Mayıs Ayı Sanayi Üretim Verileri
Burgan Yatırım Başekonomisti Bürümcekçi: "Türkiye’de sanayi üretimi ile milli gelir verileri arasındaki yakın ilişki dikkate alındığında, böylesi bir görünüm ilk çeyreğin yüksek GSYH gerçekleşmesi ardından frene basıldığını düşündürdü" "Yılın ilk beş aylık döneminde kaydedilen yüzde 4,3 civarındaki üretim.
Burgan Yatırım Başekonomisti Haluk Bürümcekçi, mayıs ayı sanayi üretime ilişkin " Türkiye'de sanayi üretimi ile milli gelir verileri arasındaki yakın ilişki dikkate alındığında, böylesi bir görünüm, ilk çeyreğin yüksek Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) gerçekleşmesi ardından frene basıldığını düşündürdü" dedi.
AA muhabirine, sanayi üretim endeksi sonuçlarının açıklanmasının ardından değerlendirmelerde bulunan Bürümcekçi, mayıs ayında sanayi üretiminin, yıllık bazda yüzde 1,5 artışla beklentilerin altında bir değişim gösterdiğini belirterek, genel piyasa beklentisinin yüzde 3,6, kendi beklentilerinin ise yüzde 3,7 artış göstermesi yönünde olduğunu kaydetti.
Bürümcekçi, yıllık artış hesaplamasını anketlerle sağlıklı karşılaştırma için mevsim ve takvim etkisinden arındırılmamış ham veri üzerinden yaptıklarını aktararak, mayıs ayında imalatçı sektörlerin ana girdisi olan enerji ve altın hariç ara malı ithalatının yıllık bazda yüzde 0,8 gibi ufak bir artış göstererek, aynı ayın sanayi üretimi açısından beklentileri aşağı çeken bir gelişme olduğunu, ancak bunun bile yetersiz kaldığının anlaşıldığını dile getirdi.
TÜİK'in açıkladığı şekliyle, takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksinde yıllık bazda artışın ise 3,3 ile daha yüksek gerçekleştiğini anımsatan Bürümcekçi, "Bu yılın ilk dört ayında çalışma günü sayısı açısından geçen yılın aynı ayına göre bir fark görünmediğini, bu nedenle arındırılmış ve arındırılmamış veriler arasında farkın da sınırlı olacağını daha önce vurgulamıştık. Mayıs'tan itibaren ise çalışma günü farklılıkları nedeniyle iki veri arasında farklılıklar gözlenecektir. Bu sonuçlardan sonra, yılın ilk çeyreğinde yüzde 5,3 artış gösteren arındırılmamış sanayi üretiminin ikinci çeyreğin ilk iki ayı itibarı ile yüzde 3 civarına hız kestiği hesaplanıyor" diye konuştu.
Bürümcekçi, sanayi üretiminin ana eğilimi açısından daha önemli olan, mevsimsellikten ve takvim etkisinden arındırılmış endeksin, bir önceki aya göre yüzde 1,0 oranında sert bir azalış gösterdiğini hatırlatarak, böylece, tarihi zirvesini nisan ayında gören endeksin yeniden mart seviyesine doğru bir geri çekilme gösterdiğini ifade etti.
Bunun ana eğilimin momentumu açısından sınırlı bir güç kaybına işaret ettiğini, Türkiye PMI endeksinin verdiği yavaşlama sinyalleriyle de daha uyumlu bir noktaya gelindiğini belirten Bürümcekçi, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış ana sanayi gruplarında bir önceki aya göre en yüksek artışın dayanıksız tüketim malı imalatında gerçekleştiğini aktardı.
- "Büyüme tahminimizi yüzde 3,0 olarak korumaktayız"
Haluk Bürümcekçi, ara malı imalatında sınırlı bir artış yaşanırken, diğer tüm sanayi gruplarında aylık gerileme kaydedildiğini ve en sert gerilemenin yüzde 5,7 ile sermaye malı imalatında gözlendiğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye'de sanayi üretimi ile milli gelir verileri arasındaki yakın ilişki dikkate alındığında, böylesi bir görünüm ilk çeyreğin yüksek GSYH gerçekleşmesi ardından frene basıldığını düşündürdü. İkinci çeyrek büyümesi eylül ayında açıklanacak, ancak ikinci çeyreğe ilişkin şu ana kadar açıklanan öncü göstergeler bir miktar karışık bir görünüm ortaya koysa da, ikinci çeyrekte daha düşük bir büyüme oranı görülebileceğini düşündürmektedir. Türkiye PMI endeksi mevsimsel düzeltilmiş Nisan-Haziran ortalaması (50,0) önceki çeyreğe göre (52,6) daha düşük oluşurken, MB Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) Nisan-Haziran ortalaması (107,4) önceki çeyreğe göre (105,0) daha yüksek gerçekleşmiş, kapasite kullanımı ilk çeyreğe göre sınırlı aşağıda, tüketici güven endeksi ise daha yüksek seviyede oluşmuştur.
İhracatın (TİM verileri) yıllık artışı ise ilk çeyreğe göre hızlanmıştır. Yılın ilk beş aylık döneminde kaydedilen yüzde 4,3 civarındaki üretim artışının, aynı dönemde gözlenen finansal koşullarda gerçekleşen belirgin sıkılaşma, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tedbirleri ve siyasi belirsizliklerin ekonomik aktiviteye olan olumsuz etkisini, dış talepteki toparlamanın önemli ölçüde telafi ettiğini düşündürmektedir."
Bürümcekçi, ocak-mayıs verilerinin, iç talepte belirgin bir gerilemeye, buna karşılık dış talepte güçlenmeye işaret ettiğini vurgulayarak, haziranda ise tüketici güveninde tekrar bir geri çekilme, ihracatta ise hızlanma gözlenirken, otomotiv satışlarında zayıflığın devam ettiğini kaydetti.
Dış talep artışının iç talepteki zayıflığı ikinci çeyreğin genelinde de önemli ölçüde telafi ettiğinin altını çizen Bürümcekçi, "Sonuç olarak, tüm bu gelişmeleri ışığında yüzde 3,0 düzeyinde olan 2014 yılı tahminimiz için risklerin dengeli olduğu söylenebilir. Aslında finansal koşullarda son dönemde gözlenen gevşeme ve Nisan-Haziran döneminde altın hariç ihracatın yıllık bazda yüzde 7,9 gibi bir seviyeye hızlanması 2014 büyümesi üzerindeki yukarı yönlü riskleri artırmıştır" şeklinde konuştu.
Bürümcekçi, buna rağmen haziran ayında ihracatın en önemli pazarlarından Irak'a olan sevkiyatın yüzde 20 civarında gerilemesinin ve bu eğilimin devam edebileceği yönündeki sinyallerin, ayrıca 2014 yılı için TÜİK tarafından açıklanan bitkisel üretim tahminlerinin en az yüzde 2 düzeyinde bir yıllık daralmaya işaret ettiğini belirterek, büyümeden 0,5 puan götürme potansiyeline sahip olmasının, yukarı yönlü riski giderebileceğini ifade etti.
Bu doğrultuda, büyüme tahminlerini yüzde 3,0 olarak koruduklarını belirten Bürümcekçi, "Ekim ayında açıklanan Orta Vadeli Program'da 2014 yılı tahmini yüzde 4 olarak belirlenmişti. Son Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası beklenti anketinde ortalama büyüme beklentisi ise yüzde 2,8'den yüzde 3,3'e çıkmıştı" diye konuştu. - İstanbul