Kim Ne Dedi?

Son Güncelleme:

Spor Toto Süper Lig'de 3 haftadır galip gelemeyen Beşiktaş, ligin sonlarına demir atan Elazığspor'u konuk etti.

Rıdvan Dilmen/ Sabah


Beşiktaş haftalar sonra rahat bir galibiyet aldı... Üst üste puanlar kaybeden siyah-beyazlıların birçok eksiği vardı. Hatta iki oyun kurucusu Oğuzhan ve Fernandes aynı anda takımda yoktu. Bunun yanında forma giyen oyuncuların neredeyse yarısı büyük sakatlıklardan çıkan isimlerdi. Ama coşku, kazanma isteği oldukça yüksekti. Beşiktaş'ın öne doğru oynama girişimine, Elazığspor'un da abartılı bir şekilde açık oynaması eklendi. Beşiktaş ilk yarıda skor olarak zorlanmasına rağmen, rahat kazandı. İkinci golden sonra Elazığspor'un çizgi halinde çıkmak istemesi siyah-beyazlıların rakibin her kontratağına pozisyonla karşılık vermesine neden oldu.


Mehmet Demirkol/ Fanatik


Beşiktaş haftalardır çok iyi başlayıp golü bulduğu maçlarda oyunu rakibine verip kalesinde gol görüyor. Dün çok eksik de değil, tamamen yeni bir hücum ekibiyle oynasalar da bu hataya düşmediler. Holosko sağda, Uğur solda, Olcay santrfor arkasında ve Mustafa Pektemek'le hareketliydiler. Belki yüksek becerili değil ama çabalı. Oyunu kurma işi ise Veli-Necip ikilisindeydi. Başta zorlandılar ama rakibin de düşük kalitesiyle oyunu bırakmadılar. Golü bulduktan sonra biraz sendeleseler de oyunu rakibe hiç vermediler.


Sinan Engin/ Vatan


Slaven Biliç'e sormak lazım.. Ligin ilk 4 haftasız Türkiye'nin en iyi top oynayan takımı bu hale nasıl geldi? Bu kadar sakat nasıl verdi? Bir futbol takımı böyle bir düşüşün içine nasıl girer? Ben teknik boyutuna bakıyorum. Örneğin; Bir Fernandes nasıl bu kadar kötü hale geldi? Bir bakıyorsun en kritik maçlarda Escude var, bir bakıyorsun yok. Haftalardır söylüyoruz "Bu Holosko'yu kaybetme, Mustafa'yı hazırla" diye. ve en önemlisi haftada 1 maç yapan bu takım nasıl oluyor da bu kadar adele sakatlığı yaşıyor. Demek haftada 3 maç oynasalar, sahaya çıkacak 11 bulamayacaklar.


Teknik açıdan Elazığ ile Beşiktaş'ı aynı kefeye koyamayız. Çok kalite farkı var. Olması gereken bir galibiyet. Beraberlik bir sürpriz olurdu. Çünkü karşındaki rakip güçlü değil ki seni zorlasın ve senin zaaflarını ortaya çıkarsın ama çıkaramaz.


Metin Tekin/ Sabah


İlk yarının sonuna gelirken kazanmak anlamında olmazsa olmaz maçıydı Elazığ mücadelesi... Dört maçlık cezadan sonra seyirciyle buluşup beklenen kalabalığı toparlayamadı ama yine de oyuna katkı anlamında taraftar coşkusuyla beraber çok net bir galibiyet aldı Beşiktaş... İdeal kadrodan oldukça eksik, sakatlıktan yeni çıkan oyuncularıyla başladı maça Kartal.. Maç eksikleri olmasına rağmen böyle bir şansı alan oyuncular oynama isteği ve sisteme olan sadakatle fark yaratabilirler.. Dün akşam da üç puanın şifresi genel anlamda bu oldu..


Uzun bir aradan sonar şans bulan Uğur Boral'dan sol bek olarak en iyi oyuncu performansından söz edebiliriz. Mustafa yine her zaman olduğu gibi isteyen, arayan ama maalesef yapamayan santrfor profili çizdi.. Holosko tipik bir Holosko golü attı, Olcay ise bu kadronun en beceriklisi benim derken skoru 3-1'e getirip oyunu kopardı. Veli ve Necip orta sahasında belki organizasyon yoktu ama dirençleri Beşiktaş'ın oyunu önde tutmasını sağladı.


İsmail'in kendine güven anlamında biraz zamana ihtiyacı olduğunu söyleyebiliriz.


İlker Yasin/ Hürriyet


İlk yarının sonuna gelirken kazanmak anlamında olmazsa olmaz maçıydı Elazığ mücadelesi... Dört maçlık cezadan sonra seyirciyle buluşup beklenen kalabalığı toparlayamadı ama yine de oyuna katkı anlamında taraftar coşkusuyla beraber çok net bir galibiyet aldı Beşiktaş... İdeal kadrodan oldukça eksik, sakatlıktan yeni çıkan oyuncularıyla başladı maça Kartal.. Maç eksikleri olmasına rağmen böyle bir şansı alan oyuncular oynama isteği ve sisteme olan sadakatle fark yaratabilirler.. Dün akşam da üç puanın şifresi genel anlamda bu oldu..


Uzun bir aradan sonar şans bulan Uğur Boral'dan sol bek olarak en iyi oyuncu performansından söz edebiliriz. Mustafa yine her zaman olduğu gibi isteyen, arayan ama maalesef yapamayan santrfor profili çizdi.. Holosko tipik bir Holosko golü attı, Olcay ise bu kadronun en beceriklisi benim derken skoru 3-1'e getirip oyunu kopardı. Veli ve Necip orta sahasında belki organizasyon yoktu ama dirençleri Beşiktaş'ın oyunu önde tutmasını sağladı.


İsmail'in kendine güven anlamında biraz zamana ihtiyacı olduğunu söyleyebiliriz.


Atıf Keçeci/ Zaman


Beşiktaş için rakip ne kadar puan cetvelinin son sırasında olsa da üç puanın ötesinde moral açısından da önemli bir müsabakaydı.


Sadece kombine sahiplerinin izleme şansı olan maça maalesef rağbet yoktu. 12 bine yakın kombine satılmasına karşın tribünlerdeki sayı 5-6 bin civarındaydı. Bu takıma olan güvensizlik miydi yoksa futbolun artık sahada değil masa başında oynanmasına tepki miydi bilemiyorum. Cezalılar ve sakatlıklardan ötürü ilk onbir de uzun süredir kadroda muhtelif nedenlerden dolayı yer alamayan oyunculardan kurulmuştu. Defansın solunda İsmail Köybaşı, onun önünde Uğur Boral, forvette Mustafa Pektemek ve Holosko ilk 11'de sahadaydılar. Ön libero Veli ve Necip, rakip atakları önlemek, ikinci bölgeden takımı ileriye taşıyacak topları servis etmekle görevlendirilmişlerdi. Oyun kurma işini ise Olcay yapacak, ileri üçlüde gol peşinde koşacaktı.

Kaynak: TotemSpor.Com