Necip Fazıl'ın 'Bir Adam Yaratmak' Filmi Gösterime Girdi
'Bir Adam Yaratmak', 90 yıl sonra sinemaya uyarlandı. Yönetmen Murat Çeri eserin felsefesine vurgu yaptı.
Türk edebiyatının önemli yazarlarından Necip Fazıl Kısakürek tarafından kaleme alınan 'Bir Adam Yaratmak', ilk kez 1937 yılında sahnelendi. Psikolojik derinliği ve felsefi yapısıyla Türk tiyatro tarihinin en önemli eserleri arasında gösterilen eser, insanın kader, irade, varoluş ve vicdan hesaplaşmasını merkezine alıyor. Eserde, ünlü bir tiyatro yazarı olan Hüsrev karakterinin, yazdığı oyundaki olayların gerçek hayatta karşısına çıkmasıyla yaşadığı ruhsal çöküş ve kimlik sorgulaması anlatılıyor. Modern Türk tiyatrosunda psikolojik dram türünün öncü örneklerinden kabul edilen eser, yıllar içinde farklı tiyatro toplulukları tarafından defalarca sahnelendi ve geniş izleyici kitlesine ulaştı. 'Bir Adam Yaratmak', özellikle güçlü monologları, insan psikolojisini merkeze alan anlatımı ve metafizik sorgulamalarıyla Türk sahne sanatlarının kült yapıtları arasında yer alıyor. Filmde dönemin atmosferi ve eserin dramatik yapısı sinema diliyle yeniden yorumlandı. Eser, 90 yıl sonra sinema uyarlamasıyla ilk kez beyazperdeye taşınarak izleyiciyle buluşuyor.
'90 YILLIK BİR ESER; BAZI ŞEYLERİN ZAMANI YOKTUR'
Filmle ilgili konuşan yönetmen Murat Çeri, "Eseri zaten daha lise yıllarımdan itibaren biliyor, tanıyordum. Eserin bendeki yeri çok ayrı bir durumdu. Sinema filmi haline getirme hayali bile hayaldi ama insanın bir yerlerinde gizli bir istek gibi büyüyen birşey olmuş ki demek ki, gün gelip bunu sinema filmi yapabilir miyiz dedik. Bazı şeyler de üst üste kolaylık olarak yol almamızı sağladı ve bunun sonunda şu anda sinemalarda seyredebileceğimiz bir film ortaya çıktı. 90 yıllık bir eser. Bazı şeylerin zamanı yoktur, zamansızdır; bazı kavramlar; aşkın, ölümün, dostluğun, ihanetin. Bütün filmler de bunlar üzerine kurulmuştur. Bu aksiyon üzerinden değil de felsefe üzerinden anlatan bir eser sadece bunları. Zihni bir birikimi olan ya da zihni bir yolculuk yapmak isteyen insanların daha çok beğeneceği bir eser bu noktada. Herkes kendisini arar dünyada. Akacağı yatağı arar, beraber yürüyeceği insanı arar, konuşacağı sözü arar. Bunun için de kitaplar okur, insanlarla sohbet eder, filmler seyreder. Aslında bunların hepsi bir arayıştır; bu da bu arayışın bir durak noktası gibi geliyor bana böyle insanlar için. Eninde sonunda seyredeceksiniz, geç kalmayın" dedi.
'SENARYOYU OKUDUĞUMDA ÇOK ETKİLENDİM'
Yapım tasarımcı ve uygulayıcı yapımcı Nihat Sönmez ise, "Necip Fazıl'ın kıymetli eseri 'Bir Adam Yaratmak' filminin yapım tasarımını ve uygulayıcı yapımcılığını yaptım. Yapımcımız ve yönetmenimiz Murat Çeri bir gün beni aradı, 'Bir Adam Yaratmak' ı çekeceğim dedi. Senaryoyu gönderdi, bütçe yapmamı istedi. Tabii ben senaryoyu okuduğumda çok etkilendim. Yaklaşık 1 saat donup tavana baktım. Şoka uğradım çünkü Hüsrev karakterinin acısını gördüm ama çevresindekilerin hiçbiri onun acısını görmüyor, deliliğini görmeyi tercih ediyor. O beni derinden psikolojik anlamda yaraladı. Haliyle hemen telefon açtım, 'Ben bu işte varım' dedim. Böyle bir serüvenimiz başladı. Bir insanın acı içinde kıvranması, derdini kimseye anlatamaması; aslında anlatıyor da insanların onu anlamak istememesi ve insanların sevdiği göründüğü bir insandan nasıl menfaat icabı o insanı kaybetme pahasına her türlü nemalanmak için o insana verdikleri büyük zarar. Bu durum beni çok etkilemişti" şeklinde konuştu.
'ARŞİVLİK BİR İŞ YAPTIK'
Sönmez, "İnsanlığın çıkışından şimdiki sürece kadar baktığımızda, eski çağlardan şimdiye kadar insan hep insandı. İnsan hep bunu yaptı. O yüzden 90 yıl önce olan bazı olayların veya insanların davranış tarzının 90 yıl sonra devam ediyor. Bu insanlık yok olana kadar devam edecek birşey. Buna 'nefs' diyoruz kendi kültürümüzde veya dinimizde. Biz gerçekten arşivlik bir iş yaptık. Bu filmin kamera arkasında 120 kişi çalıştı. Gece gündüz emek verdi. Bir piyesi piyesten alıp sinematografiye çevirmek her babayiğidin harcı değil. Bunu Murat Çeri ve ekip, 120 kişilik emek veren ekip bunu başardı. 4 ay yaklaşık bir yapım tasarımıyla ön hazırlık sürecimiz oldu. Yaklaşık 4-5 hafta da setimiz oldu. Tabii bundan öncesinde de senarize edilen dönem var, o da yaklaşık sanırsam Murat Hoca'nın 7-8 ayını aldı. Uzun meşakkatli bir iş. Buradan izleyicilere sesleniyorum; bir emek var, ter var, gözyaşı var, bu projede herşey var. O yüzden gelip sinemalarda izlemelerini rica ediyoruz ve tavsiye ediyoruz" dedi.