Kapatılan Belde Belediyelerinin Ak Partili Başkanları Toplantısı

Son Güncelleme:

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan.(2) "Son Hatay.53 şehidimizin maalesef incelenmesinde, oradaki çalışmaların içerisinde, bu işin ne yazık ki tahrikçilerinin ana muhafelet partisi mensupları olduğu artık çok açık, net ortaya çıkmaya"...

- AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan: (2)


-"Son Hatay. 53 şehidimizin maalesef incelenmesinde, oradaki çalışmaların içerisinde, bu işin ne yazık ki tahrikçilerinin ana muhafelet partisi mensupları olduğu artık çok açık, net ortaya çıkmaya başlamıştır"


-"Birileri 'AK Parti kaybetsin de ülkeye ne olursa olsun' anlayışındalar. Ama biz her zaman 'Ülke kaybetmesin, biz kaybetmeye razıyız' diyen, bunun da gereğini yerine getirmiş, getiren bir partiyiz"


Başbakan Erdoğan, kapatılan belde belediyelerinin AK Partili başkanlarının katılımıyla düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, dinsel milliyetçilik yapmayacaklarını söyleyerek yola çıktıklarını, Türkiye'de Müslüman, Hristiyan, Musevi, Sünni, Alevi ayrımı yapmadıklarını dile getirdi.


Türkiye'de muhalefetin, mezhebi bir kaşımanın gayreti içerisinde olduğunu söyleyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Son Hatay. 53 şehidimizin maalesef incelenmesinde, oradaki çalışmaların içerisinde, bu işin ne yazık ki tahrikçilerinin ana muhafelet partisi mensupları olduğu artık çok açık, net ortaya çıkmaya başlamıştır. Şimdi bir numaralı, bu işin başını çeken kişi de yakalandı. Şimdi herşey dökülüyor artık. Biz sabırla şu anda süreci izliyoruz, takip ediyoruz. Ama bu işin içerisindeki aktörlerin özellikle Türkiye'den Suriye'ye gidip gelenlerin kimler olduğunu biliyorsunuz, bunları söylememe gerek yok. CHP milletvekillerinin oraya gitmek suretiyle, böyle bir ortam içerisinde herhalde oradan kalkıp da bize neler taşıdıkları ve bunların hangi milletvekilleri oldukları, hepsi ortada. Bunları getirip götürenlerin kim olduğu ortada. Bunların hepsi gazetelerde, bütün bu görüşmeler esnasında yayınladı.


Bu birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi kimseye bozdurtmayacağız. Biz birlik, beraberlik, kardeşlik kavramlarını slogan olarak kullanan değil bunların içini dolduran, bunların gereğini yapan, bunları ülkeye egemen kılmak için mücadele veren bir partiyiz. Birileri 'AK Parti kaybetsin de ülkeye ne olursa olsun' anlayışındalar. Ama biz her zaman 'Ülke kaybetmesin, biz kaybetmeye razıyız' diyen, bunun da gereğini yerine getirmiş, getiren bir partiyiz. Her adımımızda, faaliyetimizde, her reform ve uygulamada partimizi değil, şahsi çıkarları değil, ülkeyi, milleti, Türkiye'nin çıkarlarını el üstünde tuttuk. İşte, bin 637 belde belediyesini, yüzde 57'si AK Partili olduğu halde bu dönüşüme, değişime tabi tutuyor olmamız bizim bu samimiyetimizin, objektif siyaset anlayışımızın en anlamlı ispatıdır."


İstanbul gibi bir şehrin belediye başkanlığını yapmış bir başbakan olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Sizin derdinizi en iyi ben anlarım, en iyi ben bilirim. Bunu Kılıçdaroğlu mu, Bahçeli mi anlar? Bunu diğeri mi anlar? Ne anlarlar onlar? Onların eline beş tane koyun ver, kaybeder gelirler. Onların böyle bir durumu yok" ifadesini kullandı.


Sandıkta başarılı olamayanların sandık dışında netice alma gayreti içerisinde olduklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, CHP, MHP ve BDP'ye gönül ve oy verenleri kardeş olarak gördüğünü çünkü gerçeklerin bilinmediğini söyledi. Erdoğan, "Gerçekleri anladıkları zaman, inanıyorum ki onlar da hakka, gerçeğe teslim olacaklar, bunu biliyorum" görüşünü dile getirdi..


-"Köylerin yüzde kaçında kanalizasyon var?"


Belde belediyelerinin kapatılmasıyla hayata geçecek değişikliklere de değinen Erdoğan, eski sistemde ücra köylere en ideal hizmetlerin en ideal şekilde götürülmesinin mümkün olmadığını ifade etti. Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Kaymakam bey köylere hizmet götürebiliyor mu? Aracı gereci var mı? Doğru dürüst yok. Vali bey kendisine bir tane iş makinesi gönderebilirse köyün yolunu düzeltecek. Yahut da sizden rica edecek, siz makinelerinizi göndereceksiniz, köyün yolunu düzelteceksiniz. Vaka bu, yaşadığımız bu. Şimdi ne oluyor? Şimdi olan şu, mülki sınırlar büyükşehir sınırına alındığı için artık orada güçlendirilmiş bir yapı var. Köy ne oluyor? Mahalle. Köy, mahalle olunca ilçe belediyesi ne yapacak, oraya her türlü hizmeti A'dan Z'ye götürecek. Büyükşehir belediyesi ne yapacak? Kendi hizmetini aynen oraya götürecek. Altyapıysa altyapı, su, kanalizasyon, bütün bunları bitirecek. Acaba bugün Türkiye'nin, köylerimizin yüzde kaçında kanalizasyon var, samimi olalım. Kardeşlerim yüzde 10 diyor. Ben yüzde 10 bile olduğunu zannetmiyorum. Ne yapılıyor, en idealinde kuyular yapmak suretiyle, bütün o pislikler kuyulara aktarılıyor."


Kanalizasyon altyapısı olmamasının hastalıklara neden olabileceğini vurgulayan Erdoğan, uygulamanın örneği olan Kocaeli ve İstanbul'daki köylerin her tür imkana kavuştuğunu, eksikliklerin giderilmesi için de çalışmaların sürdüğünü söyledi.


-"Eğer ben de kötü eserler bıraktıysam, bırakıyorsam benim de vay halime"


"Makamlar gelip geçicidir, baki olan hizmettir, eserdir" ilkesini kendisine ve çevresine her fırsatta hatırlattığına işaret eden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:


"Biz de siz de yaptıklarınızla anılacaksınız. Eğer kötü eserler bıraktıysanız vay halinize. Eğer ben de kötü eserler bıraktıysam, bırakıyorsam benim de vay halime. Ama iyi eserler bıraktıysanız, iyi eserler bıraktıysak, o zaman da hep dualarla yad ediliceğiz. Eğer kişi oturduğu makama bir kıymet kazandırmıyorsa biz bulunduğu makamlara yük oluruz.


Bu makamlara bizlere emanet edenlere haksızlık yapacak bir kadro değildir AK Parti kadroları. AK Parti, daha kurulurken tüzüğüne üç dönem kuralını koyarak bu noktada ne kadar samimi olduğunu göstermiştir. Hiçbir siyasi partide böyle bir şey var mı? Yok. Niye koyduk bunu? 'Arkadan bir nesil geliyor' dedik. Üç dönem milletvekilliği yaparsın, dördüncü dönem ara verirsin ardından tekrar seçilebilirsen tekrar gelirsin. 30 yaş olan seçilme yaşını biz 25'e indirdik."


- Ankara

Kaynak: AA