Kılıçdaroğlu'ndan Silivri'deki Ekrem İmamoğlu'nu küplere bindirecek sözler

Son Güncelleme:

Mahkeme kararıyla yeniden CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve belediyelere yönelik yargı süreçleri hakkında çok konuşulacak bir çıkışa imza attı. Davaların siyasi müdahale değil "yolsuzluk davası" olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, asıl önceliğin tutuksuz yargılama değil parti içi "ahlaki üstünlüğü" yeniden kazanmak ve kirlilikten arınmak olduğunu belirterek Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu kanadıyla köprüleri tamamen attı.

Mahkeme kararıyla yeniden CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet gazetesi yazarı Mustafa Balbay’a çok konuşulacak açıklamalarda bulundu. 

Ekrem İmamoğlu ve diğer CHP’li belediyeler hakkındaki davaların "siyasi değil, yolsuzluk davası" olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, "Öncelik tutuksuz yargılama değil, ahlaki üstünlük" diyerek yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.

"DAVALAR SİYASİ DEĞİL, YOLSUZLUK DAVASI"

Mustafa Balbay’ın, Ekrem İmamoğlu hakkında istenen ağır hapis cezaları, diplomanın iptal edilmesi ve tutuklama süreçlerini hatırlatarak "Bu davalara siyasi değil derseniz biz nasıl itiraz etmeyiz?" sorusuna Kemal Kılıçdaroğlu’ndan şoke eden bir yanıt geldi. Davaların hukuki nitelikte olduğunu öne süren Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

  • KK: Bütün eleştirilere açığım ama yanlış bilgi verilmesine itiraz ediyorum. O davalar siyasi değil, yolsuzluk davası onlar.
  • MB: Kemal Bey, Allah aşkına Ekrem Bey için 2500 yıl hapis isteniyor. Aynı süreçte diploması iptal edilip tutuklanıyor. (...) Türkiye’de infaz peşin, adalet veresiye. Üstelik dünyada da yolsuzluk iddiaları üzerinden siyasete müdahale ediliyor. Brezilya’da Lula, İspanya’da Sanchez...
  • KK: Tutuklu yargılamaya ben de karşıyım. Ailesini ziyaret ettiğimde söylediğim noktadayım. Bizim öncelikle ahlaki üstünlüğü yeniden kazanmamız gerekli.

Kılıçdaroğlu, yargı kararlarına sert eleştiriler getirilebileceğini ancak mahkeme kararlarına uyulması gerektiğini vurgulayarak, "Mahkeme bir karar verir, en ağır biçimde eleştirirsiniz ama ona uymanız gerekir" dedi.

"KEMAL BEY PARTİYİ DARMADAĞIN ETTİ"

Mustafa Balbay'ın, mahkeme kararına (mutlak butlan) sığınmak yerine parti içi bütünlüğü koruyarak kurultayda hesaplaşma yolunun neden seçilmediği sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, "Bu karar verilmiş, benden niçin korkuyorlar? Normalleşmeye karşı çıkarım kızarlar, arınalım derim kızarlar" yanıtını verdi.

Görüşmede sokaktaki ve partideki tepkiler de masaya yatırıldı. Balbay'ın sokaktaki vatandaşın nabzını tutarak verdiği şu örneğe Kılıçdaroğlu oldukça kısa bir yanıt verdi:

  • MB: Sizinle aynı pazaryerine gidiyoruz. Yüzüncüyıl pazarındaki herkes, başta gözlemeci teyze, 'Kemal Bey ne yapıyor? Darmadağın etti partiyi' diyor...
  • KK: Düzeltiriz.

DIŞ POLİTİKA ELEŞTİRİLERİNE "İSMAİL CEM" SAVUNMASI

Özgür Özel ekibini "Türkiye'yi dışarıya şikayet etmekle" suçlaması ve "Osmanlı coğrafyası" çıkışları nedeniyle iktidar çizgisine yakınlaştığı yönündeki eleştirileri reddeden Kılıçdaroğlu, fikirlerinin kökenini açıkladı: "Osmanlı coğrafyası için söylediğim her şey İsmail Cem’in kitabındandır. Orada Balkanlar da yazar, Türk dünyası da yazar. Kurulmakta olan yeni dünyada yerimizi almalıyız."

DEMİRTAŞ ÇIKIŞINA AÇIKLIK GETİRDİ 

Geçmişte eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı cezaevinde ziyaret eden ancak son dönemde bu konuda mesafeli açıklamalar yapan Kılıçdaroğlu, bu taktiksel değişikliği "dönemsel zorunluluk" olarak nitelendirdi: "Ben geçmişte Demirtaş’ı ziyaret ettim. Söyledim de tutuklamayı doğru bulmuyorum. Her şeyi zamanındaki duruma göre yorumlamak gerekir. O dönem CHP’yi ısrarla PKK ile ilişkilendirme çabası vardı. Buna karşı bu adım gerekti."

Kılıçdaroğlu'nun özellikle Ekrem İmamoğlu'na yönelik "yolsuzluk yargılaması" ve "ahlaki üstünlük" çıkışlarının, partiyi kurultaya götürmek isteyen Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu kanadında nasıl bir yankı uyandıracağı merak konusu.