İdlibli küçük Erva: "Burada yaşam, Esed'in bombardımanından daha zor" (2)

Haberin Videosunu İzlemek İçin Tıklayın
Son Güncelleme:

ERDAL TÜRKOĞLU/MEHMET KEMAL FİRİK - Saldırılar nedeniyle ailesiyle göç ederek İdlib kırsalında çadıra yerleşen 13 yaşındaki Erva Mervan, "Buraya Esed'in bombardımanından kaçıp geldik.

ERDAL TÜRKOĞLU/MEHMET KEMAL FİRİK - Saldırılar nedeniyle ailesiyle göç ederek İdlib kırsalında çadıra yerleşen 13 yaşındaki Erva Mervan, "Buraya Esed'in bombardımanından kaçıp geldik. Fakat burada yaşamak, Esed'in bombardımanından daha zor." dedi.

Suriye'de Esed rejimi ve Rusya'nın saldırılarından kaçarak güvenli bölgelere göç eden ailelerin zor şartlardaki yaşamı yürek burkuyor.

Sarmada ilçesi yakınlarındaki bir tarlaya kamp kuran aileler, yaşadıkları birçok sorunun yanı sıra yağışlar ve soğuk hava nedeniyle de zor günler geçiriyor.

Bazı çadırların yağış sonrası çamur içerisinde kaldığı kampta insanlar ayakta durmakta dahi zorlanıyor.

Aileler, kamp ortasına konan ve günde bir kez dolan plastik su depolarıyla içme suyu ihtiyacını karşılamaya çalışırken, 130 ailenin yaşadığı kampta yalnızca 4 tuvalet bulunuyor.

Yaklaşık 2 haftadır yağışın etkili olduğu bölgede hava sıcaklığı, geceleri sıfır dereceye kadar düşüyor. Yakacak bulamayan aileler, çevreden plastik, karton, eski ayakkabı ve elbise toplayıp yakarak, çadır yuvalarını ısıtmaya çalışıyor.

"Her şeye ihtiyacımız var"-

İdlib'in güneyinden ailesiyle kampa gelen 13 yaşındaki Erva Mervan, AA muhabirine, soğuk ve yağış nedeniyle zor günler geçirdiklerini söyledi.

Burada birçok şeye ihtiyaçları olduğunu ifade eden Mervan, "Yemeğe ihtiyacımız var. Battaniye, çadır gibi, birçok şeye ihtiyacımız var. Aslında her şeye ihtiyacımız var. Soğuk ve yağış çok fazla. Burada Esed'in bombardımanından kaçıp geldik. Fakat burada yaşamak, Esed'in bombardımanından daha zor." şeklinde konuştu.

Sarut isimli kampın sakinlerinden dört çocuk annesi Semir Abdullah Casım da bölgeye yaklaşık 20 gün önce Hama'nın kuzeyinden geldiklerini söyledi.

"Öğlen yumurta yedik, akşam ise yemeğimiz yok"

Casım, yanlarına birkaç parça eşya alarak kaçtıklarını vurgulayarak, şunları anlattı:

"Çadırımızı sel vurdu. Isınmak için için eski ayakkabıları, kumaş parçaları bulup yakıyoruz. Ancak dumanından o kadar rahatsız oluyoruz ki geceleri çadırın kapısını açıyoruz. Bize burada her şey lazım. Geldiğimiz yeri vuruyorlar. Buraya geldik, şimdi de ısınamıyoruz bile. Öğlen 3 tane yumurta ile ekmek yedik. Akşam ise yemeğimiz yok. Ne bulursak onu yiyoruz. Cebimde sadece 7-8 lira para var. Dün ne yediğimizi hatırlamıyorum. Sadece ekmek yemiş olabiliriz."

Havanın çok soğuk olduğunu ve üşüdüklerini söyleyen 14 yaşındaki Fatıma Karima da, okula gidemediği için ayrıca üzgün olduğunu belirtti.

Sarut kampı sorumlusu Ebu Casim de kampta yaşayan aile sayısının her gün arttığını dile getirerek, "Çadırların durumu çok kötü. Yağan yağmurlar her yeri su içerisinde bıraktı. Kampın ana yolu bile su içerisinde. Bazı çadırlarda soba bile yok. Sobası olan çadırlar da ısınmıyor. Bölgeye acilen yardım bekliyoruz." ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA