Kültür ve Sanat Etkinlikleri Toplumun Her Kesimine Ulaşacak

Son Güncelleme:

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı arasında aile, kadın, çocuk, genç, yaşlı, engelli, gazi ve şehit yakınlarının sosyal ve kültürel yaşama katılmalarının yanı sıra sanatçıların sosyal yardım ve hizmetlerden...

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı arasında aile, kadın, çocuk, genç, yaşlı, engelli, gazi ve şehit yakınlarının sosyal ve kültürel yaşama katılmalarının yanı sıra sanatçıların sosyal yardım ve hizmetlerden yararlanmasını sağlamak amacıyla protokol imzalandı.


Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin'in imza koyduğu protokol çerçevesinde aile, kadın, çocuk, genç, yaşlı, engelli, gazi ve şehit yakınlarının sosyal ve kültürel yaşama katılımlarının sağlanması, sosyal ve kültürel değerlerin kazandırılması ile sosyal destek hizmetlerinin güçlendirilmesine ilişkin işbirliği yapılacak.


Ayrıca kültür ve sanat sektöründe uzun yıllar çalışmış ancak yaşlılık ve sağlık sorunları nedeniyle iş gücü kaybına uğrayan ve herhangi bir sosyal güvenlik kapsamında yer almadığı için yaşamını idame ettirecek geliri olmayan sanatçıların sosyal yardım ve hizmetlerden yararlanması sağlanacak.


Kültür ve Turizm Bakanlığının Opera'daki binasında gerçekleştirilen törende konuşan Bakan Günay, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın yardıma muhtaç bireylerin iyi bir yaşama ulaşması ve topluma kazandırılması için çalışmalar yürüttüğünü anımsatarak, kendilerinin de Türkiye'nin tarihten gelen zenginliği insanlığın emaneti bilinciyle korumaya sağlamaya ve bireylerin yaşam kalitesini yükseltmeye çalıştıklarını söyledi.


Bundan sonra kültür sanat eserlerinin halka ve özellikle dayanışmaya daha fazla ihtiyaç duyan toplum kesimlerine ulaşması için özel gayretler göstereceklerini, imkanlar yaratacaklarını anlatan Günay, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız da şehit, gazi terör mağduru, engelli toplum kesimlerinin bu kültür ve sanat hizmetlerinden yararlanmasını sağlayacak. Hem de bir dönem toplumumuza sanatçı, yazar, şair olarak hizmet etmişse ve şu anda ihtiyaç içinde ise onların sergiledikleri mesaiye uygun bir yaşam sürmeleri için gereken kolaylıkları sağlamaya çalışacak. Onlara huzur evlerinde ya da doğrudan evlerine hizmet götürmeye çalışacak. Böylece bir dönem toplumumuza güzellikler aşılamış olan bu kişilerin daha rahat bir şekilde yaşamlarını sürdürmeleri sağlanacak.


Çok önemli bir şey yaptığımıza inanıyorum. Uzun zamandır bu konuyla ilgili olarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız ile dirsek teması içerisindeydik. Daha önce küçük dayanışmalar sergilemiştik ama bu kez çok önemli bir mutabakatın altını çiziyoruz. Bu geldiğimiz noktada çalışma arkadaşım Fatma Şahin'in çok hızlandırıcı etkisi oldu. Kendisine teşekkür ediyorum. Türkiye için çok güzel bir şey yaptığımıza inanıyorum. Hayırlı uğurlu olmasını tüm kalbimle diliyorum."


-"Az okuyan çok seyreden bir milletiz"-


Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, bir toplumu millet yapan en önemli değerlerden bir tanesinin kültür ve sanat olduğunu belirterek, toplumun gelişiminde ekonomi ve siyaset kadar kültür ve sanatın da önemli olduğunu ifade etti. Şahin, "Artık bildiğimiz bir gerçek var ki, araştırmalardan çıkan bir sonucu var ki, Türk milleti az okuyor, çok seyrediyor. dolayısıyla bizim görsel sanatlar üzerinde de bu değişim, dönüşüm noktasındaki iki bakanlığın yapmaya çalıştığı politikaları daha güçlendirmek ve geleceğe yeni hedefler koyarak ulaşmak en büyük hedefimizdir" diye konuştu.


Kadının statüsünü yükseltmenin, kadın-erkek eşitliğini sağlamanın yanı sıra bir çocuğun, yaşlının, engellinin yaşam kalitesini yükseltmenin de Bakanlığın görevi olduğuna işaret eden Şahin, şunları kaydetti:


"Bunun için top yekun kalkınma ve seferberlik gerekiyor. Top yekun kalkınma ve seferberlikte de en önemli gördüğümüz araç kültür ve sanat alanı ile görsellik. Biz, iki bakanlık bu protokolde, filmde, festivallerde, yaptığımız bütün çalışmalarda, bizim bakanlık bünyesinde yaptıklarımızı toplumu anlatmada bir araç olarak kullanmayı çok önemsiyoruz. Hem de toplumun taleplerini kültür ve sanat üzerinden alıp, kendimize yeni yol haritaları çıkarmayı çok önemsiyoruz."


Protokolde, iki önemli husus olduğuna dikkati çeken Şahin, "Özellikle engellimizin kültür ve sanattan istifade edebilmesi için, o toplu alanların engellinin ulaşabileceği alanlara dönüştürülmesi gerekiyor. Şu anda bu konuda iyi bir sınav vermiyoruz, ülke olarak. Bu, yalnızca kültür ve sanat alanıyla ilgili değil, hem açık alanda, hem kapalı alanda ulaşılabilirlikle ilgili ciddi sorunlarımız var. Bu protokolde kapalı alanlarda, engellinin kültür ve sanata ulaşmasını sağlayacak, ulaşılabilirliği güçlendirecek önemli bir çalışma yapıyoruz. Sanatçıya değer vermek, kıymet vermek, onun ihtiyacı olduğunda onun yanında olabilmek, o kadar önemli çalışma ki. Geçmişte hatırlarsak, birçok sosyal güvencesi olmayan, gençliğimizde, çocukluğumuzda bizi çok etkileyen bir sanatçının ne kadar zor şartlarda yaşadığına tanıklık ettik. Biz, Sosyal Yardımlaşma Genel Müdürülüğü bünyesinde sanatçıların ekonomik ve sosyal envanterini de çıkarmak, ihtiyaçları olduğu zaman, huzurevi talebi olabilir, evde bakım talebi de olabilir, evde bakımında da yanında olacak şekilde birebir takip edeceğiz. Biz, şuna inanıyoruz, Mimar Sinan'ı Mimar Sinan yapan şey, onun bireysel kabiliyeti ve gücü olduğu kadar, o dönemde ona verilen imkanlardır, o dönemde sanatçıya verilen değerdir. Bu ikisini birleştirmediğiniz zaman, Mimar Sinan'ları çıkarmanız mümkün değildir."


Konuşmaların ardından protokol, bakanlar Günay ve Şahin tarafından imzalandı.


-Sorular-


İmza töreninin ardından bakanlar Şahin ve Günay, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin "Protokolde kadına yönelik şiddeti işleyen senaryoya teşvik sağlanacağı belirtiliyor. Bu destek, maddi bir destek mi-" sorusu üzerine, Günay, "Maddi destek tabii" yanıtını verirken, Şahin de


"Sadece dua etmeyeceğiz, maddi olarak da yardım edeceğiz, her türlü destek yapacağız" diye konuştu.


Günay, geçtiğimiz yıl medyanın Türkiye üzerindeki algısı üzerine bir araştırma yaptıklarını anımsatarak, orada okumaktan daha çok görmenin toplumun kültür alt yapısını oluşturmakta etkileyici olduğunun görüldüğünü bildirdi. Yaygın şekilde şiddetten ve ailece izlenemeyen sahneler olduğundan şikayetler geldiğini anlatan Günay, "Bizim herhangi bir sansür getirme hak ve niyetimiz yok. Böyle bir hakkımız da yok" dedi.


Bakan Günay, ailece izlenecek yapımlara da iki bakanlık olarak daha fazla önem ve destek vermek amacıyla yeni bir yaklaşım oluşturmaya çalıştıklarını belirtti.


Başka bir gazetecinin protokolün içeriğine ilişkin başka bir soruya da Günay, kültür merkezlerindeki etkinlik ve kurslara huzurevlerinden de katılımın sağlanabileceğini ya da hocaların huzurevlerine gidip bu kursları vermesinin sağlanabileceğini bildirdi.


Turneler kapsamında yapılan etkinliklere huzurevlerinden veya Çocuk Esirgeme Kurumu'ndan izleyicilerin ücretsiz getirileceğini ifade eden Günay, "Sanatçı ya da ihtiyaç sahibi bir sosyal güvenlik kurumundan bir maaş alıyorsa ona maddi bir yardım yapmak kolay değil ama maaşına rağmen bir rahat ortamda yaşamıyorsa onu bir huzurevine almaya çalışacak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı" diye konuştu.


Fatma Şahin ise "Sosyal güvencesi olmayanlar birinci önceliğimiz ama sosyal güvencesi olmasına rağmen kendi kendine bakamayacak durumdaysa, birilerinin yardımına ihtiyacı varsa o birileri biz olacağız. Yanında olacağız, her türlü desteği vereceğiz. Gelen her türlü talebi karşılayacak şekilde Bakanlığımız onun yanında olacak" dedi.


Günay da bir dönem bazı somut örneklerle karşılaştıklarını anımsatarak,


"İnsanımıza güzellikler taşımış olan insanlara hiç olmazsa yaşamlarının son bölümünde devlet, millet olarak vefa ve teşekkür duygumuzu ifade etmiş olacağız. Son derece güzel bence devrim niteliğinde bir adım atılıyor. İnşallah gerçekten ihtiyaç sahiplerine ulaşmak konusundaki bu niyetimiz başarıya ulaşır, niyetimiz iyidir" sözleriyle duygularını dile getirdi.


- ANKARA

Kaynak: AA