Karabat: Ekonomik Sefalet Mahkumiyet Değildir

Son Güncelleme:

Özgür Karabat, AKP'nin yargı operasyonlarıyla muhalefeti susturmaya çalıştığını vurguladı.

(ANKARA) - CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, "Türkiye ekonomik sefalete mahkum değildir. Ülkeye yayılacak bir refah sağlanabilir. Ancak AKP, topluma yoksulluk ve yardım dayatarak otoriter bir sistem inşa ediyor. Buna karşı çıktığımız için yargı operasyonları ile bizleri susturmaya çalışıyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, gerçekleri haykırmaya devam edeceğiz" dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, ekonomi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gerçek gündem olan ekonominin konuşulmaması için mutlak butlan ve yargı operasyonları yapıldığını iddia eden Karabat, X hesabından yaptığı "Türkiye'nin gerçek gündemi yüksek faizler, borçlar ve yoksulluktur" başlıklı paylaşımda şunları kaydetti:

"Türkiye'nin gerçek gündemi konuşulmasın diye yargı ve butlan operasyonları yapılıyor. Ama biz ekonomideki sefaleti ve servet transferini anlatmaya devam edeceğiz. AKP'nin yarattığı ekonomik garabet, ülkeyi borç sarmalına soktu. Yapılan güncel borçlanmalar, geçmişte yapılan borçlanmaların ödemelerinde kullanılıyor. Borcun borçla kapatılması çöküşün başlangıcıdır. Bir süre sonra bu borçlanmalar faiz ödemelerine dahi yetmeyecek."

"ENFLASYON VE FAİZİN DÜŞMEYECEĞİ GÖRÜLÜYOR"

Hazine, Haziran-Ağustos 2026 dönemi için 1 trilyon 848,3 milyar TL iç borçlanma yapacak. Bunun da 1 trilyon 767 milyar TL'lik kısmı vadesi gelen iç borç ödemelerinde kullanılacak. 2026'nın kalan döneminde ve 2027'de daha yüksek borçlanmalar yapılacak. Bu borçlar asla halkın yararına ve yatırımlara kullanılmayacak. Türkiye'nin tahvil faizleri hızla artmaktadır. Faizler 2 yıllıkta yüzde 44'e, 5 yıllıkta yüzde 40'a, 10 yıllıkta yüzde 36'ya dayanmıştır. Türkiye'de enflasyonun ve faizin düşmeyeceği görülüyor. Yatırımcılar yüksek faizlere rağmen dahi tahvillere ilgi göstermiyor. Korkunç bir tablo ile karşı karşıyayız.

Türkiye sıcak paraya dayalı, hizmet sektörünün ön plana alındığı ve dolaylı vergiler ile bütçenin desteklendiği bir sisteme doğru itildi. Burada amaç refah varmış gibi göstererek hükümetin harcamalarının fonlanmasıdır. Bunun sonucu olarak Türkiye iç ve dış şoklara karşı en kırılgan ülkelerden birisi haline gelmiştir.

"TRUMP TARAFINDAN TÜRKİYE'YE İBRAHİM ANLAŞMASI DAYATILIYOR"

Türkiye'nin ekonomik kırılganlığı küresel güçler tarafından ülkemize karşı kullanılıyor, jeopolitikte ve diplomaside AKP'den tavizler koparılıyor. Türkiye, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki yeni enerji politikalarında oyun kurucu olamıyor. Üstüne üstlük, Trump tarafından Türkiye'ye İbrahim Anlaşması dayatılıyor. İsrail ve ABD, İbrahim Anlaşması'na katılan ülkelere doğrudan para, teknoloji, savunma sanayi, diplomatik kolaylıklar gibi destekler sağlıyor. Türkiye'ye de anlaşmayı imzalaması durumunda sıcak para musluğu açılacağı vaat ediliyor. Kendi ikbali için ülkenin geleceğini karartmaktan endişe etmeyen AKP elini ovuşturarak uygun zamanı bekliyor.

Israrla vurguluyoruz, Türkiye ekonomik sefalete mahkum değildir. Ülkeye yayılacak bir refah sağlanabilir. Ancak AKP, topluma yoksulluk ve yardım dayatarak otoriter bir sistem inşa ediyor. Buna karşı çıktığımız için yargı operasyonları ile bizleri susturmaya çalışıyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, gerçekleri haykırmaya devam edeceğiz."

Kaynak: ANKA