Nsu Cinayetleri Ortaya Çıkalı 3 Yıl Geçti

Son Güncelleme:

Almanya'nın doğusundaki Eisenach kentinde 4 Kasım 2011 tarihinde bir karavanda iki kişi ölü bulunması üzerine ortaya çıkan NSU cinayetlerinden 3 yıl geçerken yargı sonunda soruların aydınlığa çıkıp- çıkmayacağı yeniden tartışılmaya başlandı.

Almanya'nın doğusundaki Eisenach kentinde 4 Kasım 2011 tarihinde bir karavanda iki kişi ölü bulunması üzerine ortaya çıkan NSU cinayetlerinden 3 yıl geçerken yargı sonunda soruların aydınlığa çıkıp- çıkmayacağı yeniden tartışılmaya başlandı.


Alman yayın kuruluşu Deutsche Welle, Eisenach kentinde 3 yıl önce intihar ettikleri açıklanan iki kişinin Uwe Mundlos ve Uwe Böhnhardt olduğunun belirlendiğini, bu kişilerin eşi benzeri görülmemiş bir suç ve cinayet serisinden sorumlu, 8'i Türk 10 kişiyi öldüren ırkçı Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör örgütüne üye olduklarının anlaşıldığını hatırlattı. Terör hücresinin suç ortağı olduğu ileri sürülen Beate Zschape de kısa süre içerisinde polise teslim olurken, güvenlik güçlerinin 2000-2008 yılları arasında ne kadar aciz kaldığı da gün yüzüne çıktı. Almanya'da geçen 3 yıl içinde federal meclis ve eyalet meclislerinin bünyesinde kurulan araştırma komisyonları olayı inceledi. Federal Meclis'te kurulan komisyon, araştırmasını bir raporla bitirdi. Ancak komisyon üyelerine göre seri cinayetler aydınlığa kavuşmadı. Komisyonda Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi'ni (CDU) temsil eden Clemens Binninger, geçen 3 yıla rağmen olayın aydınlatıldığı ve önemli soruların yanıt bulduğunun söylenemeyeceğini belirtirken, komisyonun Sol Partili üyesi Petra Pau da, "Yanıt bekleyen sorular, yanıtlanandan fazla" dedi. Alman yayın kuruluşu terör hücresinin kurbanlarını nasıl seçtiği ya da 4 Kasım 2011 günü tam olarak neler yaşandığına açıklık kazandırılmadı. Terör hücresinin kendi inisiyatifiyle hareket etmediği, muhbirler aracılığıyla bazı kurumların gelişmelerden haberdar olduğu iddiaları geçerliliğini koruduğuna dikkat çekti.


Yıllarca iç istihbarat örgütü Anayasayı Koruma Teşkilatı adına görev yapan 39 yaşındaki "Corelli" isimli muhbirin 'Gizli şeker' hastalığından bu yılın nisan ayında evinde ölü bulunduğunun açıklanması, Araştırma Komisyonu üyelerinin şüphelerini artırdı. "Corelli" tarafından hazırlanan bir CD, iddiaların odak noktadasında yer aldığı ifade edildi. CD'nin daha kimsenin NSU'dan haberi olmadığı 2005 yılında hazırlandığı üzerinde duruluyor. Muhbirin konuyla ilgili mahkemede sorgulanmak istendiği bir süreçte evinde ölü bulunmuş olması, çözüm bekleyen bilmecelere bir yenisinin daha eklenmesine yol açtı. Güvenlik güçlerinin kendilerine iletilen CD'yi arşive kaldırdığı,ve bu kayıtların Nasyonal Sosyalist Yeraltı'nın varlığından haberdar olunmasından 3 yıl sonra ortaya çıkarıldığı belirlendi. Federal Meclis NSU Araştırma Komisyonu'nda SPD adına görev yapan Eva Högl, "Bu tavrı anlayışla karşılamak mümkün değil. Bildik hataların yer yer tekrarlandığını görüyoruz" diye konuştu.


Corelli" dosyasına ilişkin polis ve istihbarat kurumlarına yönelik ısrarlı bilgi talebi sonuç getirmedi. Milletvekillerine göre "güvenlik güçleri soruların yanıtlanmasında fazla inisiyatif göstermedi. 4 federal milletvekili NSU konusunu görüşmek üzere düzenli aralıklarla bir araya gelirken Corelli'nin ölümüne ilişkin Adil Tıp raporu henüz tamamlanmadı. İstihbarat servislerinin denetiminden sorumlu olan Federal Meclis Kontrol Komisyonu, konuyla ilgili çalışmalarda bulunmak üzere bir "özel araştırmacı" atadı. Araştırmacının önümüzdeki yılın ilkbahar aylarına kadar raporunu tamamlaması öngörülüyor.


Araştırmanın ortaya çıkaracağı yeni veriler ışığında Federal Meclis'te yeni bir araştırma komisyonunun kurulup kurulmayacağına karar verilecek. Saksonya ve Thüringen eyaletlerinde de yeniden araştırma komisyonlarının kurulması gündemde bulunuyor.

Kaynak: DHA