Kılıçdaroğlu: Hukuk Kurallarına Uymalıyız
Kılıçdaroğlu, CHP'nin hukuki süreçlere uyması gerektiğini ve kurultay için yargı kararlarına saygı duyulması gerektiğini vurguladı.
(ANKARA) - Kemal Kılıçdaroğlu, "CHP'yi kurultaya götürmek ve yeniden seçilmek istemez misiniz mazbatayı almak adına" sorusuna "İş mazbata değil, iş hukuk içinde hukuk kuralları içinde belli şeyleri yapmaktır. Siz yargı kararının üstüne çıkamazsınız. Yargı kararını köşeye atayım diyemezsiniz. Yargı kararına uyuyacaksınız. Bizde hukuk kuralları varsa mahkeme kararlarına uyuyacağız. Benim elimde olsa ben yarın sabah da kurultaya giderim. Hukukçu olmadığım için ben bilmiyorum. Ama hukukçulara soracağız" yanıtını verdi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, evinin bahçesinde basın mensuplarıyla bayramlaştı. Kılıçdaroğlu, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
"Biz çoğu şeye itiraz ederiz, CHP'liler bir şey olur itiraz ederler ama yönetici pozisyonunda olanlar o itirazları sonuna kadar dinlerler, sözünü kesmezler. CHP'nin geleneğinde bu vardır. İtiraz eder, dinlersiniz. 'Dur sen sakın konuşma' denmez bu. Tam tersine sakin dinlerler sonra görüşlerini aktarırlar, ben diğer genel başkanlardan bunu öğrendim. Şimdi siz birden bire celalleniyorsunuz, kızıyorsunuz, bağırıyorsunuz, ne oldu, ne oluyor? Partinin hukukuna uyacaksınız. Partinin hukukuna uymazsanız olmaz. Bunlar yapılmadığı takdir olmaz. Bir grup başkan vekili nasıl seçilir, bir grup başkanı nasıl seçilir, bir Mecliste divanda oturacak arkadaşlar nasıl seçilir partinin kürsü'ğü vardır, partinin yönetmeliği vardır, partinin gelenekleri vardır, bunları bir köşeye atıp da 'Ben kendim yaptım ve bunları uygulayacağım' diyemezsiniz. Dediğiniz zaman ne olur? Yargıya başvurulduğu zaman hepsi çözülür. Çünkü yargıç bakacak. Neye bakacak? Yasaya, yönetmeliğe, tüzüğe bakacak, genelge varsa ona bakacak ona göre karar verecek, 'Sen buna uymak zorundasın' diyecek ki bu dediğim hukuk metinleri çıkarken de genel başkan oturup kendi hukuk metnini yazmaz, hukukçular yazarlar bunu, siyasal partiler yasasına bakarlar. Arkasından bu metin belli organlar tarafından onaylandıktan sonra yürürlüğe gider. Genel başkan değil, belli organlar tarafından. Örneğin Parti Meclisi onaylar, ondan sonra yürürlüğe girer. Siz buna uymadığınız takdirde Parti Meclisi'ni de dışlamış oluyorsunuz. Organları da dışlamış oluyorsunuz. Şimdi bunun çok iyi anlatılması lazım."
"EKSİĞİMİZ DE OLABİLİR, HATAMIZ DA OLABİLİR"
Üzülerek de ifade edeyim, medyanın tek taraflı yayın yaptığını gayet iyi biliyorum. Niye böyle bir yayın yapıyor ben onu da bilmiyorum. Hangi gerekçeyle bu yayını yapıyorlar onu da bilmiyorum. Allah akıl fikir versin hiç söylemediğim sözler, hiç düşünmediğim şeyler yazıldı, çizildi. Ben bazen okuyorum 'Allah Allah ben bunu nerede söyledim? Ne zaman söyledim' diyorum. Halka doğru bilgileri verecek medya. Bu tarafa danışıyorsa bu tarafa da danışacak. Ben demiyorum 'Biz hiçbir zaman hata yapmadık.' Öyle bir şey asla demedim. Eksiğimiz de olabilir, hatamız da olabilir. Hepimiz insanız sonuçta. Ama birisi hatamızı hatırlattığında teşekkür ederiz ona. Demek ki bu hatayı bize hatırlatıyor yani. Yoksa ona kızmayız 'Niye bana bunu hatırlatıyorsun' diye."
"BENİM ELİMDE OLSA BEN YARIN SABAH KURULTAYA GİDERİM"
Kılıçdaroğlu, "Mutlak butlan kararıyla iki buçuk yıl aranın ardından tekrar genel başkan oldunuz. Ancak mazbatanız yok. En son seçim 2020 yılında yapıldı CHP'de. 2020 yılında seçildiniz ve Parti Meclisi de 2020 yılında seçildi. Oysa ki siyasi partiler kanunu en fazla 3 yıl görev yapabilir diyor. Tedbir var tedbiri kaldırmak adına bir temyizi geri çekmek kararın kesinleşmesini sağlamak ve sonrasında CHP'yi kurultaya götürmek ve yeniden seçilmek istemez misiniz, mazbatayı almak adına?" sorusuna da şu yanıtı verdi:
"İş mazbata değil, iş hukuk içinde hukuk kuralları içinde belli şeyleri yapmaktır. Siz yargı kararının üstüne çıkamazsınız. Yargı kararını köşeye atayım diyemezsiniz. Yargı kararına uyuyacaksınız. Nedir mesela? Biz Anayasa Mahkemesi'ne gidiyoruz değil mi bir yasa dolayısıyla. Anayasa Mahkemesi iptal ediyor onu. Türkiye Büyük Millet Meclisi 'Hayır ben o yasayı düzeltmeyeceğim' diyebiliyor mu? Tarihinde var mı örnek? Yok. Ona uymak zorunda. Tekrar 'Anayasa Mahkemesi karar böyle verdiyse yasa metnini ben o yasa metnini düzelteceğim' diyor. Düzeltiyor yani. Biz de hukuk kuralları varsa mahkeme kararlarına uyuyacağız. Ben hukukçu değilim. Benim elimde olsa ben yarın sabah da kurultaya giderim. Hukukçu olmadığım için ben bilmiyorum. Ama hukukçulara soracağız. Nedir, ne değildir, ne zaman gidilir, nasıl yapılır, nasıl yapılması gerekir sorarız onları."
"HİÇ KİMSE DÜŞÜNCELERİNDEN ÖTÜRÜ HAPSE ATILAMAZ, TUTUKLANAMAZ, GÖZALTINA ALINAMAZ"
Kemal Kılıçdaroğlu, gazetecilerin, "Mahkeme kararlarının sonucuna güveniniz nedir? Anayasa Mahkemesi'nin mesela Can Atalay kararı var ama uygulanmıyor. Demirtaş kararı var uygulanmıyor" demesi üzerine şunları söyledi:
"Ben o kararların uygulanmamasını doğru bulmadığımı her zaman söyledim. Bunlar siyasi davalar. Düşüncesinden ötürü içeriye atıldı bu insanlar. Bunlar hırsızlık yapmadılar, yolsuzluk yapmadılar, bir şey yapmadılar. Düşüncelerinden ötürü, siyasi görüşlerinden ötürü içeri alındılar. Bir kişinin görüşünden ötürü hapse atılmasını asla doğru bulmadım. Kişiyi düşüncesinden ötürü nasıl suçlarsınız? Nasıl hapse atarsınız? Bunları asla doğru bulmadım. Kendilerini de ziyaret ettim. Bugün de aynı kanaatteyim. Yani dün farklı, bugün farklı değil. Bugün de aynı kanaatteyim. Hiç kimse düşüncelerinden ötürü hapse atılamaz, tutuklanamaz, gözaltına alınamaz. Düşüncesine katılırırsınız katılmazsınız o ayrı bir şey. Ama siz düşünceyi yasakladığınız andan itibaren toplumsal gelişmeyi sınırlamış olursunuz. Dün yasak olanı bugün hep beraber kabul ediyoruz. Dün yargının yasakladığı şeyi bugün hepimiz kabul ediyoruz."
"SİYASİ TUTUKLULAR FARKLI, BU OLAY FARKLI"
Onlar farklı şeyler. Siyasi tutuklular farklı şeyler. Şimdi bu olay farklı bir şey. Siz bir kurultayı parayla satın alamazsınız diyor yargı, bunu söylüyor. Ben değil. Ben çıkıp böyle bir şey söyledim mi bugüne kadar? Hayır. Yargı söylüyor bunu. Ben mahkemenin kararını söylüyorum."
"İLLA KESİNLEŞTİ DEMİYORUM AMA PARA DAĞITTILAR DENİYOR..."
Kemal Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin, "Kurultayda delegelerin parayla satın alındığı iddialarının da kesinleşmediğini" hatırlatması üzerine de "Ben illa kesinleşti demiyorum ama kararın getirdiği nokta bu. Mahkeme bunu söylüyor. Söyleyenler kim? Herhangi bir partili mi? Hayır. Kim? CHP'liler. Onlar söylüyorlar. Hani 'Dışarıdan hiçbirisi geldi, hiçbir partiye bağlı olmayan birisi geldi, tanıtlık yaptı.' Yok, öyle bir şey. 'Başka bir partiden geldi, birisi tanıtlık yaptı.' Öyle bir şey de yok. Yapan kim? Partililer. 'Para dağıttılar' deniyor. Bu olmaz. Bunlar olmaz. CHP kuruluşundaki ahlaki kodlara yeniden kavuşmak zorundadır" şeklinde konuştu.
"ÖZGÜR BEY'LE ÖZEL BİR TARTIŞMAYA GİRMEK İSTEMEM"
Kılıçdaroğlu, "Özgür Özel butlan kararının, CHP'ye yapılan operasyonların adımlarından birinin olduğunu söyledi. Siz bu kararın bağımsız yargı tarafından verildiğine inanıyor musunuz?" sorusuna da "Özgür Bey'le özel bir tartışmaya girmek istemem" yanıtını verdi.
"Önümüzdeki süreçte somut adımlar belirlendi mi ilk adım nasıl olacak" sorusu üzerine de Kılıçdaroğlu, "Önümüzdeki süreçte Parti Meclisi'ni toplayacağız. MYK'yı oluşturacağız. Yolumuza devam edeceğiz. Bu kadar" dedi."
Kemal Kılıçdaroğlu "Kurultay yapılırsa aday olur musunuz" sorusu üzerine, "Kurultay hele bir olsun. Hele bir yolunu açalım. Allah kerim ondan sonra. Hiç meraklanmayın" ifadelerini kullandı.
"BİLMEDİĞİNİZ PEK ÇOK AYRINTIYI HALKLA BULUŞMADA ANLATACAĞIM"
Kılıçdaroğlu, basın mensubunun, "Polis görüntülerinin yaşandığı gün müzakere için saat 12.00'de randevu verilmişti ama erkenden milletvekilleri gitti genel merkeze, 07.00-08.00 sularında. Bu talimat sizden mi gitti?" sorusuna karşılık ise şunları kaydetti:
"Milletvekillerinin gidişi talimatı benden değil. CHP genel merkezine gitmek için CHP'nin eski genel başkanından izin mi almak mı gerekir? Randevu ayrı. Her zaman görüşülür. Halkın da duyması lazım, partilerin de duyması lazım. Sizin henüz daha bilmediğiniz pek çok ayrıntıyı halkla buluşmada anlatacağım. Herkes gerçekleri görmek zorundadır. Herkes gerçekleri anlamak zorundadır. Mahkeme kararı çıkmasaydı hiç anlatmayacaktım. Mahkeme kararı çıktı, ben bütün gerçekleri halkımla, partilerimle paylaşmak zorundayım. Bu noktaya geldik."