Okumak Bir Tür Yüzleşmektir!

Son Güncelleme:

Yazar - eleştirmen Ömer Lekesiz, kitap okumanın önemine dikkat çekerek, "Düşünmenin sonu yok. Yeni bilgi üretmenin sonu yok" dedi

Esenler Belediyesi'nin düzenlediği Esenler Buluşmaları'nın bu haftaki konuğu yazar-eleştirmen Ömer Lekesiz, "Niçin okumalı, nasıl okumalı, ne okumalı?" adı altında verdiği seminerde kitap okumayı geniş bir perspektif ile değerlendirerek doğru bilinen yanlışları anlattı.


Esenler Belediyesi Konferans Salonu'nda gerçekleşen buluşmaya Esenler Belediyesi Fen İşleri Müdürü Nihat Karataş, Esenler Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü Ali Çolak ve çok sayıda vatandaş katıldı. Toplum olarak çok az kitap okuyan bir millet olduğumuza dikkat çekerek konuşmasına başlayan Lekesiz, "hem iç hem de dış dünyamızı aydınlatmanın en temel yolunun kitap okumaktan geçtiğini" söyledi.


Semavi kitaplar ile roman, hikâye ve şiir kitapları gibi edebi türdeki kitaplar arasındaki farkları anlatan Lekesiz, "Okumak bir tür yüzleşmektir. Geçmişle, ortaya konulanlarla yüzleşiriz. Okumak, bizi kâinat içinde çok dinamik ve zinde tutar. Ayrıca bugüne kadar uzanan süreci yeniden okumak ve yorumlamak anlamını taşır." dedi.


Düşünceden muaf olmayın!


"Okumak, bize verilmiş bir bilginin bilgisini keşfetmek ve bir düşünce üzerine düşünmektir." diyen Lekesiz, "insanların düşünülmüş olan bir şey üzerine kitaba yöneldiklerini" belirtti. Herkesin kendisine göre bir okuma tarzının olduğunu kaydeden Lekesiz, "profesyonel okuma ile genel okuma tarzlarını anlatarak genel okuma tarzını benimseyen kimselerin okumayı bir zorunluluk olarak görmeyip, bir insanın anlattıklarını benimsediğini yani düşünceden muaf olduklarını" söyledi. Lekesiz, "Günümüzün modern toplumları düşünceden muaf olmak tehlikesiyle yüz yüze kalmıştır. Oysaki düşünmenin ve yeni bilgi üretmenin sonu yok." diye konuştu.


Kitapta altı çizilecek satırlar olmalı


Her kitap okunmaz diyen Lekesiz, "kitap okumak için iyi bir seçim yapılması gerektiğini" söyledi. Kitap okurken mutlaka altı çizilecek satırlar olacağını söyleyen Lekesiz, "Kitabı çizmekten sakınmayın. Bir kitaptaki cümlelerin altının çizilmesi bilginin tasnif edilmesidir. Bir kitabı, önemli olan cümlelerin altını çizerek okuyun. Altını çizdiğiniz satırlardan bir seçme hazırlayarak size özgü olan defterlere onları yazın ve zaman zaman açıp onları okuyun." dedi.


Yazar kadar çevirmen de önemli


Lekesiz, çevirisi yapılan kitaplara da dikkat çekerek, "bir kitabın yazarı kadar çevirmeninin de çok önemli olduğunu" söyledi. Herkesin çevirisinin okunamayacağını söyleyen Lekesiz, "kitap seçimi yaparken çevirmene de dikkat edilmesi gerektiğini" ifade etti. Her geçen gün genişleyen yazar kadrosunu da eleştiren Lekesiz, "Dünya üzerinde yaşayan insan sayısı kadar dünyada yazar olacak herhalde!" dedi.


Konuşmasının ardından dinleyicilerden gelen soruları da cevaplandıran Lekesiz, bir dinleyicinin, "Bir kitabın az veya çok baskı yapması o kitabın değerli olduğu anlamına mı geliyor? sorusuna, "Hayır, bir kitap iyiyse zaten iyidir. Bir baskı yapan kitap da değerli olabilir yüz baskı yapan da…" şeklinde cevapladı.


Lekesiz, bir başka dinleyicinin, "Eleştirmenler eleştirilerini nasıl ve nerede yazar? sorusunu ise şöyle cevapladı:


"Eleştirmenlik bir kimya mühendisliğinden farklı bir şey değildir. Kimyanın nasıl bir özel dili varsa, eleştirinin de kendine özel bir dili vardır. Eleştirmen eleştirisini her şey de yazar. Ama ben eleştirilerimi öykü üzerinde yoğunlaştırdım. Dünya görüşüm itibarıyla her şeyin hikâye kökenli olması, her hikâyenin cennetten iz taşıyor olması beni öykü eleştirmenliğiyle yüz yüze bıraktı.


Maalesef eleştirmen sayısı ülkemizde beşi geçmiyor. İyi bir eleştiri yazarının yolu iyi bir tarih bilmekten, bilgi sürecinden geçiyor. Özellikle yayın hayatının nabzını tutmanız gerekiyor. Eleştiri, yüzleştiğiniz şeyin bir kitapta uygulanmasıdır. Bir metni dönüştürüyorsunuz sonuçta."

Kaynak: Bültenler