İzmir Barosu, 70 avukatın hakim ve savcı olduğu iddiasını yargıya taşıdı

Son Güncelleme:

İzmir Barosu, Gökhan Ağdemir'in 70 avukatın hakim ve savcı olduğu ve Bakanlıkça ayrıcalık tanındığı açıklaması üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusu yaptı. Sınav ve mesleğe kabul süreçlerinin incelenmesi, usulsüzlüklerin ve sorumluların araştırılması istendi.

(İZMİR) - İzmir Barosu, Ankara 2 Nolu Baro Başkanı Gökhan Ağdemir'in "Bakanlık bize ayrıcalık tanıdı, 70 üyemizi hakim ve savcı yaptık" açıklamasına ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusu dilekçesinde, söz konusu kişilerin sınav, mülakat ve mesleğe kabul süreçlerinin incelenmesi, olası usulsüzlüklerin ve sorumluların araştırılması talep edildi.

İzmir Barosu, Ankara 2 Nolu Barosu Başkanı Gökhan Ağdemir'in, barolarına kayıtlı 70 avukatın hakim ve savcı olduğunu ve Adalet Bakanlığı'nın kendilerine bu konuda ayrıcalık tanıdığını yönündeki açıklamaları üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Ağdemir, 11 Ekim 2026 tarihinde katıldığı televizyon programda, yaklaşık iki yıllık görev sürelerinde barolarına kayıtlı 70 avukatın hakim ve savcı olduğunu belirterek, bu süreçte Bakanlık nezdinde görüşmeler yaptıklarını ve kendilerine ayrıcalık tanındığını ifade etmişti.

İzmir Barosu tarafından yapılan suç duyurusunda, söz konusu açıklamaların hakim ve savcı yardımcılığına kabul süreçlerinde eşitlik, liyakat ve tarafsızlık ilkelerinin gözetilip gözetilmediği konusunda ciddi soru işaretleri doğurduğu belirtildi. Suç duyurusu dilekçesinde, Bakanlık tarafından tanındığı ifade edilen ayrıcalığın niteliğinin, hangi hukuki gerekçeye dayandığının ve mesleğe kabul süreçlerine etkisinin araştırılması talep edildi.

Dilekçede; söz konusu 70 kişinin başvuru, sınav, mülakat ve mesleğe kabul süreçlerinin incelenmesi, Bakanlık yetkilileriyle gerçekleştirilen görüşmelerin ve bu görüşmelerin adayların değerlendirilmesine etkisinin ortaya çıkarılması istendi. Ayrıca süreçte görev alan kamu görevlilerinin ve diğer sorumluların eylemlerinin görevi kötüye kullanma, nüfuz ticareti, koşullarının oluşması halinde rüşvet ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden değerlendirilmesi talep edildi.

Dilekçede, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının yalnızca hakim ve savcıların görevlerini yerine getirirken dış müdahalelerden korunmasıyla sınırlı olmadığı; mesleğe kabul süreçlerinin de liyakat, eşitlik ve objektif ölçütlere dayanması gerektiği kaydedildi.

Hakimlik ve savcılık mesleklerine kabulde baro üyeliği, siyasi yakınlık veya kurumsal referans ilişkilerinin ayrıcalık yaratmasının eşitlik ilkesiyle bağdaşmayacağına dikkat çekilen dilekçede, iddiaların tüm yönleriyle soruşturulması ve hukuka aykırı işlem gerçekleştirdiği tespit edilen sorumlular hakkında gerekli yasal işlemlerin yapılması istendi.

Kaynak: ANKA