İnşaat Sektörü Ekonomiyi Besliyor

Son Güncelleme:

TMB Başkanı Eren, inşaatın 200 sektöre etkisiyle ekonomiye çarpan etkisi yarattığını belirtti.

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Erdal Eren, ekonominin lokomotifi olma görevi üstlenen inşaat sektörünün, demir çelikten çimentoya, makine ekipmandan lojistiğe kadar 200'ün üzerinde alt sektöre de doğrudan etki ederek ekonomide çarpan etkisi oluşturduğunu bildirdi.

Eren, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan, 2025 yılı Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Geçen yıl küresel ölçekteki belirsizlikler ve jeopolitik risklerin ekonomiye olan etkilerine rağmen, inşaat sektörünün yüzde 10,8'lik büyüme kaydettiğini belirten Eren, dördüncü çeyrekte mevsimsel ve finansal koşullara bağlı olarak çeyreksel bazda bir miktar ivme kaybı görülse de yıllık performansın güçlü kaldığını aktardı. Bu performansın, sektördeki yatırımların ve devam eden projelerin ekonomik büyümeye olan katkısını bir kez daha gösterdiğine işaret eden Eren, "Ekonominin üzerinde ve kesintisiz büyümeyi sürdüren sektörümüzün performansı, deprem bölgesinin yeniden inşa faaliyetleri, kentsel dönüşüm çalışmaları ve devam eden projeler ile desteklenmiştir." ifadesini kullandı.

"Sürdürülebilir büyüme için yatırım ortamının güçlendirilmesi kritik"

Eren, altyapı ve kentsel dönüşüm projelerinin ekonomik dalgalanmalara rağmen, stratejik öneme sahip yatırımlar olarak devam ettiğini ve sektöre sürekli iş hacmi oluşturduğuna dikkati çekerek, afet riski taşıyan bölgelerde gerçekleştirilen hızlı ve güvenli konut üretiminin, toplumsal ihtiyaçların karşılanmasının yanı sıra, ekonomiye de katkı sağladığını kaydetti. İnşaat maliyetlerindeki artış hızının yavaşlaması ile birlikte, mevcut faiz indirimi beklentileri ve kredi koşullarındaki iyileşmelerin, konut talebinin gelecek dönemde daha da artmasına ve sektörün büyümesine ek katkıda bulunacağının altını çizen Eren, şu değerlendirmede bulundu:

"Ekonominin lokomotifi olma görevi üstlenen inşaat sektörümüz, demir çelikten çimentoya, makine ekipmandan lojistiğe kadar 200'ün üzerinde alt sektöre de doğrudan etki ederek ekonomide çarpan etkisi oluşturmaktadır. 2025 verileri, sektörümüzün en zorlu şartlar karşısında dahi güçlü ve esnek yapısını koruduğunu kanıtlarken, Türkiye ekonomisindeki stratejik rolünü bir kez daha ortaya koymuştur. Çevremizde başlayan olumsuz siyasi gelişmelerin ekonomimize ve maliyetlere olası etkilerinin yanında, sektörde üretimin ağırlıklı olarak kamu projelerine dayanması ve özel sektör yatırımlarının aynı hızda artmaması,"

2026 yılında sektörümüzün büyüme ivmesinin sürdürülmesinin önündeki en önemli engellerden biri olarak dikkatle ele alınmalıdır. Sürdürülebilir büyüme için finansman erişimi, maliyet dengesi ve yatırım ortamının güçlendirilmesi kritik önem taşımaktadır."

Kaynak: AA