Sigortacılıkta Milli Şirketler de Kalmalı
Sigortacılık Sektöründe Artan Yabancı Sermaye İlgisinin "Hiçbir Şeyi Değiştirmeyeceğini" Savunan Tsrşb Başkanı Hulusi Taşkıran, "Milli Şirketler Sektörde Kalmalı" Dedi.
Sigortacılık sektöründe artan yabancı sermaye ilgisinin "hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini" savunan TSRŞB Başkanı Hulusi Taşkıran, "Milli şirketler sektörde kalmalı" dedi.
Taşkıran, yerli sermayenin en azından ortaklıklarla sektörde bulunması gerektiğini vurguladı.
TÜRKİYE Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği’ne (TSRŞB) ikinci kez başkan seçilen Genel Sigorta Genel Müdürü Hulusi Taşkıran, sigorta sektörüne yabancı ilgisinin doğal olduğunu, ancak Türk sigortacılığının çıkarları açısından sektörde milli şirketlerin de bulunması gerektiğini belirtti.
HİÇBİR ŞEY DEĞİŞMEYECEK: Son dönemde sigorta sektörüne giren yabancı sermayenin "sektörde neyi değiştireciği" sorusuna, "Hiçbir bir şeyi" yanıtını veren Taşkıran, uluslararası arenada faaliyet gösteren şirketlerin ölçek bağlamında avantajının daha büyük olduğunu ama Türkiye’deki şirketler gibi yalnızca iç pazara çalışan şirketler açısından yabancı sermayenin gelişme anlamında çok önemli olmadığını savundu. "Zaten sektör kendi kendine bir değişimin içinde" diyen Taşkıran, "Önümüzdeki 5 yılı kárlılık açısından, gelişme açısından çok olumlu görüyorum. Sektöre yabancıların gelmesiyle sektör gelişecek diye bir şey yok, zaten yeni mevzuatlarla sektörün gelişmesi kaçınılmaz olacak" diye konuştu. Taşkıran, "Ancak yeni tanışacağımız, yeni gelişecek sigorta türleri itibarıyla, yabancı şirketlerin kendi pazarlarında veya uluslararası alandaki tecrübeleri sayesinde piyasamızdaki gelişme daha çabuk gerçekleşecek, yani trend çabuk bir yükseliş gösterecektir" dedi.
EN AZINDAN ORTAKLIKLAR KALMALI: Sigorta sektöründeki yabancı sermaye yatırımı konusunda bir sınır olmadığını belirten Taşkıran sözlerini şöyle sürdürdü: "Mevzuatımıza göre yabancı sermayenin payı konusunda bir sınırlama yok. Avrupa Birliği’ne girsek bile, muhakkak milli şirketlerin sektörde kalması lazım. En azından ortaklıkla kalması gerekir.Yani bütün sektörün yabancı sermayeye geçeceğine inanmıyorum. Ama ne yazık ki sermaye değerli bir şey. Tabii Türkiye’nin menfaatinin iyi korunması lazım ki, sektör daha doğru gelişsin. Şu an Aksigorta ve Anadolu Sigorta dışında yabancı ortağı olmayan hayatdışı büyük şirket kalmadı."
FİYATLAR GELECEK İÇİN DÜŞÜK: Taşkıran, yabancılara satılan hisselerin değerleri konusunda ise "sektörün geleceğine" dikkat çekerek, şöyle konuştu: "Sektörün duayenlerinden biri ’şirketlerimiz çok ucuza satılıyor’ demiş. Bence de doğru. Sektör şu an çok değer kazandı. 20 milyara yakın. Ama yine de bu, sektörün gerçek değeri değil tabii ki. Bu, oluşan bugünkü değeri. Yani Türk sermayeli şirketler bugünkü ortamına göre değerlendirilip satılıyor, ama yabancı geleceğe göre değerlendirip alıyor. Sektörün bugünkü satış fiyatları, ilk etapta bize de çok makul gelmiş olmakla birlikte, sektörün geleceğine bakarsanız, gayet düşük. Yabancılar, geleceğe yönelik programlara bakıyorlar."
Yasa prestij getirecek seçimden önce bekliyoruz
HULUSİ Taşkıran Sigortacılık Yasası’nın çıkmasının sektörün prestiji açısından önem taşıdığını söyledi. 1994 yılında gündeme gelen ancak kadük kalan kanundan bu yana, devlet bürokrasisi ve sektörün son yıllarda el ele vererek birçok düzenlemeyi gerçekleştirdiğini hatırlatan Taşkıran, bu meclisten çıkmasını bekledikleri yasaya ilişkin şu değerlerdirmeyi yaptı: " Sektörün bir prestije sahip olması için Sigortacılık Yasası çok önemli ve gereklidir. Dünyanın hiçbir yerinde mevzuatı olmayan bir sigorta sektörü yok. Çıkması beklenen yasa tasarısının çok acil bir biçimde komitelerden, kurullardan geçti ve gelişmeler olumlu yürüdü. Devlet bürokrasisine ve sektöre bu konuda teşekkür etmek istiyorum. Kanunun kadük olmasına rağmen, sektörle elbirliği içinde hep çözüm üretmeye çalıştık. Kanun yok diye eli boş oturmadık, birçok şeyi değiştirdik. Ancak esas olay prestij. Geliştirdiğimiz mevzuatların yabancı sermayenin gelişinde büyük etkisi oldu. Çünkü yabancı sermaye ne olduğu belirsiz ve standartların olmadığı bir sektöre gelmez. Şu anda geliyorlar, ama sebebi de kanun yetersizliğine rağmen sektör olarak kendi çabalarımızla ürettiğimiz gelişmelerdir. Teknik karşılıklar düzenlendi, sermaye yeterlilikleri artırıldı, yani bir şekilde uluslararsı normlara ulaşıldı."
Bugüne kadar cepten yedik şimdi yanlışı fark ettik
TSRŞB Başkanı Hulisi Taşkıran "Normalde enflasyonun yüzde 10 olduğu, banka faizlerinin de yüzde 18-20 olduğu bir ülkede yüzde 4.5’te kalıyorsanız, siz cepten yiyorsunuz demektir. Para kaybediyorsunuz anlamına gelir ki, sektör 2 yıldan beri para kaybediyor" dedi. "Ama bunun da bir sonu var tabii ki. Onu da görmeye başladık" diyen Taşkıran, şöyle konuştu: "Geçen yıla göre şimdi artık rekabet daha mantıklı hale gelmeye başladı, çünkü yaptığınız her türlü yanlış şirkete zarar veriyorsa, onun yerine para koymak zorundasınız. Dolayısıyla artık sektörümüzdeki sermaye sahiplerinin daha dikkatli olması ve sermaye birikimi sağlaması gerekiyor. Bu da doğru çalışmayla orantılı. Ama 2006 yılı bana göre sektörün en kötü yılıydı. 2007 yılının trafik sigortaları dışında çok daha iyi olacağını düşünüyorum. Bu anlamda rekabet daha mantıklı bir seviyeye ulaşacak. Zaten mevzuat da bunu öngörüyor. Ya sermaye koyacaksınız ya da doğru iş yapacaksınız."