Seyirci Gözüyle Yeşilçam" Belgesel Olacak
TÜBİTAK tarafından desteklenen "Kültürel ve Toplumsal Bir Pratik Olarak Sinemaya Gitmek: Türkiye'de Seyirci Deneyimleri Üzerine Bir Sözlü Tarih Çalışması" adlı proje kapsamında 1960'lı yıllardaki sinema kültürüyle ilgili belgesel hazırlanacak.
ŞENGÜL OYMAK - TÜBİTAK tarafından desteklenen "Kültürel ve Toplumsal Bir Pratik Olarak Sinemaya Gitmek: Türkiye'de Seyirci Deneyimleri Üzerine Bir Sözlü Tarih Çalışması" adlı proje kapsamında 1960'lı yıllardaki sinema kültürüyle ilgili belgesel hazırlanacak.
İstanbul Üniversitesi (İÜ) İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Akbulut, AA muhabirine yaptığı açıklamada, projenin Türkiye'de sinema araştırmalarının, film ve yönetmen merkezli olması sorunuyla ilişkili olarak ortaya çıktığını belirtti.
TÜBİTAK'ın 128 bin lira destek sağladığı projenin alan çalışmasının 18 ay süreyle İstanbul, Ankara, Kocaeli ve Antalya'da gerçekleştirileceğini ifade eden Akbulut, projede odaklandıkları Yeşilçam filmlerinin, yapım koşulları ve seyircileri tanımlayan, ağırlıklı olarak da seyircinin etkin biçimde sinemaya gittiği bir döneme ait olduğunu vurguladı.
Akbulut, şöyle devam etti:
"Bu özgün dönemin, seyircilerin gözünden incelenmesi gerekir. Bu yönüyle projenin temel amacı, Türkiye'de 1960-1980 arası yıllara ilişkin sinema kültürünü, sinemaya gitme deneyimini, sözlü tarih yöntemi aracılığı ile ortaya koymaktır. Bu doğrultuda projede, 1960'lı, 1970'li yıllar boyunca sinemaya gitmiş, sinema kültürüne tanıklık etmiş, bu deneyimi yaşamış 100 yetişkin özneyle sözlü tarih görüşmesi yaparak, seyircilerin sinemaya gitme deneyimini tarihsel, toplumsal ve kültürel boyutlarıyla değerlendirmeyi amaçlıyoruz. Bu genel amaç ekseninde Türkiye'de 1960'ların ve 1970'lerin seyircilerini dinleyerek, o yıllarda sinemaya gitmenin, nasıl bir deneyim olarak tanımlandığını, anımsandığını, sinemaya gitme eyleminin nasıl bir özne kimliği ürettiğini, sinemaya gitme anlatılarına etki eden çeşitli dinamikleri incelemeyi istiyoruz. Projemizle sinema tarihindeki özgün döneme odaklanarak, o dönemi bir de sıradan seyircinin gözünden görmek, ağzından duymak istiyoruz. Bu proje, Türkiye'nin tarihine, kentlerin belleğine, kişisel tarihlerimize, seyircinin duygular dünyasına yolculuk yapma olanağı verecek."
İstanbul'da sergi yapılacak
Akbulut, 8 kişiden oluşan proje ekibinin öncelikle 4 kentte sözlü tarih görüşmelerini gerçekleştireceğini, bu görüşmelerin video kamerayla kayıt altına alınacağı, arşivlerin de desteğiyle dönemin sinemaları, eğlence biçimleri ve seyirci deneyimleri üzerine bir belgesel film hazırlanacağını aktardı.
Belgesel filmin hem seyircinin bakışından sinema tarihinin yazılmasına katkıda bulunacağını hem de sinemanın toplumsal yaşamdaki ve bireysel kimliklerin kuruluşundaki rolünü ortaya koyacağını dile getiren Akbulut, görüşülen kişilerden elde edilecek fotoğraf, dergi, bilet, günlük gibi yazılı ve görsel belgelerden hazırlanacak serginin İstanbul'da seyircilerle buluşturulacağına işaret etti.
Akbulut, "Elde ettiğimiz bilgi, bulgu ve belgeleri, araştırma verilerimizin sonuçlarını, sinema araştırmacıları ve Kültür ve Turizm Bakanlığı gibi sinema alanında etkinlik gösteren resmi ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile İstanbul ve Ankara'da yapacağımız toplantılarda paylaşacağız" dedi.
"Ailece sinemaya gitmek pahalı bir eğlence haline geldi"
Günümüzdeki ve 1960'lardaki sinema kültürünü karşılaştıran Akbulut, şunları söyledi:
"Yeşilçam, bir film endüstrisi değildi ama seyirci beğenilerine göre kalıplaşmış anlatılar üretme becerisine sahipti. Bu nedenle de o dönemin sineması kitleseldi, bir seyirci sinemasıydı. Yerli film üretimi çoktu ve bunlar her ilçede, kasabada bulunan kışlık ve yazlık sinemalarda izlenirdi. Günümüzde yine yerli film üretiminde bir endüstriden söz edemiyoruz ama Yeşilçam'daki gibi bir kitlesel üretim de yok. Bir yanda Yeşilçam'dan devşirdikleri bazı anlatı kalıplarıyla hikaye anlatan ve gişede başarı yapan filmler var. Bunların ağırlıklı kısmını güldürüler oluşturuyor. Diğer yanda ise festivallerde gösterilen, yaygın biçimde dolaşıma girmeyen popüler olmayan, sanat filmi dediğimiz filmler var. Günümüzde sinema salonları, artık tüketim kültürünün ayrılmaz bir parçası kılınmış AVM'ler içine hapsedildi. Sinemaya gitmek, özellikle ailece sinemaya gitmek, önceki döneme göre daha pahalı bir eğlence haline geldi. Bazı filmler aileyi hedeflese de popüler filmlerin seyirci kitlesi büyük oranda gençlerden oluşuyor. Bu seyirci, üstelik filmlere sinema salonuna gitmeksizin, yeni medya ortamlarından da erişebiliyor. Bu nedenle Yeşilçam döneminde sinemaya gitmenin toplumsal, kitlesel niteliği ve buna bağlı pratikler günümüzde yok."
Televizyon ve internetin farklı biçimlerde sinema kültürünü etkilediğini belirten Akbulut, televizyonun fiziksel olarak seyirciyi, özellikle de aileyi, sinema salonlarından çekip eve hapsettiğini, sinemanın anlatı biçimlerini dizi filmlerde sürdürdüğünü kaydetti.