İslam'da Asıl Amaç Barıştır?

Son Güncelleme:

İşkenceye Uğrayan Müslümanların, Zulüm Gören İnsanların Artık Tahammül Edecekleri Güçleri Kalmamıştı. Kayıtlara Göre Müslümanların Sayısı 1500'e Ulaşmıştı. Rasûlullah (Sav) Kureyş'in Planladığı Yağmaları Önlemek İçin Bizzat Kendisi de Askeri Yürüyüşlere Katıldı.

İşkenceye uğrayan Müslümanların, zulüm gören insanların artık tahammül edecekleri güçleri kalmamıştı. Kayıtlara göre Müslümanların sayısı 1500’e ulaşmıştı. Rasûlullah (sav) Kureyş’in planladığı yağmaları önlemek için bizzat kendisi de askeri yürüyüşlere katıldı.


Biz bu yürüyüşleri “gazve” olarak biliyoruz?ıslâm’ın ilk yıllarında namaz, Kudüs’e doğru kılınıyordu. Ancak, Hicret’ten önce Rasulullah (sav) Mekke’de namaz kılarken, mümkün mertebe Kabe’yi arkasına almaz; Kabe, kendisiyle Kudüs arasında kalacak şekilde, Rükn-i Yemanu ile Rükn-i Hacer-i esved arasında namaza dururdu. Böylece hem Kabe’ye hem de Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya yönelmiş oluyordu. Hicretten sonra Medine’de Mescid-i Aksa’ya yöneldiğinde Kâbe’nin arka tarafta kalmasından Rasulullah (sav) üzüntü duyuyor, kıblenin Kabe’ye çevrilmesini içten arzu ediyordu. Çünkü Kabe, atası Hz. ıbrahim’in kıblesiydi.


Hicretten 16-17 ay kadar sonra, şaban ayının 15’inci günü Hz. Peygamber (sa.s.) Medine’de Selemeoğulları Yurdu’nda öğle namazı kıldırırken, ikinci rekaatın sonunda, “Yüzünü gök yüzüne çevirip durduğunu görüyoruz. Seni elbette hoşnut olduğun kıbleye çevireceğiz. Hemen yüzünü Mescid-i Harâm’a doğru çevir. (Ey mü’minler) siz de nerede olursanız, (namazda) yüzlerinizi, onun tarafına çeviriniz...” (el-Bakara Sûresi, 144) anlamındaki ayet nâzil oldu. Hz. Peygamber yönünü hemen Kudüs’ten Mescid-i Haram’a çevirdi. Kudüs’e doğru başlanılan namazın, son iki rekatı, Kabe’ye yönelinerek tamamlandı. Bu yüzden Selemeoğulları Mescidine “Mescid-i Kıbleteyn” (iki kıbleli mescid) denilmiştir?

Kaynak: DHA