Safi Arpaguş: Gemimiz Birlik ve Beraberlik

Son Güncelleme:

Diyanet Başkanı Arpaguş, birlik vurgusu yaparak peygamberlerin rehberliğine dönülmesi gerektiğini söyledi.

Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, "???????Bugün bizi kurtaracak gemi birlik beraberlik içerisinde hep beraber kardeş olabilmektir. Onun için her birimiz İslam'ın hakikatlerini insanlıkla buluşturmak adına azami gayret göstermeliyiz." dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un katılımıyla Şırnak'ta Valilik ve belediye tarafından Cudi Dağı Sefine bölgesinde düzenlenen "Hz. Nuh'u Anma Merasimi"nde yaptığı konuşmada, insanlık tarihinin bir peygamber ile başladığını, ilk insan Hz. Adem'in aynı zamanda bir peygamber olduğunu söyledi.

"Bu gerçek bizlere gösteriyor ki insanın varlık aleminde özel bir konumu ve yeryüzünde ulvi bir gayesi vardır. Cenabıhak bu gayeyi gerçekleştirmek üzere ilk insandan itibaren hak, hakikat, hikmet, merhamet ve güzel ahlak yolunda insanlığa rehberlik etmek üzere peygamberler göndermiştir. Hz. Adem ile başlayan bu nebevi silsile Hazreti Hatemü'l Enbiya Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile sona ermiştir. Peygamber Efendimiz tüm peygamberlerin aynı silsilenin mensupları olduğunu haber verir bizlere." ifadesini kullanan Arpaguş, peygamberlerin anneleri ayrı, babaları bir kardeşler olduğunu belirtti.

Arpaguş, şunları kaydetti:

"Bu yüzden aralarında hiçbir ayrım gözetmeksizin bütün peygamberlere ve Allah'tan getirdiklerine inanmak İslam'ın temel inanç esaslarından biri olarak emredilmiştir bizlere. Hz. Adem'den beri bütün peygamberler Allah katında yegane din olan İslam'ı tebliğ etmişler, insanları Allah'a ibadet etmeye, ona karşı gelmekten sakınmaya çağırmışlardır. İnsanlığa bir şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderilen peygamberler Allah'tan aldıkları mesajı sadece insanlara ulaştırmakla kalmamış tebliğ ettikleri ilke, ölçü ve değerleri bizzat yaşayarak numune-i imtisal, üsve-i hasene olmuşlardır. Allah'a kulluktaki samimiyetleri, güzel ahlakları, yüksek karakterleri, dirayetleri ve haksızlık karşısındaki duruşlarıyla insanlığın ufkunu aydınlatmışlardır."

"İnsanoğlu peygamberlerin rehberliğine tutundukça huzur ve esenlik bulmuştur"

Bütün peygamberlerin apaçık delillerle ve mucizelerle gelmiş olmalarına rağmen muhatapları tarafından yalanlandıkları ve çeşitli hakarete uğradıklarını, çirkin ithama ve işkenceye maruz kaldıklarını anlatan Arpaguş, hiçbir şeyin, onları inandıkları değerlere sadık kalmaktan ve insanlığa örnek olmaktan alıkoymadığını vurguladı.

Safi Arpaguş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İşte bu yüzden yüce Rabb'imiz onlar hakkında 'şüphesiz onlar bizim katımızda hayırlı, seçkin kimselerdir' buyurmuşlardır. Bu bakımdan Kur'an-ı Kerim'de anlatılan peygamber kıssaları insanoğlunun temel problemlerine çözümler sunan son derece gerçekçi reçetelerdir. Nitekim Kur'an-ı Kerim peygamberlerin risalet görevleri boyunca karşılaştıkları zorlukları, güçlükleri anlatmakta ve onların tevhit yolundaki mücadelelerinde ortaya koydukları tavrı insanlığa örnek olarak sunmaktadır.

Peygamberlerden bazıları Kur'an-ı Kerim'de sabırlı, gayretli ve kararlı kimseler anlamında Ulü'l-azm peygamberler olarak ifade edilmektedir. Bunlar başta Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa ve Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem Muhammed Mustafa'dır. Söz konusu peygamberlerden Hz. Nuh Aleyhisselam da Kur'an'da belirtildiği üzere ilahi vahyi Allah'ın emirlerini, tevhit dini, İslam'ı insanlara tebliğ eden bir peygamberdir. Hz. Nuh kavminin arasında asırlarca kalmış ve tevhit mücadelesi vermiştir. İnsanları Allah'ın rızasına yöneltmeye, onları dünyanın sıkıntılarından ve ahiretin dehşetinden korumaya, kurtarmaya çalışmıştır. Tufandan önce Allah'ın emriyle Hz. Nuh bir gemi inşa etmiş, iman edenleri gemiye bindirmiş, onların kurtuluşuna vesile olmuştur. Kaynaklarda belirtildiğine göre Nuh tufanının başlaması ile her taraf sular altında kalmış ve inkarçılar helak olmuştur. Daha sonra ilahi bir emir ile sular çekilmiş ve gemi Cudi Dağı'nda karar kılmıştır. Tarih şahittir ki geçmişten bugüne insanoğlu peygamberlerin rehberliğine tutundukça huzur ve esenlik bulmuştur. Ondan uzaklaştıkça da aşırılıkların, krizlerin, bunalımların girdabında savrulup kaybolmuştur."

"Ne yazık ki bugün dünyamız yeniden bir cahiliye dönemi yaşamakta"

Bugün insanlığı yoran ve hırpalayan hemen hemen bütün problemlerin peygamberlerin getirdikleri hakikatlerden ve temsil ettikleri değerlerden uzaklaşmanın kaçınılmaz bir neticesi olduğunu ifade eden Arpaguş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Ne yazık ki bugün dünyamız yeniden bir cahiliye dönemi yaşamakta. Yolunu ve değerlerini kaybeden insanlık yeniden zulmün karanlık girdabına sürüklenmektedir. Dolayısıyla geçmişte olduğu gibi bugün de insanlığın kurtuluşu peygamberlerin yolunu ve rehberliğini benimsemekten geçmektedir.

Bu noktada en büyük sorumluluk ise alemlerin Rabbine samimiyetle iman ederek son peygambere ümmet olmayı en büyük nimet sayan biz müminlere düşmektedir. Bugün bizi kurtaracak olan gemi yüce kitabımızın hikmetleri, hakikatleridir. Bugün bizi kurtaracak olan gemi Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi Vessellem Efendimizin güzel ahlakıdır. Bugün bizi kurtaracak gemi birlik beraberlik içerisinde hep beraber kardeş olabilmektir. Onun için her birimiz İslam'ın hakikatlerini insanlıkla buluşturmak adına azami gayret göstermeliyiz. İnanç ve medeniyet köklerimizden alacağımız ilhamla yeryüzünün ıslahı ve insanlığın iyiliği için daha çok çalışmak ve gayret göstermek zorundayız. Herkesin barış içinde ve adalet zemininde temel hak ve özgürlüklere erişebildiği bir hayat inşa edebilmek için insanlığın bu kutlu rehberliği benimsemesinden başka bir seçeneği bulunmamaktadır. Bu bağlamda nübüvvet silsilesinin son temsilcisi ve alemlere rahmet olan sevgili peygamberimizin getirdiği mesajlar, öğrettiği ilkeler ve temsil ettiği değerlerle insanlığın kurtuluşu ve yeryüzünde huzurun tesisi adına büyük bir imkandır. Zira geçmişte her türlü kötülüğün hakim olduğu merhamet, erdem ve hikmetin kaybolduğu bir dünya sevgili peygamberimizin örnekliği ve rehberliğiyle kısa sürede asrı saadete, mutluluk asrına dönüşmüştür. Peygamberimizin öncülüğünde zihin, fikir ve ahlak planında tarihin en büyük inkişafı yaşanmıştır. Onun rehberliğinde tevhidin ve güzel ahlakın egemen olduğu örnek bir toplum ve bir medeniyet inşa edilmiştir."

Safi Arpaguş, Anadolu topraklarında nice peygamberin hatırası olduğunu dile getirerek, bu toprakların peygamberler, veliler ve erenler yurdu olduğunu anlattı.

Arpaguş, "Bu kutlu mirası bilmek ve sahiplenmek kalbimize, aklımıza, azmimize güç katacaktır. İnanıyoruz ki aynı inanç ve samimiyetle gayret ettiğimizde ülkemiz, birlikteliğimiz, dünyamız daha güzel olacaktır. İnsanlık özlediği, beklediği huzura inşallah yeniden kavuşacaktır." ifadelerini kullandı.

Şırnak Valisi Birol Ekici de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde "Terörsüz Türkiye" çağrısı için hep birlikte gayret gösterdiklerini söyledi.

Bu topraklarda Türkler, Kürtler ve Arapların bin yıldır kardeşçe yaşadığını dile getiren Ekici, "Kardeşçe yaşayıp Terörsüz Türkiye'yi sağladığımız zaman Türkiye Yüzyılı'nı hep birlikte inşa edeceğiz. Daha önce uzaktan baktığımız dağlarda 81 bin varil petrol, 1 milyon 350 bin küçükbaş hayvan, buğday, arpa, fıstık üretiyoruz ve Şırnak modelini hep birlikte oluşturuyoruz. İşsizliğimiz azalıyor, istihdamımız artıyor, her gün gelirimiz artıyor, mutlu ve müreffeh bir coğrafyayı oluşturuyoruz." dedi.

"'Terörsüz Türkiye' kalkınmanın, yatırımın, üretimin ve sosyal huzurun önünün açılmasıdır"

MHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay da Şırnak'ın dinlerin, gönüllerin, medeniyetlerin ve kadim hatıraların buluştuğu müstesna bir vatan köşesi olduğunu belirtti.

Hazreti Nuh kıssasının sadece geçmişte yaşanmış büyük bir tufan anlatısı olmadığını dile getiren Akçay, tufanın, fitnenin, felaketin ve ağır bir imtihanın adı, kurtuluşun, ortak kaderin, sabrın ve inancın sembolü olduğunu kaydetti.

Bugün burada kardeşliği, umudu, duayı ve ortak geleceği paylaştıklarını belirten Akçay, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Milletimizin son yarım asra yaklaşan en ağır tufanlarından biri de terör belası olmuştur. Terör, kardeşliğimizi hedef almış, anaların yüreğini yakmış, bölgemizin kalkınma iradesini hedef almıştır. Bugün üzerinde önemle durduğumuz 'Terörsüz Türkiye' hedefi yalnızca silahların susmasından ibaret değildir. 'Terörsüz Türkiye', kardeşlik hukukunun ve demokrasinin tahkim edilmesi, kalkınmanın, yatırımın, üretimin ve sosyal huzurun önünün açılmasıdır. Bizim barıştan anladığımız terörün gölgesini bütünüyle kaldırarak kardeşliğin güneşini bu topraklara hakim kılmaktır. Bu noktada devlet aklı fevkalade önemlidir. Nuh'un gemisi nasıl insanlığın kurtuluş umudunu taşıdıysa bizim için bugün o geminin adı 'Terörsüz Türkiye'dir. Terörsüz Türkiye, aynı kaderde, aynı bayrak altında, aynı vatanda ve aynı gelecekte buluşan aziz milletimizin ortak selamet gemisidir. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli, ortaya koyduğu tarihi irade ile devlet aklını, milli vicdanı ve kardeşlik hukukunu bir araya getirerek, 'Terörsüz Türkiye' yoluyla Nuh'un gemisini inşa etmeye çalışmaktadır. Bu geminin rotası bellidir; kardeşliğini tahkim etmiş büyük millet, bölgesinde barışı, demokrasiyi, güvenliği ve istikrarı temsil eden lider ülke Türkiye."

Şırnak'ın, Cizre'nin, Silopi'nin, İdil'in, Uludere'nin, Beytüşşebap'ın, Güçlükonak'ın huzurla, üretimle, turizmle, eğitimle, ticaretle ve umutla anılmasını istediklerini dile getiren Akçay, Şırnak'ın önünde büyük bir gelecek olduğunu vurguladı.

Akçay, "Cudi Dağı'nın manevi mirası, Hz. Nuh'un hatırası, bu şehri inanç ve kültür turizminin önemli merkezlerinden birisi haline getirecektir. Gabar'da yükselen enerji yatırımları, Habur'un ticaret kapısı, Şırnak'ın geleceğini daha parlak kılacaktır. Bu topraklar yalnızca acılarla değil, ilimle, irfanla, şiirle, üretimle ve kardeşlikle anılacaktır. Terörün gölgesinden çıkan dağlarımız artık korkuyla değil, umutla anılacaktır. Yaylalarımızda silah sesleri değil, çocuk sesleri yankılanacaktır. Bugün Hz. Nuh'u anarken insanlığın büyük dersini de hatırlıyoruz, ibret alıyoruz. Felaketler geçicidir fakat iman kalıcıdır. Tufanlar sona erer, kardeşlik yeniden filizlenir. Bu vatan hepimizin gemisidir, bu bayrak hepimizin şerefidir, bu devlet hepimizin güvencesidir. Cudi'den yükselen bu ses sadece Şırnak'a değil, bütün Türkiye'ye ve bölgemize verilmiş bir mesajdır. Biz tufanların değil selametin, fitnenin değil kardeşliğin, terörün değil huzurun, ayrılığın değil, binlerce yıllık birlik ve beraberliğin tarafındayız. Bu duygu ve düşüncelerle Hz. Nuh'u anma merasiminin hayırlara vesile olmasını diliyorum." diye konuştu.

"Artık anaların ağlamadığı bir coğrafya istiyoruz"

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise "Terörsüz Türkiye" sürecinin önemine işaret etti.

Şahin, şöyle konuştu:

"'Terörsüz Türkiye'yi Rabbim altın harflerle bize yazmayı nasip etsin inşallah. Rüyamda görsem inanmazdım ama başardık. İnanınca oluyor. Sevgili Peygamberimiz 'Müminler kardeştir. Birbirinizi Allah için seviniz.' diyor. Hazreti Mevlana 'Barış kalpte başlar.' diyor. Yunus Emre'nin söylediği gibi 'Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz.' Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın 'Dünya beşten büyüktür, daha adaletli bir dünya mümkündür.' dediği budur. AK Parti'yi kuran irade budur. Çeyrek asır önce 'Yeter, söz de karar da milletindir.' dedik. Bu coğrafyanın çocukları çok acı çekti. Bu dağları inanç iklimine çevireceğiz. Cezeriler, TEKNOFEST kuşağı yetiştireceğiz. Artık anaların ağlamadığı bir coğrafya istiyoruz. Sevgili gençler, sizden istirhamım şudur, bu coğrafyanın çocukları olarak merhametli, şefkatli, bir ve beraber olalım, diri olalım, birlikte Türkiye olalım."

Şırnak Belediye Başkanı Mehmet Yarka da Cudi Dağı'nın zirvesinde birlik ve beraberliği yeniden kurmak için buluştuklarını belirtti.

Bu kadim topraklarda tarihe, inanca ve medeniyete sahip çıktıklarını anlatan Yarka, yıllarca özlemini çektikleri huzur, güven ve kardeşlik ikliminin bugün Cudi'de yeniden filizlendiğini söyledi.

Yarka, şöyle konuştu:

"Şükrediyorum çünkü çocuklarımıza birlik, kardeşlik, umut dolu gelecek emanet ediyoruz. Şükrediyorum çünkü Allah bizlere, Şehri Nuh'a hizmet etmeyi nasip etti. Bugün burada toplanan binlerce insan Hazreti Nuh'un manevi huzurunda, aynı sözü vermektedir. Bir ve beraber olacağız, kardeşliğimizi de sonsuza kadar yaşatacağız. Bu huzur ortamının oluşmasında büyük emekleri olan başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhur İttifakımızın kıymetli ortağı MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere Meclis Başkanımıza, bakanlarımıza, valilerimize, güvenlik güçlerimize ve emeği geçen herkese şükranlarımızı arz ediyorum. İnanıyorum ki çok yakın bir gelecekte insanlar dünyanın dört bir yanından Cudi'ye gelecek. Bu dağın gölgesinde kardeşliğin, paylaşmanın ve birlikte yaşamanın en güzel örneğini görecektir."

AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar da Cudi Dağı'nın, artık korkunun yerini güvene, karanlığın yerini aydınlığa bıraktığı bir mekan olduğunu belirtti.

Şırnak'ın tarih boyunca medeniyetlerin kesiştiği, farklı kültürlerin buluştuğu, kadim hikayelerin yaşadığı müstesna bir şehir, inancın, kardeşliğin ve ortak yaşama kültürünün de yurdu olduğunu aktaran Tatar, şunları söyledi:

"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde son yıllarda ülkenizin dört bin yanında olduğu gibi Şırnak'ımızda da önemli yatırımlar, gerçekleştirildi. Bir zamanlar terörle alınan bölgelerimiz bugün huzurun, kalkınmanın, turizmin ve kardeşliğin merkezleri haline geliyor. Bu değişim yalnızca yollarla, köprülerle, binalarla açıklanmaz, asıl değişim gönüllerde gerçekleştirilmiştir, asıl kazanım birlik ruhunun güçlenmesidir. Asıl başarı da bu topraklarda kardeşliğin kök salmasıdır. 'Terörsüz Türkiye' hedefi milletimizin huzuru, kardeşliğimizin güçlenmesi ve özellikle yıllarca terörün ağır bedellerini ödemiş bölgemizin geleceği açısından tarihi bir adımdır."

Cudi Dağı'nda inşa edilen Hazreti Nuh Camisi'nin de kısa sürede ibadete açılacağını belirten Tatar, "Bu eser yalnızca bir ibadethane değil Cudi'nin manevi kimliğini yaşatacak, ziyaretçilerine kutlu coğrafyanın ruhunu hissettirecektir. Cudi Dağı'nın eteklerinden yükselen ses, ayrılığın değil birliğin, çatışmanın değil huzurun, umutsuzluğun değil geleceğe olan güvenin sesidir. 'Türkiye Yüzyılı'nın manevi rehberliğinin bir nişanesi de bu aziz topraklardır." diye konuştu.

Kaynak: AA