlet ile her yere kadar gittik birlikte savaşlara bile girdik bizim fedakarlığımız saymakla bitmez ama devletin bize karşı tek bir fedakarlığını görmedik. İstanbul'da bir ahıl bile olsa yolu, suyu ve elektriği vardır ama bizim yoktur. Benim 15 sene önceye kadar buralarda elektrik yoktu ancak batıda en ücra köylere bile bir ahıl için elektrik, su çekiliyordu. Artık yeter, yeter, yeter. Artık annelerin, kadınların, kardeşlerin, babaların, eşlerin, gençlerin, çocukların canı yanmasın. Yani ölüm nereye kadar ölüm yeter artık"

Kaynak: Temsilci