"Namertçe Bir Mücadele!"
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Ergenekon Soruşturmasıyla İlgili Sert Değerlendirmeler Yaptı.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Ergenekon soruşturmasıyla ilgili sert değerlendirmeler yaparken, "Türkiye siyasal yargılamalar dönemine çekiliyor. Bu dürüst, mert bir mücadele değil, namertçe. İnsanların cumhuriyetçiliğini, laikliğinin, Atatürk sevgisinin hesabını soracaksan açıkça sor, peçenin arkasına saklanma" dedi.
Baykal, grup toplantısında, 22 Temmuz seçimlerinin üzerinden bir yıl geçtiğine dikkat çekerek, özetle şu değerlendirmelerde bulundu:
İktidarın bir yılı
İktidar partisi Anayasa Mahkemesi önünde, ekonomide sıkıntılar artıyor. Bir büyük dava, bir büyük depremle Türkiye’yi sarsıyor. Devletin kurumları birbiriyle çatışmaya, toplum bölünmeye tahrik ediliyor. Bu tabloyu yaratanlara yüzde 47 değil, yüzde 60 da oy verseniz bir şey değişmez. Bu insanların Türkiye’yi yönetemedikleri anlaşılmıştır.
Siyasi yargılama kampanyası
Ülke siyasal yargılanmalar dönemine çekildi, ancak siyasetçiler yargılanmıyor. İkimizin dokunulmazlıkları kalksın, diye çağrı yaptım, Başbakan kaç haftadır tek kelime söylemiyor. Sen kendi hesabını vermeden, toplumun saygıdeğer insanlarına karşı sağlam kanıtlara dayanmayan iddialarla büyük bir suçlama kampanyasını nasıl açarsın? Siyasi yargılamalarla hukuk, insan hakları, istikrarın temel dayanakları hepsi gözden çıkarılıyor. Ortalık allak bullak. Böyle siyasi yargılama kampanyaları kimseye yarar getirmez, bunu yapanlar altında kalırlar.
İçerde-dışarda işbirliği
Laik cumhuriyeti içine sindiremeyen çeşitli odak noktaları vardır. Türkiye dışında da da bağımsız Türkiye cumhuriyetini sindiremeyen uluslararası güç çevreleri vardır. Atatürk’ü sevmiyorum, diyenlerle Atatürk resimlerinden rahatsız olan dış çevreleri aynı noktaya çeken bir zemin var. Bu davada çok ağır insan hakları ihlalleri yapılmıştır. Bir tek Batılı siyasetçinin tepkisine tanık oldunuz mu? Niye bu çifte standart? Bunun altında laik Türkiye cumhuriyetine karşı tepki, hazımsızlık yatıyor.
Ruh hastalarıyla olmaz
Ruh hastaları, kanun kaçakları, binbir türlü ipten kazıktan kurtulmuş muhbirler, ajanlarla müfterilerle tanık üretiliyor, dava kuruluyor. Çok saygıdeğer insanlar suçlanıyor, toplumda değer verilmeyen insanlar başrollerde. Mesele Ahmet, Mehmet meselesi değil, laik cumhuriyet. Bazıları, bunlar darbeleri engellemek için, diyor. Ne darbesi? Darbe dönemi bitti. Darbe bahanesiyle zulüm yapılıyor. Fesatla, fitneyle dava kurulmaz. İddianame safsataya, efsaneye dayanmaz. İddianame kanıta, tanığa dayanır.