Madde Bağımlılığı Çalıştayı
TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Ünüvar: ''Uyuşturucuyla mücadele aslında sadece kamu marifetiyle, eliyle yapılacak bir iş değil. Toplumun bütününün bu konuya el atması lazım'' ''Türkiye için uyuşturucu kullanımı rakamsal olarak belki büyük problem olarak görülmeyebilir ama.
TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Necdet Ünüvar, uyuşturucuyla mücadelenin sadece kamu marifetiyle, eliyle yapılacak bir iş olmadığını belirterek, "Toplumun bütününün bu konuya el atması lazım" dedi.
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı ile Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneğince üniversitenin kongre merkezinde "Madde Bağımlılığı: Nasıl Koruyalım" başlıklı bir çalıştay düzenlendi.
Çalıştayda "Uyuşturucu Acil Eylem Planı" konulu bir sunum yapan TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Ünüvar, uyuşturucunun sadece Türkiye'nin değil dünyanın sorunu olduğunu belirtti.
Türkiye'de 15-24 yaş arası uyuşturucu maddeyi en az bir kez deneme oranının yüzde 2,7 olduğunu, bunun AB'de ise yüzde 29,7 olduğunu ifade eden Ünüvar, "Türkiye için uyuşturucu kullanımı rakamsal olarak belki büyük problem olarak görülmeyebilir ama toplumsal etkisi ve algısı büyük bir problem. Korku, rakamların çok ötesinde" şeklinde konuştu.
Türkiye'de 2004'te bin 400 iken uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle yatarak tedavi gören kişi sayısının 2013'te 11 bin 226'ya çıktığına dikkat çeken Ünüvar, bunun nedeninin kayıt sistemine geçilmesi, tedavi amaçlı merkez sayısının artması ve uyuşturucu konusunda farkındalığın yükselmesi olduğunu kaydetti.
Türkiye'nin iki açıdan risk altında olduğuna işaret eden Ünüvar, uyuşturucu kullanan kişilerin çoğunluğunu 30 yaş altındakilerin oluşturduğunu, Türkiye'de de genç nüfus bulunduğunu, ülkelerarası geçiş anlamında Balkan rotasının da Türkiye üzerinden geçtiğini kaydetti.
Uyuşturucuyla mücadele kapsamında 14 Temmuz 2014'te 7 Bakanlığın ortak bir çalışma başlattığını anımsatan Ünüvar, Başbakanın talimatıyla, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç başkanlığında bir yüksek kurul oluşturulduğunu ve birçok çalıştay yapıldığını ifade etti.
-"Çalışmalar entegre hale getirilmeli"
Ünüvar, uyuşturucuyla mücadele özellikle talebin azaltılması noktasında çalışmaların entegre hale getirilmesinin çok önemli olduğunu vurguladı.
Uyuşturucuyla mücadelede öncelikle arzın azaltılması bunun için de ülkeye girişin engellenmesi gerektiğini vurgulayan Ünüvar, Türkiye'nin de uyuşturucu kaçakçılığı ile mücadelede Avrupa'nın en başarılı ülkesi olduğunu söyledi.
Bonzai üzerinden konuşulduğunda da sokakta dolaşıma ilişkin mücadelenin daha çok güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Ünüvar, bunun için de narkotimlerin oluşturulmasının karara bağlandığını ve bunun bütün illere yayılacağını bildirdi.
Talebin azaltılması noktasında eğitim kurumlarına da önemli sorumluluklar düştüğünü anlatan Ünüvar, ancak bu sorumluluğun sadece okulun içi olarak görülmemesi, okulun çevresinin de güvenlik altına alınması gerekiyor.
Ancak bu sürece ailelerin de katılması gerektiğini belirten Ünüvar, "Bazı veliler çocuklarını okula gönderdiği zaman çocuğunu okulda öğretmenler dışarıda da polisler korusun ister. Ama evde de herkes bir odada, kendi özgür hayatını devam ettirsin isterler. Kendisi televizyon bağımlısı olmuş bir anne çocuğunun teknoloji bağımlısı olması istemiyor. Tütün bağımlısı olan bir baba çocuğunun madde kullanmasını istemiyor. Çocuğuyla her zaman hemhal olan, ilgilenen, daha güçlendirilmiş bir aile yapısının burada çok önemli olduğunu söyleyebiliriz" şeklinde konuştu.
-"Aile hekimleri de işe katılmalı"
Sokaktaki çocuklardan, mahkumlara, askerlerden, genç ve sporculara kadar toplumun bir çok kesimine uyuşturucuyla ilgili farkındalık eğitimi verilmesi ve bilinçlendirme çalışmalarının yapılması gerektiğinin altını çizen Ünüvar, uyuşturucu ile mücadele kapsamında özel bir danışma ve destek hattı ile ilk adım merkezlerinin de kurulacağını söyledi. Ünüvar, "Uyuşturucuyla mücadele aslında sadece kamu marifetiyle, eliyle yapılacak bir iş değil. Toplumun bütününün bu konuya el atması lazım" dedi.
Tedavi dendiği zaman akla AMATEM ve ÇAMATEM'lerin geldiğini anlatan Ünüvar, "Aile hekimlerini de psikiyatri polinikniklerini de işin için katmak lazım, bunun yanı sıra AMATEM'lerin güçlendirilmesi 112'lerde görev yapan uzmanların da bu konuda eğitilmesi gerekiyor" şeklinde konuştu.
Uyuşturucuyla mücadele kapsamında kısa, orta ve uzun vadede yapılacak çalışmalar hakkında da bilgi veren Ünüvar, uzun vadede uyuşturucu sorununun toplum için önemsiz bir problem haline gelmesini amaçladıklarını söyledi.
-"İlk kez kullanma yaşı 13'e düştü"
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ferhunde Öktem de "Türkiye'de Okullarda Tütün, Alkol Madde Kullanımına Yönelik Tutum ve Davranış Araştırması" sonuçlarını açıkladı.
Araştırmayla tütün, ilk kez alkol ve madde kullanma yaşının 13'e düştüğünün belirlendiğini anlatan Öktem, madde kullanımının erkeklerde daha fazla olmasına rağmen kızlarda da bu eğilimin arttığına dikkati çekti.
Sene kaybı olanlarda ve okul dışında çalışanlarda daha fazla tütün, alkol, madde bağımlılığı görüldüğünü dile getiren Öktem, yoksulluk ve yoksunluğun da önemli bir risk faktörü olduğunu kaydetti.
Çocuğun anne ve babayla iletişiminin, madde kullanımı üzerinde etkisine işaret eden Öktem, tütün, alkol, madde kullanımıyla mücadelede eğitimin önemli olduğunu, eğitimde de özenli ve dikkatli davranmak gerektiğini sözlerine ekledi. - Ankara