Nuri Pakdil, vefatının 7. yılında Kudüs'e dair sözleri ve 40'ı aşkın eseriyle anılıyor
Türk edebiyatında alışılmış formların dışına çıkan Nuri Pakdil, vefatının 7. yılında anılıyor. 40'ı aşkın eser veren ve 2019 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne değer görülen Pakdil, Kudüs'e dair sözleriyle de hatırlanıyor.
"Kudüs şairi" olarak tanınan mütefekkir, şair ve yazar Nuri Pakdil, edebiyat dünyası tarafından vefatının 7. yılında anılıyor.
Türk edebiyatında alışılmış formların dışına çıkarak hem dili hem de sayfa düzenini bir protesto alanına dönüştüren Pakdil, yerli değerlerden beslenip evrensel bir perspektif yakalayan metinleri ve kurduğu düşünce iklimiyle Türk kültür hayatında önemli bir iz bıraktı.
Kahramanmaraş'ın Yörükselim Mahallesi'nde, ismi nüfus kayıtlarına "Nureddin Pakdil" olarak kaydedilen usta şair ve yazar, Mehmet Emin Ziyai ile Hatice Vecihe Hanım'ın oğlu olarak 1934'te dünyaya geldi.
"Ben Kudüs'ü kol saati gibi taşıyorum/Ayarlanmadan Kudüs'e/ Boşuna vakit geçirirsin/ Buz tutar/ Gözün görmez olur" dizelerinin sahibi Pakdil'in düşünce ve yazı macerası ortaokulda tanıştığı "Büyük Doğu" dergisiyle ivme kazandı.
Üniversite yıllarında usta edebiyatçılarla tanıştı
İlk metinlerini Kahramanmaraş'ta yayımlanan "Demokrasiye Hizmet" ve "Gençlik" gazetelerinde okurla buluşturan yazar, 1954-1955 yıllarında Maraş Lisesi'nde öğrenim görürken iki okul arkadaşıyla "Hamle" dergisini çıkardı. Yayın, kısa sürede lise çevresini aşarak Ankara'dan İstanbul'a kadar birçok yazar ve şairin dikkatini çekti.
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Pakdil, öğrencilik yıllarında Necip Fazıl Kısakürek ve Sezai Karakoç gibi isimlerle temas kurdu. O dönemlere dair öğrencisi yazar Necip Evlice, "Üstat İstanbul'a gittiğinde, üniversite yıllarını yazamadığı yıllar olarak adlandırır. Derslerde öğretilenlerle kendi inandıkları arasında epeyce bir bocalar. Üniversitede okuduğu yıllar 27 Mayıs öncesinde, Türkiye'nin zor, çalkantılı günler geçirdiği dönemlerdir." demişti.
Pakdil, mezuniyetinin ardından bir süre "Yeni İstiklal" gazetesinin sanat sayfalarını yönetti. Askerliğini Bitlis'te tamamlayan usta yazar, 1965'te hukuk müşaviri olarak başladığı görevini, Devlet Planlama Teşkilatında sürdürdü. Daha sonra görevinden ayrılarak yazarlığa devam eden Pakdil, hayatı boyunca "Büyük Doğu" ve "Diriliş" dergileriyle güçlü bağlar kurdu.
Rasim Özdenören, Erdem Bayazıt ve Akif İnan gibi arkadaşlarıyla 1969 yılında temellerini attığı ve bizzat "sabır üssü" olarak nitelendirdiği aylık "Edebiyat" dergisi, 1984 yılına kadar Türk edebiyatına sayısız şair ve yazar kazandıran bir okul niteliği taşıdı. 1972'de kurulan Edebiyat Dergisi Yayınları ise hem Pakdil'in kendi metinlerini hem de kuşağının eserlerini içeren 45 kitabı okurla buluşturdu.
"Biat", "Batı Notları", "Bir Yazarın Notları", "Anneler ve Kudüsler", "Klas Duruş", "Edebiyat Kulesi", "Bağlanma" ve "Sükut Suretinde" eserlerini okurun beğenisine sunan yazar, 1988'de döndüğü Devlet Planlama Teşkilatından 1999'da emekli oldu.
"Batı Notları" adlı eseriyle dikkati çekti
Paris gözlemlerini aktardığı "Batı Notları" adlı eseriyle dikkati çeken Pakdil, düşünsel çizgisini "Ben, antikapitalist, antifaşist, antinazist, antisiyonist, antisosyalist ve en önemlisi de Türkiye özelinde olmak üzere antifiravunist bir bilince ve iradeye sahip devrimci bir yazarım." sözleriyle ifade etti.
Pakdil, yaptığı açıklamalardan birinde, devrimciliğinin temelini, İslam'a olan sarsılmaz bağlılığının oluşturduğuna dikkati çekerek, İslam dininin kıyamete kadar sürecek sürekli devrim anlayışını öngördüğünü dile getirmişti. Zulüm, haksızlık ve adaletsizlik var olduğu sürece bunların kaynağı olan egemen güçlerin yok edilmesi için Müslümanların devrimci mücadelesinin sürmesi gerektiğini savunan şair, insanın yalnızca emeğinin karşılığını yiyebileceğini savunuyordu.
"Otel Gören Defterler" başlıklı 6 kitaplık deneme serisini 1997'de okuyucuyla buluşturmaya başlayan usta edebiyatçı, seride inzivaya çekilmiş bir yazarın tahlilleri, sorgulamaları ve kendisiyle hesaplaşmasını ele aldı.
Hem Orta Doğu hem Batı edebiyatından yaptığı şiir ve düşünce yazısı çevirileriyle edebiyat dünyasında farkını ortaya koyan Pakdil, "Bir Yazarın Notları" adlı eserinde amacını "İnsan! Seni savunuyorum; sana karşı!" cümlesiyle özetlemişti.
Şair Mürsel Sönmez, bir açıklamasında, Pakdil'in Türk edebiyatındaki önemini şöyle anlatmıştı:
"Yazdığı edebi türler birbiriyle iç içe geçen metinlerdir. Şiirleri, denemeleri, tiyatro oyunları ve çevirileri var. Bütün bu metinler bazen öyle iç içe geçer ki birden şiire ya da denemeye döner. Metinler arası geçişkenlik ve imgesel dili itibarıyla Nuri Pakdil'in metinleri postmodern metinlerin ilk örneklerinden James Joyce ve Marcel Proust'un metinlerine yakındır."
Şiir, günlük, tiyatro, deneme ve mektup türlerinde 40'ı aşkın eser veren Pakdil, metinlerinde Arapça ve Fransızcadan çevirilere de yer verdi. Yazılarında "N. Nuri Pakdil", "Emin Ziyaioğlu", "Emin Nuri Ziyaioğlu", "Ebubekir Sonumut", "Murtaza Tunçgök", "İlyas Tarık", "Hamid Sıla", "Ali İmran" ve "Yahya Hurşit" gibi çeşitli müstear isimler kullandı.
Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne layık görüldü
Unutulmaz edebiyatçı, yerli düşüncenin egemenliği adına ürettiği özgün eserler, Türk edebiyatına kattığı kelime tercihleriyle dolu estetik anlatım dili ve insanı kalbinden tutmayı öneren fikirlerinden dolayı, "edebiyat" dalında 2019 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne değer görüldü.
Pakdil, "Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü"nü 2013'te, "Necip Fazıl Saygı Ödülü"nü ise 2014'te aldı.
Yazarın "Umut" adlı eseri Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından 2014-2015 tiyatro sezonunda seyirciyle buluştu.
Kudüs için "Yüreğimin yarısı Mekke'dir, geri kalanı da Medine'dir. Üstünde bir tül gibi Kudüs vardır." sözlerini kaleme alan yazar, ömrünün son yıllarında, 81 yaşındayken şiirler yazdığı Kudüs'e giderek Mescid-i Aksa'da cuma namazı kıldı.
İslam dünyasının Kudüs'e tavrını çok "trajik" bulduğunu söyleyen Pakdil, "İslam dünyasının kurtuluşu ancak ve ancak Türkiye'nin ayağa kalkmasıyla mümkün olacaktır. Ben yeryüzündeki İslami hareketin Türkiye'den başlayacağına inanıyorum. Bu inancı içimde her zaman capcanlı tutuyorum. Türkiye'deki İslami uyanışa büyük önem veriyorum." demişti.
Sanatı dönüştürücü bir eylem alanı olarak gören Pakdil, 18 Ekim 2019'da 85 yaşındayken vefat etti ve Ankara'da bulunan Taceddin Dergahı'na defnedildi.
Hakkında sempozyum düzenlenen, tez, dergi, kitap ve belgesel çalışmaları yapılan yazarın kaleme aldığı eserlerden bazıları şöyle:
"Umut" (oyun) 1974, "Harikalar Tablosu" (çeviri) 1974, "Ay Operası" (çeviri) 1975, "Bağlanma" (deneme) 1979, "Put Yapımevleri" (oyun) 1980, "Bir Yazarın Notları-I" (deneme) 1980, "Bir Yazarın Notları-II" (deneme) 1981, "Edebiyat Kulesi" (deneme) 1984, "Derviş Hüneri" (deneme) 1997, "Arap Saati" (deneme) 1997, "Klas Duruş" (deneme) 1997, "Osmanlı Simitçiler Kasidesi" (şiir) 1999, "Bakır Dönemi" (oyun) 2014."