Hürmüz Boğazı'ndaki Çatışmalar Çin'in Enerji ve Gübre Tedarikini Tehdit Ediyor

Son Güncelleme:

ABD Başkanı Trump'ın İran ile 2 haftalık ateşkes ilan etmesine rağmen Hürmüz Boğazı'ndaki çatışmalar, enerji ithalatına bağımlı Çin için önemli riskler oluşturmakta. Boğaz'daki aksaklıklar, küresel petrol tedarikinde kesintilere ve fiyat artışlarına yol açarken, gübre ticaretini de olumsuz etkiliyor. Çin, tedbir alarak enerji tedarikini çeşitlendirmeye çalışıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla İran'la 2 haftalık karşılıklı ateşkesi kabul ettiklerini duyursa da Basra Körfezi'ndeki çatışmaların devamı, Boğaz'daki gemi trafiğinde kesintilere yol açarak enerji ithalatına yoğun bağımlı Çin için risk oluşturuyor. Ayrıca, gübre ticareti açısından önemli olan Boğaz'daki aksaklıklar, Pekin yönetimini gübre tedariki alanında tedbirler almaya yöneltti.

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25'inin, sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yüzde 20'sinin ve gübre ticaretinin yüzde 30'unun ana güzergahıdır. Çin, ithal ettiği petrolün yaklaşık yüzde 45'ini ve sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde 30'unu bu bölgeden sağlıyor. Çatışmalar nedeniyle Boğaz'daki tanker trafiğinde yaşanan kesintiler, küresel petrol tedarikinde aksamalara ve fiyat artışlarına yol açtı.

Çin hükümeti, krizin başlamasıyla kamu petrol şirketlerine rafine petrol ihracatını durdurma talimatı verdi ve iç enerji arzını korumaya çalışırken akaryakıt fiyatlarını kontrol ederek uluslararası fiyat artışlarının iç piyasaya yansımasını sınırladı. Ayrıca, Çin'in Hürmüz Boğazı'ndan gelen ham petrole bağımlılığı azalırken, Rusya'dan petrol ithalatı artırıldı ve yaklaşık 400 milyon tonluk petrol rezerviyle kısa vadeli tedarik sıkıntılarına karşı korunaklı konumda bulunuyor.

Pekin Üniversitesi'nden Profesör Lin Yifu, çatışmanın küresel enerji tedarikinde kesintilere ve petrol fiyatlarında artışa yol açtığını belirterek, Çin'in petrol tedarikini çeşitlendirdiğini ve diğer ülkelere kıyasla etkilerin sınırlı kalacağını savundu. Lin, Çin'in büyük iç pazarı ve yenilenebilir enerji yatırımları sayesinde dış şoklardan daha az etkilenebileceğini ifade etti.

Gübre ticareti açısından, Hürmüz Boğazı'ndaki kesintiler küresel gübre tedarikini riske atıyor. Çin, dünya gübre tedarikinin yaklaşık yüzde 28'ini sağlayan en büyük üreticilerden biri olarak, Rusya'nın amonyum nitrat ihracatını yasaklamasının ardından azot-potasyum ve fosfat gübrelerinin ihracatını durdurdu. Çin'in gübre üretiminde kullanılan doğal sülfürün büyük bölümü Orta Doğu'dan ithal ediliyor, bu da çatışmaların üretimi olumsuz etkileyebileceğini gösteriyor.

Ekonomist Liu Yüe, Çin'in öncelikle iç talebi karşılamak için tedbirler aldığını, ardından diğer ülkelere yardım edebileceğini belirtti. Petrol fiyatlarındaki artışın ulaştırma maliyetlerini yükselterek enflasyon riski oluşturabileceği öngörülürken, Pekin Üniversitesi'nden Profesör Huang Yiping, krizin kısa sürmesi durumunda Çin'in enflasyonist riskleri taşıyabileceğini vurguladı.

Kaynak: Son Dakika Haber Servisi