İstanbul'un Otopark Sorunu Çözülüyor

Son Güncelleme:

Prof. Dr. Ilıcalı, akıllı otopark sistemlerinin İstanbul'daki otopark sorununa çözüm olabileceğini belirtti.

İstanbul Ticaret Üniversitesi Ulaştırma Sistemleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı, park yeri arama trafiğini azaltmak, zaman ve yakıt tasarrufu sağlamak ve kentsel ulaşım verimliliğini artırmak amacıyla geliştirilen teknoloji tabanlı akıllı otopark sistemlerinin, otopark sorununa çözüm olabileceğini bildirdi.

Anadolu Ajansının (AA) "İstanbulluların Otopark Çilesi" başlıklı dosya haberinin bu bölümünde, kentteki otopark sorunun çözümünde akıllı otopark sistemlerinin nasıl kullanılabileceği ele alındı.

Kentte kronikleşen otopark sorunu, her geçen gün büyüyerek devam ediyor. Trafiğe kayıtlı araç sayısının 6 milyonu aştığı megakentte, özellikle akşam saatlerinde araçlarını park etmek isteyen sürücüler zorluk yaşıyor.

Bazı ilçelerde park yeri bulamayan sürücülerin kaldırım kenarlarında çift sıra park yaptıkları görülürken, bazı sürücüler ise araçlarını sokak ortasında bırakıyor.

Bu durum yoğun olan kent trafiğinin daha da artmasına neden oluyor.

Artan araç sayısına karşın otopark kapasitesi aynı hızda gelişmedi

İstanbul Ticaret Üniversitesi Ulaştırma Sistemleri Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı, kentteki otopark sorununa ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

İstanbul'daki otopark sorununun, kentin demografik, mekansal, doğal ancak yönetilmesi gereken bir sonucu olarak karşılarına çıktığını belirten Ilıcalı, TÜİK verileriyle, Emniyet Genel Müdürlüğü trafik istatistikleri birlikte değerlendirildiğinde, kentte trafiğe kayıtlı araç sayısının son yıllarda düzenli bir biçimde arttığı, buna karşılık mevcut otopark kapasitesinin aynı hızda gelişmediği ve genişlemediğinin görüldüğünü söyledi.

Ilıcalı, özellikle eski yerleşim dokusuna sahip merkez ilçelerde, binaların otoparksız inşa edilmiş olmasının sokakları fiili park alanına dönüştürdüğünü, bu durumun hem trafik akışını yavaşlattığını hem de kamusal alan kullanımını olumsuz etkilediğini belirtti.

Şehrin merkezine yakın bölgelerde ve ilçe merkezlerinde kronikleşmiş otopark sorununun yalnızca yeni otopark inşa etmekle çözülemeyeceğini dile getiren Ilıcalı, öncelikle planlama yaklaşımının bütüncül olması gerektiğinin altını çizdi.

Ilıcalı, 3194 sayılı İmar Kanunu ve Otopark Yönetmeliği çerçevesinde yeni yapılarda otopark sorununun etkin biçimde denetlenmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayarak, şunları söyledi:

"Bununla birlikte mevcut yapı stokunun yoğun olduğu alanlarda yeraltı otoparkları, çok katlı mekanik sistemler ve kamu özel iş birliği modelleri devreye alınabilir. İBB ve iştiraklerinden İSPARK tarafından işletilen tesislerin kapasite ve erişilebilirlik açısından artırılması, dijital uygulamalar üzerinden gerçek zamanlı doluluk oranlarının paylaşılması, sürücülerin gereksiz dolaşımını azaltacaktır. Ayrıca 'Park Et Devam Et' sistemlerinin metro ve metrobüs hatlarıyla entegre biçimde güçlendirilmesi, özel araç kullanım talebini kent merkezine gitmeden önce düşürebilir. Bu noktada toplu taşıma yatırımlarının artırılması ve özel araç yerine raylı sistem kullanılmasının teşvik edilmesi park talebini azaltan en yapısal çözümdür."

Sorunun çözümü noktasında vatandaşlara da görevler düştüğünü belirten Ilıcalı, "Özel aracın her yolculuk için zorunlu bir tercih olmadığı gerçeğinin kabulü, paylaşımlı ulaşım, toplu taşıma alternatifleri ve mobilite araçlarının kullanımını artıracaktır." dedi.

Çift sıra park dar sokaklarda acil durum araçlarının geçişini engelliyor

Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı, son dönemlerde sıkça rastlanan çift sıra park sorununa da değinerek, şunları kaydetti:

"Çift sıra park ve sokak ortasında araç bırakma problemi, sorunun yönetim boyutundaki eksikliklerini ortaya koymaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca trafiği aksatacak biçimde park etmek yasaktır. Ancak denetim yetersizliği ve alternatif alan eksikliği bu ihlallerin yaygınlaşmasına neden olmaktadır. Çift sıra park özellikle dar sokaklarda acil durum araçlarının geçişini engelleyerek kamu güvenliği riski oluşturmaktadır. Bu sorunun giderilmesi için denetimlerin düzenli ve görünür biçimde artırılması, ihlallere uygulanan yaptırımların caydırıcı şekilde sürdürülmesi gereklidir."

Yalnızca ceza yaklaşımının yeterli olmayacağına dikkat çeken Ilıcalı, "Sokak bazlı düzenlemeler, tek yön uygulamaları, yol kenarı park çizgilerinin netleştirilmesi ve bazı alanların tamamen park dışı bırakılması gibi fiziksel önlemler uygulanmalıdır. Mahalle ölçeğinde küçük kapasiteli açık veya yarı mekanik otopark alanlarının oluşturulması özellikle gece park ihtiyacını hafifletebilir." şeklinde konuştu.

Ilıcalı, otopark sorununun kaynağının artan motorlu araç sahipliği, geçmiş planlama eksiklikleri ve davranışsal tercihler olduğunu vurgulayarak, çözümün, yeni kapasite üretimi, akıllı sistemler, toplu taşıma entegrasyonu, etkin denetim ve toplumsal bilinçlendirmenin birlikte yürütülmesi olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Ilıcalı, "Akıllı Otopark Sistemleri"nin önemine değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Akıllı otopark sistemleri özellikle yoğun kent merkezlerinde yaşanan park yeri arama trafiğini azaltmak, zaman ve yakıt tasarrufu sağlamak ve kentsel ulaşım verimliliğini artırmak amacıyla geliştirilen teknoloji tabanlı çözümlerdir. Bu sistemler sensörler, plaka tanıma teknolojileri, mobil uygulamalar, değişken mesaj panoları ve merkezi yazılımlar aracılığıyla boş park alanlarını anlık olarak tespit eder ve sürücülere yönlendirme yapar. Böylece hem trafik sıkışıklığı hem de gereksiz dolaşımdan kaynaklanan karbon emisyonu azalır. Akıllı otopark uygulamaları belediyelerin veri temelli planlama yapmasına imkan tanırken, dinamik fiyatlandırma ve rezervasyon seçenekleri sayesinde otopark kapasitesinin daha dengeli kullanılmasını sağlar."

Kaynak: AA