İstanbul Aile Vakfı Başkanı Karabıyık, özel okul arayışına iten korkuya dikkat çekti
Bilinçli Aile Forumu'nda okul saldırıları sonrası yayılan korku ele alındı. İstanbul Aile Vakfı Başkanı Üner Karabıyık, korkunun aileleri özel okul arayışına itebileceğini, bunun aile bütçesine yük getirip ikinci ve üçüncü çocuk kararını zorlaştırabileceğini söyledi.
İstanbul Aile Vakfı ve Eğitime Destek Platformu Okul Aile Birliğince düzenlenen "Bilinçli Aile Forumu"nda ekran bağımlılığı, şiddet sarmalı ve dijital dünyadaki görünmez tehlikelere karşı kalıcı çözümler konusu ele alındı.
Vakfın Üsküdar'daki binasındaki forumda konuşan İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Üner Karabıyık, bir yanda çocukların eğitimi, diğer yanda anne ve babaların kaygıları, beklentileri ve sorumlulukları olduğunu söyledi.
Bu emaneti birlikte konuşacaklarını belirten Karabıyık, "Son aylarda okullarımızda yaşanan saldırılar hepimizin yüreğini dağladı. Hayatını kaybeden evlatlarımıza ve eğitimcilerimize Allah'tan rahmet diliyoruz. Ailelerine sabır ve yaralılarımıza da acil şifalar niyaz ediyoruz." dedi.
Çocuğunu sabah okula gönderen anne ve babanın duyduğu endişeye değinen Karabıyık, şöyle devam etti:
"Bu endişenin üzerinde ciddiyetle durulmalı. Evlatlarımızın güvenliği milletçe ortak mesuliyetimizdir. Biz buna inanıyoruz. Ancak saldırıların ardından başka bir tehlike daha geliyor. Korku ve endişenin yayılması... Televizyonda tekrarlanan görüntüler, sosyal medyada dolaşıma sokulan eski kayıtlar, kaynağı belirsiz mesajlar ve manipülatif yorumlar hadiselerin toplumdaki tesirini katlayabiliyor. Endişe büyüdükçe devlete, okullarımıza duyulan güven sarsılabiliyor. Anne ve babalarımız daha güvenli olacağını düşünerek kendilerini özel okul arayışına mecbur hissedebiliyor. Bu da aile bütçesine yeni yüklerin gelmesini kapısını açarak endişeyi ve kaygıyı körüklüyor."
Karabıyık, geçim ve gelecek kaygısı taşıyan aileler için bu yükün ikinci ve üçüncü evlat kararı almalarını zorlaştırabilecek bir baskıya dönüşme riskini taşıdığını anlattı.
"Devletimiz bu meseleye bütün kurumlarıyla eğiliyor"
Bu risk zincirinin şimdiden görülmesi, sağlıklı verilerle takip edilmesi ve tedbirlerin geliştirilmesi gerektiğine dikkati çeken Karabıyık, "Devletimiz bu meseleye bütün kurumlarıyla eğiliyor. Milli Eğitim Bakanlığımız giriş-çıkış düzeninden rehberlik hizmetlerine, aile eğitimlerinden okul iklimine kadar tedbirler geliştiriyor. İçişleri Bakanlığımız okul çevrelerinde denetimler yapıyor, güvenlik kapasitesini okulun risk durumuna göre sevk ve idare ediyor. Bakanlıklarımızın çalışmalarını çok önemsiyoruz." diye konuştu.
Karabıyık, riskin yükseldiği yerde tedbirlerin güçlenmesinin, mevcut imkanların isabetle kullanılmasının, öğretmenin ve öğrencinin huzurunun korunmasının önemine değindi.
Okulların çocukların korkuyla beklediği mekanlara dönüşmemesi gerektiğine dikkati çeken Karabıyık, buraların ilmin, terbiyenin, arkadaşlığın ve güvenin ocağı olmayı sürdürmesinin önemini vurguladı.
Karabıyık, evlat nöbetinin yalnızca okul kapısında tasavvur edilmemesi gerektiğinin altını çizerek, "Bu nöbeti sadece devlete de yükleyemeyiz." dedi.
Evlat nöbetinin çocuğun zihnine, kalbine ve hayatına sahip çıkma iradesi olduğuna işaret eden Karabıyık, şunları ifade etti:
"Geçtiğimiz yıl terör devleti İsrail'in başındaki katil Netanyahu 'Ben, medya ve sosyal medyayı sekizinci cephe ilan ediyorum.' dedi. Irak'tan Yemen'e 7 fiziki cephe saydılar, 8. cephe medya ve sosyal medya. Bu cephede hedefleri özellikle genç kuşakların, çocuklarımızın zihinlerini ve kalplerini ele geçirmek. Bugün burada bir araya gelmemizin maksadı da işte biraz önce bahsettiğimiz çocuğumuzun zihnine, kalbine sahip çıkma iradesidir."
Karabıyık, dünyanın farklı coğrafyalarında aynı anda doğurganlığın düşüşünü, yalnızlığın yayılmasını, ekran bağımlılığını, aile yapısının dönüşümünü, aidiyet kaygısının ve toplumsal kutuplaşmaların yaşandığını belirterek, bunların her birinin aynı büyük dönüşümün farklı tezahürleri olduğunu sözlerine ekledi.