İstanbul'da 20 bin öğrenci Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nı ziyaret edecek

Son Güncelleme:

Vali Davut Gül: - "Gençlerimizin isteği, öğretmenlerimizin sahiplenmesi, daha da önemlisi ailelerimizin bu anlamda yavrularımızın kazanımlarına sahip çıkması, çocuklarımızın gelecek hayatlarında önemli bir kazanım olacak" - İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan: - "Ümit ediyorum ki milletçe kimliğimizin oluşmasında çok ciddi dönüm noktası olan bu tür tarihi anları anlama, hatırlama, bundan dersler çıkarma noktasında faydalı olur"

İstanbul Valiliği himayesinde, İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda, kentteki 20 bin öğrencinin Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nı ziyaret etmesine ilişkin protokol imzalandı.

Fatih'teki Sepetçiler Kasrı'nda gerçekleştirilen törende konuşan Vali Davut Gül, İstanbul'un müjdelenmiş ve öğreten bir şehir olduğunu, okulda öğrenilenlerden çok daha fazlasını şehrin öğrettiğini söyledi.

Öğrencilerin, Türkiye'nin yakın tarihinde çok önemli bir iz, milletin vicdanında da derin acılar bırakan mekanları görmesinin, 12 senede derslerde öğrenilenlerden çok daha fazlasını kazandıracağını belirten Gül, "Gençlerimizin isteği, öğretmenlerimizin sahiplenmesi, daha da önemlisi ailelerimizin bu anlamda yavrularımızın kazanımlarına sahip çıkması, çocuklarımızın gelecek hayatlarında önemli bir kazanım olacak. Buna istatistik olarak bakmıyoruz. Bir kişinin hayatında bir şey değişiyorsa o bizim için çok önemli." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın valilere "Kendi çocuklarınız için istediğiniz her şeyi bütün çocuklar için isteyin." talimatı verdiğini dile getiren Gül, Valilik olarak İstanbul'da öğrenciler için hayata geçirdikleri projelere değindi.

Gül, "Şehri tanıyan, kitap okuyan, spor yapan, yeteneğine göre bir enstrüman çalan, meclisler aracılığıyla karar süreçlerine katılan öğrencilerimiz yarınımızın en büyük teminatı olacak." dedi.

"Bazı dersler ancak tarihi mekanlarda o havayı teneffüs ederek öğrenilir"

İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür de 2 Mart'ta İstanbul'da bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Fatmanur Çelik'i, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da yaşanan elim verici olayları yüreğinde hissettiğini belirterek, yaşamını yitiren öğretmen ve öğrencileri rahmetle yad ettiğini söyledi.

Milletin hafızasına, iradesine, demokrasi mücadelesine ve geleceğine dair çok önemli bir eşiği birlikte anlamlandırmak üzere toplandıklarını belirten Yentür, "Tarihin Bilincinde, Demokrasinin İzinde temalı eğitim ve kültür faaliyetimiz, gençlerimizi tarihsel hafızayla, millet iradesiyle ve demokrasi şuuruyla buluşturacak güçlü bir eğitim seferberliğidir." dedi.

Öğrencilerin, tarihi hadiseleri mekanların dili ve zamanın bıraktığı izlerle kavrayarak gelişmesini istediklerini kaydeden Yentür, "Bazı dersler sınıfta anlatılır, bazı dersler ise ancak tarihi mekanlarda o havayı teneffüs ederek, o acıyı hissederek öğrenilir. Bu yönüyle bu program öğrencilerimiz için adeta canlı bir tarih dersi olacak, yaşayarak öğrenmenin gücüyle de daha kalıcı bir öğrenme gerçekleşecek." diye konuştu.

İstanbul'daki 20 fen, 4 sosyal bilimler, 38 Anadolu, 45 Anadolu imam hatip ile 55 mesleki ve teknik Anadolu lisesinden 20 bin öğrenciyi, öğretmenler ve okul yöneticilerinin refakatinde Demokrasi ve Özgürlükler Adası ile buluşturacaklarını söyleyen Yentür, "Bu anlamlı faaliyete, bu yıl ilk defa eğitime başlayan Milli Eğitim Akademisinde eğitim gören akademimizin ilk öğrencileri, 2 bin 300 aday öğretmenimizin de eşlik edecek olması son derece değerlidir." dedi.

Gezinin, bir saatin üzerinde bir zaman yolculuğuyla her gün kentin her iki yakasından hareket edecek motorlar ve vapurlarla yapılacağını bildiren Yentür, yolculukta Yeşilay eğitimcilerinin gençlere rehberlik edeceğini dile getirdi.

"Eğitimi, çocuğu, evlatlarımızı merkeze alarak konuşmamız lazım"

İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan ise Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nın Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından hem isminin değiştirilmesi hem adadaki fiziki mekanların oluşturulması, kalıcı olarak hatırayı doğru yaşatan ve insanların istifadesine güçlü bir şekilde sunulan şekle getirilmesinin kayda değer olduğunu belirtti.

Milletçe yakın tarihle sorunlu bir ilişkinin herkesçe malum olduğunu kaydeden Erdoğan, "Bundan dolayı hakkıyla bu adaya insanlar gidip, müzeleri ziyaret edip, yakın tarihte nelerin yaşandığını hala fark etmiş değiller." dedi.

Lise öğrencilerinin adaya gitmesinin ve özellikle yakın tarihi anlamaları noktasında burada zaman geçirmesinin çok faydalı olacağını düşündüğünü dile getiren Erdoğan, "Ümit ediyorum ki milletçe kimliğimizin oluşmasında çok ciddi dönüm noktası olan bu tür tarihi anları anlama, hatırlama, bundan dersler çıkarma noktasında faydalı olur." ifadelerini kullandı.

Eğitim işinin bir seferberlik meselesi olduğunun milletçe kavranması gerektiğine dikkati çeken Erdoğan, "Gidiyoruz, söylüyoruz, anlatıyoruz, konuşuyoruz ama bunun hafife alınır bir şey olmadığını, atanamayan öğretmenlerle bu işin alakasının olmadığını, öğretmenlerin motive edilmesiyle ilgili olduğunu, onların kucaklanmasıyla ilgili olduğunu ve bütün çocuklarımızın bizim çocuklarımız olduğundan hareketle her birimizin elinin onlara sahip çıkmasıyla ilgili olduğunu konuşmamız gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Eğitimin son 23 yılda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde dünyanın en iyi noktasına getirildiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Teknolojik altyapısı, sınıflardaki akıllı tahtalarımız, müfredatımızdaki son gelişmeler, bunların hepsi çok mükemmel gelişmeler. Ama milletçe bu konuda hassasiyet taşımazsak, milletçe 'Bütün çocuklar bizim çocuklarımızdır. Nasıl sahip çıkabiliriz, nasıl destek olabiliriz?' diye düşünmezsek, velisiyle, komşusuyla, esnafıyla, işvereniyle, akrabalarıyla, eşi dostuyla herkes, bütün toplum, bütün millet ne oluruz? Eğitimi, çocuğu, evlatlarımızı merkeze alarak konuşmamız lazım. Hiçbir çocuğumuzu kaybetme lüksümüz olmadığını merkeze koyarak konuşmamız lazım. Böyle yaptığımız takdirde inanıyorum ki çok hızlı mesafe alacağız. Çünkü altyapımız çok güçlü. Cumhurbaşkanımızın bize gösterdiği güçlü Türkiye istikametinde, 21. yüzyıl dünyasına damgasını vuracak bir Türkiye Yüzyılı hedefi istikametinde yapılacak çalışmalara ne olur milletçe yapıcı katkı sağlayalım. Eğitimin paydaşları dediğimiz zaman kimse bunun dışında kalmıyor. Bunun bilincinde hareket edelim."

Bu çalışmanın örnek olmasını ümit ettiğini dile getiren Erdoğan, bütün seyahat eden öğrencilere İlim Yayma Vakfının destekleriyle bu ay vizyona girecek Necip Fazıl Kısakürek'in "Bir Adam Yaratmak" eserinin filmine bilet vereceklerini sözlerine ekledi.

İlk gemi Demokrasi ve Özgürlük Adası'na gitti

VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan da bu anlamlı projeye imza atmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek, özellikle son dönemde Kahramanmaraş'ta yaşanan elim hadisenin de gençlere yapılan yatırımın önemini gösterdiğini söyledi.

Kurumlara bu tür projeleri destekleme noktasında büyük sorumluluk düştüğünü belirten Arslan, "Burada biz yalnızca bir protokole imza atmıyoruz. Ülkemizin geleceğinin inşa edilmesinde önemli bir adım da atmış oluyoruz. Eğitim, kalkınmanın, büyümenin, aynı zamanda iktisadi büyümenin de en temel parametrelerinden bir tanesi. Bu açıdan bu proje eğitim noktasında önemli bir katkı sağlayacak." dedi.

Albayrak Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Mesut Albayrak ise toplumun çoğunun Türkiye'nin demokrasi tarihinde geçirdiği süreçleri nostaljik bir anlatı olarak bildiğini, bu vesileyle proje kapsamında başta gençler olmak üzere adayı gezen ziyaretçilerin bizzat yerinde bu atmosferi yaşayarak bilinç sahibi olacağını kaydetti.

Albayrak, adada en güzel şekilde ağırlayacakları gençlere şuur kazandırma noktasında her türlü desteği sağlayacaklarını belirterek, projeye katkı sağlayan kurumlara teşekkür etti.

Konuşmaların ardından İstanbul Valiliği, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İlim Yayma Vakfı, VakıfBank ve Albayrak Grubu'nun katkılarıyla hayata geçirilen protokole imza atıldı.

Katılımcılar, daha sonra proje kapsamında adaya giden öğrencileri taşıyan ilk gemiyi selamlayarak uğurladı.

Kaynak: AA