Mardin iftar saati: 4 Mayıs 2020 Pazartesi Mardin İftar vakti (2020 Ramazan İmsakiyesi)

Son Güncelleme:

Mardin'de iftara kaç saat kaldı araştırılıyor. Ramazan ayının 11. gününde Mardin iftar saati sorgulanmaya başladı. Mardin'de yaşayan vatandaşlar, akşam ezanı ile birlikte açacakları oruç için iftar saatini bekliyor. Buna göre, 4 Mayıs Pazartesi günü Mardin iftar saati kaç? Mardin iftar vakti nedir? İşte, Diyanete göre Mardin iftar saatleri…

Ramazan ayının on birinci günü nedeniyle Mardin halkı, imsak vakti 03:40'da sahura kalkarak oruç için niyetlendi. Peki, Mardin iftar vakti kaçta? On bir ayın sultanı Ramazan'da, akşam ezanı ile açılacak oruçlar için yemekler hazırlanırken iftar saat merak ediliyor. 4 Mayıs Pazartesi günü akşam ezanı kaçta okunacak? Sofralardan bereketin eksik olmadığı üç aylardan biri olan Ramazan ayında Mardin iftar saati kaçta? İşte, Mardin iftar vakti:

4 MAYIS PAZARTESİ GÜNÜ İFTAR SAATİ: 19:16

Diyanet İşleri Başkanlığı imsakiye takvimine göre hazırlanan sayfada, bulunduğunuz ili seçerek bir ay boyunca imsak, iftar saatlerini içeren 2020 imsakiye takvimine ulaşabilirsiniz.

MÜSLÜMANDAN NAMAZ İBADETİ NE ZAMAN VE HANGİ HALLERDE DÜŞER?

Akıl sağlığı yerinde olan ve ergenlik çağına ermiş her Müslümana namaz farzdır. Bu şartları taşımayan kimseler namazla mükellef değillerdir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.) bir hadiste çocuklar ve akıl sağlığı yerinde olmayan kimselerden sorumluluğun kaldırıldığını belirtmiştir. (Ebû Dâvud, Hudûd, 16) .

Bazı durumlarda sağlık sorunu olanlardan da namaz düşer. Hanefîlere göre, sadece başını hareket ettirerek dahi namaz kılmaya gücü yetmeyecek derecede rahatsız olan kimseye bir şey gerekmez. Eğer bu hastalıktan ölürse, kaza etme imkânı bulamadığı için borçsuz olarak Allah'ın huzuruna çıkmış olur. İyileşmesi durumunda; kılamadığı namazları bir günlük (beş vakit) namazı geçmezse, kaza etmesi gerekir. Sayı bundan daha çok olursa sahih olan görüşe göre, o kimseye kaza gerekmez. Baygın kalan kişi için de baygınlık süresine göre aynı hükümler geçerlidir. (Kâsânî, Bedâi', I, 106, 107, 108). İmam Şâfiî bayılma tam bir namaz vakti olursa da kaza gerekmeyeceğini söylemiştir (Şirbînî, Muğni'l-muhtâc, I, 204).

Hayatını yatalak olarak geçiren kişi, eğer yataktan kalkıp abdest alamıyorsa veya abdest aldıracak birini bulamıyorsa yanında bulunduracağı tuğla, kiremit veya taş gibi bir madde üzerine teyemmüm eder. Yatağından doğrulmaya ve kıbleye yönelmeye tek başına imkân bulamayan kişi, kendisine yardım edecek kimse de olmadığı takdirde yerinden doğrulmadan, yüzünü çevirebildiği kadar kıbleye çevirerek yattığı yerde namazını îma ile kılar (Serahsî, el-Mebsût, I, 112-113; Kâsânî, Bedâi', I, 48).

Hastalığından dolayı kendi başına teyemmüm edemeyen ve bu konuda kendisine yardım edecek birini de bulamayan kişi kendisini abdestli gibi sayarak isterse namazını îma ile kılar; isterse de kazaya bırakır; iyileşmesi hâlinde kaza eder, iyileşmeme durumunda ise kendisinden yükümlülük düşer (İbn Nüceym, el-Bahr, I, 246-249,151; Haskefî, ed-Dürrü'l-muhtâr, I, 184-185, 423; İbn Âbidîn, Reddü'l-muhtâr, I, 185, 423).