Uygulamayı yükle! YÜKLE

Marmaris'te Denizi Dolduranlara Yargı Yolu

Son Güncelleme:

Muğla'nın Marmaris İlçesi Orhaniye Köyü'nde, 2- 3 Ekim Tarihleri Arasında Toplanan Batı Akdeniz Çevre Platformu (baçep) Üyeleri ve Marmarisli Çevreciler, Martı Marina Tarafından Denizin Doldurulmasına Tepki Gösterdi. Dolgu Alanında İnceleme Yapan Grup Doğayla Barış Yönetim Kurulu Üyesi ve Baçep Sekreterya Sorumlusu Hakkı Çopuroğlu, Martı Marina'nın Yaptığı Yasalara Aykırı Dolgu İçin Önce Türk Yasaları Çerçevesinde, Yeterli Gelmezse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde Mücadele Edeceklerini Açıkladı.

MUĞLA'nın Marmaris İlçesi Orhaniye Köyü'nde, 2- 3 Ekim tarihleri arasında toplanan Batı Akdeniz Çevre Platformu (BAÇEP) üyeleri ve Marmarisli çevreciler, Martı Marina tarafından denizin doldurulmasına tepki gösterdi. Dolgu alanında inceleme yapan Grup Doğayla Barış Yönetim Kurulu Üyesi ve BAÇEP Sekreterya Sorumlusu Hakkı Çopuroğlu, Martı Marina'nın yaptığı yasalara aykırı dolgu için önce Türk yasaları çerçevesinde, yeterli gelmezse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde mücadele edeceklerini açıkladı.


BAÇEP ve Marmarisli çevrecilerden oluşan 30 kişilik grup, Orhaniye Köyünde 2- 3 Ekim günlerinde toplantı yaptı. Toplantıda, başta Martı Marina'daki dolgu alanı olmak üzere çok sayıda bölgesel sorun masaya yatırıldı. Toplantıda konuşan Grup Doğayla Barış Yönetim Kurulu Üyesi ve BAÇEP Sekreterya Sorumlusu Yüksek Jeoloji Mühendisi Hakkı Çopuroğlu, Temmuz ayında başlatılan dolgu çalışmalarında geçici durdurma sağlandığını, ruhsatı olmayan marinanın, ruhsatı olsa bile böyle bir dolgu yapmasının yasalara aykırı olduğunu söyledi. Bilgi edinme yasası gereği Muğla Özel İdaresi'nden marinaya 68 bin 203 metrekare dolgu ve bunun üzerine de 16 dönüm inşaat izni verildiğini öğrendiklerini kaydeden Çopuroğlu şöyle konuştu:


"Bunun ne kadar yasal olduğunu bilmediğimiz için Muğla İdari Mahkemesi'ne başvurduk ve bunun eski bir izin olduğunu ortaya çıkardık. Bu daha vahim bir durum. Geriye dönük izin olmaz, izin yenisi için verilir. Dolayısıyla 'eskiden yapılan bir şeye izin verdim' demek af anlamına gelir ki, bu da kişiye veya bir kuruma karşı özel af anlamı taşır. Affın özeli olmaz, genel olmak zorundadır. Bu durum Anayasaya aykırı olduğu için bir köylü arkadaşımız dava açtı. Fakat artık ne tür baskı yapıldı kendisine bilemiyoruz, arkadaşımız davasını geri çekmek zorunda kaldı. Bu arada marinada 5 yıldır fazla mesailerini alamayan, 4 yıldır hiç zam görmeyen ve 7 aydır da maaşlarını alamayan köylülerden 18 arkadaş işten ayrılarak noter kanalıyla ihtar çekerek alacaklarını istedi. Şimdi onlar da burası aleyhine dava açtı. Geriye dönük af çıkartılıyorsa, öncelikle evlerine yıkım kararı verilen köylüleri affetsinler."


Çopuroğlu, dava açmak için 800 seçmeni bulunan köyde 900 imza topladıklarını, Marmaris genelinde de 2 bin imzaya ulaştıklarını belirtti. Çopuroğlu, dolgu için önce Türk yasaları çerçevesinde, yeterli gelmezse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde mücadele edeceklerini açıkladı.


UNESCO KORUMASI


Turizm ve Çevre Gönüllüleri Başkanı Filiz Ersan da, Orhaniye'nin Kızkumu ve doğasıyla bir efsane olduğunu, bu efsaneyi yok etmek için ortaya çıkan birilerine izin vermeyeceklerini belirtti. Martı Marina'nın yerinin iskele olarak göründüğünü, önce çekek yeri, ardından da marina hüvviyetine girdiğini hatırlatan Ersan şunları söyledi:


"Nasıl girdi? Bir sürü cezalar ve yıkım kararları var. Mühür fekki yapılmış, savcılık tutanak tutup cezalar kesmiş. Burası Özel Çevre içinde kalıyor. 2002 yılında savcılık tekrar kaçak yüzer iskeleden dava açmış ve bu dava marina aleyhine sonuçlanmış. Yıkım kararları bulunuyor. Ama ne hikmetse bu sene şubat ayında, 49 yıllığına Muğla Özel İdare tarafından bu marinaya izin verilmiş. 68 bin 203 metrekare deniz yüzeyine dolgu ve iskele ile üzerine de bina yapılabileceğine dair izin verilmiş. 10 günden bu yana Ankara'da çalmadık kapı bırakmadım. Ankara'da bütün makamlar, vekiller ve müsteşarların başı eğik. Köy halkına saygısızlık var. Faaliyetleriyle ilgili plan ve projelerini üç gün içinde getirmelerini istedik. Göndermesinler bakalım. Buraya izin veren İl Özel İdare, Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu ve Özel Çevre Koruma Kurulu'na davalar açtık. Dalyan ve Göcek nasıl koruma altına alındıysa burası da alınsın. Buranın UNESCO tarafından koruma altına alınması için teklif götüreceğiz."


KÖYLÜLERİN ARAZİSİNE YOL


Çevreci grup daha sonra Martı Marina'nın dolgu alanında inceleme yaptı. Özel mülkiyet olmasına rağmen köylülere ait arazi içinden geçirilen yolun demir kapılarla kapatıldığı gözlendi. Tel örgüden atlayıp geçen çevreciler doldurulan alan ile dolgu için bekletilen molozların kaldırılması için Kaymakamlık başta olmak üzere ilgili kurumlara müracaat etme kararı aldı. Filiz Ersan, dolgu yapılan alanı adımlarla sayarak belirtilenden daha fazla doldurulduğunu savundu. Ersan, "Denizi temiz dolgularla dolduruyoruz diyorlar ama suyun içinde paslı tellerle dolu inşaat atıkları duruyor" dedi.


'MÜCADELEYE DEVAM' BİLDİRGESİ


İki günlük toplantı sonuda yayınlanan BAÇEP Orhaniye Marmaris toplantısı Sonuç Bildirgesi'nde ise, toplantıda Orhaniye Keçibükü Martı Marina sorununun yanı sıra, 3'üncü Boğaz Köprüsü, Akkuyu Nükleer Santrali, Allianoi Antik Kenti'nin tarihi ve doğal tahribatı, iklim değişiklikleri ve hava kirliliği sorunlarının ele alındığı belirtildi. Bildirgede, atmosferdeki karbondioksit oranının 350 ppm'e çekilmesi için küresel duyarlılığı arttırmak amacıyla 10 Ekim'de yapılacak '350 ppm için İş Başına' eylemlerine katılınmasına, Muğla'da yapılmak istenen yeni termik santrallarına karşı verilen mücadelenin devamına, bir sonraki toplantıda verilecek Saynur Gelendost ödülüne Munzur nehri için mücadele eden Munzur halkı ve Yuvarlakçay için mücadele eden köylülerin aday gösterilmesine karar verildiği belirtildi.

Kaynak: DHA