İran'la Nükleer Müzakerelerin Üçüncü Turu Zorlu Geçecek
Müzakerelerde ilk hedefin yaptırımlarda yumuşama karşılığında İran'ın nükleer programı konusunda geçici bir anlaşmaya varılması olduğu belirtiliyor İsrail, masada olduğu bildirilen anlaşmaya ...
İran'la BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi ve Almanya (5+1) arasında Cenevre'de yürütülen İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin üçüncü turunda, programını durdurması karşılığında İran'a uygulanan yaptırımların azaltılması masada olacak.
Son beş haftada üçüncü kez bir araya gelecek olan taraflar, ilk etapta geçici bir anlaşma üzerinde anlaşmayı hedefliyor.
Yaptırımlar nedeniyle ekonomik açıdan sıkıntılar yaşayan petrol ihracatçısı İran, nükleer programının tamamıyla barışçıl olduğunu ve buna hakkı bulunduğunu iddia ederken, batılı ülkeler ise bu programın nükleer silah yapabilecek kapasiteye erişmemesi gerektiğini belirtiyor.
İran, özellikle ABD yönetiminden yaptırımların azaltılabileceği yönünde sinyaller gelmesi üzerine masadan kalkan taraf olmak istemiyor. Diğer taraftan batılı ülkeler ise İran'ı nükleer programı konusunda belirli bir taahhüt altına sokmayı hedefliyor.
Ruhani faktörü -
Diğer taraftan İran'da ılımlı Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin iktidara gelmesi İran diplomasisinin daha esnek hareket etmesini sağlıyor.
Son olarak Cenevre'de bu hafta yapılacak görüşmeler öncesinde, İngiltere Başbakanı David Cameron, İran Cumhurbaşkanı Ruhani ile telefon görüşmesi yaptı. Bu, İngiltere ve İran liderlerinin 10 yıldan fazla süredir yaptığı en üst düzey görüşme oldu.
Bununla birlikte eylül ayında da ABD Başkanı Barack Obama ile Ruhani telefonda görüşmüş, görüşme, ABD ile İran liderleri arasında 1979 yılından bu yana ilk doğrudan temas olmuştu.
Masada pek çok konu var -
Müzakereci taraflar üç gün sürecek görüşmelerin detayları hakkında bilgi vermezken, görüşmelerde ilk hedefin İran'a uygulanan yaptırımlarda yumuşama karşılığında İran'ın nükleer programı konusunda geçici bir anlaşmaya varılması olduğu belirtiliyor.
Görüşmelerin ilk turunda İran masaya bir yol haritası getirmişti. İkinci tur görüşmelerde ise ABD'nin bir yol haritası getirdiği ve bazı tarafların bu yol haritasında düzeltmeler istediği ifade edilmişti.
Görüşmelerin ikinci turu ilk turda olduğu gibi Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton ve İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif'in başkanlıklarında siyasi direktörler düzeyinde iki gün olarak planlanmış ancak ABD, Rusya, Fransa, İngiltere, Almanya dışişleri bakanları ve Çin dışişleri bakan yardımcısının katılımıyla üçüncü güne uzamıştı.
ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, ikinci tur müzakerelerin ardından yaptığı açıklamada, İran'ın nükleer silah ve plütonyum üretme kapasitesi ile yaptırımlara ilişkin pek çok konunun masada olduğunu belirtmiş, İran'ın nükleer silah üretmesine kesinlikle izin vermeyeceklerini vurgulamıştı.
Görüşmelerde, İran'ın uranyum zenginleştirme kapasitesini sınırlaması, ürettiği zenginleştirilmiş uranyum miktarını azaltması ve tesislerini uluslararası müfettişlere daha fazla açması konularında ilerleme kaydedilebileceği ifade ediliyor.
Diğer taraftan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise üzerinde görüşmeler yapılan anlaşmayı "çok kötü bir anlaşma" olarak niteliyor ve İran'ın görüşmelerde hiçbir şey vermediğini savunuyor. - Cenevre